İzmir’in Buca ilçesindeki Aziz Vaftizci Yuhanna Kilisesi’nde yeni gelen rahibeler için ayin düzenlendi.

29 Ağustos günü yapılan ayinde, Vaftizci Yuhanna’nın şehadeti bayramı da kutlandı.

İzmir’in Buca ilçesindeki Aziz Vaftizci Yuhanna Kilisesi’nde 29 Ağustos tarihinde hem kiliseye adını veren azizin şehit edilişi bayramı hem de yeni gelen bir rahibeler topluluğunun Buca’ya yerleşimi kutlandı.

Ayini İzmir Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec yönetirken Genel Viker Peder Felianus Dogon, Başepiskoposluk Özel Kalem Müdürü Peder Alessandro Amprino ve Buca Kilisesi’nin rahibi Peder Gabriel Ferone ayine eşlik etti.

Bornova, Bayraklı ve Karşıyaka kiliselerinin rahipleri ve İzmir’in farklı kiliselerinden gelen cemaat üyeleri bu törende hazır bulundular.

İlk olarak Peder Gabriel’in Buca Kilise Cemaat Yöneticisi Görevlendirme Resmi Mektubu Peder Alessandro tarafından okundu.

(SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

İzmir Selçuk’ta Meryem Ana’nın Göğe Alınışı Bayramı

Her sene olduğu gibi, 15 Ağustos tarihine denk gelen günde, Bakire Azize Meryem Ana’nın Göğe Alınışı Bayramı İzmir Selçuk Bülbül Dağı’nda bulunan Meryem Ana Evi’nde kutlandı. Bu sene ilk kez Arife akşamı da Kutsal Ayin yapıldı.

Meryem Ana Evi’nden üç aydır her akşam saat 18.15’te yapılan Tespih Duası, 14 Ağustos Pazar günü İzmir Katolik Kilisesi Facebook hesabından yine canlı yayınlandı.

14 Ağustos Arife akşamı Efkaristiya Ayini İzmir Latin Katolik Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec’in başkanlığında Fransızca yönetildi ve İstanbul’dan gelen Santa Maria Draperis Kilisesi’nin Başrahibi Peder Eleuthère Makuta ve Korosu ile beraber kutlandı. 

15 Ağustos Pazartesi sabahı, görkemli Kutsal Efkaristiya Ayini başlamadan önce,  şapelden çıkarak Meryem Ana Evi’nin yakınındaki sarnıcın karşısında yer alan alana doğru  giden tören alayı ile birlikte, turfandalar – üzüm, ekmek, incir vs – Monsenyör Martin tarafından takdis edildi.

Önce Ermenice olarak Ermeni Katolik Kilisesi’ni temsilen Arkdiyakon Agop Minasyan; ardından Türkçe olarak Meryem Ana Evi’nin Rahibi Peder Robert Bondea İncil’in Aziz Luka tarafından yazılan sözlerini okudular.

Monsenyör Kmetec İngilizce ve Türkçe olarak verdiği vaazında: Meryem’in öyküsü Göğe Alınışı’yla sona ermez. Cennet’e girdikten sonra Meryem, Kilise’nin yaşamı için Oğlu’nun aktif olarak hizmetinde kalmıştır. Birçok Hristiyan, Meryem’in ilgisini gözle görülür görümler ve mucizevi iyileştirmelerle gösterdiğine inanmaktadır.

Meryem Ana yaşayışıyla Allah’a tamamen katılması, onun yüceltilmesine Allah’ın işi olarak bakmamıza yardımcı olur. Tanrı onu kendi planı ve yaşamındaki kendi kurtuluş işi için hazırlamıştır…” dedi.

Ayrıca diğer yandan: “Tanrı’ya güvenelim. O’nun yaşamlarımızdaki işine güvenelim. O’nun elinin her birimize yol gösterdiğine inanalım. Kendimizi kararsız ve eksik hissetmenin kaygısını kabul etmeliyiz. Bizim hayatımızın ne olacağını sadece Tanrı bilir. Bizden yapabileceği yeni yaratılışı sadece O bilir. O’na güveniyoruz çünkü O’nun mutlak sevgi olduğunu biliyor ve buna inanıyoruz. Sevgisi asla başarısızlığa uğramaz. Tıpkı Bakire Meryem’in yaşamında olduğu gibi” diyerek ekledi.

İzmir’den ve Antalya’dan farklı kiliselerden gelen gruplar, rahipler, İstanbul Surp Hovhan Vosgeperan Ermeni Katolik Kilisesi’nden kidemli Üstrahip Peder Vartan Kazancıyan, Almanya’dan iki Süryani papaz ile birlikte çok büyük bir kalabalık o günkü bu önemli bayrama katıldılar. Ayrıca birkaç diplomat  – Paraguay Büyükelçisi, Romanya Başkonsolosu, Polonya Fahri Konsolosu – ve Meryem Ana Evi Derneği’nin Başkanı da kutlamada yer aldı. 

İstanbul Surp Hovhan Vosgeperan Ermeni Katolik Kilisesi’nin Korosu ve Katedral’in görevlisi Mesut Kalaycı ilahileri söyleyerek ve Serkan Şahin org çalarak Ayin’e renk kattılar. Ayin bittikten sonra cemaat Meryem Ana Evi Derneği’nin bahçesinde, dernek tarafından verilen ikram için davet edildi.

Ayrıca 14 Ağustos Pazar Akşamı, Meryem Ana’nın Göğe Alınışı kutlamaları çerçevesinde İzmir Aziz Yuhanna Katedrali’nde Peder Vartan’ın yönetiminde Ermeni Katolik ritinde kutsal Ayin yapılmış ve bu Ayin en güzel ilahiler eşliğinde Surp Hovhan Vosgeperan Korosu tarafından seslendirilmiştir.

(SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

15 Ağustos Meryem Ana’nın Göğe Alınış Bayramı için Efes Meryem Ana Evi’nde ayin düzenlenecek.

14 ağustos Pazar akşamı 18.15’te Göğe alınış Arifesinde başlayacak kutlama, 15 Ağustos Pazartesi sabahı ekmek ve ilk meyvelerin takdisinin ardından Efkaristiya ayini ile devam edecek.

Fransızca kutlanacak olan Arife Ayini’nde İstanbul Santa Maria Draperis Kilisesi Korosu görev alacak.

Ayine katılmak isteyen imanlıların 8 Ağustos Pazartesi gününe kadar rahipler ve kilise pederleri ile irtibata geçmesi gerekiyor.

Vatikan’ın Ankara Büyükelçisi Solczynski, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubu sundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vatikan’ın Ankara Büyükelçisi Marek Solczynski’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.

Büyükelçi Solczynski, kabulde Cumhurbaşkanı Erdoğan`a güven mektubu sundu. Büyükelçi Solczynski`nin, bazı büyükelçilik mensuplarını Cumhurbaşkanı Erdoğan`a takdiminin ardından hatıra fotoğrafı çektirildi.

https://www.trthaber.com/foto-galeri/vatikanin-ankara-buyukelcisi-solczynski-cumhurbaskani-erdogana-guven-mektubu-sundu/48926/sayfa-1.html

Vatikan’ın Liberya’ya Büyükelçi Ataması

Mons. Walter Erbì

Papa Hazretleri, Vatikan’ın Ankara Büyükelçiği’nde Müsteşar olarak görev yapan Walter Erbì’yi Nepi Başepiskoposu ünvanı ile Başepiskoposluk mertebesine yükseltip Liberia Büyükelçisi olarak atamıştır.

Özgeçmişi

Ekselans Monsenyör Walter Erbì, İtalya’nın Torino şehrinde 8 Ocak 1968’de doğdu. 10 Mayıs 1992 tarihinde Iglesias Diosezi’nde pederlik resametini aldı. 

Kanonik Hukuk alanında tahsilini tamamladı.

1 Temmuz 2001’de Vatikan’ın diplomatik hizmetine girdi ve Filipinler’deki Vatikan Büyükelçiliği’nde, Vatikan Dış İşleri Genel Hizmetler Bölümü’nde, İtalya’daki Papalık Temsilcilik Birimlerinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Türkiye’de görev aldı.

İspanyolca, İngilizce ve Fransızca bilmektedir.

İzmir Başepiskoposu Mons. Martin KMETEC, www.fr.aletia.org’da yayınlanan röportajının Türkçe tam metni:

Röportaj: Volker Niggewöhner

Türkiye: İslam Toplumunda “Kapıları Açık Bir Kilise”

Türkiye’de Hristiyanlık yaklaşık 2 bin yıllık bir geleneğe sahip olmasına rağmen, bugün çeşitli zulüm dalgalarından sonra ülkede neredeyse hiç Hıristiyan kalmamıştır. Yine de İzmir başpiskoposu Mgr Martin Kmetec, “milletler arasında ilk kilisenin burada doğduğunu” hatırlatıyor.

Türkiye’de Hristiyanlık uzun bir geleneğe dayanır. Birinci Dünya Savaşı’ndan önce, o zamanki Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarında yaşayan nüfusun yaklaşık %30’u Hıristiyan’dı. Bugün ise Türkiye nüfusunun yaklaşık %0,2’sinin Hristiyan olduğu tahmin edilmektedir. Ülkenin Ege Denizi’nde bulunan üçüncü büyük şehri olan İzmir Başepiskoposluğu’na bağlı sadece 5.000 Hıristiyan vardır. “Göçmenleri ve mültecileri eklersek, sayıları biraz daha fazla. Ağırlıklı olarak İzmir’de ve diğer büyük şehir merkezlerinde yaşıyorlar”, diyor İzmir Başpiskoposu Martin Kmetec. Aslen Slovenya’dan olan Başpiskopos, Konvansiyonel Fransisken Cemaatine mensuptur. Lübnan’da yaklaşık on bir yıl çalıştıktan sonra 2001 yılında Türkiye’de yaşamaya başladı. 2020’de Papa Francis Hazretleri onu İzmir Başepiskoposu olarak atadı. “Konya, Antalya ve diğer kıyı illerinde cemaatlerimiz var. Başpiskoposluğumuz çok büyük, toprakları yaklaşık 100.000 km2’yi kapsıyor. Konya en uzak bucak olup, İzmir’e 550 kilometre uzaklıktadır; güneyinde ise yaklaşık 450 kilometre uzaklıkta bulunan Antalya yer almaktadır.”

İmanınızı özgürce ilan edebiliyor musunuz?

Mons. Martin Kmetec: “Bir Fransisken olarak, hayatın tanıklığı ve kardeşlik hayatı benim için bir öncelik. Aziz Fransua, her fırsatta Söz’ün ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Bunu sosyal medyada ve yeni Başpiskoposluk web sitesinde yapmaya çalışıyoruz. Aktif olarak var olan ve yaşayan bir kilise olmaya çalışıyoruz. Bizim görevimiz,, kapıları açık bir kilise olmaktır. Bu nedenle tüm kiliselerimiz belirli zamanlarda halka açıktır. Bazen ibadet yapılır, bazen ise ziyaretçileri selamlamak ve soruları olanlara yanıt vermek için her zaman hazır bulunan biri vardır. Bizim müjdeleme yöntemimiz budur.”

“İlk kilise bu topraklarda doğdu. Katolik inancına damgasını vuran ilk ekümenik konseyler, şimdiki Türkiye topraklarında gerçekleşti.”

Bir zamanlar laik bir ülke olan Türkiye, şu anda İslami bir Rönesans yaşıyor. Hristiyanlar ayrımcılığa maruz kalıyor mu?

