PASKALYA DEVRESİ II: CUMA

İncil: Yuhanna 6, 1-15

Bundan sonra İsa, Celile Taberiye Gölü’nün karşı yakasına geçti. Ardından büyük bir kalabalık gidiyordu. Çünkü hastalar üzerinde yaptığı mucizeleri görmüşlerdi. İsa dağa çıkıp orada öğrencileriyle birlikte oturdu. Yahudiler’in Fısıh Bayramı yakındı. İsa başını kaldırıp büyük bir kalabalığın kendisine doğru geldiğini görünce Filipus’a, “Bunları doyurmak için nereden ekmek alalım?” diye sordu. Bu sözü onu denemek için söyledi, aslında kendisi ne yapacağını biliyordu.

Filipus O’na şu yanıtı verdi: “Her birinin bir lokma yiyebilmesi için iki yüz dinarlık ekmek bile yetmez.” Öğrencilerinden biri, Simun Petrus’un kardeşi Andreas, İsa’ya dedi ki,

“Burada beş arpa ekmeğiyle iki balığı olan bir çocuk var. Ama bu kadar adam

için bunlar nedir ki?”

İsa, “Halkı yere oturtun” dedi.

Orası çayırlıktı. Böylece halk yere oturdu. Yaklaşık beş bin erkek vardı. İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi. Herkes doyunca İsa öğrencilerine, “Artakalan parçaları toplayın, hiçbir şey ziyan olmasın” dedi.

Onlar da topladılar. Yedikleri beş arpa ekmeğinden artakalan parçalarla on iki sepet doldurdular.

Halk, İsa’nın yaptığı mucizeyi görünce, “Gerçekten dünyaya gelecek olan peygamber budur” dedi.

İsa onların gelip kendisini kral yapmak üzere zorla götüreceklerini bildiğinden tek başına yine dağa çekildi.

PASKALYA DEVRESİ 2. PERŞEMBE

İncil: Yuhanna 3, 31-36

Yukarıdan gelen, herkesten üstündür. Dünyadan olan dünyaya aittir ve dünyadan söz eder. Gökten gelen ise, herkesten üstündür. Ne görmüş ne işitmişse ona tanıklık eder, ama tanıklığını kimse kabul etmez. O’nun tanıklığını kabul eden, Tanrı’nın gerçek olduğuna mührünü basmıştır. Tanrı’nın gönderdiği kişi Tanrı’nın sözlerini söyler. Çünkü Tanrı, Ruh’u ölçüyle vermez. Baba Oğul’u sever; her şeyi O’na teslim etmiştir. Oğul’a iman edenin sonsuz yaşamı vardır. Ama Oğul’un sözünü dinlemeyen yaşamı görmeyecektir. Tanrı’nın gazabı böylesinin üzerinde kalır.

PASKALYA DEVRESİ II. ÇARŞAMBA

İncil: Yuhanna 3, 16-21

Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu’nu verdi. Öyle ki, O’na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun. Tanrı, Oğlu’nu dünyayı yargılamak için göndermedi, dünya O’nun aracılığıyla kurtulsun diye gönderdi.

O’na iman eden yargılanmaz, iman etmeyen ise zaten yargılanmıştır. Çünkü Tanrı’nın biricik Oğlu’nun adına iman etmemiştir. Yargı da şudur: Dünyaya ışık geldi, ama insanlar ışık yerine karanlığı sevdiler. Çünkü yaptıkları işler kötüydü. Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz. Ama gerçeği uygulayan kişi yaptıklarını, Tanrı’ya dayanarak yaptığını göstermek için ışığa gelir.

PASKALYA DEVRESİ II. HAFTA SALI

İncil: Yuhanna 3, 7-15

 Sana, ‘Yeniden doğmalısınız’ dediğime şaşma. Yel dilediği yerde eser; sesini işitirsin, ama nereden gelip nereye gittiğini bilemezsin. Ruh’tan doğan herkes böyledir.” Nikodim İsa’ya, “Bunlar nasıl olabilir?” diye sordu.

İsa ona şöyle yanıt verdi: “Sen İsrail’in öğretmeni olduğun halde bunları anlamıyor musun?

Sana doğrusunu söyleyeyim, biz bildiğimizi söylüyoruz, gördüğümüze tanıklık ediyoruz. Sizler ise bizim tanıklığımızı kabul etmiyorsunuz. Sizlere yeryüzüyle ilgili şeyleri söylediğim zaman inanmazsanız, gökle ilgili şeyleri söylediğimde nasıl inanacaksınız? Gökten inmiş olan İnsanoğlu’ndan başka hiç kimse göğe çıkmamıştır. Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa, İnsanoğlu’nun da öylece yukarı kaldırılması gerekir. Öyle ki, O’na iman eden herkes sonsuz yaşama kavuşsun.

PASKALYA DEVRESİ II. HAFTA PAZARTESİ

İncil: Yuhanna 3, 1-8

Yahudiler’in Nikodim adlı bir önderi vardı. Ferisiler’den olan bu adam bir gece İsa’ya gelerek, “Rabbî, senin Tanrı’dan gelmiş bir öğretmen olduğunu biliyoruz. Çünkü Tanrı kendisiyle olmadıkça kimse senin yaptığın bu mucizeleri yapamaz” dedi.

İsa ona şu karşılığı verdi: “Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı’nın Egemenliği’ni göremez.”

Nikodim, “Yaşlanmış bir adam nasıl doğabilir? Annesinin rahmine ikinci kez girip doğabilir mi?” diye sordu.

İsa şöyle yanıt verdi: “Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse sudan ve Ruh’tan doğmadıkça Tanrı’nın Egemenliği’ne giremez. Bedenden doğan bedendir, Ruh’tan doğan ruhtur. Sana, ‘Yeniden doğmalısınız’ dediğime şaşma. Yel dilediği yerde eser; sesini işitirsin, ama nereden gelip nereye gittiğini bilemezsin. Ruh’tan doğan herkes böyledir.”

PASKALYA’NIN SEKİZİNCİ GÜNÜ

İncil: Yuhanna 20, 19-31

Haftanın o ilk günü akşam olunca, öğrencilerin Yahudi yetkililerden korkusu nedeniyle bulundukları yerin kapıları kapalıyken İsa geldi, ortalarında durup, “Size esenlik olsun!” dedi. Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve böğrünü gösterdi. Öğrenciler Rab’bi görünce sevindiler. İsa yine onlara, “Size esenlik olsun!” dedi. “Baba beni gönderdiği gibi, ben de sizi gönderiyorum.” Bunu söyledikten sonra onların üzerine üfleyerek, “Kutsal Ruh’u alın!”

dedi. “Kimin günahlarını bağışlarsanız, bağışlanmış olur; kimin günahlarını bağışlamazsanız, bağışlanmamış kalır.” Onikiler’den biri, “İkiz” diye anılan Tomas, İsa geldiğinde onlarla birlikte değildi. Öbür öğrenciler ona, “Biz Rab’bi gördük!” dediler. Tomas ise, “O’nun ellerinde çivilerin izini görmedikçe, çivilerin izine parmağımla dokunmadıkça ve elimi böğrüne sokmadıkça inanmam” dedi. Sekiz gün sonra İsa’nın öğrencileri yine evdeydiler. Tomas da onlarla birlikteydi. Kapılar kapalıyken İsa gelip ortalarında durdu, “Size esenlik olsun!” dedi. Sonra Tomas’a, “Parmağını uzat” dedi, “Ellerime bak, elini uzat, böğrüme koy. İmansız olma, imanlı ol!” Tomas O’na, “Rabbim ve Tanrım!” diye yanıtladı. İsa, “Beni gördüğün için mi iman ettin?” dedi. “Görmeden iman edenlere ne mutlu!”

İsa, öğrencilerinin önünde, bu kitapta yazılı olmayan başka birçok doğaüstü belirti gerçekleştirdi. Ne var ki yazılanlar, İsa’nın, Tanrı’nın Oğlu Mesih olduğuna iman edesiniz ve iman ederek O’nun adıyla yaşama kavuşasınız diye yazılmıştır.

PASKALYA HAFTASI 1. CUMARTESİ

İncil: Markos 16, 9-15

İsa, haftanın ilk günü sabah erkenden dirildiği zaman önce Mecdelli Meryem’e göründü. Ondan yedi cin kovmuştu. Meryem gitti, İsa’yla bulunmuş olan, şimdiyse yas tutup gözyaşı döken öğrencilerine haberi verdi. Ne var ki onlar, İsa’nın yaşadığını, Meryem’e göründüğünü duyunca inanmadılar.

Bundan sonra İsa kırlara doğru yürümekte olan öğrencilerinden ikisine değişik bir biçimde göründü. Bunlar geri dönüp öbürlerine haber verdiler, ama öbürleri bunlara da inanmadılar.

İsa daha sonra, sofrada otururlarken Onbirler’e göründü. Onları imansızlıklarından ve yüreklerinin duygusuzluğundan ötürü azarladı. Çünkü kendisini diri görenlere inanmamışlardı.

İsa onlara şöyle buyurdu: “Dünyanın her yanına gidin, Müjde’yi bütün yaratılışa duyurun.

PASKALYA DEVRESİ 1. CUMA

İncil: Yuhanna 21, 1-14

 Bundan sonra İsa Taberiye Gölü’nün kenarında öğrencilerine yine göründü. Bu da şöyle oldu: Simun Petrus, “İkiz” diye anılan Tomas, Celile’nin Kana Köyü’nden Natanel, Zebedi’nin oğulları ve İsa’nın öğrencilerinden iki kişi daha birlikte bulunuyorlardı. Simun Petrus ötekilere, “Ben balık tutmaya gidiyorum” dedi. Onlar, “Biz de seninle geliyoruz” dediler.

Dışarı çıkıp tekneye bindiler. Ama o gece bir şey tutamadılar. Sabah olurken İsa kıyıda duruyordu. Ne var ki öğrenciler, O’nun İsa olduğunu anlamadılar.

İsa, “Çocuklar, balığınız yok mu?” diye sordu.

“Yok” dediler.

İsa, “Ağı teknenin sağ yanına atın, tutarsınız” dedi. Bunun üzerine ağı attılar. O kadar çok balık tuttular ki, artık ağı çekemez olmuşlardı.

İsa’nın sevdiği öğrenci, Petrus’a, “Bu Rab’dir!” dedi.

Simun Petrus O’nun Rab olduğunu işitince üzerinden çıkarmış olduğu üstlüğü giyip göle atladı. Öbür öğrenciler balık dolu ağı çekerek tekneyle geldiler. Çünkü karadan ancak iki yüz arşın kadar uzaktaydılar.

Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.

İsa onlara, “Şimdi tuttuğunuz balıklardan getirin” dedi. Simun Petrus tekneye atladı ve tam yüz elli üç iri balıkla yüklü ağı karaya çekti. Bu kadar çok balık olduğu halde ağ yırtılmamıştı.

İsa onlara, “Gelin, yemek yiyin” dedi.

Öğrencilerden hiçbiri O’na, “Sen kimsin?” diye sormaya cesaret edemedi. Çünkü O’nun Rab olduğunu biliyorlardı.

İsa gidip ekmeği aldı, onlara verdi. Aynı şekilde balıkları da verdi. İşte bu, İsa’nın ölümden dirildikten sonra öğrencilere üçüncü görünüşüydü.

PASKALYA DEVRESİ 1. PERŞEMBE

İncil:  Luka 24, 35-48

Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsa’yı nasıl tanıdıklarını anlattılar.

Bunları anlatırlarken İsa gelip aralarında durdu. Onlara, “Size esenlik olsun!” dedi. Ürktüler, bir hayalet gördüklerini sanarak korkuya kapıldılar. İsa onlara, “Neden telaşlanıyorsunuz? Neden kuşkular doğuyor içinizde?” dedi.

“Ellerime, ayaklarıma bakın; işte benim! Dokunun da görün. Hayaletin eti kemiği olmaz, ama görüyorsunuz, benim var.”

Bunu söyledikten sonra onlara ellerini ve ayaklarını gösterdi. Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, “Sizde yiyecek bir şey var mı?” diye sordu. Kendisine bir parça kızarmış balık verdiler. İsa onu alıp gözlerinin önünde yedi.

Sonra onlara şöyle dedi: “Daha sizlerle birlikteyken, ‘Musa’nın Yasası’nda, peygamberlerin yazılarında ve Mezmurlar’da benimle ilgili yazılmış olanların tümünün gerçekleşmesi gerektir’ demiştim.”

Bundan sonra Kutsal Yazılar’ı anlayabilmeleri için zihinlerini açtı. Onlara dedi ki, “Şöyle yazılmıştır: Mesih acı çekecek ve üçüncü gün ölümden dirilecek; günahların bağışlanması için tövbe çağrısı da Yeruşalim’den başlayarak bütün uluslara O’nun adıyla duyurulacak. Sizler bu olayların tanıklarısınız.

PASKALYA DEVRESİ 1. ÇARŞAMBA

İncil: Luka 24, 13-35

 Aynı gün öğrencilerden ikisi, Yeruşalim’den altmış ok atımı uzaklıkta bulunan ve Emmaus denilen bir köye gitmekteydiler. Bütün bu olup bitenleri kendi aralarında konuşuyorlardı.

Bunları konuşup tartışırlarken İsa yanlarına geldi ve onlarla birlikte yürümeye başladı.

Ama onların gözleri O’nu tanıma gücünden yoksun bırakılmıştı.

İsa, “Yolda birbirinizle ne tartışıp duruyorsunuz?” dedi.

Üzgün bir halde, oldukları yerde durdular. Bunlardan adı Kleopas olan O’na, “Yeruşalim’de bulunup da bu günlerde orada olup bitenleri bilmeyen tek yabancı sen misin?” diye karşılık verdi.

İsa onlara, “Hangi olup bitenleri?” dedi.

O’na, “Nasıralı İsa’yla ilgili olayları” dediler. “O adam, Tanrı’nın ve bütün halkın önünde gerek söz, gerek eylemde güçlü bir peygamberdi. Başkâhinlerle yöneticilerimiz O’nu, ölüm cezasına çarptırmak için valiye teslim ederek çarmıha gerdirdiler; oysa biz O’nun, İsrail’i kurtaracak kişi olduğunu ummuştuk. Dahası var, bu olaylar olalı üç gün oldu ve aramızdan bazı kadınlar bizi şaşkına çevirdiler. Bu sabah erkenden mezara gittiklerinde, O’nun cesedini bulamamışlar. Sonra geldiler, bir görümde, İsa’nın yaşamakta olduğunu bildiren melekler gördüklerini söylediler. Bizimle birlikte olanlardan bazıları mezara gitmiş ve durumu, tam

kadınların anlatmış olduğu gibi bulmuşlar. Ama O’nu görmemişler.”

İsa onlara, “Sizi akılsızlar! Peygamberlerin bütün söylediklerine inanmakta ağır davranan kişiler! Mesih’in bu acıları çekmesi ve yüceliğine kavuşması gerekli değil miydi?” dedi.

Sonra Musa’nın ve bütün peygamberlerin yazılarından başlayarak, Kutsal Yazılar’ın hepsinde kendisiyle ilgili olanları onlara açıkladı. Gitmekte oldukları köye yaklaştıkları sırada İsa, yoluna devam edecekmiş gibi davrandı. Ama onlar, “Bizimle kal. Neredeyse akşam olacak, gün batmak üzere” diyerek O’nu zorladılar. Böylece İsa onlarla birlikte kalmak üzere içeri girdi. Onlarla sofrada otururken İsa ekmek aldı, şükretti ve ekmeği bölüp onlara verdi.

O zaman onların gözleri açıldı ve kendisini tanıdılar. İsa ise gözlerinin önünden kayboldu. Onlar birbirine, “Yolda kendisi bizimle konuşurken ve Kutsal Yazılar’ı bize açıklarken yüreklerimiz nasıl da sevinçle çarpıyordu, değil mi?” dediler. Kalkıp hemen Yeruşalim’e döndüler. Onbirler’i ve onlarla birlikte olanları toplanmış buldular.

Bunlar, “Rab gerçekten dirildi, Simun’a görünmüş!” diyorlardı.

Kendileri de yolda olup bitenleri ve ekmeği böldüğü zaman İsa’yı nasıl tanıdıklarını anlattılar.

RAB’BİN DİRİLİŞİNİN PASKALYASI

Matta İncilinden                                                                                                               28, 1-10

O ölülerden dirildi ve sizi Celile’de bekliyor.

Şabat Günü’nü izleyen haftanın ilk günü, tan yeri ağarırken, Mecdelli Meryem ile öbür Meryem mezarı görmeye gittiler. Ansızın büyük bir deprem oldu. Rab’bin bir meleği gökten indi ve mezara gidip taşı bir yana yuvarlayarak üzerine oturdu. Görünüşü şimşek gibi, giysileri ise kar gibi bembeyazdı. Nöbetçiler korkudan titremeye başladılar, sonra ölü gibi yere yıkıldılar.

Melek kadınlara şöyle seslendi: “Korkmayın! Çarmıha gerilen İsa’yı aradığınızı biliyorum. O burada yok; söylemiş olduğu gibi dirildi. Gelin, O’nun yattığı yeri görün. Çabuk gidin, öğrencilerine şöyle deyin: ‘İsa ölümden dirildi. Sizden önce Celile’ye gidiyor, kendi-sini orada göreceksiniz.’ İşte ben size söylemiş bulunuyorum.”

Kadınlar korku ve büyük sevinç içinde hemen mezardan uzaklaştılar; koşarak İsa’nın öğrencilerine haber vermeye gittiler. İsa ansızın karşılarına çıktı, “Selam!” dedi. Yaklaşıp İsa’nın ayaklarına sarılarak O’na tapındılar. O zaman İsa, “Korkmayın!” dedi. “Gidip kardeşlerime haber verin, Celile’ye gitsinler, beni orada görecekler.”

MESİH İSA’NIN ISTIRAPLARININ KUTSAL CUMARTESİ GÜNÜ

İncil: B Yılı: Markos 16, 1-8;

Şabat Günü geçince, Mecdelli Meryem, Yakup’un annesi Meryem ve Salome gidip İsa’nın cesedine sürmek üzere baharat satın aldılar. Haftanın ilk günü sabah çok erkenden, güneşin doğuşuyla birlikte mezara gittiler. Aralarında, “Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?” diye konuşuyorlardı. Başlarını kaldırıp bakınca, o kocaman taşın yana yuvarlanmış olduğunu gördüler. Mezara girip sağ tarafta, beyaz kaftan giyinmiş genç bir adamın oturduğunu görünce çok şaşırdılar. Adam onlara, “Şaşırmayın!” dedi. “Çarmıha gerilen Nasıralı İsa’yı arıyorsunuz. O dirildi, burada yok. İşte O’nu yatırdıkları yer.

Şimdi öğrencilerine ve Petrus’a gidip şöyle deyin: ‘İsa sizden önce Celile’ye gidiyor. Size bildirdiği gibi, kendisini orada göreceksiniz.'” Kadınlar mezardan çıkıp kaçtılar. Onları bir titreme, bir şaşkınlık almıştı. Korkularından kimseye bir şey söylemediler.

MESİH İSA’NIN ISTIRAPLARININ KUTSAL CUMA GÜNÜ

İncil: Yuhanna 18, 1-19. 42

İsa bu sözleri söyledikten sonra öğrencileriyle birlikte dışarı çıkıp Kidron Vadisi’nin ötesine geçti. Orada bir bahçe vardı. İsa’yla öğrencileri bu bahçeye girdiler. O’na ihanet eden Yahuda da burayı biliyordu. Çünkü İsa, öğrencileriyle orada sık sık buluşurdu. Böylece Yahuda yanına bir bölük askerle başkâhinlerin ve Ferisiler’in gönderdiği görevlileri alarak oraya geldi. Onların ellerinde fenerler, meşaleler ve silahlar vardı.

İsa, başına geleceklerin hepsini biliyordu. Öne çıkıp onlara, “Kimi arıyorsunuz?” diye sordu.

“Nasıralı İsa’yı” diye karşılık verdiler. İsa onlara, “Benim” dedi.

O’na ihanet eden Yahuda da onlarla birlikte duruyordu. İsa, “Benim” deyince gerileyip yere düştüler. Bunun üzerine İsa onlara yine, “Kimi arıyorsunuz?” diye sordu. “Nasıralı İsa’yı” dediler.

İsa, “Size söyledim, benim” dedi. “Eğer beni arıyorsanız, bunları bırakın gitsinler.”

Kendisinin daha önce söylediği, “Senin bana verdiklerinden hiçbirini yitirmedim” şeklindeki sözü yerine gelsin diye böyle konuştu. Simun Petrus yanında taşıdığı kılıcı çekti, başkâhinin Malkus adındaki kölesine vurup sağ kulağını kopardı. İsa Petrus’a, “Kılıcını kınına koy! Baba’nın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?” dedi.

Bunun üzerine komutanla buyruğundaki asker bölüğü ve Yahudi görevliler İsa’yı tutup bağladılar. O’nu önce, o yıl başkâhin olan Kayafa’nın kayınbabası Hanan’a götürdüler.

Halkın uğruna bir tek adamın ölmesinin daha uygun olacağını Yahudi yetkililere telkin eden Kayafa idi. Simun Petrus’la başka bir öğrenci İsa’nın ardından gidiyorlardı. O öğrenci başkâhinin tanıdığı olduğu için İsa’yla birlikte başkâhinin avlusuna girdi.

Petrus ise dışarıda, kapının yanında duruyordu. Başkâhinin tanıdığı öğrenci dışarı çıkıp kapıcı kızla konuştu ve Petrus’u içeri getirdi. Kapıcı kız Petrus’a, “Sen de bu adamın öğrencilerinden değil misin?” diye sordu.

Petrus, “Hayır, değilim” dedi. Hava soğuk olduğu için köleler ve nöbetçiler yaktıkları kömür ateşinin çevresinde durmuş ısınıyorlardı. Petrus da onlarla birlikte ayakta ısınıyordu. Başkâhin İsa’ya, öğrencileri ve öğretisiyle ilgili sorular sordu.

KUTSAL HAFTA PERŞEMBE GÜNÜ

İncil: Yuhanna 13, 1-15

Fısıh Bayramı’ndan önceydi. İsa, bu dünyadan ayrılıp Baba’ya gideceği saatin geldiğini biliyordu. Dünyada kendisine ait olanları hep sevmişti; sonuna kadar da sevdi. Akşam yemeği sırasında İblis, Simun İskariot’un oğlu Yahuda’nın yüreğine İsa’ya ihanet etme isteğini koymuştu bile. İsa, Baba’nın her şeyi kendisine teslim ettiğini, kendisinin Tanrı’dan çıkıp geldiğini ve Tanrı’ya döneceğini biliyordu. Yemekten kalktı, üstlüğünü bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı. Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı.

İsa, Simun Petrus’a geldi. Simun, “Ya Rab, ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?” dedi. İsa ona şu yanıtı verdi: “Ne yaptığımı şimdi anlayamazsın, ama sonra anlayacaksın.”

Petrus, “Benim ayaklarımı asla yıkamayacaksın!” dedi. İsa, “Yıkamazsam yanımda yerin olmaz” diye yanıtladı. Simun Petrus, “Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!” dedi. İsa ona dedi ki, “Yıkanmış olan tamamen temizdir; ayaklarının yıkanmasından başka şeye ihtiyacı yoktur. Sizler temizsiniz, ama hepiniz değil.” İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, “Hepiniz temiz değilsiniz” demişti.

Onların ayaklarını yıkadıktan sonra giyinip yine sofraya oturdu. “Size ne yaptığımı anlıyor musunuz?” dedi. “Siz beni Öğretmen ve Rab diye çağırıyorsunuz. Doğru söylüyorsunuz, öyleyim. Ben Rab ve Öğretmen olduğum halde ayaklarınızı yıkadım; öyleyse, sizler de birbirinizin ayaklarını yıkamalısınız. Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek gösterdim.

KUTSAL HAFTA ÇARŞAMBA

 İncil: Matta 26, 14-25

O sırada Onikiler’den biri -adı Yahuda İskariot olanı başkâhinlere giderek, “O’nu ele verirsem bana ne verirsiniz?” dedi. Otuz gümüş tartıp ona verdiler. Yahuda o andan itibaren İsa’yı ele vermek için fırsat kollamaya başladı. Mayasız Ekmek Bayramı’nın ilk günü öğrenciler İsa’nın yanına gelerek, “Fısıh yemeğini yemen için nerede hazırlık yapmamızı istersin?” diye sordular. İsa onlara, “Kente varıp o adamın evine gidin” dedi. “Ona şöyle deyin: ‘Öğretmen diyor ki, zamanım yaklaştı. Fısıh Bayramı’nı, öğrencilerimle birlikte senin evinde kutlayacağım.'” Öğrenciler, İsa’nın buyruğunu yerine getirerek Fısıh yemeği için hazırlık yaptılar. Akşam olunca İsa on iki öğrencisiyle yemeğe oturdu. Yemek yerlerken, “Size doğrusunu söyleyeyim, sizden biri bana ihanet edecek” dedi. Bu söz onları kedere boğdu. Teker teker, “Ya Rab, beni demek istemedin ya?” diye sormaya başladılar. O da, “Bana ihanet edecek olan” dedi, “Elindeki ekmeği benimle birlikte sahana batırandır. İnsanoğlu, kendisi için yazılmış olduğu gibi gidiyor, ama İnsanoğlu’na ihanet edenin vay haline! O adam hiç doğmamış olsaydı, kendisi için daha iyi olurdu.” O’na ihanet edecek olan Yahuda, “Rabbî, yoksa beni mi demek istedin?” diye sordu.

İsa ona, “Söylediğin gibidir” karşılığını verdi.

KUTSAL HAFTA SALI GÜNÜ

İncil: Yuhanna 13, 21-33.36-38

İsa bunları söyledikten sonra ruhunda derin bir sıkıntı duydu. Açıkça konuşarak, “Size doğrusunu söyleyeyim, sizden biri bana ihanet edecek” dedi. Öğrenciler, kimden söz ettiğini merak ederek birbirlerine baktılar. Öğrencilerinden biri İsa’nın göğsüne yaslanmıştı. İsa onu severdi. Simun Petrus bu öğrenciye, kimden söz ettiğini İsa’ya sorması için işaret etti.

O da İsa’nın göğsüne yaslanmış durumda, “Ya Rab, kimdir o?” diye sordu.

İsa, “Lokmayı sahana batırıp kime verirsem odur” diye yanıtladı. Sonra lokmayı batırıp Simun İskariot’un oğlu Yahuda’ya verdi. Yahuda lokmayı alır almaz Şeytan onun içine girdi. İsa da ona, “Yapacağını tez yap!” dedi. Sofrada oturanların hiçbiri, İsa’nın ona bu sözleri neden söylediğini anlamadı.

Para kutusu Yahuda’da olduğundan, bazıları İsa’nın ona, “Bayram için bize gerekli şeyleri al” ya da, “Yoksullara bir şey ver” demek istediğini sandılar. Yahuda lokmayı aldıktan hemen sonra dışarı çıktı. Gece olmuştu.

Yahuda dışarı çıkınca İsa, “İnsanoğlu şimdi yüceltildi” dedi. “Tanrı da O’nda yüceltildi. Tanrı O’nda yüceltildiğine göre, Tanrı da O’nu kendinde yüceltecek. Hem de hemen yüceltecektir.

Çocuklar! Kısa bir süre daha sizinleyim. Beni arayacaksınız, ama Yahudiler’e söylediğim gibi, şimdi size de söylüyorum, benim gideceğim yere siz gelemezsiniz.

Simun Petrus O’na, “Ya Rab, nereye gidiyorsun?” diye sordu. İsa, “Gideceğim yere şimdi ardımdan gelemezsin, ama sonra geleceksin” diye yanıtladı.

Petrus, “Ya Rab, neden şimdi senin ardından gelemeyeyim? Senin için canımı veririm!” dedi.

İsa şöyle yanıtladı: “Benim için canını mı vereceksin? Sana doğrusunu söyleyeyim, horoz ötmeden beni üç kez inkâr edeceksin.”

ORUÇ DEVRESİ 6. PAZARTESİ KUTSAL PAZARTESİ

İncil: Yuhanna 12, 1-11

İsa, Fısıh Bayramı’ndan altı gün önce, ölümden dirilttiği Lazar’ın bulunduğu Beytanya’ya geldi. Orada kendisi için bir ziyafet düzenlediler. Marta hizmet ediyordu. İsa’yla birlikte sofrada oturanlardan biri de Lazar’dı.  Meryem, çok değerli saf hintsümbülü yağından yarım litre kadar getirerek İsa’nın ayaklarına sürdü ve saçlarıyla ayaklarını sildi. Ev yağın güzel kokusuyla doldu. Ama öğrencilerinden biri, İsa’ya sonradan ihanet eden Yahuda İskariot,

“Bu yağ neden üç yüz dinara satılıp parası yoksullara verilmedi?” dedi.

Bunu, yoksullarla ilgilendiği için değil, hırsız olduğu için söylüyordu.  Ortak para kutusu ondaydı ve kutuya konulandan aşırıyordu. İsa, “Kadını rahat bırak” dedi. “Bunu benim gömüleceğim gün için saklasın. Yoksullar her zaman aranızdadır, ama ben her zaman aranızda olmayacağım.”

Yahudiler’den büyük bir kalabalık İsa’nın Beytanya’da bulunduğunu öğrendi ve yalnız İsa için değil, O’nun ölümden dirilttiği Lazar’ı da görmek için oraya geldi. Başkâhinler ise Lazar’ı da öldürmeyi tasarladılar. Çünkü onun yüzünden birçok Yahudi gidip İsa’ya iman ediyordu.

PALMİYE PAZARI (ZEYTİN DALI BAYRAMI)

İncil:

Markos, 14, 1-15
Fısıh ve Mayasız Ekmek Bayramı’na iki gün kalmıştı. Başkâhinlerle din bilginleri İsa’yı hileyle tutuklayıp öldürmenin bir yolunu arıyorlardı. “Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar” diyorlardı.
İsa Beytanya’da cüzamlı Simun’un evinde sofrada otururken yanına bir kadın geldi. Kadın kaymaktaşından bir kap içinde çok değerli, saf hintsümbülü yağı getirmişti. Kabı kırarak yağı O’nun başına döktü. Bazıları buna kızdılar; birbirlerine, “Bu yağ niçin böyle boş yere
harcandı? Üç yüz dinardan fazlaya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi” diyerek kadını azarlamaya başladılar.
“Kadını rahat bırakın” dedi İsa. “Neden üzüyorsunuz onu? Benim için güzel bir şey yaptı.
Yoksullar her zaman aranızdadır, dilediğiniz anda onlara yardım edebilirsiniz; ama ben her zaman aranızda olmayacağım. Kadın elinden geleni yaptı, beni gömülmeye hazırlamak üzere daha şimdiden bedenimi yağladı. Size doğrusunu söyleyeyim, Müjde dünyanın neresinde duyurulursa, bu kadının yaptığı da onun anılması için anlatılacak.”
Bu arada Onikiler’den biri olan Yahuda İskariot, İsa’yı ele vermek amacıyla başkâhinlerin yanına gitti. Onlar bunu işitince sevindiler, Yahuda’ya para vermeyi vaat ettiler. O da İsa’yı ele vermek için fırsat kollamaya başladı.
Fısıh kurbanının kesildiği Mayasız Ekmek Bayramı’nın ilk günü öğrencileri İsa’ya, “Fısıh yemeğini yemen için nereye gidip hazırlık yapmamızı istersin?” diye sordular. O da öğrencilerinden ikisini şu sözlerle önden gönderdi: “Kente gidin, orada su testisi taşıyan bir adam çıkacak karşınıza. Onu izleyin. Adamın gideceği evin sahibine şöyle deyin ‘Öğretmen, öğrencilerimle birlikte Fısıh yemeğini yiyeceğim konuk odası nerede? diye soruyor.’
Ev sahibi size üst katta döşenmiş, hazır büyük bir oda gösterecek. Orada bizim için hazırlık yapın.”

ORUÇ DEVRESİ 5. CUMARTESİ

İncil: Yuhanna 11, 45 – 57

O zaman, Meryem’e gelen ve İsa’nın yaptıklarını gören Yahudiler’in birçoğu İsa’ya iman etti.

Ama içlerinden bazıları Ferisiler’e giderek İsa’nın yaptıklarını onlara bildirdiler.

Bunun üzerine başkâhinler ve Ferisiler, Yüksek Kurul’u toplayıp dediler ki, “Ne yapacağız? Bu adam birçok doğaüstü belirti gerçekleştiriyor. Böyle devam etmesine izin verirsek, herkes O’na iman edecek. Romalılar da gelip kutsal yerimizi ve ulusumuzu ortadan kaldıracaklar.” İçlerinden biri, o yıl başkâhin olan Kayafa, “Hiçbir şey bilmiyorsunuz” dedi. “Bütün ulus yok olacağına, halk uğruna bir tek adamın ölmesi sizin için daha uygun. Bunu anlamıyor musunuz?” Bunu kendiliğinden söylemiyordu. O yılın başkâhini olarak İsa’nın, ulusun uğruna, ve yalnız ulusun uğruna değil, Tanrı’nın dağılmış çocuklarını toplayıp birleştirmek için de öleceğine ilişkin peygamberlikte bulunuyordu. Böylece o günden itibaren İsa’yı öldürmek için düzen kurmaya başladılar. Bu yüzden İsa artık Yahudiler arasında açıkça dolaşmaz oldu. Oradan ayrılarak çöle yakın bir yere, Efrayim denilen kente gitti. Öğrencileriyle birlikte orada kaldı. Yahudiler’in Fısıh Bayramı yakındı. Taşradakilerin birçoğu bayramdan  önce arınmak için Yeruşalim’e gitti. Orada İsa’yı arayıp durdular. Tapınaktayken birbirlerine, “Ne dersiniz, bayrama hiç gelmeyecek mi?” diye soruyorlardı. Başkâhinlerle Ferisiler O’nu yakalayabilmek için, yerini bilenlerin haber vermesini buyurmuşlardı.

ORUÇ DEVRESİ 5. CUMA

Yuhanna 10, 31-42

Yahudi yetkililer O’nu taşlamak için yerden yine taş aldılar. İsa onlara, “Size Baba’dan kaynaklanan birçok iyi işler gösterdim” dedi. “Bu işlerden hangisi için beni taşlıyorsunuz?”

Şöyle yanıt verdiler: “Seni iyi işlerden ötürü değil, küfür ettiğin için taşlıyoruz. İnsan olduğun halde Tanrı olduğunu ileri sürüyorsun.”

İsa şu karşılığı verdi: “Yasanızda, ‘Siz ilahlarsınız, dedim’ diye yazılı değil mi? Tanrı, kendilerine sözünü gönderdiği kimseleri ilahlar diye adlandırır. Kutsal Yazı da geçerliliğini yitirmez. Baba beni kendine ayırıp dünyaya gönderdi. Öyleyse ‘Tanrı’nın Oğlu’yum’ dediğim için bana nasıl ‘Küfür ediyorsun’ dersiniz? Eğer Babam’ın işlerini yapmıyorsam, bana iman etmeyin. Ama yapıyorsam, bana iman etmeseniz bile, yaptığım işlere iman edin. Öyle ki, Baba’nın bende, benim de Baba’da olduğumu bilesiniz ve anlayasınız.”

O’nu yine yakalamaya çalıştılarsa da, ellerinden sıyrılıp kurtuldu. Tekrar Şeria Irmağı’nın karşı yakasına, Yahya’nın başlangıçta vaftiz ettiği yere gitti ve orada kaldı. Birçokları, “Yahya hiç mucize yapmadı, ama bu adam için söylediklerinin hepsi doğru çıktı” diyerek İsa’ya geldiler. Ve orada birçokları O’na iman etti.

ORUÇ DEVRESİ 5. ÇARŞAMBA

Cage for bird

İncil: Yuhanna 8, 31-42

Yu.8: 31- 32 İsa kendisine iman etmiş olan Yahudiler’e, “Eğer benim sözüme bağlı kalırsanız, gerçekten öğrencilerim olursunuz. Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak” dedi. “Biz İbrahim’in soyundanız” diye karşılık verdiler, “Hiçbir zaman kimseye kölelik etmedik. Nasıl oluyor da sen, ‘Özgür olacaksınız’ diyorsun?”

İsa, “Size doğrusunu söyleyeyim, günah işleyen herkes günahın kölesidir” dedi. “Köle ev halkının sürekli bir üyesi değildir, ama oğul sürekli üyesidir. Bunun için, Oğul sizi özgür kılarsa, gerçekten özgür olursunuz. İbrahim’in soyundan olduğunuzu biliyorum. Yine de beni öldürmek istiyorsunuz. Çünkü yüreğinizde sözüme yer vermiyorsunuz. Ben Babam’ın yanında gördüklerimi söylüyorum, siz de babanızdan işittiklerinizi yapıyorsunuz.”

“Bizim babamız İbrahim’dir” diye karşılık verdiler.

İsa, “İbrahim’in çocukları olsaydınız, İbrahim’in yaptıklarını yapardınız” dedi. “Ama şimdi beni Tanrı’dan işittiği gerçeği sizlere bildireni öldürmek istiyorsunuz. İbrahim bunu yapmadı.

Siz babanızın yaptıklarını yapıyorsunuz.”

“Biz zinadan doğmadık. Bir tek Babamız var, o da Tanrı’dır” dediler.

İsa, “Tanrı Babanız olsaydı, beni severdiniz” dedi. “Çünkü ben Tanrı’dan çıkıp geldim. Kendiliğimden gelmedim, beni O gönderdi.”

ORUÇ DEVRESİ 5. SALI

İncil: Yuhanna 8, 21-30

İsa yine onlara, “Ben gidiyorum. Beni arayacaksınız ve günahınızın içinde öleceksiniz. Benim gideceğim yere siz gelemezsiniz” dedi. Yahudi yetkililer, “Yoksa kendini mi öldürecek?” dediler. “Çünkü ‘Benim gideceğim yere siz gelemezsiniz’ diyor.” İsa onlara, “Siz aşağıdansınız, ben yukarıdanım” dedi. “Siz bu dünyadansınız, ben bu dünyadan değilim.

İşte bu nedenle size, ‘Günahlarınızın içinde öleceksiniz’ dedim. Benim O olduğuma iman etmezseniz, günahlarınızın içinde öleceksiniz.” O’na, “Sen kimsin?” diye sordular.

İsa, “Başlangıçtan beri size ne söyledimse, O’yum” dedi. “Sizinle ilgili söyleyecek ve sizleri yargılayacak çok şeyim var. Beni gönderen gerçektir. Ben O’ndan işittiklerimi dünyaya bildiriyorum.” İsa’nın kendilerine Baba’dan söz ettiğini anlamadılar. Bu nedenle İsa şöyle dedi: “İnsanoğlu’nu yukarı kaldırdığınız zaman benim O olduğumu, kendiliğimden hiçbir şey yapmadığımı, ama tıpkı Baba’nın bana öğrettiği gibi konuştuğumu anlayacaksınız. Beni gönderen benimledir, O beni yalnız bırakmadı. Çünkü ben her zaman O’nu hoşnut edeni yaparım.” Bu sözler üzerine birçokları O’na iman etti.

ORUÇ DEVRESİ 5. PAZARTESİ

İncil: Yuhanna 8, 12-20

İsa yine halka seslenip şöyle dedi: “Ben dünyanın ışığıyım. Benim ardımdan gelen, asla karanlıkta yürümez, yaşam ışığına sahip olur.” Ferisiler, “Sen kendin için tanıklık ediyorsun, tanıklığın geçerli değil” dediler.

İsa onlara şu karşılığı verdi: “Kendim için tanıklık etsem bile tanıklığım geçerlidir. Çünkü nereden geldiğimi ve nereye gideceğimi biliyorum. Oysa siz nereden geldiğimi, nereye gideceğimi bilmiyorsunuz. Siz insan gözüyle yargılıyorsunuz. Ben kimseyi yargılamam.

Yargılasam bile benim yargım doğrudur. Çünkü ben yalnız değilim, ben ve beni gönderen Baba, birlikte yargılarız.

Yasanızda da, ‘İki kişinin tanıklığı geçerlidir’ diye yazılmıştır. Kendim için tanıklık eden bir ben varım, bir de beni gönderen Baba benim için tanıklık ediyor.”

O zaman O’na, “Baban nerede?” diye sordular. İsa şu karşılığı verdi: “Siz ne beni tanırsınız, ne de Babam’ı. Beni tanısaydınız, Babam’ı da tanırdınız.”

İsa bu sözleri tapınakta öğretirken, bağış toplanan yerde söyledi. Kimse O’nu yakalamadı. Çünkü saati henüz gelmemişti.

ORUÇ DEVRESİ 5. PAZAR

İncil: Yuhanna 12, 20-26

Bayramda tapınmak üzere Yeruşalim’e gidenler arasında bazı Grekler vardı. Bunlar, Celile’nin Beytsayda Kenti’nden olan Filipus’a gelerek, “Efendimiz, İsa’yı görmek istiyoruz” diye rica ettiler. Filipus gitti, bunu Andreas’a bildirdi. Andreas ve Filipus da gidip İsa’ya haber  verdiler. İsa, “İnsanoğlu’nun yüceltileceği saat geldi” diye karşılık verdi. “Size doğrusunu söyleyeyim, buğday tanesi toprağa düşüp ölmedikçe yalnız kalır. Ama ölürse çok ürün verir. Canını seven onu yitirir. Ama bu dünyada canını gözden çıkaran onu sonsuz yaşam için koruyacaktır. Bana hizmet etmek isteyen, ardımdan gelsin. Ben neredeysem bana hizmet eden de orada olacak. Baba, bana hizmet edeni onurlandıracaktır.

