KUTSAL AİLE BAYRAMI-A Yılı

Litürji

Kutsal Kitab’ın Okunması

İncil; İsa’nın ailesinin, üç zor andaki çok gerçekçi imgelerini sunmaktadır: o, Herodes’in kötülüğünden kaçıp yurtdışına, Mısır’a gitmek zorundadır; orada başka bir dil konuşulur, başka bir din yaşanır. En kısa zamanda Mısır’dan geri dönüyor, fakat istediği yerde oturmamaktadır: o yer fazla tehlikeli idi. Bunun için kendisinin daha önce tanındığı ve kendini yargılamaya ve hor görmeye hazır köyde oturmak zorunda idi. 

Çok etkileyen ve bizi derin derin düşündürmesi gereken bir şey: Yusuf kararlarını kendi akıl yürütmelerine ve duyularına dayanarak hiçbir zaman karar vermemektedir; o bekliyor, ve daima onaylamayı yukardan, Allah’ın işaretinde arıyor. Ve de bu, rüyada, açık bir söz aracılığıyla geliyor.

Derin derin düşünmemizin başka bir konus, Meryem’de ve Yusuf’ta yaşanan birliktir; bu birlik içerisinde Çocuk İsa yaşayıp büyümektedir. Ayrıca Meryem’in ve Yusuf’un terslikleri, zorlukları, sıkıntıları yaşamaları gerektiği barışı ve huzuru görmekteyiz. Onlar için bütün bunlar, Allah’a itaat etmek için, O’na sadakatlerini göstermek için fırsattır. Kutsallıkla kaplanan bu aile, kesinlikle maddi refaha önem vermemektedir: o, günden güne fakirliğe ve Allah’ın sadakatine alışması gereken bir ailedir. O, başka ailelerle karşılaşmayacaktır, çünkü onun çağrısı ve onun ödevi, farklı, yeni, günden güne keşfedilmesi gereken bir ödevdir.

Ailelerimiz; Meryem’in, Yusuf’un ve Çocuğun Allah’a ve birbirlerine olan itaatlere, dayanıklılıklarına ve hazır olmalarına hayret içinde bakmaktan büyük yardım bulmaktadırlar. Ve İncil’in, kutsal yazının söylemediğini, yüreğimizin derinliğinde Kutsal Ruh söylemektedir. Bu ışıkla Meryem’in ve Yusuf’un birbirlerine sundukları inceliği ve saygıyı, onların daima sürdürdüğü ve uyanıklıkla eşlik edilen Çocuğa tapmalarını bu ışıkla görmekteyiz. Her durumda Allah Kendi isteğini gösterebilmekte ve de birçoklarının iyiliklerini sağlayan Kendi planlarını gerçekleştirebilmektedir; bunu bilerek Kutsal Aile hiçbir zaman şikayet etmemeye dikkat etmektedir. 

Kutsal Ruh, bugün Sirak Kitabındaki okuma aracılığıyla da bize Kutsal Aile hakkında konuşmaktadır. Kesinlikle Meryem, Yusuf ve İsa birbirleriyle olan ilişkilerini yazıldığına uygun yaşamaktadırlar, yani Allah’a olan sevgiyi, kolay olsun zor olsun akrabalara olan sevgiyle birleştirebilen o hikmet ile yaşamaktadırlar.