“Hristiyanların genel olarak ayrımcılığa uğradığını söyleyemem. Ancak, yetkililer veya idari hizmetler ile ilişkilerde olumsuz deneyimler yaşanabiliyor. Katolik Kilisesi tüzel kişilik olarak tanınmamaktadır. Yine de diyalogdan bahsedecek olursak, hayatın bir diyaloğu olduğunu söyleyebilirim. Örneğin, Caritas. Kilisemizin, Başepiskoposluğumuzun bir parçasıdır. Her episkoposluk bölgesinde bir Caritas ofisi bulunmaktadır. Ve herkese, Hristiyanlara, Müslümanlara ve çaresiz kalan herkese yardım ediyor. Bölgemizin imamlarıyla da örneğin “Kardeşlik Günü” vesilesiyle bir araya geliyoruz. Birkaç rahiple birlikte şehrin belediye başkanına gittik ve ona bir hediye verme fırsatı bulduk: Papa Francis’in kardeşlik ve toplumsal dostluk üzerine genelgesi Fratelli Tuttii’sinin Türkçe çevirisini kendisine takdim ettik. Tüm insanlığı etkileyen çevre konularını ele alan genelge Laudato si’ de Türkçe’ye çevrilmiş bulunuyor.

Türkiye’de ekümenik bir diyalog var mı?

“Diğer Hıristiyan kiliseleriyle ilişkiler genellikle iyidir. Fener Rum Patriği I. Bartholomeos, Focolare Hareketi ve İstanbul’un yeni Apostolik Vekili Piskopos Massimiliano Palinuro ile iyi ilişkiler sürdürüyor. Biz ise İzmir’de de çeşitli Hıristiyan bayramları vesilesiyle Ortodoks Kiliseleri ve Anglikan kiliseleriyle buluşuyoruz. En son, Ermeni rahipler, İzmir’de kendi kiliseleri olmadığı için Aziz Polycarp Katolik Kilisesi’nde Ermeni ayinini kutladılar. Aynı zamanda Kitab-ı-Mukaddes Cemiyeti kapsamında küçük bir kütüphane açılması için İzmir Ermenileriyle de işbirliği yaptık. Dolayısıyla ekümenik diyalog kapsamında iyi gelişmeler var.”

Türkiye tatilciler tarafından sıkça tercih edilen bir ülkedir. Türkiye’yi ziyaret eden Hristiyanların, Hristiyan kiliselerini de ziyaret etmeleri önemli mi?

“Evet, çok önemli. Turistlere inancımızın kökenlerinin burada olduğunu hatırlatmak isterim. İlk Kilise bu topraklarda doğdu. Katolik inancına damgasını vuran ilk ekümenik konseyler, şimdiki Türkiye topraklarında gerçekleşti. İncil’in Avrupa’ya ilanı buradan başladı. Ruhani rehberlik faaliyetlerimizi desteklemek için burada yaşayan Alman kökenli Katoliklerle ilgilenen bir Alman rahibimiz var. Turizm sezonunda yani yaz aylarında diğer topluluklara da hizmet edecek bir rahip daha bulabilmek iyi olurdu. Ama bunun için finansal bir çaba da gerekiyor. Belki Avrupa Episkoposlar Konferansları Konseyi bize yardım etmenin yollarını düşünebilir.”

https://fr.aleteia.org/2022/05/23/turquie-une-eglise-aux-portes-ouvertes-dans-une-societe-islamique/

İzmir Notre Dame De Lourdes Kilisesi’nde Çobansal Göreve Başlama Töreni

İzmir Göztepe Notre Dame de Lourdes Kilisesi’nde 22 Mayıs Pazar günü, 56 yaşında olan Polonyalı Peder İreneusz Bochynski’nin çobansal görevinin başlangıcı vesilesiyle kutsal Ayin yapıldı. İzmir Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec’in yokluğunda tören Genel Viker peder Fellyanus Dogon tarafından yönetildi. Aziz Yuhanna Katedrali’nin Rektörü Peder Ugo de Rosa, Karşıyaka Azize Helena Kilisesi’nin Rahibi Peder Dariusz Bialkowski ve Göztepe Kilisesi’nin eski Rahibi Peder Gabriel Ferone ayine eşlik ettiler ve orgu çalan Şerkan Şahin ve Katedral’in görevlisi Mesut Kalaycı bu görkemli törene uygun ilahilerle renk kattılar.


İlk olarak, Peder Fellyanus yeni mahalli kilise rahibini tanıttı ve Peder İreneusz’un Görevlendirme Resmi Mektubu Peder Dariusz tarafından okundu. Ardından Ayin’i yöneten rahip iman, umut ve sevgiyle birleşmiş tek bir aile oluşturmak için tüm cemaati duaya davet etti, sonra kutsal suyu yeni çobana verdi. Peder İreneusz öncelikle Peder Fellyanus’u, sonra tüm katılımcıları kutsadı.

Havarilerin İşleri ve Vahiy Kitabından Sözler okunduktan sonra, Göztepe Kilisesi’nin yeni Rahibi Peder İreneusz Aziz Yuhanna tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözleri okudu.

Sonra, onun ilk verdiği vaazında: “…Kutsal Ruh bize geçmişteki şeyleri hatırlatır, ama aynı zamanda bizi geleceğe doğru yönlendirir… Geçmiş, bugünü canlandırmalı ve geleceğe hazırlamalıdır. Peygamber, geleceği hatırlatan kişidir!!! Hayal gücü olmayan hafıza, bir hapishaneye dönüşür. Boş bir hayal gücü ise, olduğumuz yerde saymamıza neden olur. Geleneğe nostaljik bir gözle bakan herkes, onu koruma yeteneğimizin, yenileme ve yaratıcı olma yeteneğimizle doğru orantılı olduğunu hatırlamalıdır. Tıpkı Yeruşalim’deki tapınağın yıkılması gibi. Soruyorsunuz: Sırada ne var? Cevap vereceğim: Geçmişte ne olduğunu hatırla, ama şimdi Kutsal Ruh’ta yaratıcı ol. Allah’ın geçmişte ektiği tohumların bugün büyüdüğü / ruhumuzun ve kalbimizin ülkesinde / şimdi de / gelecekte büyüyecek ve çiçek açacak / yeni tohumlar ekmesine izin verin. Çünkü geçmişe gerçek bağlılık, geleceğe bakmakla ifade edilir” dedi.


