7 OCAK NOEL’DEN SONRA 2. PERŞEMBE

 
 
 Okumalar Övgü Duaları
 İLAHİ 
 İşay’dan filiz çıktı
 Ve hayatın ağacı 
 Zamanda meyve verdi.
  
 Siyon’un kızı Meryem,
 Bakire olan anne
 İsa’yı doğuruyor.
  
 Mağarada, gölgede,
 Dünyanın Yaradanı
 Uysal ve fakir yatar. 
  
 Sina’da yasa koyan,
 Yüce Yaradan uyar
 Yasanın isteğine.
  
 Dünyanın gecesinde
 Parıldar yeni ışık:
 Tapalım Rabbimize!
  
 Şan, övgü Mesih İsa’ya,
 Peder’le, Kutsal Ruh’la
 Çağlardan çağlara dek. Âmin
  
  
 1. Nak. Ey Rab, sen kurtarırsın. Daima senin adını kutlarız. 
                         
 MEZMUR 44 (43)     Tanrı halkının talihsizliği      
 Bizi sevenin aracılığıyla bu durumların hepsinde galiplerden üstünüz. (Rom. 8, 37)
  
 I (2-9)
  
 Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, †
 Atalarımız anlattı bize, *
 Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde. 
  
 Elinle ulusları kovdun, *
 Ama atalarımıza yer verdin; 
 Halkları kırdın, *
 Ama atalarımızın yayılmasını sağladın. ¬
  
 Onlar ülkeyi kılıçla kazanmadılar, *
 Kendi bilekleriyle zafere ulaşmadılar.
  
 Senin sağ elin, bileğin, yüzünün ışığı †
 Sayesinde oldu bu;
 Çünkü sen onları sevdin.
  
 Ey Tanrı, kralım sensin, *
 Buyruk ver de Yakup soyu kazansın! 
 Senin sayende düşmanlarımız püskürteceğiz,*
 Senin adınla karşıtlarımızı ezeceğiz. 
  
 Çünkü ben yayıma güvenmem, *
 Kılıcım da beni kurtarmaz; 
 Ancak sensin bizi düşmanlarımızdan kurtaran, *
 Bizden nefret edenleri utanca boğan.
  
 Her gün Tanrı’yla övünür, *
 Sonsuza dek adına şükran sunarız.
  
 1. Nak. Ey Rab, sen kurtarırsın. Daima senin adını kutlarız. 
 2. Nak. Ey Rab, halkını bağışla ve utanca düşürme onları.
  
 II (10-17)
  
 Ne var ki, reddettin bizi, aşağıladın, *
 Artık ordularımızla savaşa çıkmıyorsun.
 Düşman karşısında bizi gerilettin, *
 Bizden tiksinenler bizi soydu.
 Kasaplık koyuna çevirdin bizi, *
 Ulusların arasına dağıttın.
 Yok pahasına sattın halkını, *
 Üstelik satıştan hiçbir şey kazanmadan.
 Bizi komşularımızın yüzkarası, *
 Çevremizdekilerin eğlencesi, alay konusu ettin.
 Ulusların diline düşürdün bizi, *
 Gülüyor halklar halimize.
 Rezilliğim gün boyu karşımda, *
 Utancımdan yerin dibine geçtim 
 Haraket ve sövgü duya duya, *
 Öç almak isteyen düşman karşısında.
  
 2. Nak. Ey Rab, halkını bağışla ve utanca düşürme onları.
 3. Nak. Ey Rab, kalk ve bizi merhametin uğruna kurtar.   
  
 III  (18-27)
  
 Bütün bunlar başımıza geldi, *
 Yine de seni unutmadık,
 Antlaşmana ihanet etmedik, *
 Döneklik etmedik,
  
 Adımlarımız senin yolundan sapmadı. *
 Oysa sen bizi ezdin, 
 Ülkemizi çakalların uğrağı ettin, *
 Üstümüzü koyu karanlıkla örttün.
  
 Eğer Tanrımız’ın adını unutsaydık, *
 Yabancı bir ilaha ellerimizi açsaydık, 
 Tanrı bunu ortaya çıkarmaz mıydı? *
 Çünkü o yürekteki gizleri bilir. 
  
 Senin uğruna her gün öldürülüyoruz, *
 Kasaplık koyun sayılıyoruz. 
 Uyan, ya Rab! Niçin uyuyorsun? *
 Kalk! Sonsuza dek terk etme bizi!
  
