Kutsal Kitab’ın Okunması
Birinci okuma Sayılar 21,4-9 Mezmur 78 İkinci okuma Filip. 2,6-11 İncil Yh. 3,13-17
Bugünkü bayram İmparator Konstantin tarafından, Yeruşalem’de Golgota’da ve İsa’nın Kutsal Mezarı üzerinde inşaa edilmiş büyük kiliselerin, yani bazilikaların takdis edilişinden kaynaklanmaktadır. Bu kiliseler imanımızın en kutsal ve en anlamlı yerlerini onurlandırmak ve korumak için yapılmışlardı. Mesih İsa Golgota’da öldü ve yanındaki bahçede, yeni bir mezara konulmuştur; bu mezardan üçüncü günde dirilmiştir.
Bugün, İsa’nın orada yaşadığı olayları derin derin düşünmek için, onları daha dolu bir şekilde anlamak için, onlardan gelen kurtuluşu tatmak için ve onları yaşayan İsa açısından öğrenmiş olmak için, ruhumuzla oraya gidelim. Birinci okuma bizi Sina çölüne götürmektedir: orada İsrail halkının, Mısır’dan çıkış sırasında yaşadığı her olay, İnsanoğlu Rab İsa ile ilgili gerçeklerin sembolüdür! Orada halk, yorgunluktan, açlıktan ve susuzluktan dolayı, Allah’a ve O’nun hizmetkarı olan Musa’ya karşı homurdanıyor. Bu şekilde halkın kavuştuğu özgürlüğü değerlendirmemesini, kendine eşlik eden ve kendisini koruyan Allah’a güvenmemesini gösteriyor. Bu şekilde halk; Allah’ı, kendisini seven ve kurtuluşa götüren bir peder olarak değil, tersine kendi rahatlığına ve maddi gelişmesine hizmet eden biri olarak görmesini gösteriyor. Bunun için onlar, yılanların zehrinden gelen ölümü, güvensizliğin ve homurdanmanın günahının sonucu olarak görüyorlar. Kendilerinin günahkar olduğunu bilen halk, kurtuluş için yalvarmaya kendini layık hissetmeyip, Musa’nın bunu yapmasını rica ediyor. Allah, dostu olan Musa’nın duasını dineyip onu yerine getiriyor.

Kurtuluş geliyor, fakat büyülü bir tarzda değil: Allah, kurtulmayı isteyene, itaat ve kolay olsa da bir iman eylemini teklif ediyor. Yılan tarafından ısırılmış kimse, sırık üzerine kaldırılmış tunç yılana bakarsa, yaşayacaktır! İncil’de İsa bu olayın peygamberliğini açıklamaktadır. Hangimiz yılan, Adem’i kandıran o yılan tarafından ısırılmadı? Bütün insanlar günahkarlar, hepimiz imansızlık, Allah’a olan güvensizlik, O’ndan gizleme ve O’na itaat etmeme eğilimlerini, Adem’den, miras olarak, aldık. Bu güvensizliğin sonuçları herkes için acı çekme kaynağıdır ve günlük ilişkilerimizi bozuyorlar. Bunun için hepimizin kurtuluşa ihtiyacımız var. Hepimiz içimizde, şeytan olan eski yılandan gelen ölüm izlerini taşımaktayız. Kim kurtulabilir? Dönüşsüz bir ceza altında mıyız? Ne yapabiliriz?
İşte Allah bize bize çareyi sunmaktadır. O bize, bizi kurtarabilen kolay ve sevinçli bir itaati öneriyor. Kendisinin yukarıya kaldırılmasına izin vermiş Olan’a, İsa’ya bakalım, İnsanoğlunun asıldığı haça doğru gözlerimizi çevirelim ve böylece kurtulmuş olacağız! Kaldırılmış olan İsa, kurtuluşumuzdur. O, haçtan bakışımızı Kendine çekiyor: O’nu seveceğiz, bize verdiği örneği izlersek, Sözünü dinleyeceğiz, O’nun arzularına itaat edeceğiz, bize verdiği örneği izleyeceğiz ve mutlu olacağız, hizmet etmeyi ve başkalarına kardeş olarak bakmayı bileceğiz! Tunç yılan gibi kaldırılmış Olan, kurtulalım diye bir şeyi yapabilmemiz için, Allah’ın bize verdiği armağandır! Sevgiyle O’na bakabiliriz ve O’na sevgi ile baktığımızda Ruh’unu içimize kabul edebileceğiz. Bu, bizi kurtaran itaattir! Aziz Pavlus da İsa’nın ölümünde, günahkarlar için O’nun büyük sevgisini görmemize yardımcı oluyor: O, bizim için “Allah’ın özdeşliğinden olmakla birlikte, Allah’a eşit olmayı elde edilmiş bir hak saymadı”, tersine insanın güçsüzlüğünü ve acılarını yaşadı ve ölüm aşağılanmasını bile kabul etti! O’nun o kadar büyük sevgisinden dolayı, Allah O’nu yüceltti, O’na tapmamız, O’nu övüp sevmemiz için, O’nu gözlerimizin önüne koydu. Allah O’nu yüceltti ve bizler de O’nu hayatımızın Allah’ı ve Rabbi olarak kabul ediyoruz!
Bugün Mesih İsa’nın kanı sayesinde kurtulduğumuz için, O’na özel bir minnetle teşekkür edelim! İsa’nın kendini feda eden sevgisi, Peder Allah’ın bizi sevdiğinin en büyük ve en güzel ispatıdır! Peder’in Kendisi bize, İsa’yı, emin kurtuluş olarak, gönderdi: O’na sıkıca tutunuyorsak, affedilip ilahi hayatta kabul edileceğiz!
Her haç imgesi, ister kolyede taşıdığımız, ister evimizde astığımız olsun, bize Allah’ın, İsa’nın ölümünün aşağılanma pahasına olan sevgisini hatırlamaktadır! Bu hatıra acılarımızı, İsa’nın Peder’e olan sunuşunun devamı olarak taşımamıza, insanlığın kurtuluşu için O’nunla beraber işbirliği yapmamıza yardımcı oluyor. Ve O’nun dirilişinin hatırası, bizi sevinçle dolduruyor ve ebedi şanlı hayatı alma ümidimizi güçlendiriyor!
P. Vigilio Covi
Sorelle Fraternità Gesù Risorto – Konya
miriam@cinquepani.it