Havari Pavlus da, Hristiyanlara kendi ailelerini Allah’ın Egemenliğini gösteren bir yer kılmaya teşvik ederek Allah’ın Söz’ünü önermektedir: ”Mesih’in sözü tüm zenginliğiyle içinizde yaşasın. Tüm bilgelikle birbirinize öğretin, öğüt verin”Yüreklerinde Söz’ü saklayarak karılar, kocaları ile olan ilişkide İsa’ya olan Kilise’nin itaatini yaşayan gizemli bir sevgiyi yaşamayı becerecekler. Ve de kocalar, karılarına olan bağlılık ve sadakat ile kurtuluş için Kendisini sunan İsa’nın sevgisini yeniden göstermektedirler. Ebeveynler ve evlatlar da, birlikte yaşamaları ile, Allah’ın sevgisini, O’nun iyiliğini ve iyi yürekliliğini, sabrını ve merhametini açığa getirmektedirler. Ve de onların birlikte yaşamaları – bunu Aziz Pavlus ta bilmekte – daima kolay değildir, çünkü yaşın ve kültürün, alışmış oldukları ortamlarının da değişikliği derin anlayışsızlıkları doğurabilmektedirler. Meryem’e ve Yusuf’a bakarak bizler, bütün ilişkilerimize anlayışın, Allah’ın sevgisinin, Kutsal Ruh’un yumuşak huyluluğunun şekerini dökmeyi becermekteyiz!

Bizim yaşadığımız bu zaman kuruluşların ailelerin dağılmalarını tasarlamalarını bilmekteyiz. Onlar bunu erkeklerin ve kadınların yüreklerinde birliğin ve sadakatin sevincini yok eden bir kültür ile gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar. İmanlı Hristiyanlar bizler buna eğilmek istememekteyiz, bunun yerine daha bilinçli, imanımıza özgü misyonumuz olarak aile birliğinin güzelliğini yaşamaya devam edeceğiz, bunun için Nasıra’daki Aile’ye hayret içinde bakmaya devam edeceğiz!

P.Vigilio Covi

Sorelle Fraternità Gesù Risorto – Konya
miriam@cinquepani.it

NOEL BAYRAMI

İsa’nın Doğuşu Bayramı kutlu olsun!

Litürji

Kutsal Kitab’ın Okunması
Gece Ayini Yeşaya 9,1-3.5-6 Mez. 95/96 Titus 2,11-14 Luka 2,1-14
Sabah Ayini Yeşaya 62,11-12 Mez. 96/97 Titus 3,4-7 Luka 2,1520
Gündüz Ayini Yeşaya 52,7-10 Mez. 97/98 İbr. 1,1-6 Yh. 1,1-18

Noel günü aydınlık bir gündür, ama, kim bilir niye, bu günde konuşmaya başlamaktan çekiniyorum. Birçok düşünceler var, Kutsal Kitap metinleri güzel ve zengin, etraf Bebek İsa’nın mevcudiyetinin verdiği hislerle tatlı ve duygulu! Ne diyebilirim? Konuşma dinlemek isteyen birileri var mı, yoksa herkes sessizlik mi arzuluyor?

Bugün Allah’ın Sözü somut, görülür, tutulabilir oluyor. Onu kabul etmek için kulaklar yetmiyor, eller yetmiyor, gözler yetmiyor, yürek bile yetmiyor. Bu Sözü kabul etmek ve dolayısıyla Allah’ı dinlemek için bunların hepsi gerekli ama yine de yeterli değil! Bu sebepten sözler belki engel olabilir, Sözün yerini işgal edebilir! Eğer sessizliğini yaşamaya başladıysan, bu satırları bırak ve sessizlikte dinlemeyi, tapınmanı sürdür!

Söz, beden aldı ve aramıza çadırını kurdu: Eğer Sözü, yani Allah’ın Sözünü arıyorsam uzağa gitmemeliyim, çünkü O aramızdadır! Allah burada, yeryüzünde arzularını gösteriyor, isteklerini ve tesellilerini veriyor. Etrafıma bakıyorum, birçok insanın çehresini görüyorum. Allah bana ne diyor? Şöyle diyor: Ben onlarla birlikte ve onlar için buradayım, onları sevmek için. İnsanların sadece sevgiye ihtiyaçları olan kişiler olduğunu görmüyor musun? Sadece eve, kıyafete veya ekmeğe ihtiyaçları yok. Etrafında, yüreklerinde kimsecikleri olmayanlar var: Bunu soğuk ve boş bakışlarından, gürültülü ortam arayışlarından, boş konuşmalarından, sadece bir sigaraya veya kahveye sarılmaya alışmış ellerinden, hareket ve değişiklik arayışlarından görürsün.