Vaazdan sonra, Peder Fellyanus rahiplik yeminlerinin yenilenmesinde Peder İreneusz’a beş geleneksel soru sorarak, karşılığında “Evet, istiyorum” cevaplarını aldı.

Ayin sonunda İzmir Başepiskoposu’nun Vekili tarafından Tabernakl – Kutsal Çadır – Anahtarı yeni görev alan rahibe teslim edildi.

Sonra, Peder Fellyanus Mons. Martin Kmetec tarafından gönderilen mektubu okurken: “…Türk dilini öğrenmek için gösterdiğiniz çaba, diyosezin hayatına getirdiğiniz iyi niyet ve uygunluk için teşekkür ederim… Bugün bu bölge kilisesinin, Hristiyan cemaatinin, bu kilisenin ve onlara ait olan her şeyin sorumluluğunu üstleniyorsunuz. Her zaman için bir çobana, inancını, Kilise’ye olan aidiyetini ve Hristiyan topluluğuyla ilgili davranışlarını gözeten birine ihtiyaç duyan küçük bir sürü size emanet edildi. Ama hepsinden önemlisi, bu sürünün, onlara Ebedi Hayata giden doğru yolu gösteren birine ihtiyaçları vardır. Peder Gabriel Ferone’nin pastoral çalışmasıyla önceki yıllarda inşa edilen tüm katkıya saygı duymak önemlidir; ancak bu, yeni yollar aramanıza ve pastoral görevde hissedilecek kişisel dokunuşunuza engel değildir… Benim kendi adıma, bu topluluğun pastoral yaşamı için gerekli olan kişisel desteği ve yardımı her zaman size vaat ediyorum. Rab sizi kutsasın, lütfunu ve daimi yardımını versin. Rab size bilgelik ve güç versin,  böylece sizin hizmetiniz aracılığıyla, Hasatın Efendisi olan Rab, Krallığının meyvelerini toplasın” dedi. 

Törenden sonra kilisenin bahçesinde verilen kokteyl zamanında Peder İreneusz, kendi cemaatiyle sıcak bir şekilde sohbet etti ve katılımcıların tebriklerini kabul etti. 

(SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

Selçuk Meryem Ana Evi’nden Tespih Duası Her Akşam Canlı Yayında

Tam bir yıl önce, tüm dünyaya televizyon ve sosyal medyalar aracılığıyla Papa Françesko tarafından istenen “Dua Maratonu” çerçevesinde Covid-19 salgının sona ermesi için dua edildi. İzmir Selçuk Bülbül Dağı’nda bulunan Meryem Ana Evi’nden bu sene 19 Mayıs tarihinde saat 18.15’te canlı yayınlanan Tespih Duası ile bir yıl önceyi anmak için tekrar aynı yerde bir araya gelindi.

zmir Latin Katolik Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec, Tespih Duası başlamadan önce söz alarak İtalyanca, Türkçe ve ardından İngilizce olarak şöyle dedi: “Meryem Ana Evi’ndeki varlıklarının bir misyonu olarak Rahibelerin ve Fransisken Kapüsen Rahipleri’nin her günkü duaları, bu küçük ve mütevazı, ancak içeriği ve anlamı bakımından zengin bu dua yerinden yükselir. İman paklığıyla burayı ziyaret eden her imanlının duası, Meryem Ana’nın şefaatine emanet edilerek yükselir.
Bu andan itibaren her gün bu canlı yayına devam ederek dünyadaki imanlıların bu duaya katılmasını sağlamak istiyoruz, çok küçük ama canlı İzmir Kilisemiz adına bunu yapacağız. Yaşayan Kilisemizin adıyla, açılan Kilise olarak, Annesi Meryem ile birlikte Mesih’e olan iman hazinesini ortaya koyan bir Kilise olmak istiyor… Bize katılmaya gelerek bizimle dua etmeye sizi içtenlikle davet ediyorum.”

Ardından Dua, Meryem Ana Evi’nin Rahibi Peder Robert Bondea tarafından yönetilirken, arka arkaya Tespih Duası’nın beş şanlı gizemleri Türkçe, İngilizce, Korece ve İtalyanca olarak her biri farklı kişiler olmak üzere, rahip ve rahibeler tarafından okundu. Her gizem söylenirken dünyadaki farklı bir kıtanın barışı için cemaat dua etmeye davet edildi.

Salve Regina (Sağol Kraliçe) ilahisi Latince olarak söylendi. Ardından Peder Robert dua edenlerle karşılıklı olarak Kutsal Bakire Meryem’e Yakarışları söyledi.

Tespih Duası her gün saat 18.15’te farklı dillerde söylenecek ve İzmir Başepiskoposluğu Facebook sayfası üzerinden yayınlanacak.
(SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie RitzmannAna görsel: P. İreneusz Bochynski)

İzmir Notre-Dame de Lourdes Kilisesi’nde Peder Gabriel Ferone’ye Şükran Ayini

İzmir Göztepe’deki Notre Dame de Lourdes Kilisesi’nde, 15 Mayıs Pazar Günü, Peder Gabriel Ferone’nin rahiplik hayatı ve Göztepe Kilisesi’ndeki pastoral görev hizmeti vesilesiyle minnettarlık ve şükran ayini düzenlendi.

Dopdolu olan kilisedeki ayini İzmir Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec yönetirken Göztepe Kilisesi’nin Rahibi Peder Gabriel Ferone, Aziz Yuhanna Katedrali’nin Rektörü Peder Ugo De Rosa, İzmir Başepiskoposluğu’nun Şansölyesi Peder Alessandro Amprino, Buca Vaftizci Aziz Yahya Kilisesi’nin Rahibi Peder Ireneusz Bochinsky ve Karşıyaka Azize Helena Kilisesi’nin Rahibi Dariusz Stanislaw Ayin’e eşlik ettiler.