ORUÇ DEVRESİ 4. CUMARTESİ

İncil: Yuhanna 7, 40-53

Halktan bazıları bu sözleri işitince, “Gerçekten beklediğimiz peygamber budur” dediler.

Bazıları da, “Bu Mesih’tir” diyorlardı. Başkaları ise, “Olamaz! Mesih Celile’den mi gelecek?” dediler. “Kutsal Yazı’da, ‘Mesih, Davut’un soyundan, Davut’un yaşadığı Beytlehem Kenti’nden gelecek’ denmemiş midir?” Böylece İsa’dan dolayı halk arasında ayrılık doğdu.

Bazıları O’nu yakalamak istedilerse de, kimse O’na el sürmedi.

Görevliler geri dönünce, başkâhinlerle Ferisiler, “Niçin O’nu getirmediniz?” diye sordular.

Görevliler, “Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır” karşılığını verdiler. Ferisiler, “Yoksa siz de mi aldandınız?” dediler.

“Önderlerden ya da Ferisiler’den O’na iman eden oldu mu hiç? Kutsal Yasa’yı bilmeyen bu halk lanetlidir.” İçlerinden biri, daha önce İsa’ya gelen Nikodim, onlara şöyle dedi: “Yasamıza göre, bir adamı dinlemeden, ne yaptığını öğrenmeden onu yargılamak doğru mu?” Ona, “Yoksa sen de mi Celile’densin?” diye karşılık verdiler. “Araştır, bak, Celile’den peygamber çıkmaz.” Bundan sonra herkes evine gitti.

ORUÇ DEVRESİ 4. CUMA

İncil: Yuhanna 7, 1-2. 10. 25-30

Bundan sonra İsa Celile’de dolaşmaya başladı. Yahudi yetkililer O’nu öldürmeyi amaçladıkları için Yahudiye’de dolaşmak istemiyordu. Yahudiler’in Çardak Bayramı yaklaşmıştı. Ne var ki, kardeşleri bayramı kutlamaya gidince, kendisi de gitti. Ancak açıktan açığa değil, gizlice gitti. Yeruşalimliler’in bazıları, “Öldürmek istedikleri adam bu değil mi?” diyorlardı. “Bakın, açıkça konuşuyor, O’na bir şey demiyorlar. Yoksa önderler O’nun Mesih olduğunu gerçekten kabul ettiler mi? Ama biz bu adamın nereden geldiğini biliyoruz. Oysa Mesih geldiği zaman O’nun nereden geldiğini kimse bilmeyecek.” O sırada tapınakta öğreten İsa yüksek sesle şöyle dedi: “Hem beni tanıyorsunuz, hem de nereden olduğumu biliyorsunuz! Ben kendiliğimden gelmedim. Beni gönderen gerçektir. O’nu siz tanımıyorsunuz. Ben O’nu tanırım. Çünkü ben O’ndanım, beni O gönderdi.” Bunun üzerine O’nu yakalamak istediler, ama kimse O’na el sürmedi. Çünkü O’nun saati henüz gelmemişti.

ORUÇ DEVRESİ 4. PERŞEMBE

İncil: Yuhanna 5, 31-47
Eğer kendim için ben tanıklık edersem, tanıklığım geçerli olmaz. Ama benim için tanıklık eden başka biri vardır. O’nun benim için ettiği tanıklığın geçerli olduğunu bilirim. Siz Yahya’ya adamlar gönderdiniz, o da gerçeğe tanıklık etti. İnsanın tanıklığını kabul ettiğim için değil, kurtulmanız için bunları söylüyorum. Yahya, yanan ve ışık saçan bir çıraydı. Sizler onun ışığında bir süre için coşmak istediniz. Ama benim, Yahya’nınkinden daha büyük bir tanıklığım var. Tamamlamam için Baba’nın bana verdiği işler, şu yaptığım işler, beni Baba’nın
gönderdiğine tanıklık ediyor. Beni gönderen Baba da benim için tanıklık etmiştir. Siz hiçbir zaman ne O’nun sesini işittiniz, ne de şeklini gördünüz. O’nun sözü sizde yaşamıyor. Çünkü O’nun gönderdiği kişiye iman etmiyorsunuz. Kutsal Yazılar’ı araştırıyorsunuz. Çünkü bunlar aracılığıyla sonsuz yaşama sahip olduğunuzu sanıyorsunuz. Bana tanıklık eden de bu yazılardır! Öyleyken siz, yaşama kavuşmak için bana gelmek istemiyorsunuz. “İnsanlardan övgü kabul etmiyorum. Ama ben sizi bilirim, içinizde Tanrı sevgisi yoktur. Ben Babam’ın adına geldim, ama beni kabul etmiyorsunuz. Oysa başka birisi kendi adına gelirse, onu kabul edeceksiniz. Birbirinizden övgüler kabul ediyor, ama tek olan Tanrı’nın övgüsünü kazanmaya çalışmıyorsunuz. Bu durumda nasıl iman edebilirsiniz? Baba’nın önünde sizi suçlayacağımı sanmayın. Sizi suçlayan, umut bağladığınız Musa’dır. Musa’ya iman etmiş olsaydınız, bana da iman ederdiniz. Çünkü o benim hakkımda yazmıştır. Ama onun yazılarına iman etmezseniz, benim sözlerime nasıl iman edeceksiniz?”

ORUÇ DEVRESİ 4. HAFTA ÇARŞAMBA

İncil: Yuhanna 5, 17-30

Ama İsa onlara şu karşılığı verdi: “Babam hâlâ çalışmaktadır, ben de çalışıyorum.” İşte bu nedenle Yahudi yetkililer O’nu öldürmek için daha çok gayret ettiler. Çünkü yalnız Şabat Günü düzenini bozmakla kalmamış, Tanrı’nın kendi Babası olduğunu söyleyerek kendisini Tanrı’ya eşit kılmıştı. İsa Yahudi yetkililere şöyle karşılık verdi: “Size doğrusunu söyleyeyim, Oğul, Baba’nın yaptıklarını görmedikçe kendiliğinden bir şey yapamaz. Baba ne yaparsa Oğul da aynı şeyi yapar. Çünkü Baba Oğul’u sever ve yaptıklarının hepsini O’na gösterir. Şaşasınız diye O’na bunlardan daha büyük işler de gösterecektir. Baba nasıl ölüleri diriltip onlara yaşam veriyorsa, Oğul da dilediği kimselere yaşam verir. Baba kimseyi yargılamaz, bütün yargılama işini Oğul’a vermiştir. Öyle ki, herkes Baba’yı onurlandırdığı gibi Oğul’u onurlandırsın. Oğul’u

onurlandırmayan, O’nu gönderen Baba’yı da onurlandırmaz. “Size doğrusunu söyleyeyim, sözümü işitip beni gönderene iman edenin sonsuz yaşamı vardır. Böyle biri yargılanmaz, ölümden yaşama geçmiştir. Size doğrusunu söyleyeyim, ölülerin Tanrı Oğlu’nun sesini işitecekleri ve işitenlerin yaşayacakları saat geliyor, geldi bile. Çünkü Baba, kendisinde yaşam olduğu gibi, Oğul’a da kendisinde yaşam olma özelliğini verdi. O’na yargılama yetkisini de verdi. Çünkü O İnsanoğlu’dur. Buna şaşmayın. Mezarda olanların hepsinin O’nun sesini işitecekleri saat geliyor. Ve onlar mezarlarından çıkacaklar. İyilik yapmış olanlar yaşamak,

kötülük yapmış olanlar yargılanmak üzere dirilecekler.”

“Ben kendiliğimden hiçbir şey yapamam. İşittiğim gibi yargılarım ve benim yargım adildir. Çünkü amacım kendi istediğimi değil, beni gönderenin istediğini yapmaktır.”

ORUÇ DEVRESİ 4. HAFTA SALI GÜNÜ

Ama İsa onlara şu karşılığı verdi: “Babam hâlâ çalışmaktadır, ben de çalışıyorum.”
 
 
 iNCİL: Yuhanna 5, 1-3. 5-16
 İsa bundan sonra Yahudiler'in bir bayramı nedeniyle Yeruşalim'e gitti. Yeruşalim'de Koyun Kapısı yanında, İbranice'de Beytesta denilen beş eyvanlı bir havuz vardır. Bu eyvanların altında felçli hastalardan bir kalabalık yatardı. Orada otuz sekiz yıldır hasta olan bir adam vardı. İsa hasta yatan bu adamı görünce ve uzun zamandır bu durumda olduğunu anlayınca, "İyi olmak ister misin?" diye sordu. 
 Hasta şöyle yanıt verdi: "Efendim, su çalkandığı zaman beni havuza indirecek kimsem yok, tam gireceğim an benden önce başkası giriyor."
 İsa ona, "Kalk, şilteni topla ve yürü" dedi. Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günü'ydü. Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, "Bugün Şabat Günü" dediler, "Şilteni toplaman yasaktır." Ama adam onlara şöyle yanıt verdi: "Beni iyileştiren kişi bana, 'Şilteni topla ve yürü' dedi." 
 "Sana, 'Şilteni topla ve yürü' diyen adam kim?" diye sordular.
 İyileşen adam ise O'nun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti. İsa daha sonra adamı tapınakta buldu. "Bak, iyi oldun. Artık günah işleme de başına daha kötü bir şey gelmesin" dedi. Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi. Şabat Günü böyle şeyler yaptığı için İsa'ya zulmetmeye başladılar. Ama İsa onlara şu karşılığı verdi: "Babam hâlâ çalışmaktadır, ben de çalışıyorum." 
 
 
   
 _______________
 TANRI’YI ÖVMEYE DAVET 
 ¥ Ey Rab aç dudaklarımı
 ¶  Ve ağzım sana övgüler duyursun.
  
 Davet nak. Gelin Rab Mesih İsa’ya tapalım: O, bizim için ölüm ve denenmeleri kabul etti.
 Ya da:
 Nak. Eğer bu gün Rabbin sesini duyarsanız: kalplerinizi sertleştirmeyin.
  
 Davet Mezmuru: 
  
 Mezmur 95 Tanrı’yı övmeye davet
  
 "Gün bugündür" denildikçe birbirinizi her gün yüreklendirin. (Eb. 3, 13)
  
 Gelin, Rab’be sevinçle haykıralım; *
 Bizi kurtaran kayaya sevinç çığlıkları atalım,
 Şükranla huzuruna çıkalım, *
 O’na sevinç ilahileri yükseltelim!  
  
 Çünkü Rab ulu Tanrı’dır, *
 Bütün ilahların üstünde ulu kraldır.
 Yerin derinlikleri O’nun elindedir. *
 Dağların dorukları da O’nun. 
  
 Deniz O’nundur, çünkü O yarattı, *
 Karaya da O’nun elleri biçim verdi.   
 Gelin tapınalım, eğilelim. *
 Bizi yaratan Rab’bin önünde diz çökelim. 
  
 Çünkü O Tanrımız’dır, †
 Bizse O’nun otlağının halkı, *
 Elinin altındaki koyunlarız. 
 Bugün sesini duyarsanız, *
 Meriva’da, o gün çölde,
 Massa’da olduğu gibi, *
 Yüreklerinizi nasırlaştırmayın. 
  
 Yaptıklarımı görmelerine karşın, *
 Atalarınız orada beni sınayıp denediler.   
 Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim, *
 “Yüreği kötü yola sapan bir halktır” dedim, 
  
 “Yollarımı bilmiyorlar.” †
 Bu yüzden öfkeyle ant içtim: *
 “Huzur diyarıma asla girmeyecekler!”
  
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 -Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman ve ebediyete kadar. Âmin.   
  
 Davet nak. Gelin Rab Mesih İsa’ya tapalım: O, bizim için ölüm ve denenmeleri kabul etti.
 Ya da:
 Nak. Eğer bu gün Rabbin sesini duyarsanız: kalplerinizi sertleştirmeyin. 
 
 
 Okumalar Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey  Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 Övgüler Tanrı’yı Övmeye Davet ile başladıysa, yukardaki giriş kullanılmaz. 
  
 İLAHİ 
 Paskalya neşesine
 Oruçlu yaşayarak,
 Tertemiz kalbimizle
 Mesih’i izleyelim.
 Peygamberler gördüler
 Kırk günün gizemini;
 Rab İsa onu çölde
 Hayatıyla kutsadı.
 Soframız sade olsun,
 Aklımız ve kalbimiz
 Tanrı’nın sözlerini
 Hoşça kabullensinler.
 İmanla direnelim
 Kötü denemelerde 
 Cömertçe savaşarak
 Şana dek ulaşırız.
 Her şeye kadir Peder,
 Ve kurtarıcı İsa
 Kutsal Ruh’la birlikte
 Övülsün sonsuza dek. Âmin.
 1. Nak. Ya Rab yakarışım sana erişsin, yüzünü benden gizleme.
  
 MEZMUR 102      Sürgünde dua ve düşünceler                            
 Tanrı Takdis olsun… bizi bütün sıkıntılarımızda teselli ediyor. (2. Ko. 1,4)
  
 I (2-12)
 Ya Rab, duamı işit, *
 Yakarışım sana erişsin.
 Sıkıntılı günümde *
 Yüzünü benden gizleme,
  
 Kulak ver sesime, *
 Seslenince yanıt ver bana hemen.
 Çünkü günlerim duman gibi yok oluyor, *
 Kemiklerim ateş gibi yanıyor. ¬
  
 Yüreğim kırgın yemiş ot gibi kurudu, *
 Ekmek yemeyi bile unuttum.
 Bir deri bir kemiğe döndüm *
 Acı acı inlemekten.
  
 Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, *
 Viranelerdeki kukumav gibiyim.
 Gözüme uyku girmiyor, *
 Damda yalnız kalmış bir kuş gibiyim.
  
 Düşmanlarım bütün gün bana hakaret ediyor, †
 Bana dil uzatanlar adımı lanet için kullanıyor. *
 Kızıp öfkelendiğin için 
  
 Külü ekmek gibi yiyor, *
 İçeceğime gözyaşı katıyorum. 
  
 Beni kaldırıp bir yana attın. †
 Günlerim akşam uzayan gölge gibi yitmekte, *
 Ot gibi sararmaktayım.
  
  
 1. Nak. Ya Rab yakarışım sana erişsin, yüzünü benden gizleme.
  
 2. Nak.Ya Rab, yoksul olanın duasına kulak ver.
 II (13-23)
  
 Ama sen sonsuza dek tahtında oturursun, ya Rab. †
 Ünün kuşaklar boyu sürer. *
 Kalkıp Siyon’a sevecenlik göstereceksin.
  
 Çünkü onu kayırmanın zamanıdır, *
 Beklenen zaman geldi.
 Kulların onun taşlarından hoşlanır, *
 Tozunu bile severler.
  
 Uluslar Rab’bin adından, *
 Yeryüzü kralları görkeminden korkacak.
 Çünkü Rab Siyon’u yeniden kuracak, *
 Görkem içinde görünecek.
  
 Yoksulların duasına kulak verecek, *
 Yalvarışlarını asla hor görmeyecek. ¬
  
 Bunlar gelecek kuşak için yazılsın, †
 Öyle ki, henüz doğmamış insanlar *
 Rab’be övgüler sunsun.
  
 Rab yücelerdeki kutsal katından aşağı baktı, *
 Göklerden yeryüzünü gözetledi,
 Tutsakların iniltisini duymak, *
 Ölüm mahkumlarını kurtarmak için.
  
 Böylece halklar ve krallıklar *
 Rab’be tapınmak için toplanınca,
 O’nun adı Siyon’da, *
 Övgüsü Yeruşalim’de duyurulacak.
  
 2. Nak.Ya Rab, yoksul olanın duasına kulak ver.
  
 3. Nak.Ya Rab dünyanın temellerini sen kurdun, gökler de senin eserindir.
  
 III  (24-29)
  
 Rab gücümü kırdı yaşam yolunda, *
 Ömrümü kısalttı.
 “Ey Tanrım, ömrümün ortasında *
 Canımı alma!” dedim.
  
 “Senin yılların kuşaklar boyu sürer! *
 “Çok önceden attın dünyanın temellerini,
 Gökler de senin ellerinin yapıtıdır. *
 Onlar da yok olacak, ama sen kalıcısın.
  
 Hepsi bir giysi gibi eskiyecek. *
 Onları bir kaftan gibi değiştireceksin,
 Geçip gidecekler. *
 Ama sen hep aynısın,
  
 Yıllarım tükenmeyecek. †
 Gözetiminde yaşayacak kullarının çocukları, *
 Senin önünde duracak soyları.”
  
 3. Nak.Ya Rab dünyanın temellerini sen kurdun, gökler de senin eserindir.
   
 
 ¥ İşte lütuf zamanı.
 ¶ İşte kurtuluş günleri!
  
 BİRİNCİ OKUMA 
  
 Levililer Kitabından                                                                                       19, 1-18. 31-37                                          
  
 Komşu ile ilgili hükümler
    Rab Musa'ya şöyle dedi: "İsrail topluluğuna de ki, 'Kutsal olun, çünkü ben Tanrınız Rab kutsalım. 
 “ ‘Herkes annesine babasına saygı göstersin. Şabat günlerimi tutun. Tanrınız Rab benim. 
 “ ‘Putlara tapmayın. Kendinize dökme ilahlar yapmayın. Tanrı’nız Rab benim. 
 “Rab için esenlik kurbanı keseceğiniz zaman kabul edilecek biçimde kesin. Kurban eti, kestiğiniz gün ya da ertesi gün yenecek. Üçüncü güne kalan et yakılacak. Üçüncü gün yenirse iğrenç sayılır. Kabul olmayacaktır. Onu yiyen suçunun cezasını çekecektir. Çünkü Rab'bin gözünde kutsal olanı bayağılaştırmıştır. Hal-kın arasından atılacaktır. 
 “ ‘Ülkenizdeki ekinleri biçerken tarlanızı sınırlarına kadar biçmeyeceksiniz. Artakalan başakları toplamayacaksınız. Bağbozumunda bağınızı tümüyle devşirmeyecek, yere düşen üzümleri toplamayacaksınız. Onları yoksullara ve yabancılara bırakacaksınız. Tanrınız Rab benim. 
 “ 'Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz. Benim adımla yalan yere ant içmeyeceksiniz. Tanrınız'ın adını aşağılamış olursunuz. Rab benim.
 “ 'Komşuna haksızlık etmeyecek, onu soymayacaksın. İşçinin alacağını sabaha bırakmayacaksın. Sağıra lanet etmeyecek, körün önüne engel koymayacaksın. Tanrın'dan korkacaksın. Rab benim. 
 “ 'Yargılarken haksızlık yapmayacaksın. Yoksula ayrıcalık göstermeyecek, güçlüyü kayırmayacaksın. Kom-şunu adaletle yargılayacaksın. Halkının arasında onu bunu çekiştirerek dolaşmayacaksın. Komşunun canına zarar vermeyeceksin. Rab benim. 
 “ 'Kardeşine yüreğinde nefret beslemeyeceksin. Komşun günah işlerse onu uyaracaksın. Yoksa sen de günah işlemiş olursun. Öç almayacaksın. Halkından biri-ne kin beslemeyeceksin. Komşunu kendin gibi seveceksin. Rab benim.
 “ 'Cincilere, ruh çağıranlara yönelmeyin. Onlara danışmayın, kirlenirsiniz. Tanrınız Rab benim.
 “ 'Ak saçlı insanların önünde ayağa kalkacak, yaşlılara saygı göstereceksin. Tanrın'dan korkacaksın. Rab benim.
 “ 'Ülkenizde sizinle birlikte yaşayan bir yabancıya kötü davranmayın. Ona sizden biriymiş gibi davranacak ve onu kendiniz kadar seveceksiniz. Çünkü siz de Mısır'da yabancıydınız. Tanrı’nız Rab benim. 
 “ 'Yargılarken, uzunluk ve sıvı ölçerken, ağırlık tartarken haksızlık yapmayın. Doğru terazi, ağırlık taşı, efa ve hin kullanın. Mısır'dan sizi çıkaran Tanrınız Rab benim. Kurallarımın, ilkelerimin tümüne uyacak ve onları yerine getireceksiniz. Rab benim.”
  
 RESPONSORİUM                                                                             Gal. 5, 14. 13; Yu. 13, 34
 ¥  Bütün Kutsal Yasa tek bir sözde özetlenmiştir: "Komşunu kendin gibi seveceksin." Kardeşler, siz özgür olmaya çağrıldınız. * Birbirinize sevgiyle hizmet edin.
 ¶ Size yeni bir buyruk veriyorum: Birbirinizi sevin. Sizi sevdiğim gibi siz de birbirinizi sevin.
 ¥ Birbirinize sevgiyle hizmet edin.
  
 İKİNCİ OKUMA                               
 Leo Magnus, Paskalya'ya Hazırlık Üstüne, 
 (10, 3-5 PL 54, 299-301)
 Sevginin iyiliği
 Yuhanna'nın İncil'inde Rab: "Birbirinize sevginiz olursa, herkes bununla şakirtlerim olduğunuzu anlayacaktır" der (Yu. 13, 35). Aynı Havarinin mektuplarında bunları okuyoruz: "Sevgili kardeşlerim, birbirimizi sevelim. Çünkü sevgi Tanrı'dandır. Seven herkes Tanrı'dan doğmuştur ve Tanrı'yı tanır. Sevmeyen kişi Tanrı'yı tanımış değildir. Çünkü Tanrı sevgidir" (I. Yu. 4, 7-8).
 O halde iman sahiplerinin ruhları sarsılsın ve içtenlikli bir sınavla kendi yüreklerinin dostça duygularını yargılasınlar. Vicdanlarında bir sevgi ürününü bulurlarsa, Tanrı'nın onlardaki varlığından hiç kuşku etmesinler. Şayet sonradan, bu denli ünlü bir konuğu kabul etmeye daha çok hazır olmak istiyorlarsa, merhametli uğraşılarla ruhlarının kapsamını gitgide genişletsinler.
 Tanrı sevgi olduğuna göre sevginin sınırı olmamalı, çünkü Tanrı hiçbir hudutla sınırlandırılamaz.
 Sevgili kardeşlerim, sevgi nimetini uygulamak için her zamanın, özellikle bu oruç zamanının uygun olduğu doğrudur. Rabbin Paskalyası'na kutsal bir ruh ve bedenle varmak isteyenler, tüm diğer erdemlerin çok sayıda dâhil oldukları, günahların kalabalığını ör-ten o erdeme sahip olabilmek için en üstün gayreti göstersinler. En yüce gizi, günahlarımızı silen İsa Mesih kanının gizini, kutlamak üzereyken, merhamet adakları ile kendimizi hazırlayalım. Tanrısal iyiliğin bizlere bağış ettiklerini biz de bize hakaret edenlere bağışlayalım.
 Cömertliğimiz yoksullar ve acı çekenler için daha bol olsun ki, birçoğunun sesi Tanrı'ya şükretsin. İhtiyaçta olanın gıdası oruçlarımızla desteklensin. Çünkü Rabbin en çok hoşuna giden bağlılık yoksullarına yönelik olandır ve Rab ilgi dolu bir merhameti bulduğunda orada iyiliğinin işaretini görür. Bu bağışlarla varlıklarınızı azaltmaktan korkmayın. Çünkü iyilikseverlik kendiliğinden büyük bir değerdir. Mesih'in beslediği ve beslendiği yerde her zaman cömertliğe de yer bulunur. Bütün bu hayırseverlik işlerinde her zaman Mesih'in eli mevcuttur, o Mesih ki ekmeği kırarken onu artırıyor, ekmeği dağıtırken onu çoğaltıyor.
 Sadaka veren neşe ile versin. Emin olsun ki, en azını kendine sakladığında, en büyük kara sahip olacaktır, Havari Pavlus'un dediği gibi: "Ekinciye tohum ve yiyecek olarak ekmek sağlayan, sizin de ekeceğinizi sağlayıp çoğaltacak ve doğruluğunuzun ürünlerini artıracaktır" (II. Ko. 9, 10). Peder ve Kutsal Ruh ile birlikte yüzyılların yüzyıllarında yaşayan ve hüküm süren Rabbimiz İsa Mesih adına. Âmin.
  
 RESPONSORİUM                                                                                                  Luk. 6, 38;  Kol. 3, 13                                        
 ¥  Verin, size verilecektir. * Hangi ölçekle verirseniz, aynı ölçekle alacaksınız."
 ¶ Rab'bin sizi bağışladığı gibi, siz de birbirinizi bağışlayın. 
 ¥  Hangi ölçekle verirseniz, aynı ölçekle alacaksınız."
  
 Yuhanna 5, 1-3. 5-16
 İsa bundan sonra Yahudiler'in bir bayramı nedeniyle Yeruşalim'e gitti. Yeruşalim'de Koyun Kapısı yanında, İbranice'de Beytesta denilen beş eyvanlı bir havuz vardır. Bu eyvanların altında felçli hastalardan bir kalabalık yatardı. Orada otuz sekiz yıldır hasta olan bir adam vardı. İsa hasta yatan bu adamı görünce ve uzun zamandır bu durumda olduğunu anlayınca, "İyi olmak ister misin?" diye sordu. 
 Hasta şöyle yanıt verdi: "Efendim, su çalkandığı zaman beni havuza indirecek kimsem yok, tam gireceğim an benden önce başkası giriyor."
 İsa ona, "Kalk, şilteni topla ve yürü" dedi. Adam o anda iyileşti. Şiltesini toplayıp yürümeye başladı. O gün Şabat Günü'ydü. Bu yüzden Yahudi yetkililer iyileşen adama, "Bugün Şabat Günü" dediler, "Şilteni toplaman yasaktır." Ama adam onlara şöyle yanıt verdi: "Beni iyileştiren kişi bana, 'Şilteni topla ve yürü' dedi." 
 "Sana, 'Şilteni topla ve yürü' diyen adam kim?" diye sordular.
 İyileşen adam ise O'nun kim olduğunu bilmiyordu. Orası kalabalıktı, İsa da çekilip gitmişti. İsa daha sonra adamı tapınakta buldu. "Bak, iyi oldun. Artık günah işleme de başına daha kötü bir şey gelmesin" dedi. Adam gidip Yahudi yetkililere kendisini iyileştirenin İsa olduğunu bildirdi. Şabat Günü böyle şeyler yaptığı için İsa'ya zulmetmeye başladılar. Ama İsa onlara şu karşılığı verdi: "Babam hâlâ çalışmaktadır, ben de çalışıyorum."
 DUA 
 Rab’bim, bu oruç günlerinde sana gerçek fedakârlıkla hizmet etmemizi sağla: Böylece, temiz kalple Paskalya gizemini kabul etmeye ve dünyaya mutlu kurtuluş haberini götürmeye hazırlanalım. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin. 
  
 Sabah Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey  Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 Övgüler Tanrı’yı Övmeye Davet ile başladıysa, yukardaki giriş kullanılmaz. 
  
 İLAHİ 
 Toplulukla beraber,
 Ruh’un derinliğinde 
 Toplanıp yalvaralım,
 Rab’bin merhametine.
      Yargının hiddetinden,
      Ey Peder bizi koru,
      Evlatlarından silme
      Şanının görkemini.
 Ruh’unun üflemesi
 Varlığı bize verdi, ¬
 Bağınız ve halkınız
 Elinin eseriyiz.
      Suçlarımızı affet,
      Yaralarımıza bak,
      Lütfun götürsün bizi,
      Paskalya zaferine.
 Peder’e övgü ve şan,
 Oğla ve Kutsal Ruh’a,
 Ezelde olduğu gibi,
 Ebede kadar olsun. Âmin.
  
  
 1. Nak. Ya Rab yakarışım sana erişsin, yüzünü benden gizleme. 
  
 MEZMUR 101    Tanrı’ya sadık bir kralın düşünceleri                    
 Beni seviyorsanız, buyruklarımı yerine getirirsiniz. (Yu. 14, 15)
 Sevgini ve adaletini ezgilerle anacağım, *
 Seni ilahilerle öveceğim, ya Rab.
 Dürüst davranmaya özen göstereceğim, *
 Ne zaman geleceksin bana?
  
 Temiz bir yaşam süreceğim evimde, *
 Önümde alçaklığa izin vermeyeceğim.
 Tiksinirim döneklerin işinden, *
 Etkilemez beni.
  
 Uzak olsun benden sapıklık, *
 Tanımak istemem kötülüğü.
 Yok ederim dostunu gizlice çekiştireni, *
 Katlanamam tepeden bakan, gururlu insana.
  
 Gözüm ülkenin sadık insanları üzerinde olacak, *
 Yanımda oturmalarını isterim; 
 Bana dürüst yaşayan kişi hizmet edecek. *
 Dolap çeviren evimde oturmayacak, 
  
 Yalan söyleyen gözümün önünde durmayacak. *
 Her sabah ülkedeki kötüleri yok ederek 
 Bütün haksızlıkları Rab’bin kentinden * 
 Söküp atacağım.
  
  
 1. Nak. Ya Rab seni öveceğim ve doğru yolu izleyeceğim. 
  
 2. Nak. Ya Rab, merhametini benden esirgeme.
  
 EZGİ Daniel 3, 3, 4-6, 11-18 Ateşler içinde Azarya’nın duası             
 Günahlarınızın silinmesi için tövbe edin ve Tanrı'ya dönün. (Ha. İşl. 3,19)
  
 Seni onurlandırır ve kutsarız, †
 Rabbim, atalarımızın Tanrı’sı; *
 Adın sonsuza dek ulu olsun.
  
 Tüm yaptıklarında her zaman dürüstsün. †
 Senin sözünü dinlemedik, sana sırt çevirdik, *
 İşlediğimiz tüm günahlardan ötürü suçluyuz.
  
 Yine de kendi onurun için, *
 Aramızdaki anlaşmayı tanımamazlık etme; 
 Bizi sonsuza dek terketme. *
 Yardımını bizden esirgeme. 
  
 İbrahim’e verdiğin sözü tut, onu severdin; †
 Kulun İshak’a ve kutsal İsrail’in babası *
 Yakup’a verdiğin sözü tut.
  
 Sen onlara söz vermiştin, *
 Onlardan gelecek kuşakların
  
 Gökteki yıldızlar denli, †
 Kumsaldaki kum zerreleri kadar *
 Sayısız olacağına söz vermiştin.
  
 Ama şimdi, Rabbim, *
 Tüm uluslar arasında sayıca en az olan biziz.
 Nerede olsak, günahlarımızdan ötürü, *
 Gözden düşmüş biçimde yaşıyoruz.
  
 Şimdi ne kralımız ne peygamberlerimiz, *
 Ne de önderlerimiz var.
  
 Ateşte kurban yakmak, †
 Adak sunmak, armağan vermek, *
 Buhur yakmak için tapınağımız yok.
  
 Sana adaklar sunup †
 Bağışlamanı elde etmek için *
 Bir yerimiz yok. ¬
  
 Ama biz sana tövbe eden ruhlarımızla, †
 Övüngenlikten vazgeçip, *
 Boyun eğen nefsimizle geliyoruz.
  
 Sana yalvarıyoruz, onlar, †
 Kurban edilen koçların, öküzlerin *
 Ve binlerce semiz kuzunun yerini alsın.
  
 Tövbemizi kabul et, †
 Bugün nefsimiz sana kurban olsun *
 Ve buyruklarını canı gönülden izleyelim.
  
 Sana güvenenler, *
 Asla hayal kırıklığına uğramaz.
 Şimdi tüm yüreğimizle buyruklarına uymaya, *
 Sana tapınmaya ve dua etmeye söz veriyoruz.
  
 2. Nak. Ya Rab, merhametini benden esirgeme.
  
 3. Nak. Zaferi veren Tanrım, yeni bir ilahi söyleyeceğim sana.
  
 MEZMUR  144, 1-10     Zafer ve barış için Kralın duası            
 Beni güçlendirenin aracılığıyla her şeyi yapabilirim. (Fil. 4, 13)
  
 Ellerime vuruşmayı, †
 Parmaklarıma savaşmayı öğreten  *
 Kayam Rab’be övgüler olsun! 
  
 Odur benim vefalı dostum, kalem, *
 Kurtarıcım, kulem,
 Kalkanım, ona sığınırım; *
 Odur halkları bana boyun eğdiren!
  
 Ya Rab, insan ne ki, onu gözetesin, *
 İnsan soyu ne ki, onu düşünesin? 
 İnsan bir soluğu andırır, *
 Günleri geçici bir gölge gibidir.
  
 Ya Rab, gökleri yar, aşağıya in,  *
 Dokun dağlara, tütsünler. ¬
 Şimşek çaktır, dağıt düşmanı,  *
 Savur oklarını, şaşkına çevir onları.
  
 Yukarıdan elini uzat, kurtar beni;  *
 Çıkar derin sulardan,
 Al eloğlunun elinden. *
 Onların ağzı yalan saçar,
  
 Sağ ellerini kaldırır, *
 Yalan yere ant içerler.
 Ey Tanrı, sana yeni bir ezgi söyleyeyim, *
 Seni on telli çenkle, ilahilerle öveyim.
  
 Sensin kralları zafere ulaştıran, *
 Kulun Davut’u kötülük kılıcından kurtaran.
 3. Nak. Zaferi veren Tanrım, yeni bir ilahi söyleyeceğim sana.
  
 KISA OKUMA Özdeyişler, 15, 8-12
 Kötülerin kurbanı Rabbe mekruhtur; fakat doğruların duası onun makbulüdür. Rab kötü adamın yolundan ikrah eder; fakat salahın ardınca gideni sever. Yolu bırakan şiddetle tedip olunur; ve azarlamadan nefret eden ölür. Ölüler diyarı ile Helak yeri Rabbin gözü önündedir; nerede kaldı ki, âdem oğullarının yürekleri! Müstehzi azarlanmağı sevmez; hikmetlilerin yanına gitmez.
  
 KARŞILIKLI HAMDETME
 ¥ Kötü olan için kurtuluş yoktur, * onlar onun yüzünü aramazlar.
 Kötü olan için kurtuluş yoktur, onlar onun yüzünü aramazlar. 
 ¶ Buyruklarından uzaktır.* Onlar onun yüzünü aramazlar.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 * Kötü olan için kurtuluş yoktur, onlar onun yüzünü aramazlar.
  
 Benedictus
 Nak. Beni iyileştiren bana dedi ki: yatağını kaldır ve barış içinde git.
  
 BENEDICTUS      Luka 1,68-79      
         Mesih Ve O’nun Habercisi
 İsrail’in Tanrısı  Rab’be övgüler olsun! †
 Çünkü halkının yardımına gelip *
 onları fidyeyle kurtardı.
 Eski çağlardan beri *
 Kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi,
 Kulu Davut’un soyundan *
 Bizim için güçlü bir kurtarıcı çıkardı;
 Düşmanlarımızdan, †
 Bizden nefret edenlerin hepsinin elinden *
 Kurtuluşumuzu sağladı.
  
 Böylece atalarımıza merhamet ederek *
 Kutsal antlaşmasını anmış oldu.
  
 Nitekim bizi düşmanlarımızın elinden kurtaracağına †
 Ve ömrümüz boyunca *
 Kendi önünde kutsallık ve doğruluk içinde,
  
 Korkusuzca kendisine tapınmamızı sağlayacağına dair *
 Atamız İbrahim’e ant içerek söz vermişti.
 Sen de, ey çocuk, *
 Yüceler Yücesi’nin peygamberi diye anılacaksın.
  
 Rab’bin yollarını hazırlamak üzere *
  önünden gidecek .
 Ve O’nun halkına, günahlarının bağışlanmasıyla*
 kurtulacaklarını bildireceksin.
  
 Çünkü Tanrımız’ın yüreği *
 merhamet doludur. 
 O’nun merhameti sayesinde, *
 Yücelerden doğan Güneş, 
  
 Karanlıkta ve ölümün gölgesinde *
 yaşayanlara ışık saçmak 
 Ve ayaklarımızı esenlik yoluna yöneltmek üzere *
 Yardımımıza gelecektir.                      
  
 ¥  Peder’e Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 ¶  Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman ve ebediyete kadar, âmin. 
  
 Benedictus
 Nak. Beni iyileştiren bana dedi ki: yatağını kaldır ve barış içinde git.
  
 YAKARMALAR
 İnsan olmuş kelamında bize ebedi yaşam gıdasını ve-ren Pederimiz Tanrı’ya şükredelim:  Bu imanla aydınlanmış olarak, dua edelim:  Ya Rab, sözün bollukla üzerimizde bulunsun. 
 Bu oruç süresince devamlı sözünü dinleyerek yaşamamızı sağla,
 - böylece Paskalyamız olan Mesih İsa’yı uygun bir şekilde kutlayalım.
 Ruh’unun bizim öğretmenimiz olmasını sağla, 
 - böylece tereddüt içinde olanların ve sapmış bulunanların, gerçeğin yolunda ilerlemelerine yardım edebilelim.
 Daha derin bir şekilde Mesih’in gizemini sezmeyi bize bağışla, 
 - ve onu daha derinlikle hayatımızda gösterebilelim.
 Bu lütuf günlerinde kiliseni arıt ve yenile,
 - böylece tanıklığı daha tutarlı ve keskin olsun. 
  
 Göklerdeki Pederimiz,
 adın yüceltilsin,
 hükümdarlığın gelsin,
 göklerde olduğu gibi
 yeryüzünde de senin isteğin olsun.
 Günlük ekmeğimizi bugün de bize ver, 
 bize kötülük edenleri bağışladığımız gibi,
 sen de bağışla suçlarımızı,
 bizi günah işlemekten koru 
 ve kötülükten kurtar.
  
 DUA
 Rab’bim, bu oruç günlerinde sana gerçek fedakârlıkla hizmet etmemizi sağla: Böylece, temiz kalple Paskalya gizemini kabul etmeye ve dünyaya mutlu kurtuluş haberini götürmeye hazırlanalım. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin. 
 Gündüz Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 İLAHİ
 İşte, yüce Kutsal Ruh,
 Peder ve Oğul ile
 Kalplere ışığını
 Saçmaya geldiğin an.
  
 Dilimiz ve kalbimiz,
 Gücümüz, hayatımız
 Her zaman ve her yerde
 Sevgin ile tutuşsun.
  
 Her zaman yaşayan sen,
 Ey yüce, Kutsal Peder,
 Oğlunla, Kutsal Ruh'la
 Dualarımı dinle. Âmin.
  
 Öğlen (Hora Sesta)
  
 İLAHİ
 Gün ışıkla doludur
 Ve dünya görkeminde;
 Işığın Yaradanı,
 Taparız sana, Tanrı!
  
 Günah'ın ve öfkenin
 Alevlerini söndür;
 Kalpleri aşkla doldur,
 Barıştır bizi sana.
  
 Her şeye kadir Peder,
 Kabul et duamızı;
 Kutsal Ruh'la Oğlun'da
 Şükürler olsun sana. Âmin.
  
 Öğleden Sonra (Hora Nona)
  
 İLAHİ
 Kudretli, yüce çoban,
 Bize yolunu göster;
 Bu kısa günden sonra
 Görkeme bizi götür.
  
 Ellerin eserinden
 Kalbimiz seni tanır
 Ve sevginin özlemi
 Gittikçe bizde artar.
  
 Yüzünün aydınlığı
 Yüzümüze parlasın;
 Ebedi ışığına
 Hazırla ruhumuzu. Âmin.
  
 Öğleden Önce (Hora Tertia)
 Nak. İşte tövbe günleri! Af ve kurtuluş zamanı. 
 Öğle (Hora Sexta)
 Nak. Ben diri olan Tanrı’yım, Rab diyor: Günahkârın ölümünü değil, tövbe etmesini ve yaşamasını isterim. 
 Öğleden Sonra (Hora Nona)
 Nak. Denenmelerde, imanda sabit kalalım: Gücümüz Tanrı’nın adaletidir.
  
 MEZMUR 119, [Sade] 
 Sen adilsin, ya Rab, *
 Hükümlerin doğrudur.
 Buyurduğun öğütler doğru *
 Ve tam güvenilirdir.
  
 Gayretim beni tüketti, *
 Çünkü düşmanlarım unuttu senin sözlerini.
 Sözün çok güvenilirdir, *
 Kulun onu sever. ¬
  
 Önemsiz ve horlanan biriyim ben, *
 Ama koşullarını unutmuyorum.
 Adaletin sonsuza dek doğrudur, *
 Yasan gerçektir.
  
 Sıkıntıya, darlığa düştüm, *
 Ama buyrukların benim zevkimdir.
 Öğütlerin sonsuza dek doğrudur; *
 Bana akıl ver ki, yaşayayım.
  
 1. Nak. Şimdi buyruğumu biliyorsunuz; bunu yerine getirince mutlu olacaksınız.
  
 2. Nak. Ya Rab, duam sana doğru yükselsin; sen kurtuluşumun Tanrısısın.
  
 MEZMUR 88  Ağır hasta bir adamın duası                          
 Bu saat sizindir, karanlığın egemen olduğu saattir. (Lk. 22, 53)
 I  (2-8)
  
 Ya Rab, beni kurtaran Tanrı, *
 Gece gündüz sana yakarıyorum.
 Duam sana erişsin, *
 Kulak ver yakarışıma.
 Çünkü sıkıntıya doydum, *
 Canım ölüler diyarına yaklaştı.
 Ölüm çukuruna inenler arasında sayılıyorum. *
 Tükenmiş gibiyim;
 Ölüler arasına atılmış, *
 Artık anımsamadığın,
 İlginden yoksun, *
 Mezarda yatan cesetler gibiyim.
 Beni çukurun dibine, *
 Karanlıklara, derinliklere attın.
 Öfken üzerime çöktü, *
 Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin.
  
