
5th Sunday of Easter
5ª Domenica di Pasqua
5ème Dimanche de Pâques
CET - Katolik Ruhani Reisler Kurulu
Türkiye Katolik Ruhani Reisler Kurulu -|- Թուրքիոյ Կաթողիկէ Եպիսկոպոսներու Համաժողով -|- Conférence Episcopale de Turquie -|- Conference of Catholic Bishops in Turkey -|- Conferenza Episcopale Turchia -|- مؤتمر الأساقفة الكاثوليك في تركيا

5th Sunday of Easter
5ª Domenica di Pasqua
5ème Dimanche de Pâques
Kutsal Kitab’ın Okunması
1. Okuma Elçilerin İşleri 6,1-7; Mezmur 32 2. Okuma 1Petrus 2,4-9 İncil Yuhanna 14,1-12
“İman eden sizler için bu taş değerlidir”: Aziz Petrus, Hristiyanlara yazdığı mektupta, iman edenlerin, yani Kilise olan kutsal yapının köşe Taşına dayananların hayal kırıklığına uğramayacağını söylüyor. İman etmek, tabii ki, Allah’ın gözlerinde bir onurdur. İman eden, yani hayatını Rab İsa’ya dayandıran kişi, diğerleriyle birlikte «seçilmiş soy, krallık kahinliği, kutsal ulus, Allah’ın muhteşem işlerini duyurmak için çağrılan O’nun Kendisine ait kıldığı halk» olur. Bu nedenle imanla ya da iman içinde yaşamak, muazzam bir lütuf, ilahi ve kutsal bir armağandır. Bunun için Havariler imanlarına önem verirler: öncelikle kendileri dua ederler, sonra da Sözü yaymaya adarlar öyle ki başka kişiler de İsa’yı tanıyıp O’na iman ederek yeni bir hayat yaşayabilsinler. Bunu, ciddi bir sorunun ortaya çıktığı Kudüs cemaatinde aldıkları karardan biliyoruz. Yoksullara yiyecek dağıtımıyla ilgilenenler, havarilerdi. Bir yanlış anlaşılmadan kaynaklanan bir şikayet, onları bu değerli hizmeti bırakıp, yetenekli ve her şeyden önce Rab’be sadık başka kişilere emanet etmeye ikna etti. Onlara “diyakonlar” adını verdiler; böylece onların kendileri ne duayı ne de müjdelemeyi ihmal etmeyeceklerdi. Dua ve İncil’in duyurulması, Kilise yaşamında ilk sırada yer almalıdır. Eğer Kilise, İsa’yı dünyaya tanıtmasaydı, kapılarını kapatabilirdi! Nitekim İsa’nın Kendisi, bugünkü İncil sayfasında, her insanın O’nu tanımasının, sevmesinin ve O’nunla birleşerek yaşamasının ne kadar vazgeçilmez olduğunu anlamamıza yardım ediyor. Tomas’ın bir sorusuna yanıt olarak şöyle dedi: “Ben yol, gerçek ve yaşamım”. Ve sonra açıkladı: Baba’nın tüm sevgisini tatmaya varmak ister misin? Benim sayesinde ulaşacaksın: yol benim.

Baba’nın sevgisinin nasıl olduğunu bilmek istiyor musun? İnsanların görüşleri tarafından aldatılmamak için gerçeği görmek ve bilmek istiyor musun? Hayatının Allah’ın kutsallığına daldırılmasını istiyor musun? İşte, bu gerçek benim. Allah’ın dolu ve sonsuz hayatını yaşamak istiyor musun? Ve onu, tüm insanlar için sevgisini paylaşarak, sevginin mucizelerini gerçekleştirerek yaşayacak kadar mı? İşte, hayat benim. “Ben yol, gerçek ve yaşamım”: bu cevap, Tomas’ın kalbinde ve zihninde o kadar kalmış oldu ki, tam da o, dirilmiş İsa’ya şöyle diyecek: “Rab’bim ve Allah’ım”. Gerçekten benim hayatım olan Allah’ın hayatı, İsa’dır. Yaratılmış her şeyde mevcut olan, her gün tadını çıkarabileceğim bir armağan olan sevgisinin gerçeği, İsa’dır. Her gün Baba’nın sevgisini kabul edebilmem için yol, İsa’dır; ve ben bu sevgiyi karşılaştığım herkese, hala yaşamdan yoksun ve hakikatten mahrum olan herkese sunabileceğim. İsa, öğrencilerine Baba’ya iman ettikleri gibi Kendisine de iman edileceklerini temin ettikten sonra, daha önce hiç yapmadığı kadar derin ve eksiksiz bir şekilde Kendini açığa vurdu. Hatta, yüreklerinin sıkılmaması için böyle iman etmeleri gerektiğini söyledi: dünyada, Kilise yaşamının içinde ve dışında, sıkılma nedenleri her zaman mevcuttur. Ve de ölümünden sonra tekrar yanlarında olacağını da onlara temin eder. Nitekim onlar için “bir yer” hazırlamaya gidiyor.
İsa ne demek istedi? Öğrencilerinin hangi yere ihtiyacı var? Cevabı, İsa’nın köşe taşı olduğu binanın canlı taşları olduğumuzu söyleyen Aziz Petrus’un sözlerinde bulabiliriz. Her taşın kendi yerine ihtiyacı vardır: yapının diğer taşlarının ağırlığını taşıyabilmek için dayanacağı bir yer. Hepsi birlikte İsa’ya dayanacaklardır. Rab’bin her öğrencisi, diğer öğrencilerin sevgisini almaya ihtiyaç duyar ve İsa’nın sevgisini vererek yaşar. Böylece, yeni emrin bizi aydınlattığı gibi, birbirlerini seveceğiz. İsa, Kilise’de herkese kendi yerini hazırlar. Bu, kardeşlerin sevgisinden sevinç duyulan bir yer, herkesin sevinci olmak için hizmet edilen bir yer olacaktır. Bize bu yeri hazırlayan İsa’dır. Havariler, dua etmek ve hayat ve imanın kaynağı olan Sözü iletmek için bir yer buldular. Ve diyakonlara, muhtaçlara duyulan sevginin tüm Kilise’nin duasıyla kutsandığı bir topluluğungüzelliğini ortaya koymak için başka bir yer verildi. İman üzerine ve iman içinde kurulmuş bu kutsal ve onurlu Kilise’de benim için de bir yer var. Onu ben seçmeyeceğim: Dirilmiş İsa onu çoktan hazırladı. Yerime bir isim bile veremesem de, imanı sadelikle yaşayacağım. Bu bilgisizliğim, İsa için önemli değil. O’nun için yüreğimin sıkılmaması, önemlidir; O’nun için Kendisi olan tek kutsallık yolunda istikrarlı bir şekilde yürümem, önemlidir; O’nun için Kutsal Ruh’u sayesinde O’nu tam gerçek olarak ortaya koymam önemlidir; ve nihayet O’nun için hayatımın O’nun hayatı olması, önemlidir. İsa benim hayatımdır: maddi şeylerle, dünyanın krallıklarının değer verdiği gerçeklerle yaşamam, geçici şereflerle yaşamam, çünkü sadece İsa’nın benim dayanağım, arzum, düşüncelerimin kaynağı olduğunda yaşarım.“Ben yol, gerçek ve yaşamım”: Tam da böyledir! Bana; Allah’tan, Babam’dan onur verilmektedir.
P.Vigilio Covi
Sorelle Fraternità Gesù Risorto – Konya
miriam@cinquepani.it