İlk olarak, İzmir’de yaşayan İran kökenli Minyatürist sanatçı Arya Kamalı’nın imzasını taşıyan kilisenin giriş kapısındaki özel boyama çalışması Mons. Martin tarafından kutsandı. 

“Mesih İsa Bize Sevginin Kaynağını Veriyor”

Aziz Yuhanna tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözleri Göztepe Kilisesi’nde son defa Peder Gabriel tarafından okunduktan sonra, Fransızca ve Türkçe verdiği vaazında Mons. Martin sevgiden bahsetti: “İsa’nın bize tek sevginin ölçüsünü vermiyor. O bize sevginin kaynağını da veriyor.  Biz ancak O’nun bizi sevdiği aynı sevginin hayatımızda bedenleştiğini kabul edersek gerçekten başkalarını sevebiliriz. O’nun sevgisi, insanlara olan sevgimizin ve yaşamımızın kaynağı olmalıdır. Gerçek sevgi üzerine bir öğretmenimiz var: o da 15 Eylül 1858, Fransa’da Strasbourg Şehrinde doğmuş ve 1 Aralık 1916’da Cezayir Tamanrasset’te ölmüş olan Charles de Foucauld. Papa Françesko onu bugün aziz ilan etti. Gençliğinde Allah’tan ve Kilise’de uzak olarak yaşadı ve bir askerdi. Asker olduğu zaman Cezayir’deki çölde kendi içinde garip bir ses hissetti ve Fransa’ya döndü. Bir rahibin huzurunda itiraf etti ve tövbe ettikten sonra yeni yaşamı aramayı başladı. Rahip oldu ve uzun arayış sonrasında, Sahra Çölü’ne döndü ve orada keşiş olarak yaşadı.

Kendini ‘EVRENSEL KARDEŞ’ olarak adlandırdı. Onun yazılarından biraz faydalanalım! Şöyle diyor: ‘İnsanları İsa’nın onları sevdiği gibi sevmeliyiz ve onun adı ‘İsa Kurtarıcı’ anlamına geldiğinden, tüm insanların kurtuluşuna ulaştırmayı hayatımızın işi yapmalıyız. İnsanları sevmekle Tanrı’yı sevmeyi öğreniriz. İnsanların koşullarının zayıflığı bir güç kaynağıdır. İsa İmkansızlığın  Efendisi’dir” dedi.

Ayin bittikten sonra Mons. Martin Peder Gabriel’e: “Sevgili Peder Gabriel, Göztepe’de bu kilisede ve bu cemaatte pastoral hizmetinin on beş yılı geçti. Bu on beş yıl boyunca bu topluluğa sürüsünün çobanı gibi baktın. Onlara öğrettin, onlara eşlik ettin ve onlar için ayin kutladın. Hasadın efendisi olan Dirilen Rab Mesih İsa seni ödüllendirecektir. İzmir Başepiskoposluğumuz adına, Göztepe Katolik topluluğu adına, tüm pastoral çalışmaların, tüm duaların ve Kilise’nin yaşamına kattığın her şey için sana teşekkür etmek istiyorum. Mesih adına herhangi bir kişiye yaptığın iyilikler için de teşekkür ederim. Arzumuz, rahiplik hizmetine aynı gayretle, Mesih’e, Kilise’ye ve Kilise üyelerine aynı sevgi ile devam etmendir. Rab seni kutsasın ve her zaman isteğini yerine getirme gücünü versin.” dedi. Ardından bir hediye verdikten sonra Peder Ferone’yi kucakladı.

Sonra Peder Gabriel söz alarak öncelikle onun için önemli olan kapıdaki boyama projesini anlattı. “Bu proje zamanla ortaya çıktı. Herşey bir tablo ile başladı, onu bir ikincisi takip etti, son olarak başlayan bu kapı projesi Cennet’e gerçek bir giriş yapmak için tüm kapıyı boyama fikrine dönüştü. Bu kapı bir dostluk kapısı oldu. Aslında herkes, Hristiyan olsun olmasın, bu kiliseye girebilir ve girdiğinde iman Atamız İbrahim, Nuh, Efes’in 7 Uyuyanları, Yunus, Adem ve Havva tarafından karşılanır. Bütün bu figürler kabul edilmiştir. Bütün bu peygamber figürleri Türkiye topraklarında kök salmış ve Allah’ın kutsadığı bu topraklarda, kutsal bir görevle farklı inançları birleştirebilen dünyalar arasında köprü olmayı amaçlamıştır. İnsanoğlu, aynı bu cemaatin bir rahibi olan ‘ben’ gibi geçicidir, ancak insanoğlunu yaşatan, yüzyıllar da geçse bıraktığı eserlerdir. İnsanlar arasındaki olası diyaloğa, güzelliğe ve barış arzusuna tanıklık eden bu hazineleri yaşatmak ise bizim elimizdedir.” dedi.

Peder Gabriel ile minyatürist sanatçı Arya Kamalı

Cemaate teşekkür ettikten sonra, Göztepe’de onun ardından göreve gelecek olan Peder Ireneusz’a iyi şanslar diledi. Törenden sonra, Peder Gabriel uzun bir süre gelenlerle çok samimi ve sıcak sohbetler gerçekleştirdi. Yakın bir zamanda ise Buca Vaftizci Aziz Yahya Katolik Kilisesi’ne görevli olarak atanacaktır. (SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)Facebook

Ankara’daki Cizvitler’de İgnatius Yılı Kutlandı

Ankara Azize Tereza Kilisesi’nde, 14 Mayıs Cumartesi günü, Loyolalı İgnatius Yılı kutlandı.

