30ARALIK NOEL’DEN SONRA 6. GÜN









 
 
 
 
 <!--  /* Font Definitions */  @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:1; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:0 0 0 0 0 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} @font-face {font-family:Cambria; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:8.0pt; margin-left:0cm; line-height:107%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:10.0pt; line-height:115%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --> 
 29 ARALIK
  
 NOEL’DEN SONRA 5. GÜN
  
 _______________
  
 TANRI’YI ÖVMEYE DAVET 
  
 Nak. Bizim için doğmuş olan Mesih İsa’ya tapalım.
 Ya da:
 Nak. Mesih bizim için doğdu, gelin, ona tapalım. 
  
 Davet Mezmuru Mezmur 95 veya Mezmur 100
  
 MEZMUR 95                     
 Gelin, Rab’be sevinçle haykıralım; *
 Bizi kurtaran kayaya sevinç çığlıkları atalım,
 Şükranla huzuruna çıkalım, *
 Ona sevinç ilahileri yükseltelim!  
  
 Çünkü Rab ulu Tanrı’dır, *
 Bütün ilahların üstünde ulu kraldır. 
 Yerin derinlikleri onun elindedir. *
 Dağların dorukları da onun.
  
 Deniz onundur, çünkü o yarattı, *
 Karaya da onun elleri biçim verdi.
 Gelin tapınalım, eğilelim. *
 Bizi yaratan Rab’bin önünde diz çökelim. 
  
 Çünkü o Tanrımız’dır, †
 Bizse onun otlağının halkı, *
 Elinin altındaki koyunlarız. 
  
 Bugün sesini duyarsanız, *
 Meriva’da, o gün çölde, ¬
 Massa’da olduğu gibi, *
 Yüreklerinizi nasırlaştırmayın. 
  
 Yaptıklarımı görmelerine karşın, *
 Atalarınız orada beni sınayıp denediler
 Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim, *
 “Yüreği kötü yola sapan bir halktır” dedim,
  
 “Yollarımı bilmiyorlar.” †
 Bu yüzden öfkeyle ant içtim: *
 “Huzur diyarıma asla girmeyecekler!”
  
 _______________
 Okumalar Övgü Duaları
  
 İLAHİ (s. 254)
  
 1. Nak. Rab’bin gücü ve kudreti bizimledir. Yakub’un Tanrı’sı bizim kalemizdir. 
  
 MEZMUR 46
 Tanrı sığınağımız ve gücümüzdür, *
 Sıkıntıda hep yardıma hazırdır.
  
 Bu yüzden korkmayız yeryüzü altüst olsa, *
 Dağlar denizlerin bağrına devrilse,
 Sular kükreyip köpürse, *
 Kabaran deniz dağları titretse bile.
  
 Bir ırmak var ki,  †
 Suları sevinç getirir Tanrı kentine, *
 Yüceler Yücesi’nin kutsal konutuna.
  
 Tanrı onun ortasındadır,  †
 Sarsılmaz o kent. *
 Gün doğarken Tanrı ona yardım eder.
  
 Uluslar kükrüyor, krallıklar sarsılıyor, *
 Tanrı gürleyince yeryüzü eriyip gidiyor.
 Her Şeye Egemen Rab bizimledir, *
 Yakup’un Tanrısı kalemizdir.
  
 Gelin, görün Rab’bin yaptıklarını, *
 Yeryüzüne getirdiği yıkımları.
  
 Savaşları durdurur  *
 Yeryüzünün dört bucağında,
 Yayları kırar, mızrakları parçalar, *
 Kalkanları yakar.
  
 “Sakin olun, bilin ki, Tanrı benim! †
 Uluslar arasında yüceleceğim, *
 Yeryüzünde yüceleceğim!”
  
 Her Şeye Egemen Rab bizimledir, *
 Yakup’un Tanrı’sı kalemizdir.
  
 1. Nak. Rab’bin gücü ve kudreti bizimledir. Yakub’un Tanrı’sı bizim kalemizdir. 
  
  
 2. Nak. Onun gününde büyük bir barış filizlenecek. O, herkesin Rab’bi olacak.  
  
 MEZMUR 72 I (1-11)
 Ey Tanrı, adaletini krala, *
 Doğruluğunu kral oğluna armağan et.
 Senin halkını doğrulukla, *
 Mazlum kullarını adilce yargılasın!
  
 Dağlar, tepeler, *
 Halka adilce gönenç getirsin!
  
 Mazlumlara hakkını versin,  †
 Yoksulların çocuklarını kurtarsın, *
 Zalimleriyse ezsin! 
  
 Güneş ve ay durdukça, *
 Kral kuşaklar boyunca yaşasın, 
 Yeni biçilmiş çayıra düşen yağmur gibi, *
 Toprağı sulayan bereketli yağmurlar gibi olsun!
  
 Onun günlerinde doğruluk serpilip gelişsin, *
 Ay ışıdığı sürece esenlik artsın! 
 Egemenlik sürsün denizden denize, *
 Fırat’tan yeryüzünün ucuna dek! 
  