Etrafında ne kadar çok susuzluk ve açlık var! İsa’ya açlık ve susuzluk: bunu bilmiyorlar, bu sebepten bugün ‘Noel’ ismini de kullanarak kendilerini biraz daha aldatıyorlar. Sen ‘Noel’ deme, ‘İsa’nın Noel’i’ veya ‘İsa’nın Doğumu’ de! Dudaklarında ve bakışlarında O canlanmalıdır, öyle ki bugün seninle karşılaşan kişi İsa’yı düşünebilirsin! Bebek İsa’yı Annesinin ellerinden al: Anne sana O’nu yürekten verecektir. Sen O’nu tutmaya layık değilsin, biliyoruz, ama Anne sana O’nu yine de veriyor. Seni korkutmayan o Bebeğe bak, günahkar olmana rağmen O sana yine de değer veriyor, Bebek senden hiçbir şey istemiyor, O’na sadece bak. Şimdi O’nu sevmen kolay, çünkü senden bir şey istemiyor. O’na bir şeyler verirsen, mesela biraz dikkat, biraz sessizlik… bunlar da, ta baştan sana Allah’ın armağan ettiği ve halen içinde olan bir parça iyiliktendir. Bebeği sev, O’na şefkat ver. Şimdi bebek olarak O’nu sevmek için biraz gayret ediyorsan, konuşmaya başlayacağı zaman, kulaklarının dinlemeye alışık olmadığı şeyleri söylediğinde, O’nu dinlemen daha kolay olacaktır. O’nu şimdi sev, sana “Ne mutlu ruhta fakir olanlara” dediğinde O’nu yemlikte iken hatırlayacaksın, annesinin fakirliğini, babasının huzurunu ve O’na fakirlikten; besinin, oyuncakların, elbiselerin fakirliğinden başka verecekleri bir şeyleri olmadığını anımsayacaksın.

O, kabul edildiği fakirlikten utanmıyor, çünkü o fakirlikte sevgi buluyor ve sevmeyi öğreniyor. O’nu şimdi sev, yanağına yaklaş ve öp, böylece O’nu, “Ne mutlu acı çekenlere” dediğinde de, sevebileceksin: Haçını huzurla ve cesaretle taşıyabileceksin. O’nu şimdi sev, böylece sana “Ne mutlu yürekleri saf olanlara” dediğinde O’nu ciddiye alabileceksin: O zamanlarda içgüdülerine hakim olmaktan mutlu olacaksın, kendi sevgi arzularını takip etmemekten, herhangi bir kişi tarafından okşanma isteğini izlememekten mutlu olacaksın. O’nu şimdi, çocukken sev, böylece sana “öteki yanağını da uzat” dediğinde bu sözü acayibine gitmeyecektir; aynen sana “yorulmadan dua et” dediğinde sözünü dinleyeceksin ve “fakirleri, körleri, topal ve sakatları davet et, çünkü onlar bu davetini iade edemeyecekler” diyerek herkesi şaşırttığında sen söylenenleri anlayacaksın! Şimdi O’nu kucağına al, böylece O’nu dikenli tacı ile haçta gördüğünde kaçmayacaksın! Annesi Meryem’e de şefkatle bak. Genç çehresi Ondan gelen ışıkla aydınlanıyor, bu aynı ışık dünyaya ümit vermek için senin gözlerinde de parlamalıdır. Karanlıklarının açılmasına izin ver: utancını ve korkunu yenerek O’nun adını söyle! Bu ad, korkuları yönelten ve yüreklerin kapanıp yaşamlarını kaybetmelerini ve ölmelerini sağlayan ölümü yenen Bebeğin adıdır! Benimle birlikte Bebeğin adını telaffuz et: İsa! Hoş geldin, İsa! İşte, ben senin için buradayım, İsa

P. Vigilio Covi

Sorelle Fraternità Gesù Risorto – Konya
miriam@cinquepani.it

Noel Bayramına Hazırlık Dönemi – 4.Pazar – A Yılı

Litürji

Kutsal Kitab’ın Okunması

1. Okuma Yeş. 7,10-14 Mezmur 23 2. Okuma Rom. 1,1-7 İncil Mat. 1,18-24

Bugün İsa’ya bakmamız için bize Meryem ve Yusuf yardım ediyor. İkisi, tamda oğulları olarak çağrılacak Olanın doğumu için büyük sıkıntılar yaşadılar.