 2. Nak. Ya Rab, duam sana doğru yükselsin; sen kurtuluşumun Tanrısısın.
  
 3. Nak.Ya Rab, yardımını diliyorum; yüzünü benden gizleme.
  
 II  (9-19)
  
 Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, *
 İğrenç kıldın beni gözlerinde.
 Kapalı kaldım, çıkamıyorum. *
 Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor,
  
 Her gün sana yakarıyorum, ya Rab, *
 Ellerimi sana açıyorum. ¬
 Harikalarını ölülere mi göstereceksin? *
 Ölüler mi kalkıp seni övecek?
  
 Sevgin mezarda, *
 Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?
 Karanlıklarda harikaların, *
 Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?
  
 Ama ben, ya Rab, yardıma çağırıyorum seni, *
 Sabah duam sana varıyor.
 Niçin beni reddediyorsun, ya Rab, *
 Neden yüzünü benden gizliyorsun?
  
 Düşkünüm, gençliğimden beri *
 Ölümle burun burunayım,
 Dehşetlerinin altında tükendim. *
 Şiddetli gazabın üzerimden geçti,
  
 Saçtığın dehşet beni yedi bitirdi. *
 Bütün gün su gibi kuşattılar beni,
  
 Çevremi tümüyle sardılar. †
 Eşi dostu benden uzaklaştırdın, *
 Tek dostum karanlık kaldı.
  
 Öğleden Önce (Hora Tertia)
 Nak. İşte tövbe günleri! Af ve kurtuluş zamanı. 
 Öğle (Hora Sexta)
 Nak. Ben diri olan Tanrı’yım, Rab diyor: Günahkârın ölümünü değil, tövbe etmesini ve yaşamasını isterim. 
 Öğleden Sonra (Hora Nona)
 Nak. Denenmelerde, imanda sabit kalalım: Gücümüz Tanrı’nın adaletidir.
  
 Öğleden Önce (Hora Tertia)
 KISA OKUMA                            Yoel 2, 17
 Kâhinler, Rab'bin hizmetkârları, Tapınağın girişiyle sunak arasında ağlaşıp, 'Ya Rab, halkını esirge diye yalvarsınlar. 'Mirasın olan halkının aşağılanmasına izin verme, uluslar onunla alay etmesin. Halklar arasında neden, onların Tanrısı nerede? densin?"
  
 ¥ Ey Tanrı, temiz bir yürek yarat.
 ¶ Yeniden kararlı bir ruh var et içimde.
  
  
 Öğle (Hora Sexta)
  
 KISA OKUMA Yeremya 3, 25 b 
 Çünkü biz de atalarımız da gençliğimizden bu yana Tanrı’mız Rab'be karşı günah işledik, Tanrı’mız Rab'bin sesine kulak asmadık."
  
 ¥ Bakma günahlarıma.
 ¶ Sil bütün suçlarımı.
  
 Öğleden Sonra (Hora Nona)
  
 KISA OKUMA Yeşaya 58, 1-2
 "Avaz avaz bağırın, çekinmeyin, sesinizi boru sesi gibi yükseltin; halkıma isyanlarını, Yakup soyuna günahlarını bildirin. Bana her gün danışıyor, yollarımı öğrenmekten zevk duyuyorlarmış! Doğru davranan, Tanrısı'nın buyruğundan ayrılmayan bir ulusmuş gibi... Benden adil yargılar diliyor, bana yaklaşmaktan zevk alıyorlarmış.
 ¥ Senin kabul ettiğin kurban alçakgönüllü bir ruhtur.
 ¶ Alçakgönüllü ve pişman bir yüreği hor görmezsin, ey Tanrı.
  
 DUA 
 Rab’bim, bu oruç günlerinde sana gerçek fedakârlıkla hizmet etmemizi sağla: Böylece, temiz kalple Paskalya gizemini kabul etmeye ve dünyaya mutlu kurtuluş haberini götürmeye hazırlanalım. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin. 
 
 Akşam Övgü Duaları
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 Övgüler Tanrı’yı Övmeye Davet ile başladıysa, yukardaki giriş kullanılmaz. 
  
 İLAHİ 
 Ey merhametli Tanrı,
 Bu tövbe devresinde
 Halkının duasını
 Kabul et şefkat ile.
 Kalplerin sırlarını
 Gerçekte tanıyan sen,
 Tüm tövbe edenlere 
 Af sevincini sağla.
 Büyüktür günahımız,  
 Ama sonsuzdur sevgin;
 Adının şerefine  
 Suçlarımızı affet. 
 Yüzünün ışığıyla  
 Aydınlat yolumuzu, 
 Yönetsin elin bizi   
 Paskalya neşesine.    
 Sevdiğin Oğlun ile  
 Kutsal Ruh’la birlikte   
 Asırlarca hükmeden,  
 Ey Peder, bizi dinle. Âmin. 
  
 1. Nak. Nasıl okuyacağız Rabbin ilahilerini, yabancı toprakta?
  
 MEZMUR 137, 1-6      Babil ırmakları kıyısında         
 Şunu biliyoruz ki, bu bedende yaşadıkça Rab'den uzaktayız. Gözle görülene değil, imana dayanarak yaşarız.
  (2. Ko. 5, 6.7)
 Babil ırmakları kıyısında oturup * 
 Siyon’u andıkça ağladık;
 Çevredeki kavaklara * 
 Lirlerimizi astık.
  
 Çünkü orada bizi tutsak edenler †
 Bizden ezgiler, *
 Bize zulmedenler bizden şenlik istiyor,
  
 “Siyon ezgilerinden birini *
 Okuyun bize!” diyorlardı. 
 Nasıl okuyabiliriz Rab’bin ezgisini *
 El toprağında?
  
 Ey Yeruşalim, seni unutursam, *
 Sağ elim kurusun.
  
 Seni anmazsam, †
 Yeruşalim’i en büyük sevincimden üstün tutmazsam, *
 Dilim damağıma yapışsın!
 1. Nak. Nasıl okuyacağız Rabbin ilahilerini, yabancı toprakta?
 2. Nak. Meleklerin önünde sana ilahiler söylüyorum. 
  
 MEZMUR 138    Şükran ilahisi                                               
 Dünya kralları servetlerini oraya getirecekler. (Va. 21, 24)
 Bütün yüreğimle sana şükrederim, ya Rab, *
 Melekler önünde seni ilahilerle överim.
  
 Kutsal tapınağına doğru eğilir, †
 Adına şükrederim. *
 Sevgin, sadakatin için. 
  
 Çünkü adını ve sözünü *
 Her şeyden üstün tuttun.
 Seslendiğim gün bana yanıt verdin, *
 İçime güç koydun, beni yüreklendirdin. ¬
  
 Şükretsin sana, ya Rab, †
 Yeryüzü krallarının tümü, *
 Çünkü ağzından çıkan sözleri işittiler.
  
 Yaptığın işleri ezgilerle övsünler, ya Rab, *
 Çünkü çok yücesin.
 Rab yüksekse de, *
 Alçakgönüllüleri gözetir,
  
 Küstahları uzaktan tanır. *
 Sıkıntıya düşersem, canımı korur, 
 Düşmanlarımın öfkesine karşı el kaldırırsın, *
 Sağ elin beni kurtarır.
  
 Ya Rab, her şeyi yaparsın benim için. †
 Sevgin sonsuzdur, ya Rab, *
 Elinin eserini bırakma!
  
 2. Nak. Meleklerin önünde sana ilahiler söylüyorum.
  
 3. Nak. Boğazlanan kuzu, sana yücelik, sana onur, güç çağlar çağı.
  
 EZGİ  Vahiy 4, 11; 5, 9, 10, 12    Kurtulanların ilahisi
  
 Rab’bimiz ve Tanrımız! *
 Yüceliği, saygıyı, gücü almaya layıksın.
 Çünkü her şeyi sen yarattın; *
 Hepsi senin isteğinle yaratılıp var oldu.
  
 Tomarı almaya, *
 Mühürlerini açmaya layıksın!
 Çünkü boğazlandın *
 Ve kanınla her oymaktan, her dilden,
  
 Her halktan, her ulustan *
 İnsanları Tanrı’ya satın aldın.
  
 Onları Tanrımız’ın hizmetinde †
 Bir krallık haline getirdin, *
 Kahinler yaptın. ¬
  
 Dünya üzerinde *
 Egemenlik sürecekler.
 Boğazlanmış Kuzu *
 Gücü, zenginliği, bilgeliği, kudreti,
  
 Saygıyı, yüceliği, övgüyü *
 Almaya layıktır.
  
 3. Nak. Boğazlanan kuzu, sana yücelik, sana onur, güç çağlar çağı.
  
 KISA OKUMA                                                                                                     Romlılar 8, 5-8
 Benliğe uyanlar benlikle ilgili, Ruh'a uyanlarsa Ruh'la ilgili işleri düşünürler. Benliğe dayanan düşünce ölüm, Ruh'a dayanan düşünceyse yaşam ve esenliktir. Çünkü benliğe dayanan düşünce Tanrı'ya düşmandır; Tanrı'nın Yasası'na boyun eğmez, eğemez de... Benliğin denetiminde olanlar Tanrı'yı hoşnut edemezler.
  
 KARŞILIKLI HAMDETME
 ¥ Kalplerimizde bizi yenile * ve senin halkın olacağız.
 ~ Kalplerimizde bizi yenile ve senin halkın olacağız.
 ¶ Ya Rab içimize yeni bir Ruh koy.
 ~ ve senin halkın olacağız.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Kalplerimizde bizi yenile ve senin halkın olacağız.
  
 Magnificat
 Nak. Rab diyor: Şimdi iyileştin, artık günah işleme ve başına daha kötü bir şey gelmesin. 
  
  
 MAGNIFICAT  Luka 1,46-55
  
 Canım Rab’bi yüceltir. 
  
 Ruhum Tanrı’da sevinir. 
 Canım Rab’bi yüceltir; *
 Ruhum, Kurtarıcım Tanrı sayesinde sevinçle coşar.
  
 Çünkü O, sıradan biri olan kuluyla ilgilendi. *
 İşte, bundan böyle bütün kuşaklar beni mutlu sayacak.
  
 Çünkü Güçlü Olan, benim için büyük işler yaptı. *
 O’nun adı kutsaldır.
  
 Kuşaktan kuşağa*
 kendisinden korkanlara merhamet eder. 
  
 Bileğiyle büyük işler yaptı; †
 Gururluları yüreklerindeki kuruntularla *
 darmadağın etti.
  
 Hükümdarları tahtlarından indirdi, *
 Sıradan insanları yükseltti.
  
 Aç olanları iyiliklerle doyurdu, *
 Zenginleri ise elleri boş çevirdi.
  
 Atalarımıza söz verdiği gibi, *
 İbrahim’e ve onun soyuna sonsuza dek
  
 Merhamet etmeyi unutmayarak *
 Kulu İsrail’in yardımına yetişti.
  
 ¥  Peder’e Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 ¶  Ezelde olduğu gibi,  şimdi, her zaman ve ebediyete kadar, Âmin
  
 Magnificat
 Nak. Rab diyor: Şimdi iyileştin, artık günah işleme ve başına daha kötü bir şey gelmesin. 
  
 YAKARMALAR
 Rab Mesih İsa, haç üzerine yükseltilerek her şeyi kendisine çekti. Ona övgümüz ve duamız yükselsin: Ya Rab, bütün yeryüzü seni sevsin ve sana tapınsın. 
 Mesih İsa, haç üzerinden tüm dünyaya ışığı saçan sen, 
 - tüm insanların yol, gerçek ve yaşam olan seni fark etmesini sağla.
 Adalete susayan insanlara diri yaşam suyunu bağışla, 
 - böylece ebediyete kadar susamasınlar. 
 Ruhunla hümanist edebiyat adamları, bilim adamları ve sanatçılarını aydınlat, 
 - onların İncil’in ışığına daha açık olmaları için insanlara yardım etmelerini sağla.
 Kendi hatasıyla ve diğerlerinin sürçtürmesiyle senden uzak olanların kalplerinde yararlı huzursuzluğu yarat, 
 - sana dönsünler ve sevginde devamlı kalabilsinler.
 Ölülerimize merhametinin kollarını aç, 
 - cennetin sevincinde Bakire Meryem’le ve tüm azizlerle birlikte mutlu olmalarını sağla.  
  
  
 Göklerdeki Pederimiz,
 adın yüceltilsin,
 hükümdarlığın gelsin,
 göklerde olduğu gibi
 yeryüzünde de senin isteğin olsun.
 Günlük ekmeğimizi bugün de bize ver, 
 bize kötülük edenleri bağışladığımız gibi,
 sen de bağışla suçlarımızı,
 bizi günah işlemekten koru 
 ve kötülükten kurtar.
  
  
 DUA 
 Rab’bim, bu oruç günlerinde sana gerçek fedakârlıkla hizmet etmemizi sağla: Böylece, temiz kalple Paskalya gizemini kabul etmeye ve dünyaya mutlu kurtuluş haberini götürmeye hazırlanalım. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin.
  
   

ORUÇ DEVRESİ 4. PAZARTESİ

 
 
 İncil: Yuhanna 4, 43-54
 Bu iki günden sonra İsa oradan ayrılıp Celile'ye gitti. İsa'nın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti. Celile'ye geldiği zaman Celileliler O'nu iyi karşıladılar. Çünkü onlar da bayram için gitmişler ve bayramda O'nun Yeruşalim'de yaptığı her şeyi görmüşlerdi. İsa yine, suyu şaraba çevirdiği Celile'nin Kana Köyü'ne geldi. Orada saraya bağlı bir memur vardı. Oğlu Kefarnahum'da hastaydı. Adam, İsa'nın Yahudiye'den Celile'ye geldiğini işitince yanına gitti, evine gelip ölmek üzere olan oğlunu iyileştirmesi için O'na yalvardı. İsa adama, "Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz" dedi. Saray memuru İsa'ya, "Efendim, çocuğum ölmeden yetiş!" dedi. İsa, "Git, oğlun yaşayacak" dedi. Adam, İsa'nın söylediği söze iman ederek gitti. Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler. Adam onlara, oğlunun iyileşmeye başladığı saati sordu. "Dün öğle üstü saat birde ateşi düştü" dediler. Baba bunun, İsa'nın, "Oğlun yaşayacak" dediği saat olduğunu anladı. Kendisi ve bütün ev halkı iman etti. İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi. 
 
  _______________
 TANRI’YI ÖVMEYE DAVET 
 ¥ Ey Rab aç dudaklarımı
 ¶  Ve ağzım sana övgüler duyursun.
 Davet nak.: Rabde sevinelim coşalım, ezgilerle O’nu yüceltelim.   
  
 Davet nak. Gelin Rab Mesih İsa’ya tapalım: O, bizim için ölüm ve denenmeleri kabul etti.
 Ya da:
 Nak. Eğer bu gün Rabbin sesini duyarsanız: kalplerinizi sertleştirmeyin.
 Mezmur 95 Tanrı’yı övmeye davet
  
 "Gün bugündür" denildikçe birbirinizi her gün yüreklendirin. (Eb. 3, 13)
  
 Gelin, Rab’be sevinçle haykıralım; *
 Bizi kurtaran kayaya sevinç çığlıkları atalım,
 Şükranla huzuruna çıkalım, *
 O’na sevinç ilahileri yükseltelim!  
  
 Çünkü Rab ulu Tanrı’dır, *
 Bütün ilahların üstünde ulu kraldır.
 Yerin derinlikleri O’nun elindedir. *
 Dağların dorukları da O’nun. 
  
 Deniz O’nundur, çünkü O yarattı, *
 Karaya da O’nun elleri biçim verdi.   
 Gelin tapınalım, eğilelim. *
 Bizi yaratan Rab’bin önünde diz çökelim. 
  
 Çünkü O Tanrımız’dır, †
 Bizse O’nun otlağının halkı, *
 Elinin altındaki koyunlarız. 
 Bugün sesini duyarsanız, *
 Meriva’da, o gün çölde,
 Massa’da olduğu gibi, *
 Yüreklerinizi nasırlaştırmayın. 
  
 Yaptıklarımı görmelerine karşın, *
 Atalarınız orada beni sınayıp denediler.   
 Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim, *
 “Yüreği kötü yola sapan bir halktır” dedim, 
  
 “Yollarımı bilmiyorlar.” †
 Bu yüzden öfkeyle ant içtim: *
 “Huzur diyarıma asla girmeyecekler!”
  
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 -Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman ve ebediyete kadar. Âmin.   
  
 Davet nak. Gelin Rab Mesih İsa’ya tapalım: O, bizim için ölüm ve denenmeleri kabul etti.
 Ya da:
 Nak. Eğer bu gün Rabbin sesini duyarsanız: kalplerinizi sertleştirmeyin.
             
 _______________ 
 
  Okumalar Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 Övgüler Tanrı’yı Övmeye Davet ile başladıysa, yukardaki giriş kullanılmaz. 
  
 İLAHİ 
 Paskalya neşesine
 Oruçlu yaşayarak,
 Tertemiz kalbimizle
 Mesih’i izleyelim.
 Peygamberler gördüler
 Kırk günün gizemini;
 Rab İsa onu çölde
 Hayatıyla kutsadı.
 Soframız sade olsun,
 Aklımız ve kalbimiz
 Tanrı’nın sözlerini
 Hoşça kabullensinler.
 İmanla direnelim
 Kötü denemelerde 
 Cömertçe savaşarak
 Şana dek ulaşırız.
 Her şeye kadir Peder,
 Ve kurtarıcı İsa
 Kutsal Ruh’la birlikte
 Övülsün sonsuza dek. Âmin.
  
 1. Nak. Ya Rab, yakarışım sana erişsin, yüzünü benden gizleme.
  
  
 MEZMUR 73   Dürüst olanın çektiği acı      
 Benden ötürü sendeleyip düşmeyene ne mutlu!(Mt. 11, 6)
 I (1-12)
  
 Tanrı gerçekten İsrail’e *
 Yüreği temiz olanlara karşı iyidir.
 Ama benim ayaklarım neredeyse tökezlemiş, *
 Adımlarım az kalsın kaymıştı.
  
 Çünkü kötülerin gönencini gördükçe, *
 Küstahları kıskanıyordum.
 Onlar acı nedir bilmezler, *
 Bedenleri sağlıklı ve semizdir. ¬
  
 Başkalarının derdini bilmez, *
 Onlar gibi çile çekmezler.
 Bu yüzden gurur onların gerdanlığı, *
 Zorbalık onları örten bir giysi gibidir.
  
 Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, *
 İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.
 İnsanlarla eğlenir, kötü niyetle konuşur, *
 Tepeden bakar, baskıyla tehdit ederler.
  
 Göklere karşı ağızlarını açarlar, *
 Boş sözleri yeryüzünü dolaşır.
 Bu yüzden halk onlardan yana döner, *
 Sözlerini ağzı açık dinler.
  
 Derler ki:“Tanrı nasıl bilir? *
 Bilgisi var mı Yüceler Yücesi’nin?”
 İşte böyledir kötüler, *
 Hep tasasız, sürekli varlıklarını artırırlar.
  
 1. Nak. Tanrı doğru ve yüreği temiz olanlara karşı iyidir.
 2. Nak. Kötü olanlar bugün gülüyor yarın ağlayacaklar.
  
 II  (13-20)
  
 Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, *
 Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.
 Gün boyu içim içimi yiyor, *
 Her sabah azap çekiyorum.
 “Ben de onlar gibi konuşayım” deseydim, *
 Senin çocuklarına ihanet etmiş olurdum.
 Bunu anlamak için düşündüğümde, *
 Zor geldi bana,
 Tanrı’nın Tapınağı’na girene dek; *
 O zaman anladım sonlarının ne olacağını.
 Gerçekten onları kaygan yere koyuyor, *
 Yıkıma sürüklüyorsun.
 Nasıl da bir anda yok oluyor, *
 Siliniveriyorlar dehşet içinde! ¬
 Uyanan birisi için rüya nasılsa, †
 Sen de uyanınca, ya Rab, *
 Hor göreceksin onların görüntüsünü.
  
 2. Nak. Kötü olanlar bugün gülüyor yarın ağlayacaklar.
 3. Nak. Senden ayrılan yok olacak: Benim mutluluğum Tanrı’nın yanında kalmaktır. 
  
 III  (21-28)
  
 Kalbim kırıldığında, *
 İçim acı dolduğunda,
 Akılsız ve bilgisizdim, *
 Karşında bir hayvan gibi.
  
 Yine de sürekli seninleyim, *
 Sağ elimden tutarsın beni.
 Öğütlerinle yol gösterir, *
 Beni sonunda yüceliğe eriştirirsin.
  
 Senden başka kimim var göklerde? *
 İstemem senden başkasını yeryüzünde.
  
 Bedenim ve yüreğim tükenebilir, †
 Ama Tanrı yüreğimde güç, *
 Bana düşen paydır sonsuza dek.
  
 Kuşkusuz yok olacak senden uzak duranlar, *
 Ortadan kaldıracaksın sana vefasızlık edenleri.
 Ama benim için en iyisi *
 Tanrı’ya yakın olmaktır;
  
 Bütün işlerini duyurayım diye *
 Sığınak yaptım Egemen Rab’bi kendime.
  
 3. Nak. Senden ayrılan yok olacak: Benim mutluluğum Tanrı’nın yanında kalmaktır. 
  
  
 ¥  Tövbe edin ve İncil’e inanın. 
  
 ¶  Tanrı’nın krallığı yakındır. 
 
 BİRİNCİ OKUMA 
    
 Levililer Kitabından                                                                                            16, 2-28
                                       
 Büyük Kefaret günü
 Rab'bin huzuruna yaklaştıkları için ölen Harun'un iki oğlunun ölümünden sonra Rab Musa'ya şöyle dedi: "Ağabeyin Harun'a de ki, perdenin arkasındaki En Kutsal Yer'e  ikide bir girmesin, Antlaşma Sandığı'nın üzerindeki Bağışlanma Kapağı'na yaklaşmasın. Yoksa ölür. Çünkü ben kapağın üstünde, bulut içinde görünüyorum. Harun En Kutsal Yer'e ancak günah sunusu olarak bir boğa, yakmalık sunu olarak da bir koç sunarak girebilir. Kutsal keten mintan, keten don giyecek, keten kuşak bağlayacak, keten sarık saracak. Bunlar kutsal giysilerdir. Bunları giymeden önce yıkanacak. İsrail topluluğu günah sunusu olarak Harun'a iki teke, yakmalık sunu olarak bir koç verecek. 
 "Harun boğayı kendisi için günah sunusu olarak sunacak. Böylece kendisinin ve ailesinin günahlarını bağışlatacak.
 Sonra iki tekeyi alıp Rab'bin huzuruna, Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne götürecek. İkisi üzerine kura çekecek. Biri Rab için, biri Azazel için. Harun kurada Rab'be düşen tekeyi getirip günah sunusu olarak sunacak. Azazel'e düşen tekeyi ise halkın günahlarını bağışlatmak için canlı olarak Rab'be sunacak. Onu çöle salıp Azazel'e gönderecek.  
 "Harun kendisi için günah sunusu olarak boğayı getirecek. Böylece kendisinin ve ailesinin günahlarını bağışlatacak. Bu günah sunusunu kendisi için kesecek. Rab'bin huzurunda bulunan sunağın üzerindeki korları buhurdana koyup iki avuç dolusu ince öğütülmüş güzel kokulu buhurla perdenin arkasına geçecek. Orada, Rab'bin huzurunda buhuru korların üzeri-ne koyacak; buhurun dumanı Levha Sandığı'nın üzerindeki Bağışlanma Kapağı'nı kaplayacak. Öyle ki, Harun ölmesin. Sonra boğanın kanını alıp parmağıyla kapağın üzerine, doğuya doğru serpecek. Kapağın önünde yedi kez bunu yineleyecek. 
 "Bundan sonra, halk için günah sunusu olarak tekeyi kesecek. Kanını perdenin arkasına götürecek. Boğanın kanıyla yaptığı gibi tekenin kanını da Bağışlanma Kapağı'nın üzerine ve önüne serpecek. Böylece En Kutsal Yer'i İsrail halkının kirliliklerinden, isyanlarından, bütün günahlarından arındıracak. Buluşma Çadırı için de aynı şeyi yapacak. Çünkü kirli insanların arasında bulunuyor. Harun kendisi, ailesi ve bütün İsrail topluluğunun günahlarını bağışlatmak için En Kutsal Yer'e girdiğinde, dışarı çıkıncaya kadar Buluşma Çadırı'nda hiç kimse bulunmayacak. Harun Rab'bin huzurunda bulunan sunağa çıkıp sunağı arındıracak, boğanın ve tekenin kanını sunağın boynuzlarına çepeçevre sürecek. Kanı parmağıyla yedi kez sunağa serpecek. Böylece sunağı İsrail halkının kirliliğinden arındırıp kutsal kılacak.
 "Harun En Kutsal Yer'i, Buluşma Çadırı'nı, sunağı arındırdıktan sonra, canlı tekeyi sunacak. İki elini tekenin başına koyacak, İsrail halkının bütün suçlarını,  isyanlarını, günahlarını açıklayarak bunları tekenin başına aktaracak. Sonra bu iş için atanan bir adamla tekeyi çöle gönderecek. Teke İsrail halkının bütün suçlarını yüklenerek ıssız bir ülkeye taşıyacak. Adam tekeyi çöle salacak. "Sonra Harun Buluşma Çadırı'na girecek. En Kutsal Yer'e girerken giydiği keten giysileri çıkarıp orada bırakacak. Kutsal bir yerde yıkanıp ken-di giysilerini giyecek. Sonra çıkıp kendisi ve halk için getirilen yakmalık sunuları sunacak, kendisinin ve halkın günahlarını bağışlatacak. Günah sunusunun yağını sunakta yakacak.
 "Tekeyi Azazel'e gönderen adam giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugâha girecek. Günah sunusu olarak sunulan ve kanları günahları bağışlatmak için En Kutsal Yer'e getirilen boğa ile teke ordugâhın dışına çıkarılacak. Derileri, etleri, gübreleri yakılacak. Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugâha girecek.
  
 RESPONSORİUM                                                                                                                        İbr. 9, 11. 12. 24
 ¥   Mesih, gelecek iyi şeylerin başkâhini olarak ortaya çıktı. Tekelerle danaların kanıyla değil, sonsuz kurtuluşu sağlayarak kendi kanıyla kutsal yere ilk ve son kez girdi. * İnsan eliyle yapılmamış, yani bu yaratılış-tan olmayan daha büyük, daha yetkin çadırdan geçti.
 ¶  Çünkü Mesih, asıl kutsal yerin örneği olup insan eliyle yapılan kutsal yere değil, ama şimdi bizim için Tanrı'nın önünde görünmek üzere asıl göğe girdi.
 ¥ İnsan eliyle yapılmamış, yani bu yaratılıştan olma-yan daha büyük, daha yetkin çadırdan geçti.
  
 İKİNCİ OKUMA 
  
 Origenes, Levililer Üstüne, 
 (9, 5-10; PG 12, 515.523)
  
 Mesih’in Kahinliği bizi teskin eder. 
  
 "Bakın! Ne iyidir, ne tatlıdır hep birlikte kardeşçe yaşamak" (Mez. 132, 1). Çünkü kardeşçe birlikte yaşadıklarında Kilise'nin topluluğunda bir araya gelirler, sevgide ve tek bir istekte iyi geçinirler.
 Havarilerin vaazların başlangıçlarında bu kuralın çok hissedildiğini ve çok uygulandığını okuyoruz. Nitekim şöyle deniliyor: "İnananların topluluğu yürekte ve düşüncede birdi" (Elç. 4, 32). Gerçekten Tanrı'nın halkına tek bir Peder'de kardeş olduğunu hissetmek, tek bir Ruh'ta tek bir şey olmayı hissetmek, aynı evde uyum içinde yaşamak ve bir bedenin uzuvları olmak uygun düşüyor.
 Kardeş gibi bir arada oturmak gerçekten güzel ve tad vericidir. Peygamber, bu huzurlu sevincin örneğini bu şekilde sunuyor: "Başa serpilen değerli koku gibidir, sakal üzerine, Harun'un sakalı üzerine akan ve giysilerinin yakasına dek inen merhem gibidir" (Mez. 132, 2). Harun'un kahinlik kutsaması için kullanılan merhem çeşitli kokularla hazırlandı. Tanrı bu kutsamanın özellikle kahini için yapılmasına hoşnut kaldı ve Rabbimizin de, "arkadaşlarına yeğleyerek" (Mez. 44, 8), görünmez şekilde yağla ovulmasını istedi. Bu kut-sal yağ sürme dünyasal değildir. Krallara yapıldığı gibi kokulu yağ ile dolu bir kase ile değil, "sevinç yağıyla" (Mez. 44, 8) ovuldu. Bunun içindir ki Harun, Yasa gereğince "meshedilmiş" adını almıştır. O halde nasıl ki, bu yağ kime sürülürse sürülsün iğrenç ruhları yüreklerden kovuyorsa, aynı şekilde biz, Tanrı'ya gerçekten hoş gelen sevgi ovmasının aracılığı ile, Havari'nin deyimi ile: "Biz Mesih'in güzel kokusuyuz" (II. Ko. 2, 15). Biz uyuşmayı yayıyoruz. Nasıl ki bu merhem, ilk kahin olan Harun'da Tanrı'ya hoş geldiyse, aynı şekilde kardeşlerin birlikte yaşamaları güzel ve neşe vericidir.
 Fakat merhem baştan sakala süzülüyor ve sakal erkeklik yaşının süsüdür. Bunun içindir ki, bizim Mesih'te çocuk gibi olmamız gereklidir. Çünkü anlatıldığı kadarıyla, biz kötülükten yoksun olduğumuzdan dolayı çocuğuz; oysa akılda ve bilgelikte yetişkiniz.
 Havari tüm inançsızlara çocuk der; çünkü katı gıda alamadıkların-dan, halen süte gereksinimleri vardır ve Havari'nin dediği gibi: "Size süt verdim, katı yiyecek değil. Çünkü henüz katı yiyeceği yiyemiyorsunuz. Şimdi bile yiyemezsiniz (I. Ko. 3, 2). Biz ise yetişkin olmalıyız.
  
 RESPONSORİUM                                                                                               İbr. 6, 20; 7, 3. 2. 3                                          
  
 ¥  Lekesiz Kuzu, oraya uğrumuza öncü olarak girdi O, Melkisedek düzeni uyarınca sonsuza dek başkâhindir. * Sonsuza dek kâhin kalacaktır.
 ¶  O, Doğruluk Kralı"dır; sonra da "Şalem Kralı", yani "Esenlik Kralı"dır. ,
  ¥ Sonsuza dek kâhin kalacaktır.
  
 İncil: Yuhanna 4, 43-54
 Bu iki günden sonra İsa oradan ayrılıp Celile'ye gitti. İsa'nın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti. Celile'ye geldiği zaman Celileliler O'nu iyi karşıladılar. Çünkü onlar da bayram için gitmişler ve bayramda O'nun Yeruşalim'de yaptığı her şeyi görmüşlerdi. İsa yine, suyu şaraba çevirdiği Celile'nin Kana Köyü'ne geldi. Orada saraya bağlı bir memur vardı. Oğlu Kefarnahum'da hastaydı. Adam, İsa'nın Yahudiye'den Celile'ye geldiğini işitince yanına gitti, evine gelip ölmek üzere olan oğlunu iyileştirmesi için O'na yalvardı. İsa adama, "Sizler belirtiler ve harikalar görmedikçe iman etmeyeceksiniz" dedi. Saray memuru İsa'ya, "Efendim, çocuğum ölmeden yetiş!" dedi. İsa, "Git, oğlun yaşayacak" dedi. Adam, İsa'nın söylediği söze iman ederek gitti. Daha yoldayken köleleri onu karşılayıp oğlunun yaşadığını bildirdiler. Adam onlara, oğlunun iyileşmeye başladığı saati sordu. "Dün öğle üstü saat birde ateşi düştü" dediler. Baba bunun, İsa'nın, "Oğlun yaşayacak" dediği saat olduğunu anladı. Kendisi ve bütün ev halkı iman etti. İsa, bu ikinci belirtiyi de Yahudiye'den Celile'ye döndükten sonra gerçekleştirdi.
  
 DUA 
 Tanrım, gizemlerinle dünyamızı yeniliyorsun, Kilisenin bu cennet nimetleri aracılığıyla gelişmesini ve hiç bir zaman bu dünyada yardımlarından eksik kalmamasını sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sen-den dileriz. Âmin.
  
   
 
 
 Sabah Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 Övgüler Tanrı’yı Övmeye Davet ile başladıysa, yukardaki giriş kullanılmaz. 
             
 İLAHİ 
 Toplulukla beraber,
 Ruh’un derinliğinde 
 Toplanıp yalvaralım,
 Rab’bin merhametine.
      Yargının hiddetinden,
      Ey Peder bizi koru,
      Evlatlarından silme
      Şanının görkemini.
 Ruh’unun üflemesi
 Varlığı bize verdi, ¬
 Bağınız ve halkınız
 Elinin eseriyiz.
      Suçlarımızı affet,
      Yaralarımıza bak,
      Lütfun götürsün bizi,
      Paskalya zaferine.
 Peder’e övgü ve şan,
 Oğla ve Kutsal Ruh’a,
 Ezelde olduğu gibi,
 Ebede kadar olsun. Âmin.
  
 1. Nak. Ya Rab Tanrımız, sabahleyin sevgin bizi doyurur. 
  
 MEZMUR 90 Rabbin iyiliği üstümüzdedir                     
 Sevgili kardeşlerim, şunu unutmayın ki, Rab'bin gözünde bir gün bin yıl, bin yıl bir gün gibidir. (2. Pt. 3, 8)
  
 Ya Rab, barınak oldun bize *
 Kuşaklar boyunca.
 Dağlar var olmadan, *
 Daha evreni ve dünyayı yaratmadan,
  
 Öncesizlikten sonsuzluğa dek Tanrı sensin. †
 İnsanı toprağa döndürürsün, *
 “Ey insanoğulları, toprağa dönün!” diyerek.
  
 Çünkü senin gözünde bin yıl  †
 Geçmiş bir gün, dün gibi, *
 Bir gece nöbeti gibidir. 
  
 İnsanları bir düş gibi siler, süpürürsün, *
 Sabah biten ot misali:
 Sabah filizlenir, büyür, *
 Akşam solar, kurur.
  
 Eriyip bitiyoruz senin öfkenden, *
 Kızgınlığından dehşete düşüyoruz.
 Suçlarımızın önüne, *
 Gizli günahlarımızı yüzünün ışığına çıkardın.
  
 Gazabından kısalıyor günlerimiz, *
 Bir soluk gibi tükeniyor yıllarımız, 
 Ömrümüz yetmiş yıl sürüyor, *
 Bilemedin seksen, o da sağlıklıysak;
  
 En güzel yıllar da zahmetle, kederle geçiyor, *
 Çabucak bitiyor, uçup gidiyoruz. ¬
 Kimbilir gazabının gücünü? *
 Çünkü öfken sana duyulan korku kadar güçlüdür.
  
 Bu yüzden günlerimizi saymayı bize öğret ki, *
 Bilgelik kazanalım.
 Vazgeç, ya Rab! Öfken ne zamana dek sürecek? *
 Acı kullarına!
  
 Sabah bizi sevginle doyur, *
 Ömrümüz boyunca sevinçle haykıralım.
  
 Kaç gün bizi sıkıntıya soktunsa, †
 Kaç yıl çile çektirdinse, *
 O kadar sevindir bizi. 
  
 Yaptıkların kullarına, *
 Görkemin onların çocuklarına görünsün.
  
 Tanrımız Rab bizden hoşnut kalsın. †
 Ellerimizin emeğini boşa çıkarma. *
 Evet, ellerimizin emeğini boşa çıkarma.
  
 1. Nak. Ya Rab Tanrımız, sabahleyin sevgin bizi doyurur.
  
 2. Nak. Tüm dünyadan Rab’be övgüler yükselsin. †
  
 EZGİ Yeşaya 42, 10-16 Muzaffer ve kurtarıcı Rabbe ilahi
 Rabbin  tahtının önünde yeni bir ezgi söylüyorlardı.  (Va. 14, 3)
  
 Rab’be yeni bir ilahi söyleyin, *
 Yeryüzünün son noktasına dek ona terennüm edin. 
 Denize ve denizdeki her şey, *
 Adalar  ve orada oturanlar,  onu kutlasınlar
  
 Bozkır ve bozkırdaki kentler, *
 Kedar köylerinde yaşayan halk coşsunlar. 
 Sela’da oturanlar sevinçle haykırsın, *
 Bağırsın dağların doruklarından. 
  
 Hepsi Rab’bi onurlandırsın, *
 Kıyı halkları onu övsün.
 Yiğit gibi çıkagelecek Rab, *
 Savaşçı gibi gayrete gelecek. ¬
  
 Bağırıp savaş çığlığı atacak, *
 Düşmanlarına üstünlüğünü gösterecek.
 “Uzun zamandır ses çıkarmadım, *
 Sustum, kendimi tuttum.
  
 Ama şimdi feryat edeceğim doğuran kadın gibi, *
 Nefesim tutulacak, kesik kesik soluyacağım.
 Harap edeceğim dağları, tepeleri, *
 Bütün yeşilliklerini kurutacağım.
  
 Irmakları adalara çevirip havuzları kurutacağım. *
 Körlere bilmedikleri yolda rehberlik edeceğim,
 Onlara kılavuz olacağım *
 Bilmedikleri yollarda, 
  
 Karanlığı önlerinde ışığa, †
 Engebeleri düzlüğe çevireceğim.  *
 Yerine getireceğim sözler bunlardır.
  
 2. Nak. Tüm dünyadan Rab’be övgüler yükselsin.  †
  
 3. Nak. Ey Tanrı’nın evinde oturanlar, Rab’bin adını övün.  
  
 MEZMUR 135, 1-12  Rabbi yüceltin, onun yaptıkları muhteşemdir.                           
 Seçilmiş soy, Kral'ın kâhinleri, kutsal ulus, Tanrı'nın öz halkısınız. Sizi karanlıktan şaşılası ışığına çağıran Tanrı'nın erdemlerini duyurmak için seçildiniz. (1. Pt. 2, 9)
  
 Rab’be övgüler sunun! †
 Rab’bin adına övgüler sunun, *
 Ey Rab’bin kulları! 
  
 Ey sizler, Rab’bin Tapınağı’nda, †
 Tanrımız’ın Tapınağı’nın avlularında hizmet edenler, *
 Övgüler sunun! 
  
 Rab’be övgüler sunun, *
 Çünkü Rab iyidir. 
 Adını ilahilerle övün,  *
 Çünkü hoştur bu.
  
 Rab kendine Yakup soyunu, *
 Öz halkı olarak İsrail’i seçti.
 Biliyorum, Rab büyüktür, *
 Rab’bimiz bütün ilahlardan üstündür. ¬
  
 Rab ne isterse yapar, *
 Göklerde, yeryüzünde,
 Denizlerde, bütün derinliklerde. *
 Yeryüzünün dört bucağından bulutlar yükseltir,
  
 Yağmur için şimşek çaktırır,  *
 Ambarlarından rüzgar estirir.
 İnsanlardan hayvanlara dek *
 Mısır’da ilk-doğanları öldürdü.
  
 Ey Mısır, senin orta yerinde,  †
 Firavunla bütün görevlilerine *
 Belirtiler, şaşılası işler gösterdi.
  
 Birçok ulusu bozguna uğrattı, *
 Güçlü kralları öldürdü:
 Amorlu kral Sihon’u, †
 Başan Kralı Og’u, *
 Bütün Kenan krallarını.
  
 Topraklarını mülk, *
 Evet, mülk olarak halkı İsrail’e verdi.
  
 3. Nak. Ey Tanrı’nın evinde oturanlar, Rab’bin adını övün.  
  
 KISA OKUMA                                                                                                                              Özd. 3, 5-6. 11-12
 Rab'be güven bütün yüreğinle, Kendi aklına bel bağ-lama. Yaptığın her işte Rab'bi an, O senin yolunu düze çıkarır. Oğlum, Rab'bin terbiye edişini hafife alma, O'nun azarlamasından usanma. Çünkü Rab, oğlundan hoşnut bir baba gibi, Sevdiğini azarlar.
  
 KARŞILIKLI HAMDETME
 ¥  Bana akıl ver, * Yasanı yerine getirmek için.
  Bana akıl ver, * Yasanı yerine getirmek için.
 ¶  Us ve bilgelik öğret bana.* Yasanı yerine getirmek için.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
  Bana akıl ver, Yasanı yerine getirmek için.
  
 Benediktus
 Romalı yüzbaşı Rabbe yalvarıyordu: Hasta olan oğlumu iyileştirmeye gel.
  
 BENEDICTUS      Luka 1,68-79      
         Mesih Ve O’nun Habercisi
 İsrail’in Tanrısı  Rab’be övgüler olsun! †
 Çünkü halkının yardımına gelip *
 onları fidyeyle kurtardı.
  