Başkent Ankara’da mukim Cizvit Cemaatinin Başrahibi Peder Jean-Marc Balhan ve beraberindeki rahipler Peder Alexis Doucet ve Peder Michael McGuckian bu vesileyle Vatikan’ın Türkiye ve Azerbaycan Büyükelçisi Apostolik Nuncio Monsenyör Marek Solczyński’yi, İzmir Başepiskoposu ve Türkiye Episkoposlar Konferansı Başkanı Monsenyör Martin Kmetec’i, İstanbul Havarisel Vekili Monsenyör Massimiliano’yu, Anadolu Havarisel Vekili ve kendisi de Cizvit olan Monsenyör Paolo Bizzeti’yi, Avrupa Cizvit Başrahipleri Konferansı Başkanı ve Türkiye Cizvitleri’nin Başrahibi Peder Franck Janin’i ve yine bir Cizvit olan Anadolu Havarisel Vekilliği Şansölyesi Peder Antuan Ilgıt’ı ağırladılar.

Ankara Meryem Ana Kilisesi’nin sorumlusu Peder Seraphin Kazadi, şehrin Katolik cemaati mensupları, dört Protestan pastör ve kendi cemaatlerinin birkaç üyesi yanı sıra İstanbul’dan Peder Felianus Dogon ve Konya’dan Maria Grazia Zambon’un da katıldığı oldukça zengin bir içeriği olan toplantı, Ankara Cizvit cemaatinin toplantı salonunda sabah saatlerinde başladı.

Açılış konuşmasında Peder Jean-Marc, bu önemli randevuya gelen herkese hoş geldiniz dedikten ve teşekkür ettikten sonra, öncelikle Türkiye’deki Cizvit varlığının tarihi – Türkiye’ye ilk kez 1583 yılında, İstanbul’a geldiler – hakkında bilgi verdi. Bugün “Cizvit olmak” ne anlama geliyor konusunu açarken: “Üç yıl önce, dünyadaki faaliyetleri için Papa Françesko tarafından onaylanan dört havarisel tercih öne sürdüler: Ruhsal Egzersizler ve “ayırt etme” pratiği ile Tanrı’ya giden yolu göstermek; yoksullarla, dışlanmış olanlarla ve itibarı zedelenenlerle birlikte, uzlaşma ve adalet misyonuyla yürümek; umut dolu bir gelecek inşa etmek amacıyla, gençlere refakat etmek; ortak evimiz olan dünyaya bakmak için birlikte çalışmak” dedi. 

Ardından İgnatius Yılı kutlamalarının anlam ve önemine değinen Peder Balhan şunları ekledi: 20 Mayıs 1521’de İspanya’nın Pamplona kentindeki bir savaşta İgnatius hırslı planlarını, bir top mermisi tarafından ezilen bir şövalye olarak gördü. Uzun süren nekahet döneminde, bir dönüşüm yolculuğuna ve Mesih’le yeni bir hayata başladı. 12 Mart 1622’de Loyolalı İgnatius ve yoldaşı Francisco de Xavier aziz ilan edildi. Kilise, daha sonra, İgnatius’un tüm dünyada Kilise’ye iletmesi gereken bir mesajı olduğunu kabul etti. Bu yüzden Cizvitler’in Genel Başrahibi, Peder Arturo Sosa, 31 Temmuz’da kutlanılacak Aziz İgnatius Bayramı ile sona erecek sloganı “Mesih’te her şeyi yeni görmek” olan İgnatius Yılı’nı ilan etti.

Ankara’da mukim Cizvit Cemaatinin Başrahibi Peder Jean-Marc Balhan

Peder Jean-Marc’ın ardından Peder Antuan Ilgıt, “Aziz İgnatius, Muhakeme ve Sinodal Yol Maneviyatı” konulu çok zengin konuşmasında, tıpkı İgnatius’a olduğu üzere, son yıllarda yaşadığımız birkaç kriz aynı zamanda bir değişim için fırsat da olabilir dedi, Peder Jean-Marc ise: “…tabi, eğer kendimizi Ruh’a açar, “Mesih’te yeni olan her şeyi görmeye” çalışır, ve doğru kararlar alırsak…” diye ekledi.

Peder Antuan paylaştığı bilgilerde: “İgnatius yatakta hareketsiz yatarken, kaldığı mekânda başka hiçbir kitap olmadığı için, Mesih’in Yaşamı, Aziz Francis ile Aziz Dominic gibi bazı meşhur azizlerin yaşamlarını okumak durumunda kaldı. Bunları okurken, kalbinde farklı düşünce ve duyguların, kendi tanımlamasıyla “ruhların” ortaya çıktıklarının ayırdına vardı… Bu analizi yapıp ardından şövalyelik hayallerini geride bırakarak azizler gibi yaşamayı seçtiği andan itibaren elindeki yegâne silahları; dua, çalışma, kişisel tanıklık ve hizmet oldular. İgnatius kendisine çok ıstırap çektiren bacağının yarası sayesinde Allah’a doğru kuvvetli bir değişim yaşamaya başladı… Aziz İgnatius’a olduğu üzere her birimizin hayatında bize kendimizi aşkınlığa açma fırsatı sunabilecek bazı anlar olabiliyor… Ve Isa Cemiyeti’nin Başrahibi Arturo Sosa’nın da dediği üzere “Bu yolculukta ne kadar stratejik vizyonumuz olursa olsun, kendimizi Ruh tarafından yönlendirilmeye gerçekten açarsak hayatımızı asla tam olarak kontrol edemeyiz” dedi.