 Niçin yüzünü gizliyorsun? †
 Neden mazlum halimizi, *
 Üzerimizdeki baskıyı unutuyorsun?
  
 Çünkü yere serildik, *
 Bedenimiz toprağa yapıştı.
 Kalk, yardım et bize! *
 Kurtar bizi sevgin uğruna! 
  
 3. Nak. Ey Rab, kalk ve bizi merhametin uğruna kurtar.   
   
 ¥ Bu son günlerde Tanrı, bizlere Oğlu aracılığıyla konuştu. 
 ¶ Sözü olan Oğlu ile her şeyi yarattı. 
  
 BİRİNCİ OKUMA                                                                                                                                   
 Peygamber Yeşaya’nın Kitabından                                                                              61, 1-11
  
 Rab’bin Ruhu benim üzerimdedir. 
  
 Egemen Rab'bin Ruhu üzerimdedir. 
 Çünkü o beni yoksullara müjde iletmek için meshetti. 
 Yüreği ezik olanların yaralarını sarmak için, 
 tutsaklara serbest bırakılacaklarını, 
 zindanlarda bulunanlara kurtulacaklarını, 
 Rab'bin lütuf yılını, 
 Tanrımız'ın öç alacağı günü ilan etmek, 
 yas tutanların hepsini avutmak, 
 Siyon'da yas tutanlara yardım sağlamak 
 - kül yerine çelenk, yas yerine sevinç yağı, 
 çaresizlik ruhu yerine onlara övgü giysisini vermek – 
 için Rab beni gönderdi. 
 Öyle ki, Rab'bin görkemini yansıtmak için, 
 onlara "Rab'bin diktiği doğruluk ağaçları" densin. 
 O zaman eski yıkıntıları yeniden inşa edecek, 
 çoktan viraneye dönmüş yerleri yeniden kuracak, 
 kuşaklar boyu yıkık kal-mış kentleri onaracaklar. 
 Yabancılar sürülerinizi güdecek, ırgatınız, bağcınız olacaklar. 
 Rab'bin kâhinleri, Tanrımız'ın görevlileri diye çağrılacaksınız. 
 Ulusların servetiyle beslenecek, 
 zenginlikleriyle övüneceksiniz. 
 Utanç yerine iki kat onur bulacaksınız, 
 aşağılanma yerine payınızla sevineceksiniz, 
 böylece ülkenizde iki kat mülk edineceksiniz; sevinciniz sonsuz olacak. 
 "Çünkü ben Rab adaleti severim, 
 nefret ederim soygun ve haksızlıktan. 
 Sözümde durup hak ettiklerini verecek, 
 onlarla ebedi bir antlaşma yapacağım. 
 "Soygun ve haksızlıktan" ya da "Soyguncuların getirdiği yakmalık sunulardan". 
 Soylarından gelenler uluslar arasında, 
 torunları halklar arasında tanınacak. 
 Onları gören herkes Rab'bin kutsadığı soy olduklarını anlayacak." 
 Rab'de büyük sevinç bulacağım, 
 Tanrım'la yüreğim coşacak. 
 Çünkü çelenkle süslenmiş güvey gibi, 
 takılarını kuşanmış gelin gibi, 
 bana kurtuluş giysisini giydirdi, 
 beni doğruluk kaftanıyla örttü. 
 Toprak filizlerini nasıl çıkartır, 
 bahçe ekilen tohumları nasıl yetiştirirse, 
 Egemen Rab de doğruluk ve övgüyü bütün ulusların önünde öyle yetiştirecek.
  
  
  
  
 RESPONSORİUM                                                                                                                        Yşa. 61, 1- Yuh. 8, 42
 ¥ Egemen Rab'bin Ruhu üzerimdedir. O beni yoksullara müjde iletmek için meshetti. Yüreği ezik olanların yaralarını sarmak için, * tutsaklara serbest bırakılmaları için Tanrı beni gönderdi.
 ¶ Ben Tanrı'dan çıkıp geldim. Kendiliğimden gelmedim, beni o gönderdi. 
 ¥ Tutsaklara serbest bırakılmaları için Tanrı beni gönderdi.
  