Meryem, Allah’ın hikmetine tamamen güvenerek O’na kendi “evetini” dedi, Yusuf da meleğin açıklamasına ve öğüdüna güvenerek: ”Ey, Davut oğlu Yusuf! Meryem’i kendi eş olarak almaktan çekinme. Çünkü onda oluşan Kutsal Ruh’tandır”. Yusuf da Meryem’e söylendiği gibi aynı peygamberin sözünü – ”İşte, erden-kız gebe alıp bir oğul doğuracak; O’nun adını İmmanuel koyacaklar” – hatırlatan rüya hakkında derin düşündükten sonra kendi akıl yürütmelerini kenara koyup kendisine açıklanmış olana teslim etti. 

Allah’a “evet” cevabını vermek, Yusuf için kolay değildi, tam da çünkü herkesin tarafından anlayışsızlıkla ve hor görmeyle karşılaşacağının sebebi olacaktı. Ama Yusuf ve Meryem insanların tepkilerine ve yargılarına önem vermeden, bakışlarını Allah’a sabitlikle çevrili tuttular. Bu yönden onlar bizim için harikulade öğretmenlerdir. 

Ben her gün insanların ne düşüneceğinden etkilenmemek için savaşmak zorundayım. Tamamen Baba’nın isteğine yönelmiş olsam, insanlar tarafından hor görülmeyi dayanabilirdim ve Rab tam olarak güvencem olurdu. 

Meryem ve Yusuf İsa’nın doğumunu büyük bir sevinçle beklemektedirler, ama çevrelerindeki ortam sevinçlerini tasvip etmediğinden acı, merak, belirsizlik de yaşıyorlardı. İsa daha doğmadan önce O’nun Kendisi onlar için çelişki işareti idi. 

Onlar için Allah’ın Sözü; yürüyüşleri, saflıkları, gelecekleri için garanti ve emniyetti. Bu aynı Sözü – ”İşte, erden-kız gebe alıp bir oğul doğuracak; O’nun adını İmmanuel koyacaklar” – peygamber, kendine çok güvenen ve Allah’ın işaretlerini kabul edemeyen bir krala söylemişti. Hakikaten Yeşaya’nın zamanında kral Akab, ilahi söze güvenmeyip barışta yaşamak için savaş planlarından vazgeçmek istemiyordu. Bu sebepten yukarıdan bir işaret almak da istemedi. Buna rağmen işaret verilecek fakat ona değil, tüm halka: aynı peygamberin “barış prensi” diye adlandırdığı, kabul edilince parsla oğlak, inekle ayı, kurtla kuzunun birlikte olmasını Sağlayan doğacaktır.

Meryem ve Yusuf, Allah’ın planlarının gerçekleşmesine işbirliği etmek için acı çekmeye hazırlar. Acı çekiyorlar ama şüphenin ve insanların yaşamlarını dolduran çekingenliğin kendilerini yenmesine izin vermiyorlar. Allah’a cevapları; sürekli bir iman eylemidir, gizlice yaşanan ve sevinçten önce zorluğu tecrübe eden bir itaattir. 

