3 OCAK NOEL’DEN SONRA 2. PAZAR

 
 
 _______________
 TANRI’YI ÖVMEYE DAVET 
 Nak. Mesih bizim için doğdu, gelin ona tapalım. 
 Davet Mezmuru 
  
 MEZMUR 95 
  
 Gelin, Rab’be sevinçle haykıralım; *
 Bizi kurtaran kayaya sevinç çığlıkları atalım,
 Şükranla huzuruna çıkalım, *
 Ona sevinç ilahileri yükseltelim!  
  
 Çünkü Rab ulu Tanrı’dır, *
 Bütün ilahların üstünde ulu kraldır. 
 Yerin derinlikleri onun elindedir. *
 Dağların dorukları da onun.
  
 Deniz onundur, çünkü o yarattı, *
 Karaya da onun elleri biçim verdi.
 Gelin tapınalım, eğilelim. *
 Bizi yaratan Rab’bin önünde diz çökelim. 
  
 Çünkü o Tanrımız’dır, †
 Bizse onun otlağının halkı, *
 Elinin altındaki koyunlarız. 
  
 Bugün sesini duyarsanız, *
 Meriva’da, o gün çölde, ¬
 Massa’da olduğu gibi, *
 Yüreklerinizi nasırlaştırmayın. 
  
 Yaptıklarımı görmelerine karşın, *
 Atalarınız orada beni sınayıp denediler
 Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim, *
 “Yüreği kötü yola sapan bir halktır” dedim,
  
 “Yollarımı bilmiyorlar.” †
 Bu yüzden öfkeyle ant içtim: *
 “Huzur diyarıma asla girmeyecekler!”
  
 _______________
 Okumalar Övgü Duaları
  
 İLAHİ 
 İşay’dan filiz çıktı
 Ve hayatın ağacı 
 Zamanda meyve verdi.
  
 Siyon’un kızı Meryem,
 Bakire olan anne
 İsa’yı doğuruyor.
  
 Mağarada, gölgede,
 Dünyanın Yaradanı
 Uysal ve fakir yatar. 
  
 Sina’da yasa koyan,
 Yüce Yaradan uyar
 Yasanın isteğine.
  
 Dünyanın gecesinde
 Parıldar yeni ışık:
 Tapalım Rabbimize!
  
 Şan, övgü Mesih İsa’ya,
 Peder’le, Kutsal Ruh’la
 Çağlardan çağlara dek. Âmin
  
  
 Ey Tanrı gel... ¬ Ya Rab yardımıma...¬ Peder’e... v.s.
  
 Övgüler Tanrı’yı övmeye davet ile başladıysa, yukardaki giriş kullanılmaz. 
 İlahi Devreye ya da kutlanan bayrama göre.  
  
 Nak. :Tanrım Rab, ışıkla yücelik ve görkemle giyinmiş. Alleluya.  
  
 MEZMUR 104                         
  
 I (1-12)
  
 Rab’be övgüler sun, ey gönlüm! *
 Ya Rab Tanrım, ne ulusun!
 Görkem ve yücelik kuşanmışsın, *
 Bir kaftana bürünür gibi ışığa bürünmüşsün. ¬
  
 Gökleri bir çadır gibi geren, *
 Evini yukarıdaki sular üzerine kuran, 
 Bulutları kendine savaş aRabası yapan, *
 Rüzgarın kanatları üzerinde gezen,
  
 Rüzgarları kendine haberci, *
 Yıldırımları hizmetkar eden sensin.
 Yeryüzünü temeller üzerine kurdun, *
 Asla sarsılmasın diye.
  
 Engini ona bir giysi gibi giydirdin, *
 Sular dağların üzerinde durdu.
 Sen kükreyince sular kaçtı, *
 Göğü gürletince hemen çekildi.
  
 Dağları aşıp derelere aktı, *
 Onlar için belirlediğin yerlere doğru.
  
 Bir sınır koydun önlerine, †
 Geçmesinler, gelip yeryüzünü *
 Bir daha kaplamasınlar diye.
  
 Vadilerde fışkırttığın pınarlar, *
 Dağların arasından akar.
 Bütün kır hayvanlarını suvarır, *
 Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler.
  
 Kuşlar yanlarında yuva kurar, *
 Dalların arasında ötüşürler.
  