 Çöl kabileleri diz çöksün önünde, *
 Düşmanları toz yalasın. 
  
 Tarşiş’in ve kıyı ülkelerinin kralları *
 Ona haraç getirsin, 
  
 Saba ve Seva kralları armağanlar sunsun! †
 Bütün krallar önünde yere kapansın, *
 Bütün uluslar ona kulluk etsin!
  
 2. Nak. Onun gününde büyük bir barış filizlenecek.  O, herkesin Rab’bi olacak.  
 3. Nak. Rab, yoksul olanın hayatını kurtaracak. 
  
 MEZMUR 72 II (12-19)
 Çünkü yardım isteyen yoksulu, *
 Dayanağı olmayan düşkünü o kurtarır, 
 Yoksula, düşküne acır, *
 Düşkünlerin canını kurtarır.
  
 Baskıdan, zorbalıktan özgür kılar onları, *
 Çünkü onun gözünde onların kanı değerlidir.
  
 Yaşasın kral! *
 Ona Saba altını versinler;
 Durmadan dua etsinler onun için, *
 Gün boyu onu övsünler!
 Ülkede bol buğday olsun, *
 Dağ başlarında dalgalansın!
  
 Başakları Lübnan gibi verimli olsun, *
 Kent halkı ot gibi serpilip çoğalsın!
  
 Kralın adı sonsuza dek yaşasın, *
 Güneş durdukça adı var olsun,
 Onun aracılığıyla insanlar kutsansın, *
 Bütün uluslar “Ne mutlu ona” desin!
  
 Rab Tanrı’ya, İsrail’in Tanrısı’na övgüler olsun, *
 Harikalar yaratan yalnız odur.
  
 Yüce adına sonsuza dek övgüler olsun, †
 Bütün yeryüzü onun yüceliğiyle dolsun! *
 Âmin! Âmin!
  
 3. Nak. Rab, yoksul olanın hayatını kurtaracak.
  
 ¥ Çobanlar çocuğu gördüler.
 ¶ Ve meleklerin kendilerine söylediklerini anladılar. 
  
 BİRİNCİ OKUMA 
  
 Aziz Pavlus’un Koloselilere Mektubundan                                                               1, 1-14
  
 Dua ve şükran eylemi
 Tanrı'nın isteğiyle Mesih İsa'nın habercisi Pavlus’tan ve kardeşimiz Timoteos'tan: Kutsallara ve Mesih’te güvenilir kardeşlere, Kolose’de bulunan sizlere Babamız Tanrı’dan kayra ve esenlik olsun.
 Sizler için dua ettiğimizde Rabbimiz İsa Mesih’in Babası’na her zaman şükrediyoruz. Çünkü Mesih İsa’ya imanınızı ve kutsalların tümüne beslediğimiz sevgiyi işittik. Bunlar göklerde sizi bekleyen umuttan doğuyor. Bu umudu ilk kez Sevindirici Haber’e ilişkin ger-çek bildirisinde duydunuz. Sizlere ulaşan bir Haber, Tanrı’nın kayrasını gerçekten duyup anladığımız günden bu yana sizin aranızda olduğu gibi, tüm dünyada da ürün vermekte ve gelişmektedir. Bu kayrayı sevgili hizmet arkadaşımız Epafras’tan öğrenmiş bulunuyorsunuz. Kendisi Mesih’in sizler için çalışan güvenilir bir hizmetkardır. Ruhta sevginizi o bize bildirdi.
 Bu nedenle, bunu duyduğumuzdan beri sürekli sizler için dua ediyor ve yakarıyoruz. Öyle ki, tam bir bilgelik ve ruhsal anlayışla Tanrı istemini bütünüyle anla-yasınız. Zamanınızı Rab’be yaraşır bir biçimde sürdürüp her bakımdan beğenilir olasınız. Her tür iyi işe özgü ürünü veresiniz ve Tanrı’yı bilme aşamasında gelişesiniz. Onun kudretli gücünden kaynaklanan her türlü güçle güçlenesiniz. Sevinçle her şeye katlanıp sabredecek düzeye erişesiniz. Işıkta olan kutsalların mirasını paylaşmanıza olanak veren Baba’ya şükür sunasınız.
 Bizleri karanlığın egemenliğinden
 O kurtardı 
 ve çok sevgili Oğlu’nun 
 Hükümranlığına aktardı. 
 Kurtuluşumuzu ve 
 günahların bağışlanmasını sağlayan odur.
  
 RESPONSORİUM      (Kol. 1, 12. 13; Yak. 1, 17)
 ¥ Baba'ya şükretmeniz için dua ediyoruz. * O bizi ka-ranlığın hükümranlığından kurtarıp sevgili Oğlu'nun egemenliğine aktardı.
 ¶ Her nimet, her mükemmel armağan yukarıdan, Işık-lar Babası'ndan gelir. 
 ¥ O bizi karanlığın hükümranlığından kurtarıp sevgili Oğlu'nun egemenliğine aktardı.
  