  
 İKİNCİ OKUMA 
  
  Petrus Krisologus, Vaazlardan, 160
  
 İnsanı Tanrılaştırmak için, Tanrı insan oldu. 
 Her ne kadar Rabbin vücut bulmasındaki gizde tanrısallığının işaretleri daima açık oldu ise de, bugünkü karanlıklara bürünmüş olan ölümlü doğamızın, lütuf yoluyla almaya ve sahip olmaya hak kazandıklarını bilgisizliği yüzünden yitirmemesi için, Tanrı’nın insan vücudu ile göründüğünü birçok şekilde gösterip açıklıyor.
 Nitekim bizim için doğmak isteyen o, bizden gizlenmek istemedi. Bu yüzdendir ki, dindarlığın bu yüce gizi yanlışlık nedeni olmasın diye bu şekilde kendini açığa vurdu.
 Onu yıldızların arasında parlaklığı içinde arayan müneccimler, bugün kendisini ağlar halde beşikte buluyorlar. Bugün müneccimler, uzun süre yıldızlarda belirsiz şekilde gözetlemekle yetindiklerini, bezlere bürünmüş olarak açıkça görebiliyorlar. Bugün müneccimler, büyük bir şaşkınlık içinde yemlikte gördüklerini yorumluyorlar. Dünyaya inmiş olan gökyüzü, gök-yüzüne yükselen dünya, Tanrı’da insan, insanda Tanrı ve tüm dünyanın içeremediğini ufacık bir vücutta sığdırılmış.
 Görünce de inanıyorlar, tartışmıyorlar ve simgesel armağanları ile onun kim olduğunu ilan ediyorlar. Buhurla onu Tanrı olarak tanıyorlar, altınla kral diye kabul ediyorlar ve mür ile ölmesi beklenene karşı duydukları inancı belirtiyorlar.
 Bundandır ki, sonuncu olan putperestler birinci oldu. Çünkü o zamanlarda inanmayanların inancı müneccimlerinki ile başlatılmış oldu.
 Bugün Mesih, dünyanın günahlarını yıkamak için Ürdün nehrine girdi. Yahya da bunun için gelmiş olduğunu kanıtlıyor: "İşte, dünyanın günahını ortadan kaldıran Tanrı Kuzusu" (Yu. 1, 29). Bugün uşak efendisini elinde tutuyor. İnsan Tanrı’yı, Yahya Mesih'i, affetmek için değil, affedilmek için tutuyor.
 Bugün Peygamberin dediği gibi: "Rabbin sesi sular üstündedir" (Mez. 28, 3). Hangi ses? "Sevgili Oğlum budur, ondan hoşnudum" (Mat. 3, 17).
 Bugün Kutsal Ruh, bir güvercin şeklinde suların üze-rinde süzülüyor ki, tufanın sona ermiş olduğunu bildiren Nuh'un güvercini gibi, dünyanın sonsuz batışının da sona erdiği anlaşılsın. Diğeri gibi, eski zeytin ağacının bir dalını getirmedi; fakat Peygamberin önceden: "Bunun için Tanrı, senin Tanrı’nın, seni arkadaşlarından ziyade meserret yağı ile meshetti" (Mez. 44, 8) diyerek, bildirdiği olayın gerçekleşmesi için yeni karizmanın tüm verimliliğini, yeni atanın başına serpiştirdi.
 Bugün Mesih suyu şaraba dönüştürerek, göksel mucizelere yol açıyor; oysa su daha sonra kan gizine dönüşecekti ki, Mesih içmek isteyenlere lütfunun gücü ile dolu el değmemiş kaseler sunabilsin. Böylece Peygamberin sözü, "Kasem taşıyor" gerçekleşiyordu (Mez. 22, 5).
  
 RESPONSORİUM                                                                                                                                 1. Yu. 4, 14; 1, 9        
 ¥ Biz kendi gözlerimizle gördük ve tanıklık ediyoruz. * Baba kendi Oğlu’nu dünyanın kurtarıcısı olarak gönderdi.  
 ¶ O, günahlarımızı bağışlayıp bizi her kötülükten arındırmak için geldi. 
 ¥ Baba kendi Oğlu’nu dünyanın kurtarıcısı olarak gönderdi.  
  
 İncil: Matta 4, 12-17. 23-25
  
 DUA
 Ebedi ve her şeye kadir Tanrı, biricik Oğlu’nun doğu-şu vasıtasıyla yeni bir ışıkla kendini tanıtmak istedin. Sana yalvarıyoruz: Ebedi Kelam, Bakire Meryem’den doğmakla, ölümlü bedeni alarak bizim kardeşimiz ol-mayı istedi, bizlerin de onun krallığında, şanını pay-laşmamızı sağla. Tanrı olan o, Kutsal Ruh’un birliğin-de asırlar boyunca hükmederek yaşar. Âmin.