Peder Antuan konuşmasını “Papa aracılığıyla Allah’a itaat etmek, yoksulların hizmetinde olmak, Aziz İgnatius tarafından yazılan 7000 mektup” gibi farklı konulara değinerek sürdürdü. Ignatian Ruhaniyetin temel ögelerinden muhakeme ya da diğer bir deyişle ayırt etmeden bahsettiği bölümde ise, “İnsanda 1001 çeşit duygu hasıl olur, ancak, bunlar aynı olmadıklarından bunların kaynak ve etkilerini en iyi şekilde analiz etmek gereklidir” diyen peder Antuan Türkçe’de bunun yaygın olarak kullandığımız “Kafamda kırk tilki var ve kırkının da kuyruğu birbirine dokunmuyor!” atasözü ile ifadesini bulduğuna dikkat çekti. “Sağlıklı bir muhakemenin ilk temel taşı kalbimizin sesine dikkat etmektir… Sufi düşüncede, Allah’tan kalplerini açmasını isterler, İgnatius Ruhsal Egzersizlerinde tam da bundan bahseder” diye de ekledi. 

Anadolu Havarisel Vekilliği Şansölyesi ve Cizvit olan Peder Antuan Ilgıt

Peder Antuan konuşmasının ikinci bölümünde Kilise bağlamında bir muhakemenin manevi boyutu üzerine dikkat çekmek istedi. Şu anda Kilise’de değişim yaşandığını ifade eden Ilgıt, Papa Françesko’nun önderliğinde farklı düzeylerde bir reformun bir unsurunun da, geçen sonbaharda başlayan sinodal yol olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Burada kastedilen, birlikte hissederek, Allah’ın Kutsal Ruh’unu birlikte dinleyerek, fikir ve gönül birliği içinde yürümektir; İsa’nın Merkezliği, Kilise’nin hizmetinde, günahkâr olduğumuzun ayırdına varmak, diyalog insanları olmak, Kilise olarak asli misyonumuz duvar inşa etmek değil, köprüler inşa etmektir…”

Sonra tüm katılımcılarla genel bir tartışma yapıldı; peder Antuan’ın konuşmasında hangi kelime ve ifadelerin kalplerine dokunduğu sorulan dinleyicilerin verdiği yanıtlar arasında hep birlikte bir bağlantı kurmak ilginç bir egzersiz oldu.

Sabah sonunda görkemli bayram ayini Monsenyör Massimiliano yönetiminde gerçekleştirildi. Monsenyör Bizzeti İtalyanca olarak verdiği ve peder Antuan tarafından Türkçe’ye çevrilen vaazında ise şunları söyledi: “Pamplona’dan sonraki hayatı Rab ile samimi bir diyalogdan müteşekkil idi. Döneminin insanları arasındaki eylemini aydınlatan ve ilerleten kuvvet bizzat Rab ile arasındaki bu derin diyalog idi. Eylemde tefekkür eden; itaatkâr olduğu için aynı zamanda da özgür olan bir İgnatius. Aziz’in deneyiminin bize anlattığına göre insan, bir arzular demetidir ve hayattaki güzel ve iyi şeylere olan eğilimini tanımayı ve bu eğilimi yönetmeyi öğrenmesi gerekir. Velhasıl “agapè” olarak adlandırılan özgür aşka kendi arzularımızla yüzleşmeden ulaşmak kesinlikle mümkün değildir.

Anadolu Havarisel Vekili ve Cizvit olan Monsenyör Paolo Bizzeti

Aziz İgnatius’un “tutkulu” bir adam olduğu açıktır: Kalbinde, bazen büyük hatalar da yaparak, kendini kaptırmasına izin verdiği güçlü dürtüler hareket etmektedir. Nitekim insanlık tarihinde iz bırakan pek çok kadın ve erkek, bunu içinde yaşadıkları tutkuları söndürmeden yapmışlar, bilakis onları yönlendirmiş, yönetmiş ve dönüştürmüşlerdir. İgnatius’a göre arzular ruhsal hayatımızın başlangıç ​​noktasıdırlar: İgnatius Ruhsal Egzersizler sırasında her meditasyonun başında egzersizleri tatbik edenlerin kendilerine “ne istediklerini” sormalarını salık vermektedir.”

Kutlamanın sonunda tüm katılımcılar Kilise’nin avlusunda öğle yemeği paylaşmak için bir araya geldiler.

(SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

İzmir Selçuk Aziz Yuhanna Bazilikası’nda Ekümenik Ayin

Aziz Yuhanna’nın mezarının olduğuna inanılan Selçuk Aziz Yuhanna Bazilikası’nda, 7 Mayıs 2022 tarihinde görkemli bir Ekümenik Efkaristiya ayini gerçekleştirildi. 

Haber: SAT7-TURK – Nathalie Ritzmann

İzmir Latin Katolik Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec’in yönetimindeki törene, İzmir Rum Ortodoks Metropoliti Monsenyör Bartholomew Samaras ve İzmir Anglikan Kilisesi’nin Rahibi Peder James Buxton eşlik etti. Törene farklı İzmir Katolik kiliselerinden ve Meryem Ana Evi’nden rahipler ile İzmir Rum Ortodoks Kilisesi’nden Arşimandrit Peder Polykarpos, Peder Andreas ve Brüksel’den gelen Anglikan İngiliz Peder David katıldılar.

Kutlama, bazilika vaftizhanesi bölümünden mezarın önüne kadar Ayin alayı ile başladı ve ardından Mons. Martin Aziz Yuhanna ikonasını ve sonra tüm katılımcıları kutsadı.

Açılış ve hoşgeldiniz konuşmasında, Mons. Kmetec: “Tek bir inançtaki (Ortodokslar, Anglikanlar, Katolikler ve diğerleri) tüm kardeşlerimi tüm kalbimle selamlıyorum… Antik çağda, İsa’nın sevgili öğrencisi olan İncil Yazarı Aziz Yuhanna’nın kalıntılarının korunduğu bu yerde toplandık. Burası sadece Aziz Yuhanna’ya olan inancın ve sevginin bir ifadesi olarak bu muazzam bazilikanın inşa edildiği bir anma yeri değildir. Kutlayacağımız olay, bir iman olayıdır. Bu anıt sadece bir ziyaret değil, aynı zamanda Yuhanna’nın mesajına göre yaşamın kaynağı olan Dirilen Rab ile derin bir karşılaşma anı olsun… bu anı birlikte kutlamak büyük bir mutluluk. Havari Aziz Yuhanna bize sadece onun öğrencileri olmadığımızı, aynı zamanda halkının çobanları olmamız gerektiğini öğretir. Tanrı, elçilik çabanızda sizi kutsasın” diyerek ayini başlattı. 