 Eski çağlardan beri *
 Kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi,
 Kulu Davut’un soyundan *
 Bizim için güçlü bir kurtarıcı çıkardı;
 Düşmanlarımızdan, †
 Bizden nefret edenlerin hepsinin elinden *
 Kurtuluşumuzu sağladı.
  
 Böylece atalarımıza merhamet ederek *
 Kutsal antlaşmasını anmış oldu.
  
 Nitekim bizi düşmanlarımızın elinden kurtaracağına †
 Ve ömrümüz boyunca *
 Kendi önünde kutsallık ve doğruluk içinde,
  
 Korkusuzca kendisine tapınmamızı sağlayacağına dair *
 Atamız İbrahim’e ant içerek söz vermişti.
 Sen de, ey çocuk, *
 Yüceler Yücesi’nin peygamberi diye anılacaksın.
  
 Rab’bin yollarını hazırlamak üzere *
  önünden gidecek .
 Ve O’nun halkına, günahlarının bağışlanmasıyla*
 kurtulacaklarını bildireceksin.
  
 Çünkü Tanrımız’ın yüreği *
 merhamet doludur. 
 O’nun merhameti sayesinde, *
 Yücelerden doğan Güneş, 
  
 Karanlıkta ve ölümün gölgesinde *
 yaşayanlara ışık saçmak 
 Ve ayaklarımızı esenlik yoluna yöneltmek üzere *
 Yardımımıza gelecektir.                      
  
 ¥  Peder’e Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 ¶  Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman ve ebediyete kadar, âmin. 
                                     
 Benediktus
 Romalı yüzbaşı Rabbe yalvarıyordu: Hasta olan oğlumu iyileştirmeye gel.
  
 YAKARMALAR
 Bize bu yeni günün armağanını veren Pederimiz Tanrı’ya hamd edelim. Bugünü onun övgüsüne sunalım ve her türlü hayır işleriyle kutsayalım: Ya Rab, bilgeliğini bize bağışla.
 Ulu ve merhametli Tanrı, dua ve tövbe ruhunu bize bağışla,
 -  ve içimizde sana ve komşumuza karşı gerçek sevgiyi uyanır.
  Yeni dünyayı yaratmaya katkıda bulunmamızı sağla, 
 - böylece Mesih’in adaleti ve barışı yeryüzünde hakim olsun.
 Kainatın gerçek yüzünün asıl değerini bize keşfettir, 
 - onu senin için söylediğimiz övgü ilahisine katalım.
  Ey Rab, eğer seni fakirlerde, acı çekenlerde ve dışlanmış olanlarda tanımamışsak
 -  ve eğer kardeşlerimizde Oğluna hakaret ettiysek bizi affet.
  
  
 Göklerdeki Pederimiz,
 adın yüceltilsin,
 hükümdarlığın gelsin,
 göklerde olduğu gibi
 yeryüzünde de senin isteğin olsun.
 Günlük ekmeğimizi bugün de bize ver, 
 bize kötülük edenleri bağışladığımız gibi,
 sen de bağışla suçlarımızı,
 bizi günah işlemekten koru 
 ve kötülükten kurtar.
  
 DUA 
 Tanrım, gizemlerinle dünyamızı yeniliyorsun, Kilisenin bu cennet nimetleri aracılığıyla gelişmesini ve hiç bir zaman bu dünyada yardımlarından eksik kalmamasını sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin. 
 
 Gündüz Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 Öğleden Önce (Hora Tertia)
 İLAHİ
 İşte, yüce Kutsal Ruh,
 Peder ve Oğul ile
 Kalplere ışığını
 Saçmaya geldiğin an.
  
 Dilimiz ve kalbimiz,
 Gücümüz, hayatımız
 Her zaman ve her yerde
 Sevgin ile tutuşsun.
  
 Her zaman yaşayan sen,
 Ey yüce, Kutsal Peder,
 Oğlunla, Kutsal Ruh'la
 Dualarımı dinle. Âmin.
  
  
 Öğlen (Hora Sesta)
  
 İLAHİ
 Gün ışıkla doludur
 Ve dünya görkeminde;
 Işığın Yaradanı,
 Taparız sana, Tanrı!
  
 Günah'ın ve öfkenin
 Alevlerini söndür;
 Kalpleri aşkla doldur,
 Barıştır bizi sana.
  
 Her şeye kadir Peder,
 Kabul et duamızı;
 Kutsal Ruh'la Oğlun'da
 Şükürler olsun sana. Âmin.
  
 Öğleden Sonra (Hora Nona)
  
 İLAHİ
 Kudretli, yüce çoban,
 Bize yolunu göster;
 Bu kısa günden sonra
 Görkeme bizi götür.
  
 Ellerin eserinden
 Kalbimiz seni tanır
 Ve sevginin özlemi
 Gittikçe bizde artar.
  
 Yüzünün aydınlığı
 Yüzümüze parlasın;
 Ebedi ışığına
 Hazırla ruhumuzu. Âmin.
  
 Öğleden Önce (Hora Tertia)
 Nak.  İşte tövbe günleri! Af ve kurtuluş zamanı.
  
 Öğle (Hora Sexta)
 Nak. Ben diri olan Tanrı’yım, Rab diyor: Günahkârın ölümünü değil, tövbe etmesini ve yaşamasını isterim. 
 Öğleden Sonra (Hora Nona)
 Nak. Denenmelerde, imanda sabit kalalım: Gücümüz Tanrı’nın adaletidir.
  
 MEZMUR 119,137-144 XVIII (118)(Sade)
 Sen adilsin, ya Rab, *
 Hükümlerin doğrudur.
 Buyurduğun öğütler doğru *
 Ve tam güvenilirdir.
  
 Gayretim beni tüketti, *
 Çünkü düşmanlarım unuttu senin sözlerini.
 Sözün çok güvenilirdir, *
 Kulun onu sever.
  
 Önemsiz ve horlanan biriyim ben, *
 Ama koşullarını unutmuyorum.
 Adaletin sonsuza dek doğrudur, *
 Yasan gerçektir.
  
 Sıkıntıya, darlığa düştüm, *
 Ama buyrukların benim zevkimdir.
 Öğütlerin sonsuza dek doğrudur; *
 Bana akıl ver ki, yaşayayım.
  
 MEZMUR 88 (87)                          
  
 I  (2-8)
  
 Ya Rab, beni kurtaran Tanrı, *
 Gece gündüz sana yakarıyorum.
 Duam sana erişsin, *
 Kulak ver yakarışıma.
  
 Çünkü sıkıntıya doydum, *
 Canım ölüler diyarına yaklaştı.
 Ölüm çukuruna inenler arasında sayılıyorum. *
 Tükenmiş gibiyim;
  
 Ölüler arasına atılmış, *
 Artık anımsamadığın,
 İlginden yoksun, *
 Mezarda yatan cesetler gibiyim.
  
 Beni çukurun dibine, *
 Karanlıklara, derinliklere attın.
 Öfken üzerime çöktü, *
 Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin.
 II  (9-19)
  
 Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, *
 İğrenç kıldın beni gözlerinde.
 Kapalı kaldım, çıkamıyorum. *
 Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor,
  
 Her gün sana yakarıyorum, ya Rab, *
 Ellerimi sana açıyorum.-
 Harikalarını ölülere mi göstereceksin? *
 Ölüler mi kalkıp seni övecek?
  
 Sevgin mezarda, *
 Sadakatin yıkım diyarında duyurulur mu?
 Karanlıklarda harikaların, *
 Unutulmuşluk diyarında doğruluğun bilinir mi?
  
 Ama ben, ya Rab, yardıma çağırıyorum seni, *
 Sabah duam sana varıyor.
 Niçin beni reddediyorsun, ya Rab, *
 Neden yüzünü benden gizliyorsun?
  
 Düşkünüm, gençliğimden beri *
 ölümle burun burunayım,
 Dehşetlerinin altında tükendim. *
 Şiddetli gazabın üzerimden geçti,
  
 Saçtığın dehşet beni yedi bitirdi. *
 Bütün gün su gibi kuşattılar beni,
  
 Çevremi tümüyle sardılar. †
 Eşi dostu benden uzaklaştırdın, *
 Tek dostum karanlık kaldı.
  
 Öğleden Önce (Hora Tertia)
 Nak.  İşte tövbe günleri! Af ve kurtuluş zamanı.
  
 Öğle (Hora Sexta)
 Nak. Ben diri olan Tanrı’yım, Rab diyor: Günahkârın ölümünü değil, tövbe etmesini ve yaşamasını isterim. 
 Öğleden Sonra (Hora Nona)
 Nak. Denenmelerde, imanda sabit kalalım: Gücümüz Tanrı’nın adaletidir.
  
 Öğleden Önce
  
 KISA OKUMA                                                                                       Bilgelik 11, 23-24
 Yine de herkese karşı sevecensin, çünkü sen her şeyi yapabilirsin, insanların sana dönmeler için günahlarını bağışlayabilirsin. Evet tüm varlıkları seviyorsun, yarattığın hiç bir şeyden tiksinmiyorsun. Çünkü her hangi bir şeyden tiksinseydin, onu yaratmazdın.
 ¥  Ey Tanrı, temiz bir yürek yarat.
 ¶  Yeniden kararlı bir ruh var et içimde.
  
  
  
 Öğle 
 KISA OKUMA    Hezekiel 18, 23
 Ben kötü kişinin ölümünden sevinç duymam, ancak kötü kişinin kötü yollarından dönüp yaşamasından sevinç duyarım. Egemen Rab böyle diyor.
 ¥  Bakma günahlarıma.
 ¶    Sil bütün suçlarımı.
  
  
 Öğleden Sonra
  
 KISA OKUMA    Yeşaya 58, 7-8
 Yiyeceğinizi açla paylaşmak değil mi? Barınaksız yoksulları evinize alır, çıplak gördüğünüzü giydirir, yakınlarınızdan yardımınızı esirgemezseniz, ışığınız tan gibi ağaracak, çabucak şifa bulacaksınız. Doğruluğunuz önünüzden gidecek, Rab'bin yüceliği artçınız olacak.
  
 ¥  Senin kabul ettiğin kurban alçakgönüllü bir ruhtur.
 ¶    Alçakgönüllü ve pişman bir yüreği hor görmezsin, ey Tanrı. 
 
 
 Akşam Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 İLAHİ 
 Ey merhametli Tanrı,
 Bu tövbe devresinde
 Halkının duasını
 Kabul et şefkat ile.
 Kalplerin sırlarını
 Gerçekte tanıyan sen,
 Tüm tövbe edenlere 
 Af sevincini sağla.
 Büyüktür günahımız,  
 Ama sonsuzdur sevgin;
 Adının şerefine  
 Suçlarımızı affet. 
 Yüzünün ışığıyla  
 Aydınlat yolumuzu, 
 Yönetsin elin bizi   
 Paskalya neşesine.    
 Sevdiğin Oğlun ile  
 Kutsal Ruh’la birlikte   
 Asırlarca hükmeden,  
 Ey Peder, bizi dinle. Âmin. 
  
  
 1. Nak. Tanrımız Rabbi övelim: O’nun merhameti ebedidir.
  
 MEZMUR 136 (135)  Paskalya ilahisi   
 Rabbin yaptıklarını övgü ile anlatın. (Cassiano)
 I (1-9)
  
 Şükredin Rab’be, çünkü o iyidir, *
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 Şükredin tanrılar Tanrısı’na, *
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 Şükredin rabler Rab’bi’ne, *
 Sevgisi sonsuzdur; ¬
  
 Büyük harikalar yapan tek varlığa, *
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 Gökleri bilgece yaratana, *
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 Yeri sular üzerine yayana, *
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 Büyük ışıklar yaratana, *
 Sevgisi sonsuzdur;
 Gündüze egemen olsun diye güneşi,*
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 Geceye egemen olsun diye ayı †
 Ve yıldızları yaratana, *
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 1. Nak. Tanrımız Rabbi övelim: O’nun merhameti ebedidir.
 2. Nak: Her şeye kadir Rab! Ne büyük harikalar yaptın!  
  
 II (10-26) Kurtaran eserelri için Rabbe şükran sunalım
 Her şey Kelam aracılığıyla var oldu, var olan hiçbir şey O'nsuz olmadı. (Yu. 1, 3)
 Mısır’da ilk doğanları öldürene, *
 Sevgisi sonsuzdur;
 Güçlü eli, kudretli koluyla *
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 İsrail’i Mısır’dan çıkarana, *
 Sevgisi sonsuzdur;
 Kızıldeniz’i ikiye bölene, *
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 İsrail’i ortasından geçirene,  *
 Sevgisi sonsuzdur;
 Firavunla ordusunu Kızıldeniz e dökene, *
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 Kendi halkını çölde yürütene,  *
 Sevgisi sonsuzdur; ¬
 Büyük  kralları vurana, *
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 Güçlü kralları öldürene,  *
 Sevgisi sonsuzdur;
 Amorlu kral Sihon’u, *
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 Başan Kralı Og’u öldürene,  *
 Sevgisi sonsuzdur;
 Topraklarını mülk olarak,  *
 Sevgisi sonsuzdur;
 Kulu İsrail’e mülk verene, *
 Sevgisi sonsuzdur;
 Düşkün günlerimizde bizi anımsayana, *
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 Düşmanlarımızdan bizi kurtarana,  *
 Sevgisi sonsuzdur;
 Bütün canlılara yiyecek verene,  *
 Sevgisi sonsuzdur;
  
 Şükredin Göklerin Tanrısı’na, *
 Sevgisi sonsuzdur.
  
 2. Nak. Her şeye kadir Rab! Ne büyük harikalar yaptın!  
 3. Nak. Şimdi Peder’in isteği tamamlanıyor: Mesih’in dünyanın merkezi olması.
  
 EZGİ Efeslilere 1, 3-10   Kurtarıcı Tanrı    
                         
 Bizi Mesih’te her ruhsal kutsamayla *
 Göksel yerlerde kutsamış olan,
 Rab’bimiz İsa Mesih’in Babası *
 Tanrı’ya övgüler olsun.
  
 O kendi önünde sevgide *
 Kutsal ve kusursuz olmamız için
 Dünyanın kuruluşundan önce *
 Bizi Mesih’te seçti. ¬
  
 Kendi isteği ve iyi amacı uyarınca * 
 İsa Mesih aracılığıyla
 Kendisine oğullar olalım diye *
 Bizi önceden belirledi.
  
 Öyle ki, sevgili Oğlu’nda *
 Bize bağışladığı yüce lütfu övülsün.
  
 Tam bir bilgelik ve anlayışla †
 Üzerimize yağdırdığı *
 Lütfunun zenginliği sayesinde
  
 Mesih’in kanı aracılığıyla †
 Mesih’te kurtuluşa, *
 Suçlarımızın bağışlanmasına kavuştuk.
  
 Tanrı sır olan isteğini, †
 Mesih’te edindiği iyi amaç uyarınca *
 Bize açıkladı.
  
 Zaman dolunca *
 Gerçekleştireceği bu tasarıya göre,
 Yerdeki ve gökteki her şeyi *
 Mesih’te birleştirecek.
  
 3. Nak. Şimdi Peder’in isteği tamamlanıyor: Mesih’in dünyanın merkezi olması.
  
 KISA OKUMA                                                                         Romalılar 6, 12-13
 Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin. Bedeninizin üyelerini haksızlığa araç ederek günaha sunmayın. Ölümden dirilenler gibi kendinizi Tanrı'ya adayın; bedeninizin üyelerini doğruluk araçları olarak Tanrı'ya sunun.
  
 KARŞILIKLI HAMDETME
 ¥  Adalet kurbanını sunacağım * ve yüzünün ışığını göreceğim.
 Adalet kurbanını sunacağım ve yüzünün ışığını göreceğim.
 ¶ Ya Rab, ümidimi sana bağlıyorum. Ve yüzünün ışığını göreceğim. 
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun. 
 Adalet kurbanını sunacağım ve yüzünün ışığını göreceğim.
  
 Magnifikat
 İsa söylemişti: Oğlun yaşıyor. Baba, bildi ki tam o anda oğlunun iyileştiğini öğrenince kendisi ve bütün ailesi iman etti.
 MAGNIFICAT  Luka 1,46-55
  
 Canım Rab’bi yüceltir. 
  
 Ruhum Tanrı’da sevinir. 
 Canım Rab’bi yüceltir; *
 Ruhum, Kurtarıcım Tanrı sayesinde sevinçle coşar.
  
 Çünkü O, sıradan biri olan kuluyla ilgilendi. *
 İşte, bundan böyle bütün kuşaklar beni mutlu sayacak.
  
 Çünkü Güçlü Olan, benim için büyük işler yaptı. *
 O’nun adı kutsaldır.
  
 Kuşaktan kuşağa*
 kendisinden korkanlara merhamet eder. 
  
 Bileğiyle büyük işler yaptı; †
 Gururluları yüreklerindeki kuruntularla *
 darmadağın etti.
  
 Hükümdarları tahtlarından indirdi, *
 Sıradan insanları yükseltti.
  
 Aç olanları iyiliklerle doyurdu, *
 Zenginleri ise elleri boş çevirdi.
  
 Atalarımıza söz verdiği gibi, *
 İbrahim’e ve onun soyuna sonsuza dek
  
 Merhamet etmeyi unutmayarak *
 Kulu İsrail’in yardımına yetişti.
  
 ¥  Peder’e Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 ¶  Ezelde olduğu gibi,  şimdi, her zaman ve ebediyete kadar, Âmin
  
  
 Magnifikat
 İsa söylemişti: Oğlun yaşıyor. Baba, bildi ki tam o anda oğlunun iyileştiğini öğrenince kendisi ve bütün ailesi iman etti.
 YAKARMALAR
 Pederimiz Tanrı, Oğlu’nun adına toplanmış olarak kendisinden dileyeceğimiz her şeyi bize vereceğine, O’nun ağzından söz verdi. Bu söze güvenerek cemaatçe dualarımızı ona yükseltelim: Ya Rab, Kilisen’in dualarını dinle.
 Ya Rab, Musa’ya Sina Dağı’nda vermiş olduğun Yasa’yı, Oğlun Mesih İsa sayesinde mükemmelleştiren sen, 
 -   kalplerimize yazdığın yasanı tanımamızı ve onu ah-dinin antlaşması olarak muhafaza etmemizi sağla.
 Halkının rehberlerine derin çobansal gayret ilham et, 
 -   tüm cemaatte gerçek anlayış ve işbirliği ruhu ver.
 İncil’i yayanların ruhlarını ve kalplerini yenile, 
 - her yerde senin eserin için çobanlarınla birlikte çalı-şanları ve yardımcı olanları çoğalt. Senin ve insanların gözünde çocukların, yaşta, bilgelikte ve lütufta büyümelerini sağla, 
 - gençlerin ise, temiz sevgide ve başkalarına hizmet isteğinde senin sevgini keşfetmelerine yardımcı ol.
 İmanla ölmüş olan kardeşlerimizi anımsa, 
 -  onları ebedi mirasına paydaş kıl.
  
 Göklerdeki Pederimiz,
 adın yüceltilsin,
 hükümdarlığın gelsin,
 göklerde olduğu gibi
 yeryüzünde de senin isteğin olsun.
 Günlük ekmeğimizi bugün de bize ver, 
 bize kötülük edenleri bağışladığımız gibi,
 sen de bağışla suçlarımızı,
 bizi günah işlemekten koru 
 ve kötülükten kurtar.
  
 DUA
 Tanrı’m, gizemlerinle dünyamızı yeniliyorsun, Kilisenin bu cennet nimetleri aracılığıyla gelişmesini ve hiç bir zaman bu dünyada yardımlarından eksik kalmamasını sağla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına sen-den dileriz. Âmin.
   

ORUÇ DEVRESİ 3. CUMARTESİ

GÜNLÜK ÖVGÜ DUALARI

İncil: Luka 18, 9-14

Kendi doğruluklarına güvenip başkalarına tepeden bakan bazı kişilere İsa şu benzetmeyi anlattı: “Biri Ferisi, öbürü vergi görevlisi iki kişi dua etmek üzere tapınağa çıktı. Ferisi ayakta kendi kendine şöyle dua etti: ‘Tanrım, öbür insanlara- soygunculara, hak yiyenlere, zina edenlere- ya da şu vergi görevlisine benzemediğim için sana şükrederim. Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.’

“Vergi görevlisi ise uzakta durdu, gözlerini göğe kaldırmak bile istemiyordu, ancak göğsünü döverek, ‘Tanrım, ben günahkâra merhamet et’ diyordu.  “Size şunu söyleyeyim, Ferisi değil, bu adam aklanmış olarak evine döndü. Çünkü kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan ise yüceltilecektir.”

  _______________
 TANRI’YI ÖVMEYE DAVET 
 ¥ Ey Rab aç dudaklarımı
 ¶ Ve ağzım sana övgüler duyursun.
  
 Davet Nak. Gelin Rab Mesih İsa’ya tapalım: O, bizim için ölüm ve denenmeleri kabul etti.
 Ya da:
 Nak. Eğer bu gün Rabbin sesini duyarsanız: kalplerinizi sertleştirmeyin.
  
 Davet Mezmuru
 Mezmur 95 Tanrı’yı övmeye davet
  
 "Gün bugündür" denildikçe birbirinizi her gün yüreklendirin. (Eb. 3, 13)
  
 Gelin, Rab’be sevinçle haykıralım; *
 Bizi kurtaran kayaya sevinç çığlıkları atalım,
 Şükranla huzuruna çıkalım, *
 O’na sevinç ilahileri yükseltelim!  
  
 Çünkü Rab ulu Tanrı’dır, *
 Bütün ilahların üstünde ulu kraldır.
 Yerin derinlikleri O’nun elindedir. *
 Dağların dorukları da O’nun. 
  
 Deniz O’nundur, çünkü O yarattı, *
 Karaya da O’nun elleri biçim verdi.   
 Gelin tapınalım, eğilelim. *
 Bizi yaratan Rab’bin önünde diz çökelim. 
  
 Çünkü O Tanrımız’dır, †
 Bizse O’nun otlağının halkı, *
 Elinin altındaki koyunlarız. 
 Bugün sesini duyarsanız, *
 Meriva’da, o gün çölde,
 Massa’da olduğu gibi, *
 Yüreklerinizi nasırlaştırmayın. 
  
 Yaptıklarımı görmelerine karşın, *
 Atalarınız orada beni sınayıp denediler.   
 Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim, *
 “Yüreği kötü yola sapan bir halktır” dedim, 
  
 “Yollarımı bilmiyorlar.” †
 Bu yüzden öfkeyle ant içtim: *
 “Huzur diyarıma asla girmeyecekler!”
  
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 -Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman ve ebediyete kadar. Âmin.   
  
 Davet Nak. Gelin Rab Mesih İsa’ya tapalım: O, bizim için ölüm ve denenmeleri kabul etti.
 Ya da:
 Nak. Eğer bu gün Rabbin sesini duyarsanız: kalplerinizi sertleştirmeyin.
 _______________
   
 
 
 
 
 <!--  /* Font Definitions */  @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} @font-face {font-family:Cambria; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --> 
 Okumalar Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 Övgüler Tanrı’yı Övmeye Davet ile başladıysa, yukardaki giriş kullanılmaz. 
  
 İLAHİ
 Paskalya neşesine
 Oruçlu yaşayarak,
 Tertemiz kalbimizle
 Mesih’i izleyelim.
 Peygamberler gördüler
 Kırk günün gizemini;
 Rab İsa onu çölde
 Hayatıyla kutsadı.
 Soframız sade olsun,
 Aklımız ve kalbimiz
 Tanrı’nın sözlerini
 Hoşça kabullensinler.
 İmanla direnelim
 Kötü denemelerde 
 Cömertçe savaşarak
 Şana dek ulaşırız.
 Her şeye kadir Peder,
 Ve kurtarıcı İsa
 Kutsal Ruh’la birlikte
 Övülsün sonsuza dek. Âmin.
  
  
  
 1. Nak. Merhameti olan Tanrı’ya şükrediyorum; O insanı kurtarmak için harikalar yarattı. 
  
 MEZMUR 107 (106)  
  
 I  (1-16)
 Tanrı'nın, herkesin Rabbi olan İsa Mesih aracılığıyla esenliği müjdeleyerek İsrailoğulları'na ilettiği bildiriden haberiniz vardır. (Ha. İşl. 10, 36)
 Rab’be şükredin, çünkü O iyidir, *
 Sevgisi sonsuzdur.
 Böyle desin Rab’bin kurtardıkları, *
 Düşman pençesinden özgür kıldıkları,
  
 Doğudan, batıdan, kuzeyden, güneyden. *
 Bütün ülkelerden topladıkları.
 Issız çöllerde dolaştılar, *
 Yerleşecekleri kente giden bir yol bulamadılar.
  
 Aç, susuz, Sefil oldular. †
 O zaman sıkıntı içinde Rab’be yakardılar, *
 Rab kurtardı onları dertlerinden.
  
 Yerleşecekleri bir kente varıncaya dek, *
 Onlara doğru yolda öncülük etti.
 Şükretsinler Rab’be sevgisi için, *
 İnsanlar yararına yaptığı harikalar için.
  
 Çünkü O susamış canın susuzluğunu giderir, *
 Aç canı iyiliklerle doyurur.
 Zincire vurulmuş, acıyla kıvranan tutsaklar, *
 Karanlıkta, zifiri karanlıkta oturmuştu.
  
 Çünkü Tanrı’nın buyruklarına karşı çıkmışlardı, *
 Küçümsemişlerdi Yüceler Yücesi’nin öğüdünü.
 Ağır işlerle hayatı onlara zehir etti, *
 Çöktüler, yardım eden olmadı.
  
 O zaman sıkıntı içinde Rab’be yakardılar, *
 Rab kurtardı onları dertlerinden;
 Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, *
 Kopardı zincirlerini.
  
 Şükretsinler Rab’be sevgisi için, *
 İnsanlar yararına yaptığı harikalar için!
 Çünkü tunç kapıları kırdı, *
 Demir kapı kollarını parçaladı O.
  
 1. Nak. Merhameti olan Tanrı’ya şükrediyorum; O insanı kurtarmak için harikalar yarattı.  
  
 2. Nak. Ya Rab yaptığın yapıtlarını gördük, bizim için yaptığın harikaları.
  
 II  (17-32)
  
 Cezalarını buldu aptallar, *
 Suçları, isyanları yüzünden.
 İğrenir olmuşlardı bütün yemeklerden, *
 Ölümün kapılarına yaklaşmışlardı.
  
 O zaman sıkıntı içinde Rab’be yakardılar, *
 Rab kurtardı onları dertlerinden.
 Sözünü gönderip iyileştirdi onları, *
 Kurtardı ölüm çukurundan.
  
 Şükretsinler Rab’be sevgisi için, *
 İnsanlar yararına yaptığı harikalar için!
 Şükran kurbanları sunsunlar *
 Ve sevinç çığlıklarıyla duyursunlar O’nun yaptıklarını!
  
 Gemilerle denize açılanlar, *
 Okyanuslarda iş yapanlar,
 Rab’bin işlerini, *
 Derinliklerde yaptığı harikaları gördüler.
  
 Çünkü O buyurunca şiddetli bir fırtına koptu, *
 Dalgalar şaha kalktı.
 Göklere yükselip diplere indi gemiler, *
 Sıkıntıdan canları burunlarına geldi gemicilerin,
  
 Sarhoş gibi sallanıp sendelediler, *
 Ustalıkları işe yaramadı.
 O zaman sıkıntı içinde Rab’be yakardılar, *
 Rab kurtardı onları dertlerinden.
  
 Fırtınayı limanlığa çevirdi, *
 Yatıştı dalgalar;
 Rahatlayınca sevindiler, *
 Diledikleri limana götürdü Rab onları.
  
 Şükretsinler Rab’be sevgisi için, *
 İnsanlar yararına yaptığı harikalar için!
 Yüceltsinler O’nu halk topluluğunda, *
 Övgüler sunsunlar ileri gelenlerin toplantısında.
  
 2. Nak. Ya Rab yaptığın yapıtlarını gördük, bizim için yaptığın harikaları.
      
 3. Nak. Doğru olanlar Tanrı’nın yaptıklarını görüp, coşsunlar ve sevgisini anlasınlar.
  
 III (33-43)
  
 Irmakları çöle çevirir, *
 Pınarları kurak toprağa,
 Verimli toprağı çorak alana, *
 Orada yaşayanların kötülüğü yüzünden.
  
 Çölü su birikintisine çevirir, *
 Kuru toprağı pınara.
 Açları yerleştirir oraya; *
 Oturacak bir kent kursunlar,
  
 Tarlalar ekip bağlar diksinler, *
 Bol ürün alsınlar diye.
  
 Rab’bin kutsamasıyla, †
 Çoğaldılar alabildiğine, *
 Eksiltmedi hayvanlarını. 
  
 Sonra azaldılar, alçaldılar, *
 Baskı, sıkıntı ve acı yüzünden. 
 Rab rezalet saçtı soylular üzerine, *
 Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırdı onları. 
  
 Ama yoksulu sefaletten kurtardı, *
 Davar sürüsü gibi çoğalttı ailelerini. 
 Doğru insanlar görüp sevinecek, *
 Kötülerse ağzını kapayacak. 
  
 Aklı olan bunları göz önünde tutsun,
 Rab’bin sevgisini dikkate alsın.
  
 3. Nak. Doğru olanlar Tanrı’nın yaptıklarını görüp, coşsunlar ve sevgisini anlasınlar. 
  
   
 
 
 
 
 <!--  /* Font Definitions */  @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} @font-face {font-family:Cambria; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --> 
 BİRİNCİ OKUMA 
  
 Mısır’dan Çıkış Kitabı’ndan                                                                                          40, 16-38
  
 Rab’bin görkemli konutu kuruluyor. Rab’bin görkemi. 
  Musa her şeyi Rab'bin kendisine buyurduğu gibi yaptı. Böylece ikinci yılın birinci ayının birinci günü konut kuruldu. Musa konutu kurdu, tabanlarını koydu, çerçevelerini yerleştirdi, kirişlerini taktı, direklerini dikti. Çadırı tıpkı Rab'bin kendisine buyurduğu gibi konutun üzerine gerdi, çadır örtüsünü üzerine örttü. Antlaşma Levhaları'nı sandığa koydu, sandık sırıklarını taktı, Bağışlanma Kapağı'nı sandığın üzerine yerleştirdi. Rab'bin kendisine buyurduğu gibi Levha Sandığı'nı konuta getirdi, bölme perdesini asarak sandığı gizledi.
 Masayı Buluşma Çadırı'na, konutun kuzeyine, perdenin dışına koydu. Rab'bin huzurunda, Rab'bin kendisine buyurduğu gibi üzerine ekmekleri dizdi. Kandilliği Buluşma Çadırı'na, masanın karşısına, konutun güneyine koydu. Rab'bin kendisine buyurduğu gibi, Rab'bin huzurunda kandilleri yaktı. Altın sunağı Buluşma Çadırı'na, perdenin önüne koydu. Rab'bin kendisine buyurduğu gibi üzerinde güzel kokulu buhur yaktı. Konutun giriş bölümünün perdesini taktı. Rab'-bin kendisine buyurduğu gibi yakmalık sunu sunağını Buluşma Çadırı'nın giriş bölümüne koydu, üzerin-de yakmalık sunu ve tahıl sunusu sundu. Kazanı Bu-luşma Çadırı ile sunak arasına koydu, yıkanmak için içine su doldurdu. Musa, Harun ve Harun'un oğulları ellerini, ayaklarını orada yıkadılar. Ne zaman Buluşma Çadırı'na girip sunağa yaklaşsalar Rab'bin Musa'ya buyurduğu gibi orada yıkandılar. Musa konutla sunağı avluyla çevirdi. Avlunun girişine perdeyi asarak işi tamamladı. 
 O zaman bulut Buluşma Çadırı'nı kapladı ve Rab'bin görkemi konutu doldurdu. Musa Buluşma Çadırı'na giremedi; çünkü bulut her yeri kaplamış, Rab'bin görkemi konutu doldurmuştu. İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi. Bulut durdukça yerlerinden ayrılmaz, kalkacağı günü beklerlerdi. Böylece bütün yolculuklarında konutun üzerinde gündüzün Rab'bin bulutu, gece de ateş İsrailliler'e yol gösterdi.
  
 RESPONSORİUM                                                                                             1. Kor. 10, 1. 2; Çık. 40, 34-35                                                                                                   
 ¥   Kardeşler, atalarımızın hepsinin bulut altında korunduğunu  ve  hepsinin denizden geçtiğini  bilmenizi istiyorum. * Musa'ya bağlanmak üzere hepsi bulutta ve denizde vaftiz edildi.
 ¶  O zaman bulut Buluşma Çadırı'nı kapladı. Rab'bin görkemi konutu doldurmuştu. * Musa'ya bağlanmak üzere hepsi bulutta ve denizde vaftiz edildi.
  
 İKİNCİ OKUMA 
                                      
 Gregorius, Nazianzlı, Vaazlardan, 14, 38. 40
  
 (Yoksullara sevgi hakkında, 14, 38. 40; PG 35, 907.910)
 “Ne mutlu merhametli olanlara! Onlar merhamet bulacaklar” (Mat. 5, 7) diye doğrular Kutsal Kitap. Mutlulukta merhametin yeri en sonda değildir. Ve yine der ki: “Ne mutlu o adam ki, düşkünlere bakar” (Mez. 40, 2; 41, 1) ve aynı şekilde: “Acıyan ve ödünç veren adam iyidir” (Mez. 111, 5) der. Başka bir yerinde ise bunlar okunur: “Bütün gün acır ve ödünç verir” (Mez. 36, 26). Takdisi kazanalım, anlayışlı bulunmak için gerekeni yapalım, iyiliksever olmaya çalışalım. Gece vakti bile merhamet görevini durdurmasın. “Geri dönüp sana yarın yardım ederim” deme. Niyetim ile hayırseverliğin arasında hiçbir ara olmasın. Nitekim iyilikseverlik duraksama kaldırmaz. Ekmeğini aç olanla paylaş ve fakirleri, evsiz barksız olanları evine konuk et (bak. Yşa. 58, 7) ve bunu mutlu, ilgi ile dolu bir gönülle yap. "Merhamet eden güler yüz ile etsin" (Rom. 12, 8) der Havari ve yaptığın iyiliğin inayeti şefkatin ve çabukluğun sayesinde iki kat artacaktır. Nitekim üzülerek ve zorlanarak verilen şey ne beğenilir, ne de hoş karşılanır.
 Yardımseverlik yaptığımızda mutlu olmalıyız, göz-yaşı dökmemeliyiz: Bayağılığı ve tercihleri, yani cimriliği, ayrıcalığı, tereddütleri ve eleştirileri kendinden uzaklaştırırsan, ödülün büyük olacaktır. O zaman ışığı ve sağlığı arzu etmeyen var mı?
 Bu yüzden, ey Mesih'in hizmetkârları, kardeşleri ve ortak varisleri, sözlerimi dikkate değer görüyorsanız dinleyin beni: yapabilecek durumda olduğumuz süre-ce Mesih'i ziyaret edelim, Mesih'e ilgi gösterelim, Mesih'i besleyelim, Mesih'i giydirelim, Mesih'i konuk edelim, Mesih'e saygı gösterelim. Salt bazılarının yap-tığı gibi, soframızla değil; salt Mecdelli Meryem gibi kokularla değil; ne de Arimatyalı Yusuf gibi salt me-zarla; ne de Mesih'i kısmen seven Nikodemus gibi gömmek için yarayan şeylerle ve ne de sonunda, bu adları geçenlerden önce Müneccimler'in yaptıkları gibi altın, tütsü ve mür ile. Fakat Rabbimiz kurban değil, merhamet istediğinden ve merhamet binlerce semiz kuzudan daha değerli olduğundan, O'na bu merhameti fakirlerde ve bugün aşağılananlarda gösterelim. Böylece bu dünyadan ayrıldığımızda sonsuz tapınaklarda Mesih'le bir arada kabul olacağız. Âmin.
  
 RESPONSORİUM                                                                                                        Mt. 25, 35. 40; Yu. 15, 12
 ¥   Acıkmıştım, bana yiyecek verdiniz; susamıştım, bana içecek verdiniz; yabancıydım, beni içeri aldınız. * Size doğrusunu söyleyeyim, bu en basit kardeşlerimden biri için yaptığınızı, benim için yapmış oldunuz.
 ¶  Benim buyruğum şudur: Sizi sevdiğim gibi birbirinizi sevin. * Size doğrusunu söyleyeyim, bu en basit kardeşlerimden biri için yaptığınızı, benim için yapmış oldunuz.
  
 İncil: Luka 18, 9-14
 Kendi doğruluklarına güvenip başkalarına tepeden bakan bazı kişilere İsa şu benzetmeyi anlattı: "Biri Ferisi, öbürü vergi görevlisi iki kişi dua etmek üzere tapınağa çıktı. Ferisi ayakta kendi kendine şöyle dua etti: 'Tanrım, öbür insanlara- soygunculara, hak yiyenlere, zina edenlere- ya da şu vergi görevlisine benzemediğim için sana şükrederim. Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.'
 "Vergi görevlisi ise uzakta durdu, gözlerini göğe kaldırmak bile istemiyordu, ancak göğsünü döverek, 'Tanrım, ben günahkâra merhamet et' diyordu.  "Size şunu söyleyeyim, Ferisi değil, bu adam aklanmış olarak evine döndü. Çünkü kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan ise yüceltilecektir."
  
 DUA 
 Rab’bim, sevinçle bu oruç ayinlerini kutlarken, sana yalvarıyoruz: şimdi de Paskalya gizemini yaşıyoruz, tamamen onun sonuçlarını tatmak mutluluğunu bize bağışla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin. 
 
 
 
 
 <!--  /* Font Definitions */  @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} @font-face {font-family:Cambria; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --> 
 Sabah Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 Övgüler Tanrı’yı Övmeye Davet ile başladıysa, yukardaki giriş kullanılmaz. 
  
 İLAHİ 
 Toplulukla beraber,
 Ruh’un derinliğinde 
 Toplanıp yalvaralım,
 Rab’bin merhametine.
      Yargının hiddetinden,
      Ey Peder bizi koru,
      Evlatlarından silme
      Şanının görkemini.
 Ruh’unun üflemesi
 Varlığı bize verdi, ¬
 Bağınız ve halkınız
 Elinin eseriyiz.
      Suçlarımızı affet,
      Yaralarımıza bak,
      Lütfun götürsün bizi,
      Paskalya zaferine.
 Peder’e övgü ve şan,
 Oğla ve Kutsal Ruh’a,
 Ezelde olduğu gibi,
 Ebede kadar olsun. Âmin.
  
 1. Nak.   Ey Rab, Sen yakınsın ve bütün yolların doğrudur.
  
 MEZMUR 119, 145-152 (XIX) (118)(Kof) 
 Rab’bin yasasını tutmak için söz
 Bütün yüreğimle haykırıyorum, *
 Yanıtla beni, ya Rab!-
 Senin kurallarına uyacağım. *
 Sana sesleniyorum,
  
 Kurtar beni, *
 Öğütlerine uyayım.
 Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, *
 Senin sözüne umut bağladım.
  
 Verdiğin söz üzerinde düşüneyim diye, *
 Gece boyunca uyku girmiyor gözüme.
 Sevgin uyarınca sesime kulak ver, *
 Hükümlerin uyarınca, ya Rab, yaşam ver bana!
  
 Yaklaşıyor kötülük ardınca koşanlar, *
 Yasandan uzaklaşıyorlar.
 Oysa sen yakınsın, ya Rab, *
 Bütün buyrukların gerçektir.
  
 Çoktan beri anladım *
 Öğütlerini sonsuza dek verdiğini.
  
 1. Nak.   Ey Rab, Sen yakınsın ve bütün yolların doğrudur.    
  
 2. Nak.   Ya Rab, bilgeliğin bende olsun, bana yardım etsin, benimle işlesin. 
                                                
 EZGİ Bilgelik 9, 1-6,9-11
 Ben size öyle bir konuşma yeteneği, öyle bir bilgelik vereceğim ki, size karşı çıkanların hiçbiri buna karşı direnemeyecek, bir şey diyemeyecek. (Lk. 21, 15)
  
 Atalarımızın Tanrısı, suçları bağışlayan Rabbim,*
 Sen ‘Ol’ diyerek bütün varlıkları yarattın,
  
 Bilgeliğinle senden gelen tüm yaratıkları †
 Uygun bir duruma getirdiğin insanın buyruğuna verdin.*
 Kutsallıkla ve doğrulukla dünyayı yönetmesi
  
 Ve yetkisini doğrulukla kullanması için  †
 İnsanı en uygun ortamda yarattın.*
 Tahtının arkadaşı olan bilgeliğe ben de erişeyim.
  
 Ben çocuklarından biriyim, beni geri çevirme.*
 Çünkü ben senin kulunum,
 Her işini gören hizmetçi kadının oğluyum,*
 Ben güçsüz bir insanım, yaşamım tükeniyor.
  
 Adaleti ve yasakları pek bilmem,*
 Kuşkusuz en kusursuz insanda
 Senin bilgeliğin bulunmazsa, o önemsiz biridir.*
 Bilgelik seninledir, etkinliklerini biliyor,
  
 Dünyayı yarattığın zaman oradaydı,  †
 Senin neye sevineceğini biliyor, *
 Senin buyruklarına nasıl uyulacağını biliyor.
  