 1. Nak. Rab göz kamaştırıcı ışık seni örtüyor, haşmet ve gör-kemle giyinmiş gibisin. Alleluya. 
  
 2. Nak. Sen topraktan ekmeği ve insan yüreğine sevinç veren şarabı çıkarırsın. Alleluya. 
  
 II (13-23)
  
 Gökteki evinden dağları sularsın, *
 Yeryüzü işlerinin meyvesine doyar.
 Hayvanlar için ot, *
 İnsanların yararı için bitkiler yetiştirirsin;
  
 İnsanlar ekmeğini topraktan çıkarsın diye, *
 Yüreklerini sevindiren şarabı,
 Yüzlerini güldüren zeytinyağını, *
 Güçlerini arttıran ekmeği hep sen verirsin.
  
 Rab’bin ağaçları, *
 Kendi diktiği Lübnan sedirleri suya doyar.
 Kuşlar orada yuva yapar, *
 Leyleğin evi ise çamlardadır.
 Yüksek dağlar dağ keçilerinin uğrağı, *
 Kayalar kaya tavşanlarının sığınağıdır.
 Mevsimleri göstersin diye ayı, *
 Batacağı zamanı bilen güneşi yarattın.
  
 Karartırsın ortalığı, gece olur, *
 Başlar kıpırdamaya orman hayvanları.
 Genç aslan av peşinde kükrer, *
 Tanrı’dan yiyecek ister.
  
 Güneş doğunca *
 İnlerine çekilir, yatarlar.
 İnsan işine gider, *
 Akşama dek çalışmak için.
  
 2. Nak. Sen topraktan ekmeği ve insan yüreğine sevinç veren şarabı çıkarırsın. Alleluya.
  
 3. Nak. Tanrı yarattıklarını gözetti: Her şey güzeldir. Alleluya. 
  
 III (24-35)
  
 Ya Rab, ne çok eserin var! *
 Hepsini bilgece yaptın;
 Yeryüzü yarattıklarınla dolu. *
 İşte uçsuz bucaksız denizler,
  
 İçinde kaynaşan sayısız canlılar, *
 Büyük küçük yaratıklar.
 Orada gemiler dolaşır, *
 İçinde oynaşsın diye yarattığın Livyatan da orada.
  
 Hepsi seni bekliyor, *
 Yiyeceklerini zamanında veresin diye.
 Sen verince onlar toplar, *
 Sen elini açınca onlar iyiliğe doyar.
  
 Yüzünü gizleyince dehşete kapılırlar.  *
 Soluklarını kesince ölüp toprak olurlar.
 Ruhun’u gönderince var olurlar, *
 Yeryüzüne yeni yaşam verirsin.
  
 Rab’bin görkemi sonsuza dek sürsün! *
 Sevinsin Rab yaptıklarıyla!-
 O bakınca yeryüzü titrer, *
 O dokununca dağlar tüter.
  
 Ömrümce Rab’be ezgiler söyleyecek, *
 Var oldukça Tanrım’ı ilahilerle öveceğim.
 Düşüncem ona hoş görünsün, *
 Sevincim Rab olsun!
  
 Tükensin dünyadaki günahlılar, *
 Yok olsun artık kötüler!
 Rab’be övgüler sun, ey gönlüm! *
 Rab’be övgüler sunun!
  
 3. Nak. Tanrı yarattıklarını gözetti: Her şey güzeldir. Alleluya. 
  
 Okumalar Övgü Duaları
  
 ¥ Tanrı’nın Oğlu, bize anlayış vermek için geldi.
 ¶ Gerçek Tanrı’yı bize tanıttı.
  
 BİRİNCİ OKUMA 
  
  Aziz Pavlus’un Koloselilere Mektubundan                                                                       3, 5-16
  