Aziz Pavlus da yaşamına İsa’yı kabul ederek Allah’a itaat etmeye çağrıldığını bilmektedir. Bunu yaparak böyle bir itaatin lütuf olduğunu, büyük armağan, yeni ve gerçek yaşam olduğunu tecrübe etti. Gerçekten İncil içimizde gerçek insanlığı, sevinç ve barış büyütür. İnsanların arasındaki birliği kurar, bir birlik ki başka türlü tanımayacakları bir güç ve bir sevinç tecrübe ettirir. Bu sebepten aziz Pavlus, herkese İsa’ya imanı, hatta imana itaati bildirmeye kararlılıkla kendini adıyor: Her ulustan insanların iman edip söz dinlemesini sağlamak için”. Bunu kabul edenlerin kendisine şükran duyacaklarından, Allah’ın da kendisini mükafatlandıracağından emindir! Çünkü her kim Rab İsa’yı kabul ederse Baba’nın şanı olur! Gerçekten de kim İsa’yı kabul ediyorsa, Kutsal Ruh’un aracılığıyla Allah’ın mabedi, barış ve af kaynağı, insanların karşılaşacağı yer olur!

Kim İsa’yı kabul ediyorsa, Meryem ve Yusuf gibi insanlığın yeni nesli olur. Aziz Pavlus, her şeyin kolay olacağının sözünü almaz, tersine ret edilmenin acısını, psikolojik ve ahlaki sıkıntısını, ekonomik zorluğunu, tehlikeleri ve zulümleri çekecektir, ama tüm bunları ebedi yaşam ve karşılıksız sevgi kaynağı olan İsa’ya tanıklık olarak yaşayacaktır. İsa için yaşanmış acısı sayesinde, birçokları O’na iman edecekler! Sevincini kimse yok edemeyecektir!

P. Vigilio Covi

Sorelle Fraternità Gesù Risorto – Konya
miriam@cinquepani.it

Geliş Devresi III. Pazartesi

RESPONSORİUM                                                                                                                                                  Yşa. 54, 10     

¥ Sadakatim senin üzerinden kalkmaz, esenlik antlaşmam sarsılmaz, tüm evlatların Rab’bi öğrenecekler, sonsuz esenlikten sevinç duyacaklar.

¶ Senin Allah’ın olan ben Rab, sana iyi olanı öğretirim ve yürüyeceğin yolları gösteririm.

¥ Tüm evlatların Rab’bi öğrenecekler, sonsuz esenlikten sevinç duyacaklar.

Geliş Devresi III. Pazar

RESPONSORİUM                                                                                                             Yu. 3, 30; 1, 27 Mar. 1, 8   

¥ O büyümeli, bense küçülmeliyim. Benden sonra gelen odur. * Ben onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.

¶ Ben sizi suyla vaftiz ettim, ama o sizi Kutsal Ruh’la vaftiz edecektir.

¥ Ben onun çarığının bağını çözmeye bile layık değilim.

Geliş Devresi II. Cumartesi

RESPONSORİUM                                                                                    Lev. 26, 11-12; 2. Kor. 6, 16

¥ Konutumu aranızda kuracak,  size sırt çevirmeyeceğim. * Aranızda yaşayacak, Allah’ınız olacağım. Siz de benim halkım olacaksınız.

¶ Sizler yaşayan Allah’ın tapınağısınız. Nitekim Allah şöyle diyor:

¥ Aranızda yaşayacak, Allah’ınız olacağım. Siz de benim halkım olacaksınız.

Geliş Devresi II. Cuma

RESPONSORİUM                                                                                     Lk. 1, 26. 27. 30. 31. 32    

¥  Allah, Melek Cebrail’i Yusuf adındaki adamla nişanlı kıza gönderdi. Işık onu korkuyla doldurdu, melek ona: Korkma Meryem” dedi, “Sen Allah’ın lütfuna eriştin. * Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın. O, büyük olacak, kendisine ‘Yüceler Yücesi’nin Oğlu’ denecek.

¶ Rab Allah ona, atası Davut’un tahtını verecek.

¥ Bak, gebe kalıp bir oğul doğuracak, adını İsa koyacaksın. O, büyük olacak, kendisine ‘Yüceler Yücesi’nin Oğlu’ denecek.