 Bilgeliği kutsal olan göklerden,*
 Görkemli tahtından gönder.
 O bana yardım etsin, benimle didinsin,  †
 Seni nasıl sevindirebileceğimi bana öğretsin.*
 Çünkü o her şeyi bilir ve her şeyi anlar.
  
 Bilgelik, etkinliklerimde bana sağduyuyla yol gösterecek,*
 Ünüyle beni koruyacaktır.
     
 2. Nak.   Ya Rab, bilgeliğin bende olsun, bana yardım etsin, benimle işlesin.
         
 3. Nak.  Rab’bin sadakati sonsuza dek kalır. 
  
 MEZMUR 117 (116) Rab’bin sevgisini övmeye davet
 Diyorum ki öteki uluslar merhameti için Tanrı'yı yüceltsin. (Rom. 15, 8.9)
 Ey bütün uluslar, *
 Rab’be övgüler sunun! 
 Ey bütün halklar, O’nu yüceltin! *
 Çünkü bize beslediği sevgi büyüktür, 
  
 Rab’bin sadakati sonsuza dek sürer. *
 Rab’be övgüler sunun!
  
 3. Nak.  Rab’bin sadakati sonsuza dek kalır.   
  
 KISA OKUMA    Yeremya 7, 1-4
 Rabden Yeremyaya şu söz geldi: Rab evinin kapısında dur ve orada şu sözü bağırıp de: Ey bütün Yahuda, Rabbe tapınmak için bu kapılardan girenler, Rabbin sözünü dinleyin. İsrail Tanrı’sı, orduların Rabbi, şöyle diyor: Yollarınızı ve işlerinizi ıslah edin ve sizi bu yerde oturturum. Rabbin mabedi, Rabbin mabedi, Rabbin mabedi bunlardır, diye yalan sözlere güvenmeyin.
  
 KARŞILIKLI HAMDETME
 ¥  Rab, Rab diyenler değildir,  * Göklerin Egemenliğine girecek olanlar.
 Rab, Rab diyenler değildir, Göklerin Egemenliğine girecek olanlar.
 ¶  Pederim’in isteğini yerine getirenlerdir, * Göklerin Egemenliğine girecek olanlar.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun. 
 Rab, Rab diyenler değildir, Göklerin Egemenliğine girecek olanlar.
  
 Benedictus Nakarat
 Vergi toplayan adam gözlerini göğe kaldırmak bile istemedi. Yalnız göğsünü dövüyor, “Ey Tanrı, ben günahlıya acı” diyordu.
  
 BENEDICTUS      Luka 1,68-79      
         Mesih Ve O’nun Habercisi
 İsrail’in Tanrısı  Rab’be övgüler olsun! †
 Çünkü halkının yardımına gelip *
 onları fidyeyle kurtardı.
  
 Eski çağlardan beri *
 Kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi,
 Kulu Davut’un soyundan *
 Bizim için güçlü bir kurtarıcı çıkardı;
 Düşmanlarımızdan, †
 Bizden nefret edenlerin hepsinin elinden *
 Kurtuluşumuzu sağladı.
  
 Böylece atalarımıza merhamet ederek *
 Kutsal antlaşmasını anmış oldu.
  
 Nitekim bizi düşmanlarımızın elinden kurtaracağına †
 Ve ömrümüz boyunca *
 Kendi önünde kutsallık ve doğruluk içinde,
  
 Korkusuzca kendisine tapınmamızı sağlayacağına dair *
 Atamız İbrahim’e ant içerek söz vermişti.
 Sen de, ey çocuk, *
 Yüceler Yücesi’nin peygamberi diye anılacaksın.
  
 Rab’bin yollarını hazırlamak üzere *
  önünden gidecek .
 Ve O’nun halkına, günahlarının bağışlanmasıyla*
 kurtulacaklarını bildireceksin.
  
 Çünkü Tanrımız’ın yüreği *
 merhamet doludur. 
 O’nun merhameti sayesinde, *
 Yücelerden doğan Güneş, 
  
 Karanlıkta ve ölümün gölgesinde *
 yaşayanlara ışık saçmak 
 Ve ayaklarımızı esenlik yoluna yöneltmek üzere *
 Yardımımıza gelecektir.                      
  
 ¥  Peder’e Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 ¶  Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman ve ebediyete kadar, âmin. 
  
 Benedictus Nakarat
 Vergi toplayan adam gözlerini göğe kaldırmak bile istemedi. Yalnız göğsünü dövüyor, “Ey Tanrı, ben günahlıya acı” diyordu.
  
  
 YAKARMALAR
 Bizleri sözü ve bedeninin sofrasında yenileyen, yeni yaratılış olarak doğmamızı ve daima yenilenmemizi sağlayan; Mesih İsa’ya olan imanımızı sevinçle duyuralım:  Ey Rab, Ruhun’un kudretiyle her zaman bizleri yenile. 
 Kalpte yumuşak huylu ve alçakgönülü olan Rabbimiz Mesih İsa, bizleri merhametle ve alçakgönüllülükle giydir, 
 -  böylece senin bizleri bağışladığın gibi, bizler de birbirimizi bağışlayabilelim. 
 Karşılaştığımız yoksul ve acı çekenleri görmeyi bize öğret, 
 -  iyi Samariyeli gibi davranmamıza yardım et. 
 Annen Mutlu Bakire Meryem Ana, kendilerini sana adayan bakireler için şefaat etsin, 
 - böylece onlar adanmışlıklarını kilise içinde mutlulukla yaşasınlar.
 Bize merhametinin bir işaretini ver, 
 - suçlarımızı bağışla ve hak ettiğimiz cezalardan bizleri koru.
  
 Göklerdeki Pederimiz,
 adın yüceltilsin,
 hükümdarlığın gelsin,
 göklerde olduğu gibi
 yeryüzünde de senin isteğin olsun.
 Günlük ekmeğimizi bugün de bize ver, 
 bize kötülük edenleri bağışladığımız gibi,
 sen de bağışla suçlarımızı,
 bizi günah işlemekten koru 
 ve kötülükten kurtar.
  
 DUA
  
 Rab’bim, sevinçle bu oruç ayinlerini kutlarken, sana yalvarıyoruz: şimdi de Paskalya gizemini yaşıyoruz, tamamen onun sonuçlarını tatmak mutluluğunu bize bağışla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin.
   
 
 
 
 
 <!--  /* Font Definitions */  @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:Calibri; panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-469750017 -1073732485 9 0 511 0;} @font-face {font-family:Cambria; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin-top:0cm; margin-right:0cm; margin-bottom:10.0pt; margin-left:0cm; line-height:115%; mso-pagination:widow-orphan; font-size:11.0pt; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; font-family:"Calibri",sans-serif; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page WordSection1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.WordSection1 {page:WordSection1;} --> 
 Gündüz Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 Öğleden Önce (Hora Tertia)
 İLAHİ
 İşte, yüce Kutsal Ruh,
 Peder ve Oğul ile
 Kalplere ışığını
 Saçmaya geldiğin an.
  
 Dilimiz ve kalbimiz,
 Gücümüz, hayatımız
 Her zaman ve her yerde
 Sevgin ile tutuşsun.
  
 Her zaman yaşayan sen,
 Ey yüce, Kutsal Peder,
 Oğlunla, Kutsal Ruh'la
 Dualarımı dinle. Âmin.
  
 Öğleden Önce (Hora Tertia)
 Nak.  İşte tövbe günleri! Af ve kurtuluş zamanı.
  
 Öğlen (Hora Sesta)
  
 İLAHİ
 Gün ışıkla doludur
 Ve dünya görkeminde;
 Işığın Yaradanı,
 Taparız sana, Tanrı!
  
 Günah'ın ve öfkenin
 Alevlerini söndür;
 Kalpleri aşkla doldur,
 Barıştır bizi sana.
  
 Her şeye kadir Peder,
 Kabul et duamızı;
 Kutsal Ruh'la Oğlun'da
 Şükürler olsun sana. Âmin.
  
 Öğlen (Hora Sesta)
 Nak.  Ben diri olan Tanrı’yım, Rab diyor: Günahkârın ölümünü değil, tövbe etmesini ve yaşamasını isterim.
  
 Öğleden Sonra (Hora Nona)
  
 İLAHİ
 Kudretli, yüce çoban,
 Bize yolunu göster;
 Bu kısa günden sonra
 Görkeme bizi götür.
  
 Ellerin eserinden
 Kalbimiz seni tanır
 Ve sevginin özlemi
 Gittikçe bizde artar.
  
 Yüzünün aydınlığı
 Yüzümüze parlasın;
 Ebedi ışığına
 Hazırla ruhumuzu. Âmin.
  
 Öğleden Sonra (Hora Nona)
 Nak.  Denenmelerde, imanda sabit kalalım: Gücümüz Tanrı’nın adaletidir.
  
 MEZMUR 119, 121-128 (118)   XVI(Ayin)
  
 Adil ve doğru olanı yaptım, *
 Gaddarların eline bırakma beni!
 Güven altına al kulunun mutluluğunu, *
 Baskı yapmasın bana küstahlar.
  
 Gözümün feri sönüyor, †
 Beni kurtarmanı, *
 Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.
  
 Kuluna sevgin uyarınca davran, *
 Bana kurallarını öğret.
 Ben senin kulunum, bana akıl ver ki, *
 Öğütlerini anlayabileyim.
  
 Ya Rab, harekete geçmenin zamanıdır, *
 Yasanı çiğniyorlar.
 Bu yüzden senin buyruklarını,*
 Altından, saf altından daha çok seviyorum;
  
 Koyduğun koşulların hepsini †
 doğru buluyorum, *
 Her yanlış yoldan tiksiniyorum.
  
 1. Nak. Ya Rab, kulunu kabul et ve ona sevgi bağışla.     
  
 2. Nak.  Rab’be güvenen aydınlanır.
  
 MEZMUR 34 (33)         
  
 I  (2-11)
  
 Her zaman Rab’be övgüler sunacağım, *
 Övgüsü dilimden düşmeyecek. 
 Rable övünürüm, *
 Mazlumlar işitip sevinsin! 
  
 Benimle birlikte *
 Rab’bin büyüklüğünü duyurun,
  
 Adını birlikte yüceltelim. †
 Rab’be yöneldim, yanıt verdi bana, *
 Bütün korkularımdan kurtardı beni.
  
 O’na bakanların yüzü ışıl ışıl parlar, *
 Yüzleri utançtan kızarmaz.
 Bu mazlum yakardı, Rab duydu,  *
 Bütün sıkıntılarından kurtardı onu.
  
 Rab’bin meleği O’ndan korkanların †
 çevresine ordugah kurar, *
 Kurtarır onları.
  
 Tadın da görün, Rab ne iyidir, *
 Ne mutlu O’na sığınan adama!
 Rabden korkun, ey O’nun kutsalları, *
 Çünkü O’ndan korkanın eksiği olmaz.
  
 Genç aslanlar bile aç ve muhtaç olur †
 Ama    Rab’be yönelenlerden  *
 hiçbir iyilik esirgenmez.
  
 2. Nak.  Rab’be güvenen aydınlanır.        
  
 3. Nak. Rab, yüreği kırık olana yakındır.
  
 II  (12-23)
  
 Gelin, ey çocuklar, dinleyin beni: *
 Size Rab korkusunu öğreteyim. 
 Kim yaşamdan zevk almak, *
 İyi günler görmek istiyorsa, 
  
 Dilini kötülükten, *
 Dudaklarını yalandan uzak tutsun. 
 Kötülükten sakının, iyilik yapın; *
 Esenliği amaçlayın, ardınca gidin.
  
 Rab’bin gözleri doğru kişilerin üzerindedir, *
 Kulakları onların yakarışına açıktır.
 Rab kötülük yapanlara karşıdır, *
 Onların anısını yeryüzünden siler.
  
 Doğrular yakarır, Rab duyar; *
 Bütün sıkıntılarından kurtarır onları.
 Rab gönlü kırıklara yakındır, *
 Ruhu ezginleri kurtarır.
  
 Doğrunun dertleri çoktur, *
 Ama Rab hepsinden kurtarır onu.
 Bütün kemiklerini korur, *
 Hiçbiri kırılmaz.
  
 Kötü insanın sonu kötülükle biter, *
 Cezasını bulur doğrulardan nefret edenler.
 Rab kullarını kurtarır, *
 O’na sığınanların hiçbiri ceza görmez.
  
 3. Nak. Rab, yüreği kırık olana yakındır.
  
 Öğleden Önce
  
 KISA OKUMA     Vahiy 3, 19-20
 Ben sevdiklerimi azarlayıp terbiye ederim. Onun için gayrete gel, tövbe et. İşte kapıda durmuş, kapıyı çalıyorum. Biri sesimi işitir ve kapıyı açarsa, onun yanına gireceğim; ben onunla, o da benimle, birlikte yemek yiyeceğiz.
 ¥  Ey Tanrı, temiz bir yürek yarat.
 ¶ Yeniden kararlı bir ruh var et içimde.
  
  
 Öğle
  
 KISA OKUMA    Yeşaya 44, 21-22
 "Ey Yakup soyu, ey İsrail, söylediklerimi anımsayın, çünkü kulumsunuz. Size ben biçim verdim, kulumsunuz; seni unutmam, ey İsrail. İsyanlarınızı bulut gibi, günahlarınızı sis gibi sildim. Bana dönün, çünkü sizi kurtardım."
  
 ¥  Bakma günahlarıma.
 ¶ Sil bütün suçlarımı.
  
  
 Öğleden sonra
  
 KISA OKUMA                 Galatyalılar 6, 7b-8
 İnsan ne ekerse onu biçer. Kendi benliğine eken, benlikten ölüm biçecektir. Ruh'a eken, Ruh'tan sonsuz yaşam biçecektir.
  
 ¥ Senin kabul ettiğin kurban alçakgönüllü bir ruhtur.
 ¶  Alçakgönüllü ve pişman bir yüreği hor görmezsin, ey Tanrı.
  
  
 DUA
 Rab’bim, sevinçle bu oruç ayinlerini kutlarken, sana yalvarıyoruz: şimdi de Paskalya gizemini yaşıyoruz, tamamen onun sonuçlarını tatmak mutluluğunu bize bağışla. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin.
  
   

ORUÇ DEVRESİ 3. CUMA

GÜNLÜK ÖVGÜ DUALARI

İncil: Markos 12, 28-34

Ama ben cinleri Tanrı’nın Ruhu’yla kovuyorsam, Tanrı’nın Egemenliği üzerinize gelmiş demektir. “Bir kimse güçlü adamın evine girip malını nasıl çalabilir? Ancak onu bağladıktan sonra evini soyabilir. “Benden yana olmayan bana karşıdır. Benimle birlikte toplamayan dağıtıyor demektir. Bunun için size diyorum ki, insanların işlediği her günah, ettiği her küfür bağışlanacak; ama Ruh’a edilen küfür bağışlanmayacaktır. İnsanoğlu’na karşı bir söz söyleyen, bağışlanacak; ama Kutsal Ruh’a karşı bir söz söyleyen, ne bu çağda, ne de gelecek çağda bağışlanacaktır. “Ya ağacı iyi, meyvesini de iyi sayın; ya da ağacı kötü, meyvesini de kötü sayın. Çünkü her ağaç meyvesinden tanınır. Sizi engerekler soyu! Kötü olan sizler nasıl iyi sözler söyleyebilirsiniz? Çünkü ağız yürekten taşanı söyler.

ORUÇ DEVRESİ 3. PERŞEMBE

İncil: Luka 11, 14-23

İsa adamın birinden dilsiz bir cini kovuyordu. Cin çıkınca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde kaldı. Ama içlerinden bazıları, “Cinleri, cinlerin önderi Baalzevul’un gücüyle kovuyor” dediler. Bazıları ise O’nu denemek amacıyla gökten bir belirti göstermesini istediler.

Onların ne düşündüğünü bilen İsa şöyle dedi: “Kendi içinde bölünen ülke yıkılır, kendi içinde bölünen ev çöker. Şeytan da kendi içinde bölünmüşse, onun egemenliği nasıl ayakta kalabilir? Siz, benim Baalzevul’un gücüyle cinleri kovduğumu söylüyorsunuz. Eğer ben cinleri Baalzevul’un gücüyle kovuyorsam, sizin adamlarınız kimin gücüyle kovuyor? Sizi bu durumda kendi adamlarınız yargılayacak Ama ben cinleri Tanrı’nın eliyle kovuyorsam, Tanrı’nın Egemenliği üzerinize gelmiş demektir.

“Tepeden tırnağa silahlanmış güçlü bir adam kendi evini koruduğu sürece, malları güvenlik içinde olur. Ne var ki, ondan daha güçlü biri saldırıp onu alt ettiğinde güvendiği bütün silahları elinden alır ve mallarını yağmalayarak bölüştürür. Benden yana olmayan bana karşıdır, benimle birlikte toplamayan dağıtıyor demektir.

GÜNLÜK ÖVGÜ DUALARI

ORUÇ DEVRESİ 3. ÇARŞAMBA

 
 
 

 İncil: Matta 5, 17-19
 "Kutsal Yasa'yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim. Size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa'dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok
 olmayacak. Bu nedenle, bu buyrukların en küçüğünden birini kim çiğner ve başkalarına öyle öğretirse, Göklerin Egemenliği'nde en küçük sayılacak. Ama bu buyrukları kim yerine getirir ve başkalarına öğretirse, Göklerin Egemenliği'nde büyük sayılacak. 
 ORUÇ DEVRESİ  ÇARŞAMBA, ÜÇÜNCÜ HAFTA
  
 _______________
 TANRI’YI ÖVMEYE DAVET 
 ¥ Ey Rab aç dudaklarımı
 ¶  Ve ağzım sana övgüler duyursun.
  
 Davet nak. Gelin Rab Mesih İsa’ya tapalım: O, bizim için ölüm ve denenmeleri kabul etti.
 Ya da:
 Nak. Eğer bu gün Rabbin sesini duyarsanız: kalplerinizi sertleştirmeyin.
  
 Davet Mezmuru: 
  
 Mezmur 95 Tanrı’yı övmeye davet
  
 "Gün bugündür" denildikçe birbirinizi her gün yüreklendirin. (Eb. 3, 13)
  
 Gelin, Rab’be sevinçle haykıralım; *
 Bizi kurtaran kayaya sevinç çığlıkları atalım,
 Şükranla huzuruna çıkalım, *
 O’na sevinç ilahileri yükseltelim!  
  
 Çünkü Rab ulu Tanrı’dır, *
 Bütün ilahların üstünde ulu kraldır.
 Yerin derinlikleri O’nun elindedir. *
 Dağların dorukları da O’nun. 
  
 Deniz O’nundur, çünkü O yarattı, *
 Karaya da O’nun elleri biçim verdi.   
 Gelin tapınalım, eğilelim. *
 Bizi yaratan Rab’bin önünde diz çökelim. 
  
 Çünkü O Tanrımız’dır, †
 Bizse O’nun otlağının halkı, *
 Elinin altındaki koyunlarız. 
 Bugün sesini duyarsanız, *
 Meriva’da, o gün çölde,
 Massa’da olduğu gibi, *
 Yüreklerinizi nasırlaştırmayın. 
  
 Yaptıklarımı görmelerine karşın, *
 Atalarınız orada beni sınayıp denediler.   
 Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim, *
 “Yüreği kötü yola sapan bir halktır” dedim, 
  
 “Yollarımı bilmiyorlar.” †
 Bu yüzden öfkeyle ant içtim: *
 “Huzur diyarıma asla girmeyecekler!”
  
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 -Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman ve ebediyete kadar. Âmin.   
  
 _______________ 
       
  
 Yasa’nın Tekrarı Kitabı’ndan                                               Çıkış 33, 7-11.18-23; 34, 5. 29-35
  
 Rab Yüceliğini Musa’ya gösterdi
    Musa bir çadır alır, ordugâhın dışına, biraz öteye kurardı. Ona 'Buluşma Çadırı' derdi. Kim Rab'be danışmak istese, ordugâhın dışındaki Buluşma Çadırı'na giderdi. Musa ne zaman çadıra gitse, bütün halk kalkar, herkes çadırının girişinde durarak Musa içeri girinceye kadar arkasından bakardı. Musa çadıra girince, bulut sütunu aşağı iner, Rab Musa'yla konuştuğu sürece girişi kapardı. Bulut sütununun çadırın girişinde durduğunu gören herkes kalkar, kendi çadırı-nın girişinde tapınırdı. Rab Musa'yla iki arkadaş gibi yüz yüze konuşurdu. Sonra Musa ordugaha dönerdi. Ama genç yardımcısı Nun oğlu Yeşu çadırdan çıkmazdı.
 Musa, «Lütfen görkemini bana göster» dedi.
 Rab, «Bütün iyiliğimi önünden geçireceğim» diye karşılık verdi, «Adımı, Rab adını senin önünde duyuracağım. Merhamet ettiğime merhamet edeceğim, acıdığıma acıyacağım.  Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz.» Sonra, «Ya-kınımda bir yer var» dedi, «Orada, kayanın üzerinde dur. Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim. Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.»
 Rab bulutun içinde oraya inip onunla birlikte durdu ve adını Rab olarak duyurdu. 
 Musa elinde iki antlaşma levhasıyla Sina Dağı'ndan indi. Rab'le konuştuğu için yüzü ışıldıyordu, ama kendisi bunun farkında değildi. Harun'la İsrailliler Musa'nın ışıldayan yüzünü görünce, ona yaklaşmaya korktular. Musa onları yanına çağırdı. Harun'la İsrail topluluğunun bütün önderleri çevresine toplandılar. Musa onlarla konuştu. Sonra herkes ona yaklaştı. Musa Rab'bin Sina Dağı'nda kendisine bildirdiği bütün buyrukları onlara verdi.
 Konuşmasını bitirdikten sonra, yüzüne bir peçe taktı. Ama ne zaman konuşmak için Rab'bin huzuruna çıksa, ayrılıncaya kadar peçeyi kaldırırdı. Dönünce de kendisine verilen buyrukları İsrailliler'e bildirir, İsrailliler de onun ışıldayan yüzünü görürlerdi. Sonra Mu-sa içeri girip Rab'le görüşünceye kadar yine peçeyi takardı.
 RESPONSORİUM                                                                                                             2. Kor. 3, 13. 14. 16. 18                                             
 ¥   Yüzündeki parlaklığın giderek söndüğünü İsrail-oğulları görmesin diye yüzünü peçeyle örten Musa gibi değiliz. * Ne zaman biri Rab'be dönerse, o peçe kaldırılır.
 ¶ Ve biz hepimiz peçesiz yüzle Rab'bin yüceliğini görerek yücelik üstüne yücelikle O'na benzer olmak üzere değiştiriliyoruz. Bu da Ruh olan Rab sayesinde oluyor. * Ne zaman biri Rab'be dönerse, o peçe kaldırılır.
  
 İKİNCİ OKUMA 
  
 Antakyalı episkopos Aziz Teofilos’un Autolikus’a yazdıklarından 
 (Lib. I, 2. 7; PG 6, 1026-1027.1035)
  
 Günahın çoğaldığı yerde, Tanrı'nın lütfu daha da çoğaldı.
 Güçsüzlüğümüz, Kurtarıcı'nın yaraları dışında nerede huzur ve güven bulur? Selametinin gücü nispetinde kendimi orada güvende hissederim. Evren sendeler; beden tüm ağırlığı ile beni ezer; şeytan tuzaklarını kurar;  ama ben yine  de düşmem.  Çünkü sağlam bir kayaya tutunuyorum. Ağır günah işledim. Vicdanım beni rahatsız ediyor, ama cesaretini yitirmiyor. Çünkü günahlarım yüzünden kalbi mızrakla delinen Rabbin yaralarını anımsıyorum. Yeryüzün-de hiçbir şey Mesih'in ölümü pahasına kurtulamayacak kadar ölüme mahkûm değildir. Bu denli güçlü ve etkin ilacı düşündükçe, hastalıkların en acımasızı bile beni artık korkutmuyor.
 Günahım affedilemeyecek kadar büyük diyen, demek yanılmış. Ancak gerçek şu ki, o kimse Mesih'in bir uzvu değildi. Mesih'in liyakati ile ilgisi yoktu. O liyakat üzerine bir hak iddia edemiyordu. Bir uzvun başa ait nimetleri talep edebileceği gibi.
 Ama ben, suçum yüzünden mahrum kaldığım şeyi yüreklilikle Rabbin kalbinden çekip alabiliyorum. Çünkü merhamet orada do-lup taşıyor ve akmayı sağlayabilecek kadar yara delikleri de mevcut.
 Ellerini, ayaklarını ve bir mızrak darbesi ile de böğrünü deldiler. Açılan deliklerden bu kayanın balını ve taştan akan yağı tadabiliyorum, yani Rabbin ne denli iyi ve merhametli olduğunu tadıp görebiliyorum. O barış düşünceleri kuruyordu ve ben bunu bilmiyordum. Gerçekten, Rabbin düşündüklerini kim bildi? Ona kim akıl verdi? (Rom. 11, 34) Ama etine batan çivi benim için tasarılarının sırrını açıklayan bir anahtar oldu. Bu deliklerden görmemek mümkün mü? Çiviler, yaralar, Tanrı'nın Mesih şahsına dünyayı gerçek-ten kendisiyle uzlaştırdığını haykırıyor. Çaresizliğime nasıl çare olabileceğini anlaması için mızrak vücudunu deldi, kalbine saplandı. Kalbinin sırrı vücudunun yaralarında gün ışığına çıkıyor. Tanrı'mızın iyiliğinin bu büyük sırrı, merhamet dolu sevgisi, yukardan bize gelen Güneş açıkça görülüyor. Bu şefkatin yaralarında belli olmaması mümkün mü? Rabbim, munis olduğunu, merhametli olduğunu, acılarımızı paylaştığını yaralarından başka ne ile göstere-bilirdin bize? Canını ölüme mahkûm olanlara feda etmekten büyük bir sevgi yoktur.
 O halde, benim tüm liyakatim, Rabbin acımasından kaynaklanıyor ve Rab acımada kusur etmedikçe, ben de liyakatten mahrum olmam. Tanrı'nın merhameti arttıkça, benim de liyakatim artacak. Ancak kendimi birçok kusurdan ötürü suçlu hissettiğim zaman ne olacak? Günahın arttığı yerde, lütuf dolup taştı. Tanrı'nın merhameti sonsuzluğa dek uzandığına göre, ben de sonsuza dek Tanrı'nın merhametine şükredeceğim. Benim adaletim bu mu? Rabbim, ben sadece adaletini anımsayacağım.  Çünkü sen benim için Allah'ın adaleti olunca, benim adaletim olmuştur.
  
 RESPONSORİUM                                                                                                               2. Kor. 6, 2. 4. 7. 5. 6
 ¥   Uygun zaman işte şimdidir, kurtuluş günü işte şimdidir. Tanrı'nın hizmetkârları olarak
 * doğruluğun silahlarıyla, Tanrı'nın gücünde.
 ¶  Uykusuzluk ve açlıkta; pak yaşayışta, bilgi, sabır, iyilikte, gerçeğin ilanında.  
 * Bizler onun yaralarıyla şifa bulduk.
  
 İncil: Matta 5, 17-19
 "Kutsal Yasa'yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim. Size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa'dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok
 olmayacak. Bu nedenle, bu buyrukların en küçüğünden birini kim çiğner ve başkalarına öyle öğretirse, Göklerin Egemenliği'nde en küçük sayılacak. Ama bu buyrukları kim yerine getirir ve başkalarına öğretirse, Göklerin Egemenliği'nde büyük sayılacak.
  
 DUA 
 Rab’bim, Mesih’le birlikteki yaşamda, bizi eğitmek ve senin sözlerinle bizi beslemek için, bu oruç günlerini bize lütfediyorsun; fedakârlıklarımız sayesinde, sadakatle senin hizmetinde bulunmak ve tek bir kalple dua etmek lütfunu diliyoruz. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin. 
 
Sabah Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 Övgüler Tanrı’yı Övmeye Davet ile başladıysa, yukardaki giriş kullanılmaz. 
  
 İLAHİ 
 Toplulukla beraber,
 Ruh’un derinliğinde 
 Toplanıp yalvaralım,
 Rab’bin merhametine.
      Yargının hiddetinden,
      Ey Peder bizi koru,
      Evlatlarından silme
      Şanının görkemini.
 Ruh’unun üflemesi
 Varlığı bize verdi, ¬
 Bağınız ve halkınız
 Elinin eseriyiz.
      Suçlarımızı affet,
      Yaralarımıza bak,
      Lütfun götürsün bizi,
      Paskalya zaferine.
 Peder’e övgü ve şan,
 Oğla ve Kutsal Ruh’a,
 Ezelde olduğu gibi,
 Ebede kadar olsun. Âmin.
  
 1. Nak.  Ey Rab, canımı sana yükseltiyorum,  kulunu sevindir. 
  
 MEZMUR 86 (85)                    
 Her türlü sıkıntıda Her türlü tesellinin kaynağı olan Tanrı'ya, övgüler olsun! (2. Ko. 1, 3.4)
  
 Kulak ver, ya Rab, yanıtla beni, *
 Çünkü mazlum ve yoksulum.
 Koru canımı, çünkü senin sadık kulunum. *
 Ey Tanrım, kurtar sana güvenen kulunu!
  
 Acı bana, ya Rab, *
 Çünkü gün boyu sana yakarıyorum.
 Sevindir kulunu, ya Rab, *
 Çünkü dualarımı sana yükseltiyorum.
  
 Sen iyi ve bağışlayıcısın, ya Rab, *
 Sana yakaran herkese bol sevgi gösterirsin.
 Kulak ver duama, ya Rab, *
 Yalvarışlarımı dikkate al!
  
 Sıkıntılı günümde sana yakarırım, *
 Çünkü yanıtlarsın beni.
 İlahlar arasında senin gibisi yok, ya Rab, *
 Eşsizdir işlerin.
  
 Yarattığın bütün uluslar gelip  †
 Sana tapınacaklar, ya Rab, *
 Adını yüceltecekler. 
  
 Çünkü sen ulusun, harikalar yaratırsın, *
 Tek Tanrı sensin. 
 Ya Rab, yolunu bana öğret, *
 Senin gerçeğine göre yürüyeyim, 
  
 Kararlı kıl beni, yalnız senin adından korkayım. †
 Ya Rab Tanrım, bütün yüreğimle *
 sana şükredeceğim, 
  
 Adını sonsuza dek yücelteceğim. *
 Çünkü bana sevgin büyüktür, 
 Canımı ölüler diyarının derinliklerinden *
 sen kurtardın.
  
 Ey Tanrı, küstahlar bana saldırıyor, †
 Zorbalar sürüsü, sana aldırmayanlar *
 Canımı almak istiyor, 
  
 Oysa sen, ya Rab, †
 Sevecen, lütfeden, tez öfkelenmeyen, *
 Sevgisi ve sadakati bol bir Tanrı’sın. 
  
 Yönel bana, acı halime, *
 Kuluna kendi gücünü ver, 
 Kurtar hizmetçinin oğlunu. *
 İyiliğinin bir belirtisini göster bana; 
  
 Benden nefret edenler görüp utansın; †
 Çünkü sen, ya Rab, bana yardım ettin,  *
 Beni avuttun.
  
 1. Nak.  Ey Rab, canımı sana yükseltiyorum, kulunu sevindir. 
  
 2. Nak. Ne mutlu doğrulukta yürüyen ve doğru söz söyleyen kişiye. 
  
 EZGİ Yeşaya 33,13-16
  
 Bu vaat sizler, çocuklarınız, uzaktakilerin hepsi için, Tanrımız Rab'bin çağıracağı herkes için geçerlidir. (Ha. İş. 2, 39)
 “Ey uzaktakiler, ne yaptığımı işitin, *
 Ey yakındakiler, gücümü anlayın.”
 Siyon’daki günahkarlar dehşet içinde, *
 Tanrısızları titreme aldı.
  
 “Her şeyi yiyip bitiren ateşin yanında *
 Hangimiz otuRabilir?
 Sonsuza dek sönmeyecek alevin yanında *
 Hangimiz yaşayabilir?” diye soruyorlar.
  
 Ama doğru yolda yürüyüp doğru dürüst konuşan, *
 Zorbalıkla edinilen kazancı reddeden,
 Elini rüşvetten uzak tutan, *
 Kan dökenlerin telkinlerine kulak vermeyen,
  
 Kötülük görmeye dayanamayan, *
 Yükseklerde oturacak;
 Uçurumun başındaki kaleler onun korunağı olacak, *
 Ekmeği sağlanacak, hiç susuz kalmayacak.
  
 2. Nak. Ne mutlu doğrulukta yürüyen ve doğru söz söyleyen kişiye. 
       
 3. Nak. Rab Tanrımız’ı yüceltin. 
  
 MEZMUR 98 (97)            
 Bütün halkların gözü önünde hazırladığın kurtuluşu, gözlerimle gördüm." (Lk. 2, 30.31)
 Yeni bir ezgi söyleyin Rab’be. *
 Çünkü harikalar yaptı,
  
 Zaferler kazandı sağ eli ve kutsal koluyla. †
 Rab ulusların gözü önüne serdi kurtarışını, *
 Zaferini bildirdi.
  
 İsrail halkına sevgisini, *
 Sadakatini anımsadı;
  
 Tanrımız’ın zaferini gördü dünyanın dört bucağı. †
 Sevinç çığlıkları yükseltin Rab’be, *
 ey yeryüzündekiler!
  
 Sevinç ilahileriyle yeri göğü çınlatın! *
 Lirle ezgiler sunun Rab’be,
 Lir ve müzik eşliğinde! *
 Boru ve borazan eşliğinde
  
 Sevinç çığlıkları atın Kral olan Rab’bin önünde. *
 Gürlesin deniz ve içindekiler,
 Gürlesin yeryüzü ve üzerindekiler. *
 El çırpsın ırmaklar,
  
 Sevinçle haykırsın dağlar *
 Rab’bin önünde!
 Çünkü O geliyor *
 Yeryüzünü yönetmeye.
  
 Dünyayı adaletle, *
 Halkları doğrulukla yönetecek.
  
 3. Nak. Rab Tanrımız’ı yüceltin.         
  
 KISA OKUMA    Yeşaya 33, 15-16
 Ama doğru yolda yürüyüp doğru dürüst konuşan, zorbalıkla edinilen kazancı reddeden, elini rüşvetten uzak tutan, kan dökenlerin telkinlerine kulak verme-yen, kötülük görmeye dayanamayan, yükseklerde oturacak; uçurumun başındaki kaleler onun korunağı olacak, ekmeği sağlanacak, hiç susuz kalmayacak.
  
 KARŞILIKLI HAMDETME
 ¥  Rab gözetir *  doğruların yolunu.
 Rab gözetir doğruların yolunu.
  ¶ Merhamet ve barışı aydınlatır*  doğruların yolunu.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Rab gözetir doğruların yolunu.
  
 Benediktus
 Kutsal Yasayı ya da peygamberleri ortadan kaldırmaya geldiğimi sanmayın. Ortadan kaldırmaya değil, tamamlamaya geldim.
  
 BENEDICTUS      Luka 1,68-79      
         
 Mesih Ve O’nun Habercisi
 İsrail’in Tanrısı  Rab’be övgüler olsun! †
 Çünkü halkının yardımına gelip *
 onları fidyeyle kurtardı.
  
 Eski çağlardan beri *
 Kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi,
 Kulu Davut’un soyundan *
 Bizim için güçlü bir kurtarıcı çıkardı;
 Düşmanlarımızdan, †
 Bizden nefret edenlerin hepsinin elinden *
 Kurtuluşumuzu sağladı.
  
 Böylece atalarımıza merhamet ederek *
 Kutsal antlaşmasını anmış oldu.
  
 Nitekim bizi düşmanlarımızın elinden kurtaracağına †
 Ve ömrümüz boyunca *
 Kendi önünde kutsallık ve doğruluk içinde,
  
 Korkusuzca kendisine tapınmamızı sağlayacağına dair *
 Atamız İbrahim’e ant içerek söz vermişti.
 Sen de, ey çocuk, *
 Yüceler Yücesi’nin peygamberi diye anılacaksın.
  
 Rab’bin yollarını hazırlamak üzere *
  önünden gidecek .
 Ve O’nun halkına, günahlarının bağışlanmasıyla*
 kurtulacaklarını bildireceksin.
  
 Çünkü Tanrımız’ın yüreği *
 merhamet doludur. 
 O’nun merhameti sayesinde, *
 Yücelerden doğan Güneş, 
  
 Karanlıkta ve ölümün gölgesinde *
 yaşayanlara ışık saçmak 
 Ve ayaklarımızı esenlik yoluna yöneltmek üzere *
 Yardımımıza gelecektir.                      
  
 ¥  Peder’e Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 ¶  Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman ve ebediyete kadar, âmin. 
  
 Benediktus
 Kutsal Yasayı ya da peygamberleri ortadan kaldırmaya geldiğimi sanmayın. Ortadan kaldırmaya değil, tamamlamaya geldim.
  
 YAKARMALAR
 Mesih İsa, tamamen yenilenmiş bir dünyada bizleri yeni insanlar yapmak için kurtuluşumuza rehber oluyor: Bu şahane çağrıya çekilmiş olan bizler dua edelim: Ya Rab, Kutsal Ruhun’la hayatımızı yenile.
 Ya Rab, yeni gökleri ve yeni dünyayı söz veren sen, bizi derinliklerimizde yenile,
 - böylece Yeni Yeruşalim’de seninle birleşebilelim.
 Sevginle dünyayı değiştirmeye yardımcı ol bize,
 -  öyle ki yeryüzündeki şehrimiz kardeşlikte ve barışta ilerlesin.
 Tembelliğimizi kötülüğe eğilimlerimizi ve bencilliğimizi yenmeye bize yardımcı ol,
 -  gökteki ödülü kazanabilmemiz için bize sebatlı ve ciddi iş zevkini bağışla.
 Ya Rab, bizi her kötülükten kurtar, 
 -  öyle ki hiç bir şey  hıristiyan hayatının duygusunu karartmasın.
  
 Göklerdeki Pederimiz,
 adın yüceltilsin,
 hükümdarlığın gelsin,
 göklerde olduğu gibi
 yeryüzünde de senin isteğin olsun.
 Günlük ekmeğimizi bugün de bize ver, 
 bize kötülük edenleri bağışladığımız gibi,
 sen de bağışla suçlarımızı,
 bizi günah işlemekten koru 
 ve kötülükten kurtar.
  
 DUA
 Rab’bim, Mesih’le birlikteki yaşamda, bizi eğitmek ve senin sözlerinle bizi beslemek için, bu oruç günlerini bize lütfediyorsun; fedakarlıklarımız sayesinde, sada-katle senin hizmetinde bulunmak ve tek bir kalple dua etmek lütfunu diliyoruz. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'-nın adına senden dileriz. Amin.
  
   
 
 Gündüz Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
 Öğleden Önce (Hora Tertia)
  
 İLAHİ
 İşte, yüce Kutsal Ruh,
 Peder ve Oğul ile
 Kalplere ışığını
 Saçmaya geldiğin an.
 Dilimiz ve kalbimiz,
 Gücümüz, hayatımız
 Her zaman ve her yerde
 Sevgin ile tutuşsun.
 Her zaman yaşayan sen,
 Ey yüce, Kutsal Peder,
 Oğlunla, Kutsal Ruh'la
 Dualarımı dinle. Âmin.
  
 Öğlen (Hora Sesta)
  
 İLAHİ
 Gün ışıkla doludur
 Ve dünya görkeminde;
 Işığın Yaradanı,
 Taparız sana, Tanrı!
 Günah'ın ve öfkenin
 Alevlerini söndür;
 Kalpleri aşkla doldur,
 Barıştır bizi sana.
 Her şeye kadir Peder,
 Kabul et duamızı;
 Kutsal Ruh'la Oğlun'da
 Şükürler olsun sana. Âmin.
  
 Öğleden Sonra (Hora Nona)
  
 İLAHİ
 Kudretli, yüce çoban,
 Bize yolunu göster;
 Bu kısa günden sonra
 Görkeme bizi götür.
 Ellerin eserinden
 Kalbimiz seni tanır
 Ve sevginin özlemi
 Gittikçe bizde artar.
 Yüzünün aydınlığı
 Yüzümüze parlasın;
 Ebedi ışığına
 Hazırla ruhumuzu. Âmin
  
  
  
 Öğleden Önce (Hora Tertia) 
 Nak. İşte tövbe günleri! Af ve kurtuluş zamanı.
  
 Öğle (Hora Sexta)
 Nak: Ben diri olan Tanrı’yım, Rab diyor: Günahkarın ölümünü değil, tövbe etmesini ve yaşamasını isterim.
  
 Öğleden Sonra (Hora Nona)
 Nak. Denenmelerde, imanda sabit kalalım: Gücümüz Tanrı’nın adaletidir.
  
 MEZMUR 119, 105-112 XIV (118) (Nun)
 Sözün adımlarım için çıra,  *
 Yolum için ışıktır.
 Adil hükümlerini izleyeceğime ant içtim. *
 Andımı tutacağım.
  