 Yeni insanın yaşamı
 Bu nedenle bedenin dünyasal eğilimlerini fuhuşu, pisliği, şehveti, kötü arzuları ve putperestlikle eş olan açgözlülüğü öldürün. Bunlar yüzünden Tanrı'nın gazabı söz dinlemeyenlerin üzerine geliyor. Geçmişte bunlarla iç içe yaşadığınız zaman siz de bu yollarda yürüdü-nüz.
 Ama şimdi öfke, kızgınlık, kötü niyet dahil, hepsini üzerinizden sıyırıp atın. Ağzınızdan hiçbir iftira ya da edepsiz söz çıkmasın. Birbirinize yalan söylemeyin. Çünkü eski yaradılışı kötü alışkanlıklarıyla birlikte üzerinizden çıkarıp attınız; eksiksiz bilgiye erişmek için Yaratıcısı'na benzer olmak üzere yenilenen yeni yaradılışı giyindiniz. Bu yenilikte Grek ve Yahudi, sünnetli ve sünnetsiz, barbar, İskit, köle ve özgür ay-rımı yoktur. Mesih her şeydir ve her şeydedir.
 Öyleyse, Tanrı'nın kutsal ve sevgili seçilmişleri olarak yürekten sevecenliği, iyiliği, alçakgönüllülüğü, sabrı, yumuşaklığı giyinin. Birbirinize hoşgörülü davranın. Birinizin ötekinden bir şikâyeti varsa, Rab'bin sizi bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın.
 Bunların hepsinin üzerine yetkin birliğin bağı olan sevgiyi giyinin. Mesih'in esenliği yüreklerinizde hakem olsun. Tek bir bedenin üyeleri olarak bu esenliğe çağrıldınız. Şükredici olun! Mesih'in sözü bütün zen-ginliğiyle içinizde yaşasın. Tam bir bilgelikle birbiri-nize öğretin, öğüt verin, mezmurlar, ilahiler, ruhsal ezgiler söyleyerek yüreklerinizde şükranla Tanrı'ya nağmeler yükseltin.
  
 RESPONSORİUM                                                                                                                                             Gal. 3, 27-28
 ¥ Vaftizde Mesih’le birleşenlerinizin hepsi Mesih’i giyindi. * Hepiniz Mesih İsa'da birsiniz.
 ¶ Artık ne Yahudi ne Grek, ne köle ne özgür, ne erkek ne dişi ayrımı var. 
 ¥ Hepiniz Mesih İsa'da birsiniz.
  
 İKİNCİ OKUMA 
  Augustinus, Yuhanna İncili Üstüne Vaazlar, 17, 7-9
  
 Sevginin iki yönü
 İşte, Rabbin kendisi geliyor. O, merhamet üstadıdır, o merhametle doludur. Onun için önceden bildirdiği gibi o, yeryüzünde sözünü kısa kesiyor ve gerek Yasa'nın gerekse Peygamberlerin, merhametin iki temel ilkesinde özetlendiğini gösteriyor.
 Kardeşlerim, bu iki temel ilkeyi benimle birlikte anım-sayınız. Çünkü bunu iyi bilmek gerekir, yoksa arada bir aklımıza geldiği zaman onları anımsamak yeterli değildir. Bu iki temel ilkeyi sürekli olarak kalbimizde taşımalıyız. Tanrı'yı ve komşumuzu kesinlikle sevmek gerektiğini her zaman düşünün: "Tanrı'yı bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla sev ve komşunu kendin gibi sev."
 Her zaman bunu anımsamak, bunun üzerinde dü-şünmek, bunu unutmamak ve yerine getirmek gerekir. Temel ilkelerin ilki Tanrı sevgisidir; uygulamada ilk önce komşu sevgisi gelir. Çünkü bu sevgi, iki temel ilke biçiminde sana buyuran ilk önce komşunu sonra Tanrı'yı değil, ama ilk önce Tanrı'yı sonra da komşunu sevmeni istemiştir.
 Sana gelince, henüz Tanrı'yı görmediğin için, komşunu severek Tanrı'yı görmeyi hak ediyorsun. Komşunu severek, Tanrı'yı görmek için bakışını arıtıyorsun. Aziz Yuhanna bunu açıkça söylüyor: "Gördüğün kar-deşini sevmezsen, görmediğin Tanrı'yı nasıl sevebilirsin?"
 Sana şöyle deniyor: Tanrı'yı sev. Oysa sen bana şöyle dersen: Kimi sevmem gerekiyorsa, onu bana göster. Ben nasıl bir yanıt verebilirim, ancak Aziz Yuhanna'-nın sözlerini tekrarlayabilirim: "Tanrı'yı hiçkimse asla görmedi." Ama Tanrı'nın, yaşamının tümüyle dışında kaldığını sanma! Aziz Yuhanna bize şöyle sesleniyor: "Tanrı sevgidir ve sevgi ile yaşayan, Tanrı'dadır." De-mek oluyor ki, komşunu sevmelisin ve komşuna olan sevginin nereden geldiğini kendinde bulmalısın. İşte orada Tanrı'yı göreceksin, kuşkusuz olanak olduğu oranda.
 Öyleyse komşunu sevmeye başla. "Aç olan kişi ile yemeğini paylaş, evsiz barksız olan zavallıyı evine kabul et, giysisi olmayan kişiyi görünce onu ört, hemcinsini hor görme."
 Böyle davranmakla elde edeceğin nedir? "O zaman ışığın tanyeri gibi aydınlık olacaktır." Senin ışığın, senin Tanrın'dır. Tanyerinden söz ediyoruz. Çünkü yaşadı-ğımız dünyanın karanlığının ardından, tansökümü oluşacaktır. Çünkü söz konusu ışık doğup batmaz. O ışık sürekli vardır.
 Komşunu severek, komşunla ilgilenerek, sen bu yola girmiş bulunuyorsun. Nereye mi gidiyorsun, kuşkusuz Rab Tanrı'ya yöneliyorsun. Onu bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla sevmen gerekmiyor mu? Çünkü biz henüz Rabbe varmadık, ama komşu-muzla beraberiz! Birlikte olmak, istediğine varmak için, onunla beraber yürümeyi sürdür.
  