 İKİNCİ OKUMA 
  
  Bernardus, Epifanya Bayramı Üstüne Vaaz, 1, 1-2
  
 Zamanların doluluğunda, ilahi olanın doluluğu da geldi. 
  
 İşte Kurtarıcımız Tanrı'nın merhameti, insanlığı belli oldu (Tit. 2, 11). Bu yolcu konumumuzda, bu sürgünde, sefalette, üstümüze böylesine teselli yağdıran Tanrı'ya şükredelim.
 Tanrı'nın insanlığı gün ışığına çıkıncaya dek, iyiliği de gizli kalıyordu. Bu iyilik elbette daha önce de vardı. Çünkü Tanrı'nın merhameti daimidir. Ancak bu merhametin bu denli büyük olduğu nasıl bilinebilirdi? Bu bir deneyimin değil, vaadin konusu idi. Bu nedenle birkaç insan ona inanmıyordu. Kuşkusuz Rab, Peygamberler aracılığı ile fasılalarla ve çeşitli yollardan insanlara hitap ediyordu. "Ben felaket değil, barış düşünceleri tasarlıyorum" diyordu (Yer. 29, 11). Ancak insan felaketle karşılaştığında ve barış içinde yaşamadıkça, nasıl bir yanıt verebilirdi? Ne zamana kadar diyeceksiniz: "Barış! Barış! ve barış Yoktur!" Bu nedenle barış habercileri acı gözyaşları döküyor ve Tanrı'ya şöyle sesleniyordu: "Ya Rab, işittiklerimize kim inandırdı?" (Yşa. 53, 1).
 Ancak şimdi, artık insanlar gördüklerine inansın. Çünkü Rabbin söyledikleri gerçekten şaşmazdır. O, bulanık gözün bile kendisini görebilmesi için çadırını güneşin içine kurdu (Mez. 92, 5). 
 Artık barış bir vaat olmaktan çıkıyor, gerçekten gönderiliyordu. Daha sonraya ertelenmiyor, veriliyor, kehanet olmaktan çıkıyor, sunuluyordu. Tanrı sanki bir merhamet dolu küfeyi yeryüzüne gönderdi. Evet, bir küfe. İçindekilerinin yeryüzüne dağılması için de ıstıraplardan bu küfeyi parçalaması gerekecekti. Barış belki de küçük bir küfe, ama dopdolu! Bize bağışlanan bir küçük çocuk idi, ama tanrısallık tümü ile onda yer aldı. Zaman tamamlandığında tanrısallığın da tamamı geldi. Bu tamamlık tensel olanlar da onu görsün diye tende gerçekleşti. Böylece ortaya çıkan insanlığında iyiliği de görülsün diye. Gerçekten de Tanrı'nın insan-lığı kendini belli ettiği andan itibaren, iyiliği de gizli kalamaz. İyiliğini belli etmek için tenime girmekten daha etkili bir yöntem var mıydı? Burada benim te-nimden söz ediyorum, Adem'inkinden değil, Adem'in günahtan önceki teninden değil.
 Tanrı, çaresizliğimin ta kendisini benimseyecek merhametini açığa vurmaya neden böyle özen gösteriyor? Tanrı sözü neden bizim için kurumuş ota dönüşecek derecede büyük bir merhametle dolu? Rabbim, insan nedir ki sen onunla bu denli ilgileniyorsun? Nedir ki ona kalbini bu denli açıyorsun? Tanrı'nın kendisiyle nasıl ilgilendiğini anlamak için, Tanrı'nın onun hak-kında neler düşündüğünü, neler hissettiğini anlamak için, insan dikkatini işte buraya yöneltmeli. Bana senin neler çektiğini sorma, onun ne çektiğini sor. Senin için ne duruma geldiğinden, onun nazarında ne denli değerli olduğunu anla ki, bu insanlığından iyiliğinin bilincine varman mümkün olsun. Çünkü insan olmakla üstlendiği alçalma, iyiliğinin boyutunu açığa vurdu. Benim için hor görülmeyi kabul ettiği ölçüde, ona karşı sevgim büyüyor.
 Elçi, "İşte kurtarıcımız Tanrı'nın merhameti ve insan-lığı belli oldu" diyor. Evet, Tanrı'nın iyiliği, insanlığı ne denli büyük ve belirgin! İnsanlığa Tanrı adını eklemek için gösterdiği özenli iyiliğinin ne büyük bir kanıtını verdi!
  
 RESPONSORİUM                                                                                              Ef. 1, 5; Rom. 8, 29        
 ¥ Tanrı, İsa Mesih aracılığıyla kendisine oğullar olalım diye bizi önceden belirledi.* Çünkü onun sevgi dolu amacı, lütfunun görkeminin bizde görünmesiydi. 
 ¶ Çünkü Tanrı önceden bildiği kişileri Oğlu'nun benzerliğine dönüştürmek üzere önceden belirledi. 
 ¥ Çünkü onun sevgi dolu amacı, lütfunun görkeminin bizde görünmesiydi. 
  
 İncil: Luka 2, 22-35
  
 İlahi Te Deum.