 Çok sıkıntı çektim, ya Rab; *
 Koru hayatımı sözün uyarınca.
 Ağzımdan çıkan içten övgüleri *
 Kabul et, ya Rab,
  
 Bana hükümlerini öğret. †
 Hayatım her an tehlikede, *
 Yine de unutmam yasanı. 
 Kötüler tuzak kurdu bana, *
 Yine de sapmadım senin koşullarından. 
 Öğütlerin sonsuza dek mirasımdır, *
 Yüreğimin sevincidir onlar. 
  
 Kararlıyım Sonuna kadar *
 senin kurallarına uymaya.
  
  
 MEZMUR 70    (69)                     
 Ya Rab, kurtar bizi, yoksa öleceğiz! (Mt. 8, 25)
  
 Ey Tanrı, kurtar beni! *
 Yardımıma koş, ya Rab!
 Utansın canımı almaya çalışanlar, *
 Yüzleri kızarsın!
  
 Geri dönsün zararımı isteyenler, *
 Rezil olsunlar!
 Bana, “Oh! Oh!” çekenler *
 Geri çekilsin utançlarından!
  
 Sende neşe ve sevinç bulsun *
 Bütün sana yönelenler!-
 “Tanrı yücedir!” desin hep *
 Senin kurtarışını özleyenler!
  
 Bense, mazlum ve yoksulum, *
 Ey Tanrı, yardımıma koş!
 Yardımcım ve kurtarıcım sensin, *
 Geç kalma, ya Rab!
  
 MEZMUR 75 (74)                         
 Hükümdarları tahtlarından indirdi, Sıradan insanları yükseltti. (Lk. 1, 52)
 Sana şükrederiz, ey Tanrı, †
 Şükrederiz, çünkü sen yakınsın, *
 Harikaların bunu gösterir.
  
 “Belirlediğim zaman gelince, *
 Doğrulukla yargılayacağım” diyor Tanrı,
 “Yeryüzü altüst olunca üzerindekilerle, *
 Ben pekiştireceğim onun direklerini.
  
 Övünenlere, ‘Övünmeyin artık!’ dedim; *
 Kötülere, ‘Kaldırmayın başınızı!
 Kaldırmayın başınızı! *
 Tepeden konuşmayın!’”
  
 Çünkü ne doğudan, ne batıdan, *
 Ne de çöldeki dağlardan doğar yargı.
 Yargıç ancak Tanrı’dır, *
 Birini alçaltır, birini yükseltir.
  
 Rab elinde dolu bir kase tutuyor, *
 Köpüklü, baharat karıştırılmış şarap döküyor;
 Yeryüzünün bütün kötüleri *
 Tortusuna dek yalayıp onu içiyor.
  
 Bense sürekli duyuracağım bunu, *
 Yakup’un Tanrısı’nı ilahilerle öveceğim:
 “Kıracağım kötülerin bütün gücünü, *
 Doğruların gücüyse yükseltilecek.”
  
 Öğleden Önce
  
 KISA OKUMA                                        1.Korintliler 13,4-7
 Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz. Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir. Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi umut eder, her şeye dayanır.
  
 ¥  Ya Rab, seni arayanlar sevinç ve coşku içinde olacaklar. 
 ¶ daima söyleyecekler: “Rab yücedir”       
  
  
 Öğle
  
 KISA OKUMA     1.Korintliler 13,8-9, 13
 Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır. Çünkü bilgimiz de peygamberliğimizde sınırlıdır. İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.
  
 ¥  Ey Rab, lütfunu bize bağışla
 ¶  Ümidimiz sende olsun.
  
  
 Öğleden Sonra
  
 KISA OKUMA     Koloseliler 3,14-15
 Bunların hepsinin üzerine yetkin birliğin bağı olan sevgiyi giyinin. Mesih’in esenliği yüreklerinizde hakem olsun. Tek bir bedenin üyeleri olarak bu esenliğe çağrıldınız. Şükredici olun! 
  
 ¥  Alçakgönüllülüler, yeryüzünü miras alacaklar.
 ¶ Onlar esenlikle doyacaklar.
  
 DUA
 Rab’bim, Mesih’le birlikteki yaşamda, bizi eğitmek ve senin sözlerinle bizi beslemek için, bu oruç günlerini bize lütfediyorsun; fedakârlıklarımız sayesinde, sadakatle senin hizmetinde bulunmak ve tek bir kalple dua etmek lütfunu diliyoruz. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin. 
 Akşam Övgü Duaları
 İLAHİ
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 İLAHİ 
 Göklerin ve yeryüzünün 
 şerefli efendisi,
 batmayan güneş sensin
 ve sonsuz aydınlıksın.
             Yıpranmış uzuvlara
             istirahat bağışla;
             uykuyla ruhumuzun
             yaralarını kapat. 
 İnsanların şehrine,
 karanlıklar inse de 
 imanlının kalbinde 
 sevgi uyanık kalsın.
              Sesimiz seni över,
               kalbimiz seni sever,
               ruhumuz sana tapar,
               Üçlü olan tek Tanrı. Âmin.  
  
 1. Nak.   Gözyaşları içinde ekenler, sevinç çığlıklarıyla biçecek.
  
 MEZMUR 126 (125)                       
 Acılarımıza olduğu gibi, tesellimize de ortak olduğun. (2. Ko. 1, 7)
 Rab sürgünleri Siyon’a geri getirince, *
 Rüya gibi geldi bize.
 Ağzımız gülüşlerle, *
 Dilimiz sevinç çığlıklarıyla doldu.
  
 “Rab onlar için büyük işler yaptı” *
 Diye konuşuldu uluslar arasında.
 Rab bizim için büyük işler yaptı, *
 Sevinç doldu içimiz.
  
 Ya Rab, eski gönencimize kavuştur bizi, *
 Negev’de suya kavuşan vadiler gibi.
 Gözyaşları içinde ekenler, *
 Sevinç çığlıklarıyla biçecek;
  
 Ağlayarak tohum çuvalını taşıyıp dolaşan, *
 Sevinç çığlıkları atarak demetlerle dönecek.
  
 1. Nak.   Gözyaşları içinde ekenler, sevinç çığlıklarıyla biçecek.
 2. Nak. Rab evimizi inşa et, şehrini kurtar.
  
 MEZMUR 127 (126)                           
 Önemli olan, eken ya da sulayan değil, ekileni büyüten Tanrı'dır. Biz Tanrı'nın emektaşlarıyız. Sizler de Tanrı'nın tarlası, Tanrı'nın binasısınız. (1. Ko. 3, 7.9)
 Evi Rab yapmazsa, *
 Yapıcılar boşuna didinir.
 Kenti Rab korumazsa, *
 Bekçi boşuna bekler.
  
 Boşuna erken kalkıp *
 Geç yatıyorsunuz.
 Ey zahmetle kazanılan ekmeği yiyenler, *
 Rab sevdiklerinin rahat uyumasını sağlar.
  
 Çocuklar Rab’bin verdiği bir armağandır, *
 Rahmin ürünü bir ödüldür.
 Yiğidin elinde nasılsa oklar, *
 Öyledir gençlikte doğan çocuklar.
  
 Ne mutlu ok kılıfı onlarla dolu insana! †
 Kent kapısında hasımlarıyla tartışırken *
 Utanç duymayacaklar.
  
 2. Nak.   Rab evimizi inşa et, şehrini kurtar.
  
 3. Nak. Bütün yaratılışın ilk doğanı O’dur, O, evre nin kralıdır.
  
 EZGİ Koloseliler 1, 12-20             
 Mesih tüm yaratılışın ilk doğanı ve ölülerden dirilenlerin birincisidir. 
 Bizi kutsalların ışıktaki mirasına †
 ortak olmaya yeterli kılan Baba’ya *
 şükretmeniz için dua ediyoruz. 
  
 O bizi karanlığın hükümranlığından kurtarıp *
 sevgili Oğlu’nun egemenliğine aktardı. 
 O’nda kurtuluşa, *
 günahlarımızın bağışına sahibiz. 
  
 Görünmez Tanrı’nın görünümü, *
 bütün yaratılışın ilk doğanı O’dur. 
  
 Nitekim yerde ve gökte, görünen ve görünmeyen her şey †
 -tahtlar, egemenlikler, yönetimler, hükümranlıklar- *
 O’nda yaratıldı. 
  
 Her şey O’nun aracılığıyla *
 ve O’nun için yaratıldı. 
  
 Her şeyden önce var olan O’dur *
 ve her şey varlığını O’nda sürdürmektedir.
 Bedenin, yani kilisenin başı O’dur. *
 Her şeyde ilk yeri alsın diye 
  
 başlangıç olan ve ölüler arasından *
 ilk doğan O’dur. 
 Çünkü Tanrı bütün doluluğunun *
 O’nda bulunmasını uygun gördü. 
  
 Mesih’in çarmıhta akıtılan kanı aracılığıyla †
 esenliği sağlamış olarak yerdeki ve gökteki her şeyi *
 O’nun aracılığıyla kendisiyle barıştırmaya razı oldu.            
  
 3. Nak . Bütün yaratılışın ilk doğanı O’dur, O, evrenin kralıdır.        
  
 KISA OKUMA     Ha. İş. 2, 38-39
 Petrus onlara şu karşılığı verdi: "Tövbe edin, her biriniz İsa Mesih'in adıyla vaftiz olsun. Böylece günahlarınız bağışlanacak ve Kutsal Ruh armağanını alacaksınız. Bu vaat sizler, çocuklarınız, uzaktakilerin hepsi için, Tanrımız Rab'bin çağıracağı herkes için geçerlidir."
  
 KARŞILIKLI HAMDETME
 ¥  Sana karşı günah işledim, * ya Rab, iyileştir beni. 
 Sana karşı günah işledim, ya Rab, iyileştir beni. 
 ¶  Sana haykırıyorum.* Ya Rab, bana merhamet eyle, ya Rab, iyileştir beni.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun. 
 Sana karşı günah işledim, ya Rab, iyileştir beni. 
  
 Magnifikat
 Rab’bin buyruklarını kim uygular ve başkalarına da öğretirse, Göklerin Hükümranlığı’nda ona büyük denecektir.
  
 MAGNIFICAT  Luka 1,46-55
  
 Canım Rab’bi yüceltir. 
  
 Ruhum Tanrı’da sevinir. 
 Canım Rab’bi yüceltir; *
 Ruhum, Kurtarıcım Tanrı sayesinde sevinçle coşar.
  
 Çünkü O, sıradan biri olan kuluyla ilgilendi. *
 İşte, bundan böyle bütün kuşaklar beni mutlu sayacak.
  
 Çünkü Güçlü Olan, benim için büyük işler yaptı. *
 O’nun adı kutsaldır.
  
 Kuşaktan kuşağa*
 kendisinden korkanlara merhamet eder. 
  
 Bileğiyle büyük işler yaptı; †
 Gururluları yüreklerindeki kuruntularla *
 darmadağın etti.
  
 Hükümdarları tahtlarından indirdi, *
 Sıradan insanları yükseltti.
  
 Aç olanları iyiliklerle doyurdu, *
 Zenginleri ise elleri boş çevirdi.
  
 Atalarımıza söz verdiği gibi, *
 İbrahim’e ve onun soyuna sonsuza dek
  
 Merhamet etmeyi unutmayarak *
 Kulu İsrail’in yardımına yetişti.
  
 ¥  Peder’e Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 ¶  Ezelde olduğu gibi,  şimdi, her zaman ve ebediyete kadar, Âmin
  
 Magnifikat
 Rab’bin buyruklarını kim uygular ve başkalarına da öğretirse, Göklerin Hükümranlığı’nda ona büyük denecektir.
  
 YAKARMALAR
 Gereksinimlerimizi bilen, ama ilk önce onun hükümdarlığını aramamızı isteyen Tanrı’nın ilahi takdirini yüceltelim:  Bunun için onun babalığının kutsallığına katılma isteğimizi yenileyelim ve ona yalvaralım: Ey Rab, hükümdarlığın ve adaletin gelsin. 
 Ruhlarımıza çoban ve rehber olan Oğlu’nu bize veren Kutsal Peder, çobanlarımızı ve onlara emanet ettiğin cemaatlere destek ol,
 - öyle ki çobanların sürüsü için gayreti ve sürünün çobanlara karşı uysallığı eksik olmasın. 
 Ey Rab, bedende ve ruhta hasta olanlara karşı kardeşlik sevgisini bizlerde uyandır, 
 - öyle ki onlarda hem seni tanıyalım, hem de sana hiz-met edelim. 
 Hıristiyan olmayanların kilisenin uzuvları olmalarını sağla, 
  - onların da kiliseyi cömert ve hareketli sevgileriyle inşa etmelerini sağla.
 Bizlerde işlediğimiz günahlar için ciddi bir tövbe ruhu yarat, 
 -  öyle ki senin kilisenle barışabilelim. 
 Merhamete daha çok muhtaç olan ölüleri cennete ka-bul et, 
 -  cesaretlerini kıran haksızlıklar yüzünden amaçlarından uzaklaşmalarına izin verme. 
 Ölmüş olan imanlılarına lütfet, 
 -  ebedi huzurunda sonsuza dek yaşamalarını sağla.
  
 Göklerdeki Pederimiz,
 adın yüceltilsin,
 hükümdarlığın gelsin,
 göklerde olduğu gibi
 yeryüzünde de senin iseğin olsun.
 Günlük ekmeğimizi bugün de bize ver, 
 bize kötülük edenleri bağışladığımız gibi,
 sen de bağışla suçlarımızı,
 bizi günah işlemekten koru 
 ve kötülükten kurtar.
  
 DUA
 Rab’bim, Mesih’le birlikteki yaşamda, bizi eğitmek ve senin sözlerinle bizi beslemek için, bu oruç günlerini bize lütfediyorsun; fedakârlıklarımız sayesinde, sadakatle senin hizmetinde bulunmak ve tek bir kalple dua etmek lütfunu diliyoruz. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin.
  
 Akşam Övgüsü Ordinarium’da gösterildiği gibi bitirilir.
   

ORUÇ DEVRESİ 3. SALI

 
 İncil: Matta 18, 21-35
 Bunun üzerine Petrus İsa'ya gelip, "Ya Rab" dedi, "Kardeşim bana karşı kaç kez günah işlerse onu bağışlamalıyım? Yedi kez mi?" İsa, "Yedi kez değil" dedi. "Yetmiş kere yedi kez derim sana. Şöyle ki, Göklerin Egemenliği, köleleriyle hesaplaşmak isteyen bir krala benzer.
 Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.
 Kölenin ödeme gücü olmadığından efendisi onun, karısının, çocuklarının ve bütün malının satılıp borcun ödenmesini buyurdu. Köle yere kapanıp efendisine, 'Ne olur, sabret! Bütün borcumu ödeyeceğim' dedi.
 Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi. "Ama köle çıkıp gitti, kendisine yüz dinar borcu olan başka bir köleye rastladı. Onu yakalayıp, 'Borcunu öde' diyerek boğazına sarıldı. Bu köle yüzüstü yere kapandı, 'Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim' diye yalvardı.
 Ama ilk köle bunu reddetti. Gitti, borcunu ödeyinceye dek adamı zindana kapattı.
 Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar. "Bunun üzerine efendisi köleyi yanına çağırdı. 'Ey kötü köle!' dedi.
 'Bana yalvardığın için bütün borcunu bağışladım.
 Benim sana acıdığım gibi, senin de köle arkadaşına acıman gerekmez miydi?'
 Bu öfkeyle efendisi, bütün borcunu ödeyinceye dek onu işkencecilere teslim etti.
 "Eğer her biriniz kardeşini gönülden bağışlamazsa, göksel Babam da size öyle davranacaktır." 
 
 ORUÇ DEVRESİ SALI, ÜÇÜNCÜ HAFTA
  
 _______________
 TANRI’YI ÖVMEYE DAVET 
 ¥ Ey Rab aç dudaklarımı
 ¶  Ve ağzım sana övgüler duyursun.
  
 Davet nak. Gelin Rab Mesih İsa’ya tapalım: O, bizim için ölüm ve denenmeleri kabul etti.
 Ya da:
 Nak. Eğer bu gün Rabbin sesini duyarsanız: kalplerinizi sertleştirmeyin.
  
 Davet Mezmuru: 
 Mezmur 95 Tanrı’yı övmeye davet
  
 "Gün bugündür" denildikçe birbirinizi her gün yüreklendirin. (Eb. 3, 13)
  
 Gelin, Rab’be sevinçle haykıralım; *
 Bizi kurtaran kayaya sevinç çığlıkları atalım,
 Şükranla huzuruna çıkalım, *
 O’na sevinç ilahileri yükseltelim!  
  
 Çünkü Rab ulu Tanrı’dır, *
 Bütün ilahların üstünde ulu kraldır.
 Yerin derinlikleri O’nun elindedir. *
 Dağların dorukları da O’nun. 
  
 Deniz O’nundur, çünkü O yarattı, *
 Karaya da O’nun elleri biçim verdi.   
 Gelin tapınalım, eğilelim. *
 Bizi yaratan Rab’bin önünde diz çökelim. 
  
 Çünkü O Tanrımız’dır, †
 Bizse O’nun otlağının halkı, *
 Elinin altındaki koyunlarız. 
 Bugün sesini duyarsanız, *
 Meriva’da, o gün çölde,
 Massa’da olduğu gibi, *
 Yüreklerinizi nasırlaştırmayın. 
  
 Yaptıklarımı görmelerine karşın, *
 Atalarınız orada beni sınayıp denediler.   
 Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim, *
 “Yüreği kötü yola sapan bir halktır” dedim, 
  
 “Yollarımı bilmiyorlar.” †
 Bu yüzden öfkeyle ant içtim: *
 “Huzur diyarıma asla girmeyecekler!”
  
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 -Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman ve ebediyete kadar. Âmin.   
  
 Davet nak. Gelin Rab Mesih İsa’ya tapalım: O, bizim için ölüm ve denenmeleri kabul etti.
 Ya da:
 Nak. Eğer bu gün Rabbin sesini duyarsanız: kalplerinizi sertleştirmeyin.
 _______________
  
 Okumalar Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey  Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 Övgüler Tanrı’yı Övmeye Davet ile başladıysa, yukardaki giriş kullanılmaz. 
  
 İLAHİ 
 Paskalya neşesine
 Oruçlu yaşayarak,
 Tertemiz kalbimizle
 Mesih’i izleyelim.
 Peygamberler gördüler
 Kırk günün gizemini;
 Rab İsa onu çölde
 Hayatıyla kutsadı.
 Soframız sade olsun,
 Aklımız ve kalbimiz
 Tanrı’nın sözlerini
 Hoşça kabullensinler.
 İmanla direnelim
 Kötü denemelerde 
 Cömertçe savaşarak
 Şana dek ulaşırız.
 Her şeye kadir Peder,
 Ve kurtarıcı İsa
 Kutsal Ruh’la birlikte
 Övülsün sonsuza dek. Âmin.
  
 1. Nak  Tanrı kalksın ve düşmanları önünden kaçsın. 
  
 MEZMUR 68 (67)   
 Yükseğe çıktı ve tutsakları peşine taktı, İnsanlara armağanlar verdi. İnen de O'dur, her şeyi doldurmak üzere bütün göklerin çok üstüne çıkan da O'dur. (Ef. 4, 8.10)
 I (2-11)
  
 Kalksın Tanrı, dağılsın düşmanları, *
 Kaçsın önünden O’ndan nefret edenler!
 Dağıtsın onları dağılan duman gibi; *
 Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi
  
 Yok olsun kötüler Tanrı’nın önünde! *
 Ancak doğrular sevinsin,
 Bayram etsinler Tanrı’nın önünde, *
 Neşeyle coşsunlar.
  
 Tanrı’ya ezgiler söyleyin, adını ilahilerle övün, †
 Çölleri geçecek biniciye yol hazırlayın; *
 O’nun adı Rabdir, bayram edin önünde!
  
 Kutsal konutundaki Tanrı, *
 Öksüzlerin babası, dul kadınların savunucusudur.-
 Tanrı kimsesizlere ev verir, *
 Tutsakları özgürlüğe ve gönence kavuşturur,
  
 Ama başkaldıranlar kurak yerde oturur. †
 Ey Tanrı, sen halkına öncülük ettiğinde, *
 Çölde yürüdüğünde, Yer sarsıldı,
  
 Göklerden yağmur boşandı Tanrı’nın önünde, †
 Sina Dağı sarsıldı *
 Tanrı’nın, İsrail’in Tanrısı’nın önünde, 
  
 Bol yağmurlar yağdırdın, ey Tanrı, *
 Canlandırdın yorgun düşen yurdunu. 
 Halkın oraya yerleşti, *
 İyiliğinle mazlumların geçimini sağladın, ey Tanrı.
  
 1. Nak. Tanrı kalksın ve düşmanları önünden kaçsın. 
 2. Nak. Tanrımız kurtarıcı bir Tanrı’dır; O bizi ölümden kurtarır. 
  
 II (12-24)
  
 Rab buyruk verdi, *
 Büyük bir kadın topluluğu duyurdu müjdeyi:
 “Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! *
 Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.
 
 
 Ağılların arasında uyurken, †
 Kanatları gümüş, tüyleri pırıl pırıl altınla kaplı *
 Bir güvercine benzersiniz.”
  
 Her Şeye Gücü Yeten, kralları dağıtırken, *
 Sanki Salmon Dağı’na kar yağıyordu.
 Ey Başan Dağı, Tanrı Dağı! *
 Ey Başan Dağı, dorukları ulu dağ!
  
 Ey ulu dağlar, niçin yan gözle bakıyorsunuz †
 Tanrı’nın yerleşmek için seçtiği dağa? *
 Evet, Rab orada sonsuza dek oturacaktır.
  
 Tanrı’nın savaş aRabaları sayısızdır, *
 Rab kutsallık içinde Sina’dan geldi.
  
 Sen yükseğe çıktın, tutsakları peşine taktın,  †
 İnsanlardan, başkaldıranlardan bile armağanlar aldın, *
 Oraya yerleşmek için, ya Rab Tanrı.
  
 Her gün yükümüzü taşıyan Rab’be, *
 Bizi kurtaran Tanrı’ya övgüler olsun.
 Tanrımız kurtarıcı bir Tanrı’dır, *
 Ölümden kurtarış yalnız Egemen Rab’be özgüdür.
  
 Kuşkusuz Tanrı düşmanlarının başını, *
 Suçlu yaşayanların kıllı kafasını ezer.
 Rab, “Onları Başan’dan, *
 Denizin derinliklerinden geri getireceğim” der,
  
 “Öyle ki, ayaklarını *
 düşmanlarının kanına batırasın, 
 Köpeklerinin dili de *
 onlardan payını alsın.”
  
 2. Nak. Tanrımız kurtarıcı bir Tanrı’dır; O bizi ölümden kurtarır. 
 3. Nak.  Ey yeryüzünün ulusları, Rab’bi övün, Tanrımız’ın önünde ilahi okuyun. 
  
  
 III
  
 Ey Tanrı, senin zafer alayını, †
 Tanrım’ın, Kralım’ın kutsal yere *
 törenle gelişini gördüler:
  
 Başta okuyucular, arkada çalgıcılar, *
 Ortada tef çalan genç kızlar.
  
 “Ey sizler, İsrail soyundan gelenler, †
 Toplantılarınızda Tanrı’ya, *
 Rab’be övgüler sunun!”
  
 Önde en küçük oymak Benyamin, †
 Kalabalık halinde Yahuda önderleri, *
 Zevulun ve Naftali önderleri oradalar!
  
 Ey Tanrı, Yeruşalim’deki tapınağından göster gücünü, †
 Bizim için kullandığın gücünü, ey Tanrı. *
 Krallar sana armağanlar sunacak.
  
 Azarla kamışlar arasında yaşayan hayvanı, *
 Halkların buzağılarıyla boğalar sürüsünü,
 Çiğne ayaklarınla gümüşe gönül verenleri, *
 Dağıt savaştan zevk alan halkları!
  
 Mısır’dan elçiler gelecek, *
 Kuşlular ellerini Tanrı’ya doğru kaldırıverecek.
  
 Ey yeryüzünün krallıkları, Tanrı’ya ezgiler söyleyin, †
 İlahilerle övün Rab’bi, *
 Göklere, kadim göklere binmiş olanı. 
  
 İşte sesiyle, güçlü sesiyle gürlüyor! *
 Tanrı’nın gücünü tanıyın;
 O’nun yüceliği İsrail’in üzerinde, *
 Gücü göklerdedir.
  
 Ne heybetlisin, ey Tanrı, tapınağında! †
 İsrail’in Tanrısı’na, *
 Halkına güç, kudret veren Tanrı’ya övgüler olsun!               
                                                
 3. Nak.  Ey yeryüzünün ulusları, Rab’bi övün, Tanrımız’ın önünde ilahi okuyun. 
  
 ¥ İşte lütuf zamanı,
 ¶ işte, kurtuluş günleri.
  
 BİRİNCİ OKUMA 
  
 Mısır’dan Çıkış Kitabı’ndan                                                                         32, 1-20                                                                     
  
 Altından buzağı
 Halk Musa'nın dağdan inmediğini, geciktiğini görün-ce, Harun'un çevresine toplandı. Ona, «Kalk, bize öncülük edecek bir ilah yap» dediler, «Bizi Mısır'dan çıkaran adama, Musa'ya ne oldu bilmiyoruz!»
 Harun, «Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin» dedi. Herkes kulağındaki küpeyi çıkarıp Harun'a getirdi. Harun altınları topladı, oymacı aletiyle buzağı biçiminde dökme bir put yaptı. Halk, «Ey İsrailliler, sizi Mısır'dan çıkaran Tanrınız budur!» dedi. Harun bunu görünce, buzağının önünde bir sunak yaptı ve «Yarın Rab'bin onuruna bayram olacak» diye ilan etti. Ertesi gün halk erkenden kalkıp yakmalık sunular sundu, esenlik sunuları getirdi. Yiyip içmeye oturdu, sonra kalkıp çılgınca eğlendi. 
 Rab Musa'ya, «Aşağı in» dedi, «Mısır'dan çıkardığın halkın baştan çıktı. Buyurduğum yoldan hemen saptılar. Kendilerine dökme bir buzağı yaparak önünde tapındılar, kurban kestiler. 'Ey İsrailliler, sizi Mısır'dan çıkaran ilahınız budur!' dediler.»
 Rab Musa'ya, «Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum» dedi, «Şimdi bana engel olma, bırak öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Sonra seni büyük bir ulus yapacağım.»
 Musa Tanrısı Rab'be yalvardı: «Ya Rab, niçin kendi halkına karşı öfken alevlensin? Onları Mısır'dan büyük kudretinle, güçlü elinle çıkardın.
 Neden Mısırlılar, 'Tanrı kötü amaçla, dağlarda öldürmek, yeryüzünden silmek için onları Mısır'dan çıkardı' desinler? Öfkelenme, vazgeç halkına yapacağın kötülükten. Kulların İbrahim'i, İshak'ı, İsrail'i anımsa. Onlara kendi üzerine ant içtin, 'soyunuzu gökteki yıldızlar kadar çoğaltacağım. Söz verdiğim bu ülkenin tümünü soyunuza vereceğim. Sonsuza dek onlara miras olacak' dedin.» Böylece Rab halkına yapacağını söylediği kötülükten vazgeçti. 
 Musa döndü, elinde antlaşma koşulları yazılı iki taş levhayla dağdan indi. Levhaların ön ve arka iki yüzü de yazılıydı. Onları Tanrı yapmıştı, üzerlerindeki oyma yazılar O'nun yazısıydı.
 Yeşu, bağrışan halkın sesini duyunca, Musa'ya, «Ordugâhtan savaş sesi geliyor!» dedi. Musa şöyle yanıtladı: «Ne yenenlerin,  Ne de yenilenlerin sesidir bu; Ezgiler duyuyorum ben.»
 Musa ordugâha yaklaşınca, buzağıyı ve oynayan in-sanları gördü; çok öfkelendi. Elindeki taş levhaları fırlatıp dağın eteğinde parçaladı. Yaptıkları buzağıyı alıp yaktı, toz haline gelinceye dek ezdi, sonra suya serperek İsrailliler'e içirdi.
  
 RESPONSORİUM                                                                                                   Mez 106, 20. 21; Rom. 1, 21. 23                                       ¥   Tanrı'nın yüceliğini, ot yiyen öküz putuna değiştirdiler * Unuttular kendilerini kurtaran Tanrı'yı, Mısır'da yaptığı büyük işleri.
 ¶  Tanrı'yı bildikleri halde ölümsüz Tanrı'nın yüceliği yerine ölümlü insana, kuşlara, dört ayaklılara, sürüngenlere benzeyen putları yeğlediler.
 * Unuttular kendilerini kurtaran Tanrı'yı, Mısır'da yaptığı büyük işleri. 
  
  
 İKİNCİ OKUMA 
 Petrus Krisologus, Vaazlardan, Disc. 43, PL 52, 320 – 322)
  
 Dua'nın istediğini oruç elde eder
 Ey kardeşlerim, inancı sağlam tutan, ibadeti sürdüren, iffeti koruyan şeyler üçtür: dua, oruç, merhamet. Dua'nın istediğini oruç elde eder, merhamet kabullenir. Bu üç şey, dua, oruç merhamet, tek bir şeydir ve yaşamı birbirlerinden alırlar.
 Oruç duanın ruhudur ve merhamet orucun yaşamı. Kimse onları ayırmasın, çünkü ayrı kalmayı başaramıyorlar. Üçüne bir arada değil de salt birine sahip olan hiç bir şeye sahip değildir. Bu yüzden dua eden oruç tutsun. Oruç tutan merhametli olsun. Talebinin karşılığını almak isteyen, ona iletilen taleplere karşılık versin. Tanrı'nın kalbini kendi için açık görmek iste-yen, kalbini ona yalvarana kapatmasın.
 Oruç tutan, başkalarının gıdasız kalmasının anlamını iyice anlasın. Tanrı'nın orucunu hoş görmesini istiyorsa, aç olanlara kulak versin. Merhameti umut eden, merhametli olsun. Af dileyen, affetsin. Bir armağını bekleyen, elini başkalarına açık tutsun. Kendi için istediğini, başkalarına esirgeyen kötü bir isteyendir.
 Ey insan, merhametin ölçüsünü kendinde bul. Sana karşı gösterilmesini istediğin merhametin şeklini başkalarına da uygula. Kendin için istediğin merhametin büyüklüğünü başkalarına da tanı. Kendin için arzu ettiğin o tez merhameti, başkalarına da sun.
 Bu yüzden dua, oruç, merhamet bizler için, Tanrı nez-dinde tek bir arabulucu güç olsunlar; bizler için üç şekilli tek bir savunma, tek bir dua olsunlar.
 Hor görmekle kaybettiklerimizi oruçla fethedelim. Oruç ile ruhlarımızı kurban edelim. Çünkü Tanrı'ya sunabileceğimiz daha hoş bir şey yoktur. "Tanrı'yı hoşnut eden kurban, kırgın bir ruhtur. Tanrım sen kırılmış ve ezilmiş bir kalbi hor görmezsin" (Mez. 50, 19) diyen Peygamberin kanıtladığı gibi.
 Ey insan, ruhunu Tanrı'ya sun. Orucun kurbanını da sun ki kutsal ekmek arı olsun, kutsal kurban, sana kalan ve Tanrı'ya bunu vermeyen affedilmeyecektir. Çünkü sunulacak, kendiliğinden yoksun olamaz. Oysa tüm bunların kabul edilebilmeleri için merhameti de katmalı. Merhametle sulandırılmazsa, oruç tomurcuk açmaz. Merhamet kurursa, oruç da kurur. Toprak için yağmur ne ise oruç için merhamet aynı şeydir. Her ne kadar kalbi yumuşatırsa, vücudu arıtırsa, günahları sökerse, erdemleri ekerse de oruç tu-tan, nehirler dolusu merhamet akıtmazsa, meyvelerini toplayamaz.
 Ey oruç tutan sen, merhametle oruç tutarsan arazinin de oruç tutacağını bil. Merhametle verdiklerin bol şe-kilde tahıl ambarına geri dönecektir. Bu yüzden ey insan, kendine saklamakla zarara uğramaman için, başkalarına da ikram et ki toplayabilesin. Fakir olana vermekle kendine ver. Çünkü başkasına miras olarak bıraktığını sahiplenemeyeceksin..
  
 RESPONSORİUM                                                                                                                  Bkz. Tb. 12, 8. 9
 ¥   Dua edip oruç tutmak ve sadaka verip doğru olanı yapmak varlıklı olup günah işlemekten daha iyidir. Altın biriktirmektense sadaka vermek daha iyidir.  * Sadaka insanı ölümden kurtarır ve her türlü günahtan temizler. 
 .
 ¶ Sadaka verenlerin günleri boş geçmemiştir. * Sadaka insanı ölümden kurtarır ve her türlü günahtan temizler.
  
 İncil: Matta 18, 21-35
 Bunun üzerine Petrus İsa'ya gelip, "Ya Rab" dedi, "Kardeşim bana karşı kaç kez günah işlerse onu bağışlamalıyım? Yedi kez mi?" İsa, "Yedi kez değil" dedi. "Yetmiş kere yedi kez derim sana. Şöyle ki, Göklerin Egemenliği, köleleriyle hesaplaşmak isteyen bir krala benzer.
 Kral hesap görmeye başladığında kendisine, borcu on bin talantı bulan bir köle getirildi.
 Kölenin ödeme gücü olmadığından efendisi onun, karısının, çocuklarının ve bütün malının satılıp borcun ödenmesini buyurdu. Köle yere kapanıp efendisine, 'Ne olur, sabret! Bütün borcumu ödeyeceğim' dedi.
 Efendisi köleye acıdı, borcunu bağışlayıp onu salıverdi. "Ama köle çıkıp gitti, kendisine yüz dinar borcu olan başka bir köleye rastladı. Onu yakalayıp, 'Borcunu öde' diyerek boğazına sarıldı. Bu köle yüzüstü yere kapandı, 'Ne olur, sabret! Borcumu ödeyeceğim' diye yalvardı.
 Ama ilk köle bunu reddetti. Gitti, borcunu ödeyinceye dek adamı zindana kapattı.
 Öteki köleler, olanları görünce çok üzüldüler. Efendilerine gidip bütün olup bitenleri anlattılar. "Bunun üzerine efendisi köleyi yanına çağırdı. 'Ey kötü köle!' dedi.
 'Bana yalvardığın için bütün borcunu bağışladım.
 Benim sana acıdığım gibi, senin de köle arkadaşına acıman gerekmez miydi?'
 Bu öfkeyle efendisi, bütün borcunu ödeyinceye dek onu işkencecilere teslim etti.
 "Eğer her biriniz kardeşini gönülden bağışlamazsa, göksel Babam da size öyle davranacaktır."
  
 DUA 
 Ey ebedi ve her şeye kadir Tanrı, yerin ve göğün efendisi, halkının dualarını merhametinle dinle ve bu günümüze esenlik bağışla. Bunu Rabbimiz Mesih İsa’nın adına senden dileriz.    
ORUÇ DEVRESİ 3. HAFTA SALI
 Sabah Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey  Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 Övgüler Tanrı’yı Övmeye Davet ile başladıysa, yukardaki giriş kullanılmaz. 
  
 İLAHİ 
 Toplulukla beraber,
 Ruh’un derinliğinde 
 Toplanıp yalvaralım,
 Rab’bin merhametine.
      Yargının hiddetinden,
      Ey Peder bizi koru,
      Evlatlarından silme
      Şanının görkemini.
 Ruh’unun üflemesi
 Varlığı bize verdi, ¬
 Bağınız ve halkınız
 Elinin eseriyiz.
      Suçlarımızı affet,
      Yaralarımıza bak,
      Lütfun götürsün bizi,
      Paskalya zaferine.
 Peder’e övgü ve şan,
 Oğla ve Kutsal Ruh’a,
 Ezelde olduğu gibi,
 Ebede kadar olsun. Âmin.
  
  
  
 1. Nak. Ya Rab bizimle merhametli oldun: Halkının kötülüğünü affettin.
  
  
 MEZMUR 85 (84)  
 Mesih İsa bizim için bilgelik, adalet ve kurtuluş oldu. (1. Ko. 1,3)
 Ya Rab, ülkenden hoşnut kaldın, *
 Yakup soyunu eski gönencine kavuşturdun.
 Halkının suçlarını bağışladın, *
 Bütün günahlarını yok saydın.
  
 Bütün gazabını bir yana koydun, *
 Kızgın öfkenden vazgeçtin.
 Ey bizi kurtaran Tanrı,  *
 bizi eski halimize getir,
  
 Bize karşı öfkeni dindir! †
 Sonsuza dek mi öfkeleneceksin bize? *
 Kuşaktan kuşağa mı sürdüreceksin öfkeni?
  
 Halkın sende sevinç bulsun diye *
 Bize yeniden yaşam vermeyecek misin?
 Ya Rab, sevgini göster bize, *
 Kurtarışını bağışla!
  
 Kulak vereceğim Rab Tanrı’nın ne diyeceğine; †
 Halkına, sadık kullarına esenlik sözü verecek, *
 Yeter ki, bir daha akılsızlık etmesinler.
  
 Evet, O kendisinden korkanları kurtarmak üzeredir, *
 Görkemi ülkemizde yaşasın diye.
 Sevgiyle sadakat buluşacak, *
 Doğrulukla esenlik öpüşecek.
  
 Sadakat yerden bitecek, *
 Doğruluk gökten bakacak.
 Ve Rab iyi olan neyse, onu verecek, *
 Toprağımızdan ürün fışkıracak.
  
 Doğruluk önüsıra yürüyecek, *
 Adımları için yol yapacak.
  
 1. Nak. Ya Rab bizimle merhametli oldun: Halkının kötülüğünü affettin.
  
 2. Nak. Canım geceleri sana susuyor ve ruhum sabah, gelişini bekliyor. 
  
 EZGİ  Yeşaya 26,1-4,7-9, 12 
 Güçlü bir kentimiz var. † 
 Çünkü Tanrı’nın kurtarışı *
 Kente sur ve duvar gibidir. 
  
 Açın kentin kapılarını, *
 Sadık kalan doğru ulus içeri girsin.
  
 Sana güvendiği için †
 Düşüncelerinde sarsılmaz olanı *
 Tam bir esenlik içinde korursun.
  
 Rab’be sonsuza dek güvenin, †
 Çünkü Rab, evet Rab *
 sonsuza dek kalıcı kayadır.
  
 Doğru adamın yolu düzdür, †
 Ey Dürüst Olan, *
 doğru adamın yolunu sen düzlersin.
  
 Evet, ya Rab, ilkelerinin çizdiği yolda *
 sana umut bağladık,
 Adın ve ünündür yüreğimizin dileği, *
 Geceleri canım sana susar,
  
 Evet, içimde ruhum seni özler; †
 Çünkü senin ilkelerin yeryüzünde oldukça, *
 Orada oturanlar doğruluğu öğrenir. 
 Ya Rab, bizi esenliğe çıkaracak sensin, *
 Çünkü ne yaptıysak hepsi senin başarındır.
  
 2. Nak. Canım geceleri sana susuyor ve ruhum sabah, gelişi-ni bekliyor. 
  
 3. Nak. Ya Rab, yüzünü üzerimize parlat.
  
 MEZMUR 67 (66)             
 Tanrı bize lütfetsin, bolluk versin, *
 Yüzünün ışığı üzerimize parlasın.-
 Öyle ki, yeryüzünde yolun, *
 Bütün uluslar arasında kurtarıcı gücün bilinsin.
  
 Halklar sana şükretsin, ey Tanrı, *
 Bütün halklar sana şükretsin!-
 Uluslar sevinsin, sevinçten çığlık atsın, *
 Çünkü sen halkları adaletle yargılarsın,
  
 Yeryüzündeki uluslara yol gösterirsin. *
 Halklar sana şükretsin, ey Tanrı,
 Bütün halklar sana şükretsin! *
 Toprak ürününü verdi,
  
 Tanrı, Tanrımız, bizi bolluğa kavuştursun. †
 Tanrı bize bolluk versin, *
 Dünyanın dört bucağındakiler O’ndan korksun!
  
 3. Nak. Ya Rab, yüzünü üzerimize parlat.
  
 KISA OKUMA                                                                                                     Yoel 2, 12-13
 Rab diyor ki, "Şimdi oruç tutarak, ağlayıp yas tutarak bütün yüreğinizle bana dönün. Giysilerinizi değil, yüreklerinizi paralayın ve Tanrınız Rab'be dönün. Çünkü Rab lütfeder, acır, tez öfkelenmez, sevgisi engindir, cezalandırmaktan vazgeçer.         
  
 KARŞILIKLI HAMDETME
 ¥ Beni bütün suçlarımdan yıka, * merhametinde.
 Beni bütün suçlarımdan yıka, merhametinde.
 ¶  Ya Rab, günahımı sil. * Merhametinde
  Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun. 
 Beni bütün suçlarımdan yıka, merhametinde.
  
 Benediktus
 Yedi kere değil, yetmiş kere yedi defa kardeşinizi bağışlayacaksınız. Rab diyor. 
  
 BENEDICTUS      Luka 1,68-79      
         Mesih Ve O’nun Habercisi
 İsrail’in Tanrısı  Rab’be övgüler olsun! †
 Çünkü halkının yardımına gelip *
 onları fidyeyle kurtardı.
  
 Eski çağlardan beri *
 Kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi,
 Kulu Davut’un soyundan *
 Bizim için güçlü bir kurtarıcı çıkardı;
 Düşmanlarımızdan, †
 Bizden nefret edenlerin hepsinin elinden *
 Kurtuluşumuzu sağladı.
  