 RESPONSORİUM                                                                                              1 Yu. 4, 10-11. 16      
 ¥ İlk önce Tanrı bizi sevdi ve Oğlu'nu günahlarımızı bağışlatan kurban olarak dünyaya gönderdi. İşte sevgi  budur. * Tanrı bizi bu kadar çok sevdiğine göre biz de birbirimizi sevmeye borçluyuz.
 ¶ Tanrı'nın bize olan sevgisini tanıdık ve buna inan-dık. Tanrı sevgidir. Sevgide yaşayan Tanrı'da yaşar, Tanrı da onda yaşar. 
 ¥ Tanrı bizi bu kadar çok sevdiğine göre biz de birbirimizi sevmeye borçluyuz.
  
 İncil: Yuhanna 1, 29-34
  
  
 İLAHİ 
 Te Deum
  
 Seni överiz, ey Tanrı; *
 Seni yüceltiriz, ey Rab.
 Ey Ebedi Peder, *
 Bütün dünya sana tapar.
  
 Meleklerin hepsi,*
 Göklerin bütün güçleri ¬
  
 Ezgiyle yüceltirler seni †
 Kutsal, kutsal, kutsal  *
 Evrenin Tanrı’sı.
  
 Gökler ve yerler* 
 Şanınla doludur.  
 Seni över Havarilerin korosu* 
 Ve beyaz giymiş şehitler ordusu.
  
 Peygamberler tek bir sesle †
 Övgü ezgisi söyler sana *
 Kutsal Kilise’n şanını yüceltir,
  
 Tapar biricik Oğlu’na*
 Ve tesellici Kutsal Ruh’a. 
 Mesih İsa, sen şan kralısın, *
 Sen Peder'in ebedi Oğlu'sun.
  
 İnsanlığı kurtarmak üzere,*
 Bakire Anne’den doğmak istedin. 
 Ölüm üstünde muzaffer, 
 Açtın göksel krallığı inananlara 
  
 Sen Tanrı’nın sağında Peder’in şanında †
 Zamanın sonunda *
 Geleceksin dünyayı yargılamaya.
  
 Ya Rab, değerli kanınla  *
 Kurtardığın evlatlarına bak  
  
 Hepimizi kabul et şanına, *
 Azizlerin topluluğunda.
 ≈≈Ya Rab, halkını kurtar,*
 Evlatlarını destekleyip onlara rehber ol, 
  
 Her gün sana hamdederiz,*
 Daima adını yüceltiriz.
 Ya Rab, bugün *
 Günaha düşmemize izin verme,
  
 Daima bize merhametli ol, *
 Çünkü sana ümit bağladık. 
 Acı bize, *
 Ya Rab, acı bize;
  
  
 DUA 
 Her şeye kadir ve ebedi Peder Tanrı, inananların ışığı, şanınla tüm yeryüzünü doldur. Tüm insanlara gerçe-ğinin yüceliğini göster.  Bunu seninle ve Kutsal Ruh’la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa’nın adına senden dileriz. Âmin.