 Böylece atalarımıza merhamet ederek *
 Kutsal antlaşmasını anmış oldu.
  
 Nitekim bizi düşmanlarımızın elinden kurtaracağına †
 Ve ömrümüz boyunca *
 Kendi önünde kutsallık ve doğruluk içinde,
  
 Korkusuzca kendisine tapınmamızı sağlayacağına dair *
 Atamız İbrahim’e ant içerek söz vermişti.
 Sen de, ey çocuk, *
 Yüceler Yücesi’nin peygamberi diye anılacaksın.
  
 Rab’bin yollarını hazırlamak üzere *
  önünden gidecek .
 Ve O’nun halkına, günahlarının bağışlanmasıyla*
 kurtulacaklarını bildireceksin.
  
 Çünkü Tanrımız’ın yüreği *
 merhamet doludur. 
 O’nun merhameti sayesinde, *
 Yücelerden doğan Güneş, 
  
 Karanlıkta ve ölümün gölgesinde *
 yaşayanlara ışık saçmak 
 Ve ayaklarımızı esenlik yoluna yöneltmek üzere *
 Yardımımıza gelecektir.                      
  
 ¥  Peder’e Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 ¶  Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman ve ebediyete kadar, âmin. 
  
 Benediktus
 Yedi kere değil, yetmiş kere yedi defa kardeşinizi bağışlayacaksınız. Rab diyor.
  
 YAKARMALAR
 Gökten inen ekmek gibi bize verilmiş olan Mesih İsa’ya hamdedelim ve ona hep birlikte dualarımızı yöneltelim: Mesih İsa, diri ekmek, ölümsüzlük ilacı olan sen, ruhumuzu güçlendir. 
  
 Ya Rab, efkaristya ziyafetine büyük imanla katılmamızı sağla, 
 -  böylece Paskalya gizemlerine bollukla sahip olalım. 
 Sözünü özgür ve ateşli bir kalple kabul etmemizi sağla,
 - böylelikle sebat ederek meyvelerini taşıyalım.
 Doğru ve kardeşlikle dolu bir dünya kurmak için birlikte çalışmamızı sağla, 
 -  böylece tüm insanlar kilisenin müjdesini sevinçle kabul edebilsinler.
 Ey Rab, günah işledik, gerçekten günah işledik, 
 -  sonsuz merhametinle suçlarımızı yıka.
  
 Göklerdeki Pederimiz,
 adın yüceltilsin,
 hükümdarlığın gelsin,
 göklerde olduğu gibi
 yeryüzünde de senin isteğin olsun.
 Günlük ekmeğimizi bugün de bize ver, 
 bize kötülük edenleri bağışladığımız gibi,
 sen de bağışla suçlarımızı,
 bizi günah işlemekten koru 
 ve kötülükten kurtar.
  
  
 DUA
 Sadık olan Tanrım, bizden lütfunu esirgeme: senin hizmetinde bulunmak için, kendimizi vakfetmemizi sağla ve her zaman bize destek ol. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin. 
ORUÇ DEVRESİ 3. HAFTA SALI
  
 
 Gündüz Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey  Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 Öğleden Önce (Hora Tertia)
 İLAHİ
 İşte, yüce Kutsal Ruh,
 Peder ve Oğul ile
 Kalplere ışığını
 Saçmaya geldiğin an.
  
 Dilimiz ve kalbimiz,
 Gücümüz, hayatımız
 Her zaman ve her yerde
 Sevgin ile tutuşsun.
  
 Her zaman yaşayan sen,
 Ey yüce, Kutsal Peder,
 Oğlunla, Kutsal Ruh'la
 Dualarımı dinle. Âmin.
  
 Öğlen (Hora Sesta)
  
 İLAHİ
 Gün ışıkla doludur
 Ve dünya görkeminde;
 Işığın Yaradanı,
 Taparız sana, Tanrı!
  
 Günah'ın ve öfkenin
 Alevlerini söndür;
 Kalpleri aşkla doldur,
 Barıştır bizi sana.
  
 Her şeye kadir Peder,
 Kabul et duamızı;
 Kutsal Ruh'la Oğlun'da
 Şükürler olsun sana. Âmin.
  
 Öğleden Sonra (Hora Nona)
  
 İLAHİ
 Kudretli, yüce çoban,
 Bize yolunu göster;
 Bu kısa günden sonra
 Görkeme bizi götür.
  
 Ellerin eserinden
 Kalbimiz seni tanır
 Ve sevginin özlemi
 Gittikçe bizde artar.
  
 Yüzünün aydınlığı
 Yüzümüze parlasın;
 Ebedi ışığına
 Hazırla ruhumuzu. Âmin.
  
 MEZMUR 119, 97-104 (118)  XIII (Mem) 
 Ne kadar severim yasanı! *
 Bütün gün düşünürüm onun üzerinde.
 Buyrukların beni düşmanlarımdan bilge kılar, *
 Çünkü her zaman aklımdadır onlar.
  
 Bütün öğretmenlerimden daha akıllıyım. *
 Çünkü öğütlerin üzerinde düşünüyorum.
 Yaşlılardan daha bilgeyim, *
 Çünkü senin koşullarına uyuyorum.
  
 Sakınırım her kötü yoldan, *
 Senin sözünü tutmak için.
 Ayrılmam hükümlerinden, *
 Çünkü bana sen öğrettin.
  
 Ne tatlı geliyor verdiğin sözler damağıma, *
 Baldan tatlı geliyor ağzıma!
 Senin koşullarına uymakla bilgelik kazanıyorum, *
 Bu yüzden nefret ediyorum her yanlış yoldan.
  
  
 MEZMUR (74) (73) 
 Bedeni öldüren, ama canı öldüremeyenlerden korkmayın. Canı da bedeni de cehennemde mahvedebilen Tanrı'dan korkun. (Mt. 10, 28)
 I (1-12)
  
 Ey Tanrı, neden bizi sonsuza dek reddettin? *
 Niçin otlağının koyunlarına karşı öfken tütmekte?
  
 Anımsa geçmişte sahiplendiğin topluluğu, †
 Kendi halkın olsun diye kurtardığın oymağı *
 Ve üzerine konut kurduğun Siyon Dağı’nı.
  
 Yönelt adımlarını şu onarılmaz yıkıntılara doğru, *
 Düşman kutsal yerdeki her şeyi yıktı.
 Düşmanların bizimle buluştuğun yerde kükredi, *
 Zafer simgesi olarak kendi bayraklarını dikti.
  
 Gür bir ormana *
 Baltayla dalar gibiydiler.
 Baltayla, balyozla kırdılar, *
 Bütün oymaları.
  
 Ateşe verdiler tapınağını, †
 Yerle bir edip kutsallığını bozdular *
 Adının yaşadığı konutun. 
  
 İçlerinden, “Hepsini ezelim!” dediler. †
 Ülkede Tanrı’yla buluşma yerlerinin  *
 tümünü yaktılar. 
  
 Artık kutsal simgelerimizi görmüyoruz, *
 Peygamberler de yok oldu, 
  
 İçimizden kimse bilmiyor ne zamana dek... †
 Ey Tanrı, ne zamana dek düşman sana sövecek, *
 Hasmın senin adını hor görecek? 
  
 Niçin geri çekiyorsun elini? *
 Çıkar sağ elini bağrından, yok et onları!
 Ama geçmişten bu yana kralım sensin, ey Tanrı, *
 Yeryüzünde kurtuluş sağladın.
  
  
 II (13-23)
  
 Gücünle denizi yardın, *
 Canavarların kafasını sularda parçaladın.
 Livyatan’ın başlarını ezdin, *
 Çölde yaşayanlara onu yem ettin.
  
 Kaynaklar, dereler fışkırttın, *
 Sürekli akan ırmakları kuruttun.
 Gün senindir, gece de senin, *
 Ay ve güneşi sen yerleştirdin,
  
 Yeryüzünün bütün sınırlarını sen saptadın, *
 Yazı da kışı da yaratan sensin.
 Anımsa, ya Rab, düşmanın sana nasıl sövdüğünü, *
 Akılsız bir halkın, adını nasıl hor gördüğünü.
  
 Canavara teslim etme kumrunun canını, *
 Asla unutma düşkün kullarının yaşamını.
  
 Yaptığın antlaşmayı gözönüne al, †
 Çünkü ülkenin her karanlık köşesi *
 Zorbaların inleriyle dolmuş.
  
 Düşkünler boynu bükük geri çevrilmesin, *
 Mazlumlar, yoksullar adına övgüler dizsin.
  
 Kalk, ey Tanrı, davanı savun! †
 Anımsa akılsızların gün boyu *
 sana nasıl sövdüğünü!
  
 Unutma hasımlarının yaygarasını, †
 Sana başkaldıranların *
 durmadan yükselen patırtısını!
  
 3. Nak. Kalk, ya Rab, davanı savun!         
  
 Öğleden Önce
  
 Nak. İşte tövbe günleri! Af ve kurtuluş zamanı.
 KISA OKUMA     Yoel 2, 17
 Kâhinler, Rab'bin hizmetkârları, tapınağın girişiyle sunak arasında ağlaşıp, 'Ya Rab, halkını esirge diye yalvarsınlar. 'Mirasın olan halkının aşağılanmasına izin verme, uluslar onunla alay etmesin. Halklar arasında neden, onların Tanrı’sı nerede? densin?"
 ¥ Ey Tanrı, temiz bir yürek yarat.
 ¶  Yeniden kararlı bir ruh var et içimde.
  
 Öğle
 Nak. Ben diri olan Tanrı’yım, Rab diyor: Günahkarın ölümünü değil, tövbe etmesini ve yaşamasını isterim.
 KISA OKUMA     Yeremya 3, 25 b
 Çünkü biz de atalarımız da gençliğimizden bu yana Tanrımız Rab'be karşı günah işledik, Tanrı’mız Rab'-bin sesine kulak asmadık.
  
 ¥ Bakma günahlarıma.
 ¶  Sil bütün suçlarımı.
  
 Öğleden Sonra
 Nak. Denenmelerde, imanda sabit kalalım: Gücümüz Tanrı’nın adaletidir.
  
 KISA OKUMA     Yeşaya 58, 1-2)
 "Avaz avaz bağırın, çekinmeyin, sesinizi boru sesi gibi yükseltin; halkıma isyanlarını, Yakup soyuna günahlarını bildirin. Bana her gün danışıyor, yollarımı öğ-renmekten zevk duyuyorlarmış! Doğru davranan, Tanrısı'nın buyruğundan ayrılmayan bir ulusmuş gibi... Benden adil yargılar diliyor, bana yaklaşmaktan zevk alıyorlarmış.
  
 ¥  Senin kabul ettiğin kurban alçakgönüllü bir ruhtur.
 ¶  Alçakgönüllü ve pişman bir yüreği hor görmezsin, ey Tanrı..
  
 DUA
 Sadık olan Tanrım, bizden lütfunu esirgeme: senin hizmetinde bulunmak için, kendimizi vakfetmemizi sağla ve her zaman bize destek ol. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin.
  
   
ORUÇ DEVRESİ 3. HAFTA SALI
 

 Akşam Övgü Duaları
  
 ¥  Ey Tanrım gel beni kurtarmaya;
 ¶ Ey  Rabbim yardımıma koş.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 Ezelde olduğu gibi, şimdi, her zaman 
 ve ebediyete kadar. Âmin. Alleluya.
  
 İLAHİ 
 Ey merhametli Tanrı,
 Bu tövbe devresinde
 Halkının duasını
 Kabul et şefkat ile.
 Kalplerin sırlarını
 Gerçekte tanıyan sen,
 Tüm tövbe edenlere 
 Af sevincini sağla.
 Büyüktür günahımız,  
 Ama sonsuzdur sevgin;
 Adının şerefine  
 Suçlarımızı affet. 
 Yüzünün ışığıyla  
 Aydınlat yolumuzu, 
 Yönetsin elin bizi   
 Paskalya neşesine.    
 Sevdiğin Oğlun ile  
 Kutsal Ruh’la birlikte   
 Asırlarca hükmeden,  
 Ey Peder, bizi dinle. Âmin.
  
 1.Nak.   Rab, halkını şimdi ve ebediyen, kuvvetle kuşat.
  
 MEZMUR 125 (124)
 Rab’be güvenenler Siyon Dağı’na benzer, *
 Sarsılmaz, sonsuza dek durur. 
  
 Dağlar Yeruşalim’i nasıl kuşatmışsa, †
 Rab de halkını öyle kuşatmıştır, *
 Şimdiden sonsuza dek.
  
 Kalmayacak kötülerin asası, †
 Doğruların payına düşen toprakta, *
 Yoksa doğrular haksızlığa el uzatabilir.
  
 İyilik et, ya Rab, *
 İyilere, yüreği temiz olanlara.
  
 Ama kendi halkından eğri yollara sapanları, †
 Rab kötü uluslarla birlikte kovacak. *
 İsrail’e esenlik olsun!
  
 1.Nak.   Rab, halkını şimdi ve ebediyen, kuvvetle kuşat.
 2. Nak. Tanrı’nın Egemenliği’ni yüreğinde ve yaşamında bir çocuk gibi kabul etmeyen,   göklerin egemenliğe asla giremez.
  
 MEZMUR 131 (130)                                        
 Ya Rab, yüreğimde gurur yok, *
 Gözüm yükseklerde değil. 
  
 Büyük işlerle,  †
 Kendimi aşan *
 harika işlerle uğraşmıyorum.
  
 Tersine, ana kucağında †
 sütten kesilmiş çocuk gibi, *
 Kendimi yatıştırıp huzur buldum, 
  
 Sütten kesilmiş çocuğa döndüm. †
 Ey İsrail, Rab’be umut bağla  *
 Şimdiden sonsuza dek!
  
 2. Nak. Tanrı’nın Egemenliği’ni yüreğinde ve yaşamında bir çocuk gibi kabul etmeyen,   göklerin egemenliğe asla giremez.
  
 3. Nak.  Ya Rab, sen bizi, Tanrımız’ın hizmetinde kâhinler yaptın ve bir krallık haline getirdin.
  
 EZGİ Vahiy 4, 11; 5, 9,10,12  
 Rab’bimiz ve Tanrımız! *
 Yüceliği, saygıyı, gücü almaya layıksın.
 Çünkü her şeyi sen yarattın; *
 Hepsi senin isteğinle yaratılıp var oldu.
  
 Tomarı almaya, *
 Mühürlerini açmaya layıksın!
 Çünkü boğazlandın *
 Ve kanınla her oymaktan, her dilden,
  
 Her halktan, her ulustan *
 İnsanları Tanrı’ya satın aldın.
  
 Onları Tanrımız’ın hizmetinde †
 Bir krallık haline getirdin, *
 Kahinler yaptın.
  
 Dünya üzerinde *
 egemenlik sürecekler.
 Boğazlanmış Kuzu *
 Gücü, zenginliği, bilgeliği, kudreti,
  
 Saygıyı, yüceliği, övgüyü *
 Almaya layıktır.
  
 3. Nak.  Ya Rab, sen bizi, Tanrımız’ın hizmetinde kâhinler yaptın ve bir krallık haline getirdin.    
  
 KISA OKUMA     Yakup 2, 14. 17. 18b 
 Kardeşlerim, bir kimse iyi eylemleri yokken imanı olduğunu söylerse, bu neye yarar? Böylesi bir iman onu kurtarabilir mi? Bunun gibi, tek başına eylemsiz iman da ölüdür. Eylemlerin olmadan sen bana imanını göster, ben de sana imanımı eylemlerimle göstereyim.
  
 KARŞILIKLI HAMDETME
 ¥  Rab, Rab diyenler değildir, * Göklerin Egemenliğine girecek olanlar.
 Rab, Rab diyenler değildir, Göklerin Egemenliğine girecek olanlar.
 ¶ Pederim’im isteğini yerine getirenlerdir. * Göklerin Egemenliğine girecek olanlar.
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun. 
 Rab, Rab diyenler değildir, Göklerin Egemenliğine girecek olanlar.
  
 Magnifikat 
 Siz hepiniz kardeşinizi gönülde bağışlamazsanız, göksel Babam da sizlere öyle davranacaktır.
  
 MAGNIFICAT  Luka 1,46-55
  
 Canım Rab’bi yüceltir. 
  
 Ruhum Tanrı’da sevinir. 
 Canım Rab’bi yüceltir; *
 Ruhum, Kurtarıcım Tanrı sayesinde sevinçle coşar.
  
 Çünkü O, sıradan biri olan kuluyla ilgilendi. *
 İşte, bundan böyle bütün kuşaklar beni mutlu sayacak.
  
 Çünkü Güçlü Olan, benim için büyük işler yaptı. *
 O’nun adı kutsaldır.
  
 Kuşaktan kuşağa*
 kendisinden korkanlara merhamet eder. 
  
 Bileğiyle büyük işler yaptı; †
 Gururluları yüreklerindeki kuruntularla *
 darmadağın etti.
  
 Hükümdarları tahtlarından indirdi, *
 Sıradan insanları yükseltti.
  
 Aç olanları iyiliklerle doyurdu, *
 Zenginleri ise elleri boş çevirdi.
  
 Atalarımıza söz verdiği gibi, *
 İbrahim’e ve onun soyuna sonsuza dek
  
 Merhamet etmeyi unutmayarak *
 Kulu İsrail’in yardımına yetişti.
  
 ¥  Peder’e Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 ¶  Ezelde olduğu gibi,  şimdi, her zaman ve ebediyete kadar, Âmin
  
 Magnifikat 
 Siz hepiniz kardeşinizi gönülde bağışlamazsanız, göksel Babam da sizlere öyle davranacaktır.
  
 YAKARMALAR
 Denenmelerde düşmemek için dua etmemizi ve uya-nık kalmamızı bize söyleyen Kurtarıcımız’ın uyarılarını ve sözlerini hatırlayarak istekle onun adına yalvaralım:
  Ey Rab, sefaletimize bak ve bize merhamet et. 
 Senin adına birleşmiş inananların arasında mevcut olacağına söz veren  Mesih İsa,  
 -  seninle ve Kutsal Ruhun’un birliğinde Peder’e dua etme lütfunu bağışla. 
 Gelinin olan Kilisen’in yüzünü her lekeden arıt,   
 - ruhunun gücüyle her zaman ümit içinde yürümesini sağla.
 İnsanı seven sen, bize verdiğin emrine göre kardeşlerimize yardım etmeye bizi hazır kıl,   
 -  böylece her insanda kurtuluş ışığın daha canlı parlasın.
 Barış Kralı, barışının tüm dünyaya hükmetmesini, 
 -  ve tüm insanlığın mevcudyetinin neşesini tadabilmesini sağla.
 Tüm ölenlere mutlu ebediyet kapılarını aç, 
 -  hükümdarlığın ölümsüz şanında bizim için de yer hazırla.
  
 Göklerdeki Pederimiz,
 adın yüceltilsin,
 hükümdarlığın gelsin,
 göklerde olduğu gibi
 yeryüzünde de senin iseğin olsun.
 Günlük ekmeğimizi bugün de bize ver, 
 bize kötülük edenleri bağışladığımız gibi,
 sen de bağışla suçlarımızı,
 bizi günah işlemekten koru 
 ve kötülükten kurtar.
  
 DUA
 Sadık olan Tanrım, bizden lütfunu esirgeme: senin hizmetinde bulunmak için, kendimizi vakfetmemizi sağla ve her zaman bize destek ol. Bunu, Rabbimiz Mesih İsa'nın adına senden dileriz. Âmin.
  
   

OLAĞAN DEVRE İKİNCİ CUMARTESİ

İncil: Markos 4, 35 -41

O gün akşam olunca öğrencilerine, “Karşı yakaya geçelim” dedi.

Öğrenciler kalabalığı geride bırakarak İsa’yı, içinde bulunduğu tekneyle götürdüler. Yanında başka tekneler de vardı. Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu. İsa, teknenin kıç tarafında bir yastığa yaslanmış uyuyordu. Öğrenciler O’nu uyandırıp, “Öğretmenimiz, öleceğiz! Hiç aldırmıyor musun?” dediler.

İsa kalkıp rüzgarı azarladı, göle, “Sus, sakin ol!” dedi. Rüzgar dindi, ortalık sütliman oldu.

İsa öğrencilerine, “Neden korkuyorsunuz? Hâlâ imanınız yok mu?” dedi. Onlar ise büyük korku içinde birbirlerine, “Bu adam kim ki, rüzgar da göl de O’nun sözünü dinliyor?” dediler.

DUA

Bütün evrene hükmeden ve insanların kalplerini öneten yüce Allah, sana yalvarıyoruz. İnsanlar arasında adaleti gerçekleştimeye çalışanlara güç ver ve günlerimizin huzur içinde geçmesini sağla. Bunu Rabbimiz Mesih İsa’nın adına senden dileriz. Âmin.

OLAĞAN DEVRE İKİNCİ PERŞEMBE

İncil: Markos 4, 21 -25

Onlara, “Kandili, tahıl ölçeğinin ya da yatağın altına koymak için mi getirirler?” dedi. “Kandilliğe koymak için değil mi? Gizli olan ne varsa, açığa çıkarılmak üzere gizlenmiştir; saklı olan ne varsa, aydınlığa çıkmak üzere saklanmıştır. İşitecek kulağı olan işitsin!”

İsa şöyle devam etti: “İşittiklerinize dikkat edin! Hangi ölçekle verirseniz, aynı ölçekle alacaksınız. Hatta size daha fazlası verilecek. Çünkü kimde varsa, ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, elindeki de alınacak.”

DUA

Bütün evrene hükmeden ve insanların kalplerini öneten yüce Allah, sana yalvarıyoruz. İnsanlar arasında adaleti gerçekleştirmeye çalışanlara güç ver ve günlerimizin huzur içinde geçmesini sağla. Bunu Rabbimiz Mesih İsa’nın adına senden dileriz. Âmin.

OLAĞAN DEVRE İKİNCİ PAZARTESİ

İncil: Markos 2, 18-22

Yahya’nın öğrencileriyle Ferisiler oruç tutarken, bazı kişiler İsa’ya gelip, “Yahya’nın ve Ferisiler’in öğrencileri oruç tutuyor da senin öğrencilerin neden tutmuyor?” diye sordular.

İsa şöyle karşılık verdi: “Güvey aralarında olduğu sürece davetliler oruç tutar mı? Güvey aralarında oldukça oruç tutmazlar! Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar. Hiç kimse eski giysiyi yeni kumaş parçasıyla yamamaz. Yoksa yeni yama çeker, eski giysiden kopar, yırtık daha beter olur. Hiç kimse yeni şarabı eski tulumlara doldurmaz. Yoksa şarap tulumları patlatır, şarap da tulumlar da mahvolur. Yeni şarap yeni tulumlara doldurulur.”

RESPONSORİUM                                                                                                                  Kol.3, 17; 1.Kor. 10, 31                                             

¥  Söylediğiniz, yaptığınız her şeyi Rab İsa’nın adıyla, O’nun aracılığıyla

* Baba Tanrı’ya şükrederek yapın.

¶  Sonuç olarak, ne yer ne içerseniz, ne yaparsanız, * Baba Tanrı’ya şükrederek yapın.

DUA

Bütün evrene hükmeden ve insanların kalplerini öneten yüce Allah, sana yalvarıyoruz. ;nsanlar arasında adaleti gerçekleştimeye çalışanlara güç ver ve günlerimizin huzur içinde geçmesini sağla. Bunu Rabbimiz Mesih İsa’nın adına senden dileriz. Âmin.

15 OCAK CUMA

“Hangisi daha kolay, felçliye, ‘Günahların bağışlandı’ demek mi, yoksa, ‘Kalk, şilteni topla, yürü’ demek mi? Ne var ki, İnsanoğlu’nun yeryüzünde günahları bağışlama yetkisine sahip olduğunu bilesiniz diye…” Sonra felçliye, “Sana söylüyorum, kalk, şilteni topla, evine git!” dedi. 

İncil: Markos 2, 1-12

Ey Rab ve Tanrı’mız, yüzünü üzerimizde aydınlat ki, barış içinde nimetlerinden yararlanabilelim, güçlü elinle korunalım, yüce kolunun gücü sayesinde her günahtan özgür olalım ve haksız yere bizden nefret edenlerden kurtulalım.

Bize ve dünyada tüm yaşayanlara uyuşmayı ve barışı ver, inanç ve doğrulukla seni yardıma çağıran atalarımıza verdiğin gibi. Ey Rab, salt sen bize bu ayrıcalıkları ve daha da büyük bağışları verebilirsin.

Yüce Kahin ve ruhlarımızın avukatı İsa Mesih adına seni övüp yüceltiriz. O’nun aracılığı ile tüm kuşaklar için şimdi ve yüzyıllar boyunca onur ve şan sana yükselsin. Âmin.

(Klemens [Roma’lı], Korintlilere Mektup, 59, 2–60, 4–61, 3)

10 OCAK MESİH İSA’NIN VAFTİZİ BAYRAMI

 
 
 

 _______________
 TANRI’YI ÖVMEYE DAVET 
 Nak. Gelin, Peder’in kendisinden hoşnut olduğu biricik Oğlu’na tapalım. 
  
 Davet Mezmuru Mezmur 95 veya Mezmur 100, s. 
 ______________
  
 Okumalar Övgü Duaları
  
 İlahi Epifanya Bayramı (s. 382) Sabah veya I. Akşam Övgüsü’nden. 
  
 İLAHİ
 Doğudan müneccimler
 Çocuğa secde edip,
 Simgesel üç armağan
 Hürmetlerle sunarlar.
  
 Anlamlı armağanlar
 Mür, günnük ve altınlar
 Çocuğun üç şanını
 Bildirir uluslara.
  
 Sunulan günnük, altın
 Tanrı’yı, yüce Kralı,
 Mür ise ıstırabı
 Çocukta öngörürler.
  
 Beytlehem, en büyüksün
 Yahuda bölgesinde
 Dünyanın kurtuluşu
 Doğmuştu Mesih sende.
  
 Kehanetlere göre,
 Ebedi, kutsal Peder
 Her hükmü, her krallığı
 Emanet etti ona,
  
 Onun egemenliği,
 Sevgi, barış krallığı
 Zamanlar, uzaylarda
 Sonsuza dek sürecek.
  
 Meryem’den doğan İsa,
 Hep şeref ve şan sana,
 Yükseklerde Peder’e,
 Kutsal Ruh’la birlikte. Âmin.
  
  
 1. Nak. Rab’bin sesi suların üzerinde Tanrı’nın şanını bildirdi. 
  
 MEZMUR 29
 Ey ilahi varlıklar, Rab’bi övün, *
 Rab’bin gücünü, yüceliğini övün, ¬
 Rab’bin görkemini adına yaraşır biçimde övün, *
 Kutsal giysiler içinde Rab’be tapının!
  
 Rab’bin sesi sulara hükmediyor, †
 Yüce Tanrı gürlüyor,*
 Rab engin sulara hükmediyor.
  
 Rab’bin sesi güçlüdür, *
 Rab’bin sesi görkemlidir. 
 Rab’bin sesi sedir ağaçlarını kırar,  *
 Lübnan sedirlerini parçalar.
  
 Lübnan’ı buzağı gibi, *
 Siyon Dağı’nı yabanıl öküz yavrusu gibi sıçratır.
 Rab’bin sesi şimşek gibi çakar, *
 Rab’bin sesi çölü titretir,
  
 Rab Kadeş Çölü’nü sarsar. †
 Rab’bin sesi geyikleri doğurtur, * 
 Ormanları çıplak bırakır.
  
 Onun tapınağında herkes  *
 “Yücesin!” diye haykırır.
 Rab tufan üstünde taht kurdu, *
 O sonsuza dek kral kalacak.
  
 Rab halkına güç verir, *
 Halkını esenlikle kutsar! 
  
 1. Nak. Rab’bin sesi suların üzerinde Tanrı’nın şanını bildirdi. 
 2. Nak. Ya Rab tüm yeryüzü seni yüceltsin ve sana tapınsın. Bütün çağları aydınlatan yeni ışık gibi bize geldin.
  
 MEZMUR 66 [1-12]
 Ey yeryüzündeki bütün insanlar, *
 Tanrı’ya sevinç çığlıkları atın!
 Adının yüceliğine ilahiler söyleyin, *
 Ona görkemli övgüler sunun!
  
 “Ne müthiş işlerin var!” deyin Tanrı’ya, †
 “Öyle büyük gücün var ki, *
 Düşmanların eğiliyor önünde. ¬
 Bütün yeryüzü sana tapınıyor,
  
 İlahiler okuyor, adını ilahilerle övüyor. *
 Gelin, bakın Tanrı’nın neler yaptığına!
 Ne müthiş işler yaptı insanlar arasında: *
 Denizi karaya çevirdi,
  
 Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. *
 Yaptığına sevindik orada.
  
 Kudretiyle sonsuza dek egemenlik sürer, †
 Gözleri ulusları süzer; *
 Başkaldıranlar gurura kapılmasın! 
  
 Ey halklar, Tanrımız’a şükredin, *
 Övgülerini duyurun. 
 Hayatımızı koruyan, *
 Ayaklarımızın kaymasına izin vermeyen odur.
  
 Sen bizi sınadın, ey Tanrı, *
 Gümüş arıtır gibi arıttın.
 Ağa düşürdün bizi, *
 Sırtımıza ağır yük vurdun.
  
 İnsanları başımıza çıkardın, †
 Ateşten, sudan geçtik. *
 Ama sonra bizi bolluğa kavuşturdun.
  
 2. Nak. Ya Rab tüm yeryüzü seni yüceltsin ve sana tapınsın. Bütün çağları aydınlatan yeni ışık gibi bize geldin.
 3. Nak. Hamdolsun Rabbe: O yeni hayatı bize sağladı ve berrak sularda bizi dinlendirir.
 II  (13-20)
  
 Yakmalık sunularla evine gireceğim, *
 Adaklarımı yerine getireceğim,
 Sıkıntı içindeyken dudaklarımdan dökülen, *
 Ağzımdan çıkan adakları.
  
 Yakılan koçların dumanıyla semiz hayvanlardan †
 Sana yakmalık sunular sunacağım, *
 Tekeler, sığırlar kurban edeceğim. ¬
 Gelin, dinleyin, ey sizler, Tanrı’dan korkanlar, *
 Benim için neler yaptığını size anlatayım.
  
 Ağzımla ona yakardım, *
 Övgüsü dilimden düşmedi.
 Yüreğimde kötülüğe yer verseydim,  *
 Rab beni dinlemezdi.
  
 Oysa Tanrı dinledi beni, *
 Kulak verdi duamın sesine.
  
 Övgüler olsun Tanrı’ya, †
 Çünkü duamı geri çevirmedi, *
 Sevgisini benden esirgemedi.
  
 3. Nak. Hamdolsun Rabbe: O yeni hayatı bize sağladı ve berrak sularda bizi dinlendirir.
  
 ¥ O benim sevgili Oğlum’dur. 
 ¶ Onun sözünü dinleyin. 
  
 BİRİNCİ OKUMA 
  
  Peygamber Yeşaya’nın Kitabından                                                                         42, 1-9; 49, 1-9
 Rabbin alçakgönüllü kulu, ulusların ışığı
 "İşte kendisine destek olduğum, gönlümün hoşnut olduğu seçtiğim kulum!  
 Ruhum'u onun üzerine koydum. Adaleti uluslara ulaştıracak. 
 Bağırıp çağırmayacak, sokakta sesini yükseltmeyecek. 
 Ezilmiş kamışı kırmayacak, tüten fitili söndürmeyecek. 
 Adaleti sadakatle ulaştıracak. 
 Yeryüzünde adaleti sağlayana dek umudunu, cesaretini yitirmeyecek. 
 Kıyı halkları onun yasasına umut bağlayacak." 
 Gökleri yaratıp geren, yeryüzünü ve ürününü seren, 
 dünyadaki insanlara soluk, orada yaşayanlara ruh veren Rab Tanrı diyor ki, 
 "Ben, Rab, seni doğrulukla çağırdım, 
 Elinden tutacak,
 Seni koruyacağım.
 Seni halka antlaşma,
 Uluslara ışık yapacağım.
 Öyle ki, kör gözleri açasın, zindandaki tutsakları, 
 cezaevi karanlığında yaşayanları özgür kılasın. 
 "Ben Rab'bim, adım budur. 
 Onurumu bir başkasına, övgülerimi putlara bırakmam. 
 Bakın, önceden bildirdiklerim gerçekleşti. 
 Şimdi de yenilerini bildiriyorum; bunlar ortaya çıkmadan önce size duyuruyorum." 
 Ey kıyı halkları, işitin beni, uzaktaki halklar, iyi dinleyin. 
 Rab beni ana rahmindeyken çağırdı, annemin karnındayken adımı koydu. 
 Ağzımı keskin kılıç yaptı, elinin gölgesinde gizledi beni. 
 Beni keskin bir ok yaptı, kendi ok kılıfına sakladı. 
 Bana, "Kulumsun, ey İsrail, görkemimi senin aracılığınla göstereceğim" dedi. 
 Ama ben, "Boşuna emek verdim" dedim, 
 "Gücümü boş yere, bir hiç için tükettim. Rab yine de hakkımı savunur, Tanrım yaptıklarımın karşılığını verir." 
 Kulu olmam için, Yakup soyunu kendisine geri getirmem, 
 İsrail'i önünde toplamam için rahimde beni biçimlendiren Rab şimdi şöyle diyor: 
 - Onun gözünde onurluyum, Tanrım bana güç kaynağı oldu.  -
 "Yakup'un oymaklarını canlandırmak,
 Sağ kalan İsrailliler'i geri getirmek için
 Kulum olman yeterli değil.
 Seni uluslara ışık yapacağım.
 Öyle ki, kurtarışım yeryüzünün dört bucağına ulaşsın."
 İnsanların hor gördüğüne, ulusların iğrendiğine, egemenlerin kulu olana İsrail'in Kurtarıcısı ve Kutsalı Rab diyor ki,
 "Seni seçmiş olan İsrail'in Kutsalı sadık Rab'den ötürü Krallar seni görünce ayağa kalkacak,  Önderler yere kapanacak."
 Rab şöyle diyor:
 "Lütuf zamanında seni yanıtlayacağım, 
 kurtuluş günü sana yardım edecek, seni koruyacağım. 
 Seni halka antlaşma olarak vereceğim. 
 Öyle ki, yıkık ülkeyi yeni-den kurasın, mülk olarak yeni sahiplerine veresin.
 Tutsaklara, 'Çıkın, Karanlıktakilere, 'Dışarı çıkın diyeceksin.  
 Yol boyunca beslenecek, her çıplak tepede otlak bulacaklar.
  
 RESPONSORİUM                                                                                  Mat. 3, 16. 17; Luk. 3, 22
 ¥ İsa bugün Ürdün Nehri’nde vaftiz olurken, gökler açıldı, Tanrı'nın Ruh’u güvercin gibi inip üzerine kon-du. Baba’nın sesi duyuldu, * Sevgili Oğlum budur, ondan hoşnudum.
 ¶ Kutsal Ruh, bedensel görünümde, güvercin gibi onun üzerine indi. Gökten bir ses duyuldu. 
 ¥ Sevgili Oğlum budur, ondan hoşnudum.
  
 İKİNCİ OKUMA 
  
  Nazianz'lı  Gregorius  Vaazlardan, 39, 14-16, 20
  
 İsa’nın Vaftizi 
  
 Vaftiz'de Mesih ışık oluyor ve biz de görkemine katılıyoruz; Mesih vaftiz oluyor, onunla birlikte şan'a ula-şabilmek için biz de onunla sulara dalalım.
 Yahya vaftiz ediyor, İsa ona yaklaşıyor. Belki suda vaftiz edildiği kişiyi kutsamak için ve kesinlikle eski in-sanı tümden suların içine gömmek için. Bizi kutsama-dan önce Ürdün nehrini bizim için kutsuyor. Hem ruh hem vücut olduğundan Ruh'ta ve suda kutsuyor.
 Vaftizci isteği kabul etmiyor, oysa İsa ısrar ediyor: "Benim senin tarafından vaftiz edilmem gerekiyor" (Mat. 3, 14). Öyle der kandil güneşe, ses Söz'e, dost Damat'a, kadından doğanlar arasında en yüce olanı her yaratığın ilkdoğan olana, annesinin karnında mutlulukla titremiş olan, daha annesinin koynunda gizli iken, tapınmayı almış olana, öncelik eden ve yine ön-cülük edecek olan ortaya çıkan ve vaktinde yeniden çıkacak olana.
 “Vaftizi senden almalıyım ben”, “senin adına” diye de ekliyor. Nitekim, şehitliğin vaftizini alacağını biliyordu. Petrus gibi salt ayakları yıkanmayacaktı.
 İsa sulardan çıkıyor ve beraberinde tüm evreni yuka-rılara taşıyor. Göklerin ayrılıp açıldığını görüyor. O gökler ki, Adem kendi ve tüm soyu için kapatmıştı; o gökler ki, alevli kılıca kapalı olan cennet gibi yasak ve kapalıydı.
 Kutsal Ruh Mesih'in tanrısallığını tanıklıyor: simgesel olarak, tümden onunla eşit olanın üzerinde görülüyor. Göklerin derinliklerinden bir ses yükseliyor ve o anda tanıklığı almakta olan onun geldiği derinliklerden ge-liyor.
 Kutsal Ruh bir güvercin gibi görünüyor ve böylece tanrısallaşan vücudu, dolayısıyla Tanrı'yı onurlandı-rıyor. Unutulmasın ki, çok daha önce tufanın bitimini bildiren bir güvercin olmuştu.
 Bu yüzden bugün Mesih'in vaftizine saygı gösterelim ve bu bayramı gerektiği gibi kutlayalım.
 Tümden arının ve bu arınmayı sürdürün. Tanrı'nın en çok mutlu olduğu şey insanın inancı kabul etmesi ve kurtulmasıdır. Nitekim tüm tanrısal sözler insan için söylenildi ve onun için açınlamanın tüm sözleri ta-mamlandı.
 Her şey sizlerin birer güneş, yani diğer insanlara ya-şamsal bir güç, olabilmeniz için yapıldı. O kocaman ışığın karşısında kusursuz ışıklar olun. Doğaüstü gör-kem ile dolup taşacaksınız. Kutsal Üçlü-Birliğin ışığı size çok berrak ve dolaysız olarak varacaktır. Şimdiye kadar siz o ışığın, Rabimiz İsa Mesih'in aracılığı ile ona yüzyıllar boyunca şan ve güç olsun, tek Tanrı'dan gelen salt bir ışınını aldınız. Amin.
  
 RESPONSORİUM                 
 ¥ Bugün gökler açılıyor, denizin suları hoş kokulu, bir  hal alıyor; yeryüzü coşuyor, tepeler neşeyle sıçrıyor *Mesih İsa, Ürdün Nehri’nde Yahya tarafından vaftiz ediliyor.
 ¶ Ey deniz, niçin kaçtın? Ey Ürdün, neden tersine ak-tın?
 ¥ Mesih İsa, Ürdün Nehri’nde Yahya tarafından vaftiz ediliyor.
  
 İncil: A: Matta 3: 13-17; B: Markos 1: 7-11; C: Luka 3: 15-16. 21-22
  
 İLAHİ  Te  Deum.           
 Seni överiz, ey Tanrı; *
 Seni yüceltiriz, ey Rab.
 Ey Ebedi Peder, *
 Bütün dünya sana tapar.
  
 Meleklerin hepsi,*
 Göklerin bütün güçleri ¬
  
 Ezgiyle yüceltirler seni †
 Kutsal, kutsal, kutsal  *
 Evrenin Tanrı’sı.
  
 Gökler ve yerler* 
 Şanınla doludur.  
 Seni över Havarilerin korosu* 
 Ve beyaz giymiş şehitler ordusu.
  
 Peygamberler tek bir sesle †
 Övgü ezgisi söyler sana *
 Kutsal Kilise’n şanını yüceltir,
  
 Tapar biricik Oğlu’na*
 Ve tesellici Kutsal Ruh’a. 
 Mesih İsa, sen şan kralısın, *
 Sen Peder'in ebedi Oğlu'sun.
  
 İnsanlığı kurtarmak üzere,*
 Bakire Anne’den doğmak istedin. 
 Ölüm üstünde muzaffer, 
 Açtın göksel krallığı inananlara 
  
 Sen Tanrı’nın sağında Peder’in şanında †
 Zamanın sonunda *
 Geleceksin dünyayı yargılamaya.
  
 Ya Rab, değerli kanınla  *
 Kurtardığın evlatlarına bak  
  
 Hepimizi kabul et şanına, *
 Azizlerin topluluğunda.
 ≈≈Ya Rab, halkını kurtar,*
 Evlatlarını destekleyip onlara rehber ol, 
  
 Her gün sana hamdederiz,*
 Daima adını yüceltiriz.
 Ya Rab, bugün *
 Günaha düşmemize izin verme,
  
 Daima bize merhametli ol, *
 Çünkü sana ümit bağladık. 
 Acı bize, *
 Ya Rab, acı bize;
  
 Ümidimiz sensin, *
 Ebediyete kadar utanmayacağız. 
 DUA 
 Ebedi ve her şeye kadir Tanrı, Mesih İsa Ürdün neh-rinde vaftiz olduğu ve Kutsal Ruh onun üzerine in-diği zaman onun sevgili Oğlun olduğunu bildirdin. Dualarımızı ve dileklerimizi kabul et, su ve Kutsal Ruh’la yeniden doğan evlatlarının daima sevgide ya-şamalarını sağla. Tanrı olan o, Kutsal Ruh’un birli-ğinde asırlar boyunca hükmeder. Âmin.
  
   
 

 Sabah Övgü Duaları
  
 İLAHİ 
  
 Sen Peder’in tek Oğlu
 Tanrı’nın ailesine
 Katarsın insanları.
  
 Ürdün’ün sularında
 Sana inananları
 Paklarsın ve kurtarırsın.
  
 Paskalya zaferiyle
 Tüm dünya parlak olur,
 Yeniden insan doğar.
  
 İnsanı kurtaran sen,
 Kötü kalpleri düzelt,
 Evrene barış sağla.
  
 Her zaman bizimle kal,
 Ruhlarımıza ışık,
 Bağışla huzur, sevinç.
  
 Peder’e, Oğla, Ruh’a
 Şan, şeref, zafer olsun
 Çağlardan çağlara dek. Âmin.
  
  
  
 1. Nak. Alçakgönüllü uşak olan Yahya, kralını ve efendisini vaftiz ediyordu. Suların şaşkınlığıyla güvercin tanıklık veriyordu; Peder “İşte Oğlum budur” diye ilan ediyordu.
  
 MEZMUR 63, 1-8  Ruhum Rab’be susadı.                      
 Kilise Kurtarıcısına susadı, ebedi yaşam için fışkıran yaşam suyunun pınarından içmek için özlem duyuyor. (bk. Cassiodoro)
 Ey Tanrı, sensin benim Tanrım, *
 Seni çok özlüyorum, 
  
 Canım sana susamış, †
 Kurak, yorucu, susuz bir diyarda, *
 Bütün varlığımla seni arıyorum.
  
 Kutsal yerde baktım sana,*
 Gücünü, görkemini görmek için. 
 Senin sevgin yaşamdan iyidir, *
 Bu yüzden dudaklarım seni yüceltir.
  
 Ömrümce sana övgüler sunacağım,*
 Senin adınla ellerimi kaldıracağım.
 Zengin yiyeceklere doyarcasına doyacağım sana,*
 Şakıyan dudaklarla ağzım sana övgüler sunacak.
  
 Yatağıma uzanınca seni anarım,*
 Gece boyunca derin derin seni düşünürüm.
 Çünkü sen bana yardımcı oldun,*
 Kanatlarının gölgesinde sevincimi dile getiririm.
  
 Canım sana sımsıkı sarılır,*
 Sağ elin bana destek olur.
  
 1. Nak. Alçakgönüllü uşak olan Yahya, kralını ve efendisini vaftiz ediyordu. Suların şaşkınlığıyla güvercin tanıklık veriyordu; Peder “İşte Oğlum budur” diye ilan ediyordu.
  
  
 2. Nak. Şanında görünen Mesih, dünyanın sularını kutsal kılıyordu. Kurtarıcı’nın pınarlarından su alalım: onda her yaratık yeni olur.
 EZGİ Dan. 3, 57-88, 56    Her yaratık Rab’bi övsün
  
 Allahımıza övgüler sunun siz onun bütün kulları. (Va. 19, 5)
 Tüm evren, Rab’bi kutsa; *
 Onu ulu kıl ve sonsuza dek öv.
 Rab’bin melekleri! Hepiniz Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Gök kubbenin üstündeki yağmurlar! Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün. 
 Gökteki güçler, hepiniz Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Güneş ve ay, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
 Gökteki yıldızlar, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Sağanak halinde yağmurlar ve çiğ damlaları, †
 Hepiniz Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Rüzgarlar, hepiniz Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
 Ateş ve ısı! Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Zehir gibi soğuk ve kavuran ısı, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
 Çiğ damlaları ve sulu sepken kar, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Don ve soğuk, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
 Günler ve geceler, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Gün ışığı ve karanlık, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.-
 Buz ve kar, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Yıldırım ve fırtına alameti bulurlar, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
 Bırakın da yeryüzü Rab’bi kutsasın; *
 Onu ulu kılsın ve sonsuza dek övsün. ¬
  
 Dağlar ve tepeler, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
 Yeryüzünde yetişen her şey Rab’bi kutsasın; *
 Onu ulu kılsın ve sonsuza dek övsün.
  
 Göller ve ırmaklar, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
 Su kaynakları, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Balinalar ve deniz hayvanları, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün. 
 Tüm kuşlar, hepiniz Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Tüm sığırlar ve yabanıl hayvanlar, †
 Hepiniz Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Yeryüzündeki tüm insanlar, Rab’bi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
 İsrail ulusu, Rab’bini kutsa; *
 Onu ulu kıl ve sonsuza dek övün.
  
 Rab’bin kahinleri, Rab’binizi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
 Rab’bin kulları! Rab’binizi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Tüm insanlar, Rab’binizi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Kutsal ve alçakgönüllü olan kişiler, †
 Rab’binizi yüceltin; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Ananya, Azarya ve Mişael, †
 Rab’binizi kutsayın; *
 Onu ulu kılın ve sonsuza dek övün.
  
 Peder, Oğul ve Kutsal Ruh *
 Sonsuza dek yüceltilsin ve ulu kılınsın.
  
 Rab, gökkubbede seni övsünler, †
 Sonsuza dek herşeyin ötesinde,
 Seni yüceltsinler ve ulu kılsınlar.
  
 2. Nak. Şanında görünen Mesih, dünyanın sularını kutsal kılıyordu. Kurtarıcı’nın pınarlarından su alalım: onda her yaratık yeni olur.
  
 3. Nak. Ruh’la ve ateşle sen günahlarımızı yok edersin. Kurtarıcımız Tanrı, seni yüceltiriz. 
  
 MEZMUR 149                
 Kilisenin ve yeni halkın evlatları, KralınızMesih’i yüceltin. (Esichio)
 Rab’be övgüler sunun!*
 Rab’be yeni bir ezgi söyleyin, 
 Sadık kullarının toplantısında *
 Onu ezgilerle övün!
  
 İsrail Yaratıcısı’nda sevinç bulsun,*
 Siyon halkı Kralları’yla coşsun!
 Dans ederek övgüler sunsunlar onun adına,*
 Tef ve lir çalarak onu ilahilerle övsünler!
  
 Çünkü Rab halkından hoşlanır,*
 Alçakgönüllüleri zafer tacıyla süsler.
 Bu onurla mutlu olsun sadık kulları,*
 Sevinç ezgileri okusunlar yataklarında!
  
 Ağızlarında Tanrı’ya yüce övgüler, †
 Ellerinde iki ağızlı kılıçla *
 Uluslardan öç alsınlar,
  
 Halkları cezalandırsınlar, †
 Krallarını zincire,*
 Soylularını prangaya vursunlar!
  
 Yazılan kararı onlara uygulasınlar!*
 Bütün sadık kulları için onurdur bu.
  
 3. Nak. Ruh’la ve ateşle sen günahlarımızı yok edersin. Kurtarıcımız Tanrı, seni yüceltiriz. 
  
  
 KISA OKUMA                                                                                                                Yşa. 61, 1-2a
 Egemen Rab'bin Ruhu üzerimdedir. Çünkü o beni yoksullara müjde iletmek için meshetti. Yüreği ezik olanların yaralarını sarmak için, tutsaklara serbest bırakılacaklarını, zindanlarda bulunanlara kurtulacaklarını, Rab'bin lütuf yılını, bildirmek için meshetti.
  
 KARŞILIKLI HAMDETME
  
 ¥ Diri Olan Tanrı’nın Oğlu Mesih İsa, * bize merhamet et. 
 ~ Diri Olan Tanrı’nın Oğlu Mesih İsa, bize merhamet et. 
 ¶ Bugün kendisini dünyaya açıklayan sen. 
 ~ Bize merhamet et
 Peder’e, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a şan ve şeref olsun.
 ~ Diri Olan Tanrı’nın Oğlu Mesih İsa, bize merhamet et. 
  
 Benedictus
 Nak. Mesih İsa’nın vaftizinde dünya kutsal oldu, günahlar affolundu: Suda ve Kutsal Ruh’ta yeni yaratık oluruz.
 Benedictus (Zekeriya’nın İlahisi) (Luka 1, 68-79)
 İsrail’in Tanrısı Rab’be övgüler olsun! †
 Çünkü halkının yardımına gelip *
 Onları fidyeyle kurtardı.
  
 Eski çağlardan beri *
 Kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi,
 Kulu Davut’un soyundan *
 Bizim için güçlü bir kurtarıcı çıkardı;
  
 Düşmanlarımızdan, †
 Bizden nefret edenlerin hepsinin elinden *
 Kurtuluşumuzu sağladı.
  
 Böylece atalarımıza merhamet ederek *
 Kutsal antlaşmasını anmış oldu.
  
 Nitekim bizi düşmanlarımızın elinden kurtaracağına †
 Ve ömrümüz boyunca *
 Kendi önünde kutsallık ve doğruluk içinde,
 Korkusuzca kendisine tapınmamızı sağlayacağına dair *
 Atamız İbrahim’e ant içerek söz vermişti.
  
 Sen de, ey çocuk, *
 Yüceler Yücesi’nin peygamberi diye anılacaksın.
 Rab’bin yollarını hazırlamak üzere *
 Önünden gidecek .
  
 Ve onun halkına, günahlarının bağışlanmasıyla*
 Kurtulacaklarını bildireceksin. ¬
 Çünkü Tanrımız’ın yüreği *
 Merhamet doludur. 
 Onun merhameti sayesinde, *
 Yücelerden doğan Güneş, 
 Karanlıkta ve ölümün gölgesinde *
 Yaşayanlara ışık saçmak 
  
 Ve ayaklarımızı esenlik yoluna yöneltmek üzere *
 Yardımımıza gelecektir.            
  
  
  
  
  
  
 YAKARMALAR
 Vaftizci Yahya tarafından Ürdün Nehri’nde vaftiz edilmeyi arzulayan Kurtarıcımız Mesih İsa’ya şu duayla seslenelim: Ey Rab, bize merhamet et. 
 Ey Mesih İsa, kendini bize açıklayarak ışığının üzeri-mize parlamasını sağlayan sen, 
 - herkese hizmet edebilmemiz için bize alçakgönüllülük ruhunu ver. 
 İsa Mesih, kendini alçaltarak, hizmetkârının elinden vaftiz olmayı kabul edip bize alçakgönüllülüğün yo-lunu gösteren sen, 
 - bizlere dostlarımıza alçakgönüllülükle hizmet etme ruhunu bağışla. 
 Vaftizinle bizi her türlü lekeden arıtıp Peder’in evlat-ları yapan sen,   
 - seni arayan herkese bu evlatlık ruhunu ver. 
 Vaftizinle, tüm yaratılışı kutsallaştırıp ve vaftize ha-zırlananlara pişmanlık kapısını açan sen,
 - bizleri dünyada İncilin’in hizmetkârları yap. 
 Vaftiz olurken Peder’in seni sevgili Oğlu olarak çağır-ması ve Kutsal Ruh’un üzerine inmesiyle bizlere Kut-sal Üçlüğü açıklayan sen,
 - vaftiz olmuş olanların krallık, kâhinlik ve evlatlık ruhunu yenile. 
  
 Göklerdeki Pederimiz.
  
 DUA 
 Ebedi ve her şeye kadir Tanrı, Mesih İsa Ürdün neh-rinde vaftiz olduğu ve Kutsal Ruh onun üzerine in-diği zaman onun sevgili Oğlun olduğunu bildirdin. Dualarımızı ve dileklerimizi kabul et, su ve Kutsal Ruh’la yeniden doğan evlatlarının daima sevgide ya-şamalarını sağla. Tanrı olan o, Kutsal Ruh’un birli-ğinde asırlar boyunca hükmeder. Âmin.
  
   

9 OCAK CUMARTESİ

  _______________
 TANRI’YI ÖVMEYE DAVET 
 ¥ Ey Rab aç dudaklarımı.
 ¶ Ve ağzım sana övgüler duyursun.
  
 Davet mezmuru
 MEZMUR 95                     
 Gelin, Rab’be sevinçle haykıralım; *
 Bizi kurtaran kayaya sevinç çığlıkları atalım,
 Şükranla huzuruna çıkalım, *
 Ona sevinç ilahileri yükseltelim!  
  
 Çünkü Rab ulu Tanrı’dır, *
 Bütün ilahların üstünde ulu kraldır. 
 Yerin derinlikleri onun elindedir. *
 Dağların dorukları da onun.
  
 Deniz onundur, çünkü o yarattı, *
 Karaya da onun elleri biçim verdi.
 Gelin tapınalım, eğilelim. *
 Bizi yaratan Rab’bin önünde diz çökelim. 
  
 Çünkü o Tanrımız’dır, †
 Bizse onun otlağının halkı, *
 Elinin altındaki koyunlarız. 
  
 Bugün sesini duyarsanız, *
 Meriva’da, o gün çölde, ¬
 Massa’da olduğu gibi, *
 Yüreklerinizi nasırlaştırmayın. 
  
 Yaptıklarımı görmelerine karşın, *
 Atalarınız orada beni sınayıp denediler
 Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim, *
 “Yüreği kötü yola sapan bir halktır” dedim,
  
 “Yollarımı bilmiyorlar.” †
 Bu yüzden öfkeyle ant içtim: *
 “Huzur diyarıma asla girmeyecekler!” 
  
  
 Okumalar Övgü Duaları
  
 Ey Tanrı gel... ¬ Ya Rab yardımıma...¬ Peder’e... v.s.
  
 Övgüler Tanrı’yı övmeye davet ile başladıysa, yukardaki giriş kullanılmaz. 
  
 İLAHİ
 Doğudan müneccimler
 Çocuğa secde edip,
 Simgesel üç armağan
 Hürmetlerle sunarlar.
  
 Anlamlı armağanlar
 Mür, günnük ve altınlar
 Çocuğun üç şanını
 Bildirir uluslara.
  
 Sunulan günnük, altın
 Tanrı’yı, yüce Kralı,
 Mür ise ıstırabı
 Çocukta öngörürler.
  
 Beytlehem, en büyüksün
 Yahuda bölgesinde
 Dünyanın kurtuluşu
 Doğmuştu Mesih sende.
  
 Kehanetlere göre,
 Ebedi, kutsal Peder
 Her hükmü, her krallığı
 Emanet etti ona,
  
 Onun egemenliği,
 Sevgi, barış krallığı
 Zamanlar, uzaylarda
 Sonsuza dek sürecek.
  
 Meryem’den doğan İsa,
 Hep şeref ve şan sana,
 Yükseklerde Peder’e,
 Kutsal Ruh’la birlikte. Âmin.
  
 1. Nak. Acı içinde inleyerek bedenlerimizin kurtuluşunu bekliyoruz.
  
 MEZMUR 39 (38)       Hastalıkta dua          
  
 I (2-7)
 Çünkü yaratılış amaçsızlığa teslim edildi. ..Yaratılışın, yozlaşmaya köle olmaktan kurtarılıp Tanrı çocuklarının yüce özgürlüğüne kavuşturulması umudu vardı. .. Bedenlerimizin kurtulmasını özlemle bekleyerek içimizden inliyoruz.(Rom. 8, 20-23)
 Karar verdim: “Adımlarıma dikkat edeceğim, *
 Dilimi günahtan sakınacağım; 
 Karşımda kötü biri oldukça, *
 Ağzıma gem vuracağım.
  
 Dilimi tutup sustum, †
 Hep kaçındım konuşmaktan, *
 Yararı olsa bile. ¬
  
 Acım alevlendi, *
 Yüreğim tutuştu içimde, 
 Ateş aldı derin derin düşünürken, *
 Şu sözler döküldü dilimden:
  
 Bildir bana, ya Rab, sonumu, †
 Sayılı günlerimi; *
 Bileyim ömrümün ne kadar kısa olduğunu!
  
 Yalnız bir karış ömür verdin bana, *
 Hiç kalır hayatım senin önünde.
 Her insan bir soluktur sadece, *
 En güçlü çağında bile.
  
 Bir gölge gibi dolaşır insan,  †
 Boş yere çırpınır, *
 Mal biriktirir, kime kalacağını bilmeden.
  
 1. Nak. Acı içinde inleyerek bedenlerimizin kurtuluşunu bekliyoruz.
 2. Nak. Ey Rab, duamı dinle ve cevap ver, beni göz-yaşları içinde bırakma.
  
 II 8-14
  
 Ne bekleyebilirim şimdi, ya Rab? *
 Umudun sende.
 Kurtar beni bütün isyanlarımdan, *
 Aptalların hakaretine izin verme.
  
 Sustum, açmayacağım ağzımı; *
 Çünkü sensin bunu yapan.
 Uzaklaştır üzerimden yumruklarını, *
 Tokadının altında mahvoldum.
  
 Sen insanı suçundan ötürü *
 Azarlayarak yola getirirsin, 
 Güve gibi tüketirsin sevdiği şeyleri. *
 Her insan bir soluktur sadece. 
  
 Duamı işit, ya Rab, *
 Kulak ver yakarışıma, 
 Gözyaşlarıma kayıtsız kalma! *
 Çünkü ben bir garibim senin yanında, ¬
  
 Bir yabancı, atalarım gibi. †
 Uzaklaştır üzerimden bakışlarını,  *
 Göçüp yok olmadan mutlu olayım!
  
 2. Nak. Ey Rab, duamı dinle ve cevap ver, beni gözyaşları içinde bırakma.
 3. Nak. Tüm güvenimi Tanı’nın asla son bulmayan lütfuna bağladım. 
  
 MEZMUR 52 İftira atanlara karşı
 Övünen Rab ile övünsün. (1. Ko. 1, 31)
 Niçin kötülüğünle böbürlenirsin, ey kabadayı, *
 Tanrı’nın sadık kullarına karşı
 Bütün gün dilin yıkım tasarlar *
 Keskin ustura gibi, ey hilekar.
  
 İyilikten çok kötülüğü, *
 Doğru konuşmaktan çok yalanı seversin.
 Seni hileli dil seni! *
 Her yıkıcı sözü seversin.
  
 Ama Tanrı seni sonsuza dek yıkacak, *
 Seni kapıp çadırından fırlatacak,
 Yaşam diyarından kökünü sökecek. *
 Doğrular bunu görünce korkacak,
  
 Gülerek şöyle diyecekler: *
 “İşte bu adam, Tanrı’ya sığınmak istemedi,
 Servetinin bolluğuna güvendi, *
 Başkalarını yıkarak güçlendi!”
  
 Ama ben Tanrı’nın evinde  * 
 Yeşeren zeytin ağacı gibiyim, 
 Sonsuza dek Tanrı’nın sevgisine güvenirim. *
 Sürekli sana şükrederim yaptıkların için,
  
 Sadık kullarının önünde umut bağlarım,  *
 Çünkü adın iyidir.
  
 3. Nak. Tüm güvenimi Tanı’nın asla son bulmayan lütfuna bağladım. 
  
 ¥ Rab bize yollarını öğretecek.
 ¶ Ve biz onun adımlarını izleyeceğiz. 
  
 BİRİNCİ OKUMA 
  
 Peygamber Yeşaya’nın Kitabından                                                                              63, 7-19
  
 Rab’bin sevgili halkı, onun merhametini hatırlayacak.
  
 Şefkati ve iyiliği uyarınca bizim için yaptıklarından, 
 evet, İsrail halkı için yaptığı bütün iyiliklerinden ötürü 
 Rab'bin iyiliklerini ve övülesi işlerini anacağım. 
 Rab dedi ki, “Onlar kuşkusuz benim halkım, beni aldatmayacak çocuklardır.”  
 Böylece onların Kurtarıcı’sı oldu. 
 Sıkıntı çektiklerinde o da sıkıntı çekti. 
 Huzurundan çıkan melek onları kurtardı. 
 Sevgisi ve merhametinden ötürü onları kurtardı, 
 geçmişte onları sürekli yüklenip taşıdı. 
 Ama başkaldırıp onun Kutsal Ruhu'nu incittiler. 
 O da düşmanları olup onlara karşı savaştı. 
 Sonra halkı eski günleri,  Musa'nın dönemini anımsadı. 
 “Çobanlarıyla birlikte onları denizden geçiren, 
 Kutsal Ruhu'nu aralarına yerleştiren, 
 görkemli gücüyle Musa'nın sağında yol alan, 
 sonsuz onur kazanmak için önlerinde suları yaran, 
 bir at nasıl tökezlemeden kırdan geçerse 
 onları deniz yatağından öyle geçiren Rab nerede?” diye sordular. 
 Ovaya götürülen sürü gibi Rab'bin Ruhu onları rahata kavuşturdu. 
 İşte adını onurlandırmak için halkına böyle yol gösterdi.
 Ya Rab, gökten bak, kutsal, görkemli ve yüce yerinden bizi gör! 
 Gayretin, gücün nerede? 
 Gönlündeki özlem ve merhameti bizden esirgedin. 
 Babamız sensin. 
 İbrahim bizi tanımasa da, İsrail bizi kabul etmese de, Babamız'sın, 
 ya Rab, ezelden beri adın "Kurtarıcımız"dır. 
 Ya Rab, neden bizi yolundan saptırıyor, inatçı kılıyor,
  Senden korkmamızı engelliyorsun? 
 Kulların uğruna, mirasın olan oymakların uğruna geri dön. 
 Kutsal halkın kısa süre tapınağına sahip oldu, 
 ama düşmanlarımız onu çiğnedi. 
 Öteden beri yönetmediğin, 
 Sana ait olmayan bir halk gibi olduk.
  
 RESPONSORİUM                                                                                                                               Yşa. 63, 19; 59, 11
 ¥ Öteden beri yönetmediğin, Sana ait olmayan bir halk gibi olduk. * Keşke gökleri yarıp insen! 
 ¶ Adalet bekliyoruz, ortada yok; kurtuluş bekliyoruz, bizden uzak. 
 ¥ Keşke gökleri yarıp insen! 
  
 İKİNCİ OKUMA 
  
  Proklos, Vaazlardan, 1-3
  
 Suyun takdis edilişi 
 Mesih dünyada göründü ve düzensiz dünyaya düzen getirerek onu güzelleştirdi. Dünyanın günahını üstlendi ve dünyanın düşmanını kovdu; su kaynaklarını kutsadı ve insanların ruhlarını aydınlattı. Mucizelere gitgide büyüyen mucizeler kattı.
 Bugün toprak ve deniz Kurtarıcının lütfunu araların-da paylaştılar ve tüm dünya mutluluk içindedir. Çünkü yaşadığımız gün bize bir önceki bayramdan daha çok mucizeler gösteriyor. Gerçekten Rabbin geçen Noel Gününün şanında dünya sevinç içindeydi, çün-ü Rabbi bir yemlikte taşıyordu. Şimdiki Epifanya gü-ünde deniz sevinçle titriyor, coşuyor. Çünkü Ürdün nehrinin ortasında, azizleştirmenin kutsamalarını al-mıştır.
 Geçmiş kutlamada, kusursuzluğumuzu kanıtlayan küçük bir çocuk gibi bize sunuluyordu. Bugünkü bay-ramda ise, kusursuz olup kusursuzdan kaynaklananı belirten, onu olgun bir insan olarak görüyoruz. İlkin-de kral bedenin kızıllığını giydi, şimdikinde kaynak nehri kuşattı ve sanki örtüyor. O halde haydi! Şaşırtıcı mucizeleri görün; Ürdün nehrinde yıkanan adalet güneşi, sulara dalan ateş ve bir insan tarafından kutsa-an Tanrı.
 Bugün her yaratık ilahiler okuyup "Rabbin adına gelen kutlu olsun" (Mez. 118, 25-26) diye bağırıyor. Her zamanda gelen, şimdi ilk kez gelmemiştir ki, kutsamış olsun... Ya kimdir bu? Ey ermiş Davut, bunu sen açık açık söyle: "Rab Tanrı'dır ve bizim için parlıyor" (Mez. 118, 27). Bunu salt Peygamber Davut söylemiyor, Havari Pavlus da tanıklığı ile ona katılıyor ve bu sözleri haykırıyor: "Çünkü Tanrı'nın bütün insanlara kurtuluş sağlayan lütfu ortaya çıkmıştır" (Tit. 2, 11). Bazılarına değil, "bütün insanlara." Çünkü bütün insanlara, Yahudilere ve Yunanlılara, vaftizin kurtarıcı lütfunu veriyor, herkese ortak bir kazanç gibi vaftizi sunuyor.
 Haydi, şu garip tufana bakın, Nuh'un zamanında gelen tufandan daha büyük ve değerli. O zamanlarda tufanın suları insan ırkını yok etti; şimdi ise vaftiz suyu, vaftiz edilenin gücü sayesinde, ölüleri diriltiyor. O zamanlar gagasında bir zeytin dalını taşıyan güvercin Rab Mesih'in kokusunun güzelliğini gösterdi; şimdi ise Kutsal Ruh, bir güvercin şeklinde inerek, bize karşı merhametle dolup taşan Rabbin kendisini gösteriyor.
  
 RESPONSORİUM   
 ¥ Işık’tan Işık olan, Ürdün Nehri’nde Yahya tarafından vaftiz edilen İsa, bugün bize göründü, * onun Bakire Meryem’den doğduğunu açıkça söylüyoruz. 
 ¶ Gökler onun üzerine açıldı ve Baba’nın sesi duyuldu.  
 ¥ Onun Bakire Meryem’den doğduğunu açıkça söylüyoruz. 
  
 İncil: Markos 6, 45-52
  
 DUA 
 Ya Rab dünyanın ışığı olan sen, sürekli bir barış sağla ve atalarımızı aydınlatan parlak ışığının kalplerimiz-de parlamasını sağla. Bunu, seninle ve Kutsal Ruh’la birlikte şimdi ve ebediyen hükmeden Oğlun Rabbimiz Mesih İsa’nın adına senden dileriz. Âmin.
  
   

8 OCAK CUMA

 
 _______________
 TANRI’YI ÖVMEYE DAVET 
 ¥ Ey Rab aç dudaklarımı.
 ¶ Ve ağzım sana övgüler duyursun.
  
 Davet mezmuru 
 MEZMUR 95                     
 Gelin, Rab’be sevinçle haykıralım; *
 Bizi kurtaran kayaya sevinç çığlıkları atalım,
 Şükranla huzuruna çıkalım, *
 Ona sevinç ilahileri yükseltelim!  
  
 Çünkü Rab ulu Tanrı’dır, *
 Bütün ilahların üstünde ulu kraldır. 
 Yerin derinlikleri onun elindedir. *
 Dağların dorukları da onun.
  
 Deniz onundur, çünkü o yarattı, *
 Karaya da onun elleri biçim verdi.
 Gelin tapınalım, eğilelim. *
 Bizi yaratan Rab’bin önünde diz çökelim. 
  
 Çünkü o Tanrımız’dır, †
 Bizse onun otlağının halkı, *
 Elinin altındaki koyunlarız. 
  
 Bugün sesini duyarsanız, *
 Meriva’da, o gün çölde, ¬
 Massa’da olduğu gibi, *
 Yüreklerinizi nasırlaştırmayın. 
  
 Yaptıklarımı görmelerine karşın, *
 Atalarınız orada beni sınayıp denediler
 Kırk yıl o kuşaktan hep iğrendim, *
 “Yüreği kötü yola sapan bir halktır” dedim,
  
 “Yollarımı bilmiyorlar.” †
 Bu yüzden öfkeyle ant içtim: *
 “Huzur diyarıma asla girmeyecekler!”
  
 _______________
  
 Okumalar Övgü Duaları
  
 Ey Tanrı gel... ¬ Ya Rab yardımıma...¬ Peder’e... v.s.
  
 Övgüler Tanrı’yı övmeye davet ile başladıysa, yukardaki giriş kullanılmaz. 
 Doğudan müneccimler
 Çocuğa secde edip,
 Simgesel üç armağan
 Hürmetlerle sunarlar.
 Anlamlı armağanlar
 Mür, günnük ve altınlar
 Çocuğun üç şanını
 Bildirir uluslara.
  
 Sunulan günnük, altın
 Tanrı’yı, yüce Kralı,
 Mür ise ıstırabı
 Çocukta öngörürler.
  
 Beytlehem, en büyüksün
 Yahuda bölgesinde
 Dünyanın kurtuluşu
 Doğmuştu Mesih sende.
  
 Kehanetlere göre,
 Ebedi, kutsal Peder
 Her hükmü, her krallığı
 Emanet etti ona,
  
 Onun egemenliği,
 Sevgi, barış krallığı
 Zamanlar, uzaylarda
 Sonsuza dek sürecek.
  
 Meryem’den doğan İsa,
 Hep şeref ve şan sana,
 Yükseklerde Peder’e,
 Kutsal Ruh’la birlikte. Âmin.
  
  
 1. Nak. Yollarını Rab’be bırak ve o eserini tamamlayacaktır. 
  
 MEZMUR 37 Kötü olanı ve iyi olanı bekleyen şeyler.         
 I  (1-11)
 Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar. (Mt. 5,5)
  
 Kötülük edenlere kızıp üzülme, *
 Suç işleyenlere özenme!
 Çünkü onlar ot gibi hemen solacak, *
 Yeşil bitki gibi kuruyup gidecek.
  
 Sen Rab’be güven, iyilik yap, *
 Ülkede otur, sadakatle çalış. 
 Rab’den zevk al, *
 O senin içindeki istekleri yerine getirecektir.
  
 Her şeyi Rab’be bırak, *
 Ona güven, o gerekeni yapar. ¬
  
 O senin doğruluğunu ışık gibi, †
 Hakkını öğle güneşi gibi *
 Aydınlığa çıkarır.
  
 Rab’bin önünde sakin dur, sabırla bekle; †
 Kızıp üzülme işi yolunda olanlara, *
 Kötü amaçlarına kavuşanlara.
  
 Kızmaktan kaçın, bırak öfkeyi, *
 Üzülme, yalnız kötülüğe sürükler bu seni.
  
 Çünkü kötülerin kökü kazınacak, †
 Ama Rab’be umut bağlayanlar *
 Ülkeyi miras alacak.
  
 Yakında kötünün sonu gelecek, *
 Yerini arasan da bulunmayacak. 
 Ama alçakgönüllüler ülkeyi miras alacak, *
 Derin bir huzurun zevkini tadacak. 
  
 1. Nak. Yollarını Rab’be bırak ve o eserini tamamlayacaktır. 
 2. Nak.  Kötülükten uzak dur,  iyi olanı yap. Rab doğru olanları destekler. 
  
 II  (12-29)
  
 Kötü insan doğru insana düzen kurar, *
 Diş gıcırdatır.
 Ama Rab kötüye güler, *
 Çünkü bilir onun sonunun geldiğini.
  
 Kılıç çekti kötüler, yaylarını gerdi, †
 Mazlumu, yoksulu yıkmak, *
 Doğru yolda olanları öldürmek için. 
  
 Ama    kılıçları kendi yüreklerine saplanacak, *
 Yayları kırılacak.
 Doğrunun azıcık varlığı, *
 Pek çok kötünün servetinden iyidir.
  
 Çünkü kötülerin gücü kırılacak, *
 Ama doğrulara Rab destek olacak.
 Rab yetkinlerin her gününü gözetir, *
 Onların mirası sonsuza dek sürecek. ¬
  
 Kötü günde utanmayacaklar, *
 Kıtlıkta karınları doyacak.
  
 Ama kötüler yıkıma uğrayacak; †
 Rab’bin düşmanları *
 Kır çiçekleri gibi kuruyup gidecek,
  
 Duman gibi dağılıp yok olacak. *
 Kötüler ödünç alır, geri vermez; 
 Doğrularsa cömertçe verir. *
 Rab’bin kutsadığı insanlar ülkeyi miras alacak,
  
 Lanetlediği insanların kökü kazınacak. †
 Rab insana sağlam adım attırır, *
 İnsanın yolundan hoşnut olursa. 
  
 Düşse bile yıkılmaz insan, *
 Çünkü elinden tutan Rab’dir.
  
 Gençtim, ömrüm tükendi,  †
 Ama hiç görmedim doğru insanın terk edildiğini, *
 Soyunun ekmek dilendiğini. 
  
 O hep cömertçe ödünç verir, *
 Soyu kutsanır.
 Kötülükten kaç, iyilik yap; *
 Sonsuz yaşama kavuşursun.
  
 Çünkü Rab doğruyu sever, *
 Sadık kullarını terk etmez. 
 Onlar sonsuza dek korunacak, *
 Kötülerinse kökü kazınacak.
  
 Doğrular ülkeyi miras alacak, *
 Orada sonsuza dek yaşayacak.
  
 2. Nak. Kötülükten uzak dur,  iyi olanı yap.  Rab doğru olanları destekler. 
 3. Nak. Tanrı’ya umudunu bağla ve onun yolunu takip et.
  
 III 30-40 
  
 Doğrunun ağzından bilgelik akar, *
 Dilinden adalet damlar.
 Tanrısı’nın yasası yüreğindedir, *
 Ayakları kaymaz. ¬
  
 Kötü, doğruya pusu kurar, *
 Onu öldürmeye çalışır.
 AmaRab onu kötünün eline düşürmez, *
 Yargılanırken mahkûm etmez.
  
 Rab’be umut bağla, onun yolunu tut, *
 Ülkeyi miras almak üzere seni yükseltecektir.
 Kötülerin kökünün *
 Kazındığını göreceksin. 
  
 Kötü ve acımasız adamı gördüm, †
 İlk dikildiği toprakta yeşeren ağaç gibi *
 Dal budak salıyordu;
  
 Geçip gitti, yok oldu, *
 Aradım, bulunmaz oldu.
 Yetkin adamı gözle, doğru adama bak, *
 Çünkü yarınlar barışseverindir.
  
 Ama başkaldıranların hepsi yok olacak, *
 Kötülerin kökü kazınacak.
 Doğruların kurtuluşu Rab’den gelir, *
 Sıkıntılı günde onlara kale olur.
  
 Rab onlara yardım eder, kurtarır onları, †
 Kötülerin elinden alıp özgür kılar, *
 Çünkü kendisine sığınırlar.
  
 3. Nak. Tanrı’ya umudunu bağla ve onun yolunu takip et.
  
  
 ¥ Ey Yeruşalim, Rab’bi yücelt.
 ¶ O yeryüzüne yaşam vermesi için Kelamı’nı gönderdi. 
  
 BİRİNCİ OKUMA 
  
  Peygamber Yeşaya’nın Kitabından                                                                               62, 1-12
  
 Kurtuluş yakındır.
  
 Zaferi ışık gibi parlayıncaya, kurtuluşu meşale gibi yanıncaya dek Siyon uğruna susmayacak, Yeruşalim uğruna sessiz kalmayacağım. Uluslar senin zaferini, bütün krallar görkemini görecek. Rab'bin kendi ağzıyla belirlediği yeni bir adla anılacaksın. Rab'bin elinde güzellik tacı,  Tanrın'ın elinde krallık sarığı olacaksın.  Artık sana “Terk edilmiş”, Ülkene “Virane” denmeyecek; bunun yerine sana “Sevdiğim”, Ülkene “Evli” de-necek. Çünkü Rab seni seviyor, ülken de evli sayılacak. Bir delikanlı bir kızla nasıl evlenirse, Oğulların da seninle öyle evlenecek. Güvey gelinle nasıl sevinirse, Tanrın da seninle öyle sevinecek.
 Ey Yeruşalim, surlarına bekçiler diktim, gece gündüz hiç susmayacaklar. Ey Rab'be sözünü anımsatanlar, Yeruşalim'i pekiştirene, onu yeryüzünün övüncü kıla-na dek durup dinlenmeden Rab'be yakarın, ona rahat vermeyin. 
 Rab sağ elini, güçlü kolunu kaldırıp ant içti: "Tahılını bir daha düşmanlarına yedirmeyeceğim, emek verdiğin yeni şarabı yabancılar içmeyecek. Tahılı devşiren yiyecek ve Rab'be övgüler sunacak. Üzümü toplayan, şarabını kutsal avlularımda içecek."
 Geçin, geçin kent kapılarından! Halkın yolunu açın! Toprak yığıp yol yapın, taşları ayıklayın, uluslar için sancak dikin! Rab çağrısını dünyanın dört bucağına duyurdu: “Siyon kızına*, 'İşte kurtuluşun geliyor deyin, 'ücreti kendisiyle birlikte, ödülü önündedir.” Siyon halkına, “Rab'bin fidyeyle kurtardığı kutsal halk” diyecekler.  Ve sen Yeruşalim, “Aranan, terk edilmemiş kent” diye anılacaksın.
  
 Responsorium (Yşa. 62, 2 - 3)
 ¥ Uluslar senin zaferini,  bütün krallar görkemini görecek. * Rab'bin kendi ağzıyla belirlediği yeni bir adla anılacaksın.
 ¶ Rab'bin elinde güzellik çelengi, Tanrı’nın elinde krallık tacı olacaksın.
 ¥ Rab'bin kendi ağzıyla belirlediği yeni bir adla anılacaksın. 
  
 İKİNCİ OKUMA 
  
  Hippolitus, Teofanya Üstüne, 2: 6-8. 10
  
  
 İsa Yahya'ya geldi ve onun tarafından vaftiz edildi. Ne şaşırtıcı bir olay! Tanrı'nın kentini neşelendiren sonsuz ırmak birkaç su damlası ile ıslatılır. Tüm insanlar için yaşam akıtan ve daimi olan zaptedilmez kaynak ince, geçici bir su akıntısına dalıyor.
 Her yerde varolan ve hiç bir yerden eksik olmayan o, meleklerin anlayamadıkları ve insanların göremedikleri o, kendi isteği ile vaftiz olmaya yanaşıyor. "Göklerden gelen bir ses de şöyle dedi: "Sevgili Oğlum bu-dur, ondan hoşnudum" (Mat. 3, 17).
 Sevilen, sevgi üretir ve maddî olmayan ışık erişilmez bir ışığı doğurur. Yusuf'un oğlu diye çağrılan ve tanrı-sal doğada benim tekdoğumlum olan budur.
 “Sevgili Oğlum budur”: sayısız yaratıkları besleyen o, açlığı tanıyor; yorgun olanları güçlendiren o, yorgunluktan kırılıyor; ellerinde her şeyi tutan o, başını koyacak bir yerden yoksundur; her acıyı tedavi eden o, acı çekiyor; dünyaya özgürlüğü bağış eden o, tokatlanıyor; Adem'ın böğrünü iyileştiren o, böğründen yaralanıyor.
 Fakat rica ediyorum, bana tüm dikkatinizi verin; yaşam kaynağına dönüp her çarenin kaynağını gözlemek istiyorum.
 Ölümsüzlüğün Babası dünyaya Oğlu ve ölümsüz Sözü gönderdi ve o, insanların arasına geldi, onları suda ve Ruh'ta arıtmak için ve ruhlarında ve bedenle-rinde bizi sonsuz yaşamda yeniden türetmek için, yaşam Ruhu'nu bize üfledi ve bozulmaz bir zırhla giydirdi.
 Şayet insan ölümsüz olduysa Tanrı gibi olacaktır. Şayet suda ve Kutsal Ruh'ta, vaftizin yeniden türetmesi ile Tanrı oluyorsa, ölülerin dirilmesinden sonra kendisi Mesih'in ortak mirasçısı da oluyor. Bunun içindir ki, bir haberci gibi ilan ediyorum: Tüm kavimler ve halklar, vaftizin ölümsüzlüğüne gelin. Kutsal Ruh'la ortak olan budur, aracılığı ile cennet sulanır, dünya verimli olur, bitkiler büyür ve her canlı yaratık yaşam üretir ve her şey birkaç sözle ifade etmek için, Mesih'in vaftiz edildiği, Kutsal Ruh'un güvercin şeklinde indiği ve yeniden türetilen insanın aracılığı ile yaşam kazandığı sudur.
 İnançla bu yeniden türetme arıtmasına inen, şeytandan vazgeçip Mesih'e katılıyor, düşmanı inkâr edip, Mesih'in Tanrı olduğunu kabul ediyor, kölelikten soyunup evlatlığa kabulüne geçiyor, vaftizden güneş gibi parlak ve adalet ışınları saçarak dönüyor. En yüce gerçek bundadır, Tanrı'nın oğlu ve Mesih'in ortak mirasçısı durumuna dönüyor.
 Çok kutsal, iyilik veren ve canlandıran Ruh'la birlikte şan ve güç, şimdi ve her zaman, tüm yüzyıllar boyunca onun olsun. Âmin.
  
 RESPONSORİUM                                                                                              Yu. 1, 32. 34. 33       
 ¥ Ruh'un güvercin gibi gökten indiğini, onun üzerin-de durduğunu gördüm. * Gördüm ve 'Tanrı'nın Oğlu budur' diye tanıklık ettim. 
 ¶ Suyla vaftiz etmek için beni gönderen, 'Ruh'un kimin üzerine inip durduğunu görürsen, Kutsal Ruh'la vaftiz eden odur' dedi. 
 ¥ Gördüm ve 'Tanrı'nın Oğlu budur' diye tanıklık et-tim. 
  
 İncil: Markos 6, 34-44
 DUA 
 Ebedi ve kadir Tanrı, biricik Oğlun insan sıfatıyla aramızda yaşadı; mademki onun insanlığıyla bizimkinin aynı olduğunu kabul ediyoruz, onun aracılığıyla tamamen değişmemizi sağla. Tanrı olan o, Kutsal Ruh’un birliğinde asırlar boyunca hükmederek yaşar. Âmin.