Aziz Yuhanna tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözleri Bornova Meryem’in Kutsal Adı Kilisesi’nden Fransisken Rahibi Peder Adrian okudu.

Verdiği vaazında Mons. Bartholomew: “Burada, geleneğe göre Sevgi Havarisi, Teolog ve İncil Yazarı Aziz Yuhanna’nın mezarının bulunduğu bu mübarek yerde. Burada, Üçüncü Ekümenik Konseyin toplandığı bu bölgede. Burada, yüzyıllar önce İsa’nın Müjdesi’nin vaaz edildiği bu yerde. Lütuf ve Sevginin müjdesi. Burada, yüzyıllar boyunca “evrenin barışı […] ve herkesin birliği için” duaların ve yakarışların yapıldığı bu eski, erken dönem Hristiyanlık Bazilikası’nda. Burada, bu yerde, binlerce insanın yüzyıllar boyunca Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına vaftiz edildiği Vaftizhanede… Bu alan, Hristiyan sevgisinin daha derin anlamını yansıtmak için bizim için oldukça semboliktir, çünkü Teolog ve İncil Yazarı  Aziz  Yuhanna, Mesih’i çok seven bir talebe ve Sevginin öğrencisidir…

İzmir Rum Ortodoks Metropoliti Monsenyör Bartholomew Samaras

Sevgili Kardeşlerim, bu akşam, bu kutsal mekanda, hepimizin bir araya gelmesi İzmir Hristiyanların kendi aralarında ve tüm insanlar için gerçek Hristiyan sevgisini gösterme konusundaki iyi niyet ve çabalarını göstermeyi ve kanıtlamayı amaçlamaktadır. Özellikle de bugün, kargaşa çağında, savaşlar çağında ve aslında bize çok yakın olan, rekabet ve tutku çağında. Birbirimize sevgimiz varsa, ancak o zaman Mesih’in öğrencileri olduğumuzu kanıtlayabiliriz. Böylece, Mesih’in bizi dünyaya barış, sevgi ve iyilik mesajı vermemiz için gönderdiğini sürekli olarak kanıtlayacağız. Bugünkü toplantı, Roma Kilisesi’nin ve Ekümenik Patrikhane’nin on yıllar boyunca Hristiyan topraklarının birliği için kutsal çabalarına küçük, minimal, dua dolu bir katkı sağlamayı amaçlıyor.” dedi.

Evrensel Dualar bölümüne Mons. Bartholomew ve Peder James de kendi dualarını eklediler. Orgu çalan Serkan Şahin ve Katedral’in görevlisi Mesut Kalaycı, bu görkemli Ayin’e renk kattılar.

Bu sene böylece İzmir’de bulunan farklı mezheplerden Hristiyanlar, dirilen Rab’bi anmak için birleştiler ve Havari Aziz Yuhanna’yı mezarında andılar.

Aziz Yuhanna Ortodokslar tarafından 8 Mayıs günü kutlanıyor; salgın döneminden önce İstanbul Rum Patriği Bartholomeos, Selçuk’a gelmiş ve Aziz Yuhanna’nın anısına düzenlenen ayini yönetmişti.

(SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

Türkiye Ermeni Katolik Başepiskoposluğundan Duyuru

29.04.2022 Cuma, Saat 18.00’de IBB Atatürk Kitapligi’nda Pek Muhterem Basepiskopos Levon Zekiyan tarafindan;

“Istanbul’da Tarih, Inanc, Ritüel: Osmanli Imparatorlugu’nda Ermeni Katolik Milleti’nin Olusumu ve Gelisimi” konulu konferans verilecektir. 

Katiılımınızı bekleriz. 

Gümüssuyu, Miralay Sefik Bey Sok. Taksim

İSTANBUL LATİN KATOLİK EPİSKOPOSLUĞUNDAN DUYURU

İstanbul Latin Katolik Episkoposluğumuz tarafından her hafta Avrupa ve Anadolu yakasında Efkaristiya tapınma düzenlenmektedir.


Avrupa yakasında oturanlar için kutsal Ruh (Saint Esprit) Katedrali’nde  her Cuma akşamı, Saat 18:00’da ki Kutsal Ayinden hemen sonra Türkçe ve İngilizce Efkaristiya Tapınma yapılmaktadır.


Anadolu yakasında oturanlar için her Salı akşamı Fenerbahçe Aziz Agustinus Kilisesin’de Saat 20:00’da Söz Ayini ve EfkaristiyaTapınma yapılmaktadır.Ayrıca Salı günleri saat 19:15’den itibaren günah itirafları için bir peder hazır bulunmaktadır.

Kutsal Efkaristiya’da Mesih İsa’nın önünde olmak için davetlisiniz. 

İzmir Metropolit Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec’in Çobanlık Simgesi – Pallium – Giyme Töreni Aziz Yuhanna Katedrali’nde yapıldı

23 Nisan günü, Saat 16.00’da İzmir Metropolit Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec’in Çobanlık Simgesi – Latince ismi Pallium – Giyme Töreni Aziz Yuhanna Katedrali’nde yapıldı. İstanbul Latin Katolik Ruhani Reisi Monsenyör Massimiliano Palinuro ve Türkiye Ermeni Katolik Başepiskoposu Monsenyör Levon Zekiyan da törene iştirak ettiler. Ozan Karagöz’ün yönetimindeki Katedral’in korosu, orgu çalan Şerkan Şahin ve Katedral’in görevlisi Mesut Kalaycı bu görkemli törene uygun ilahilerle eşlik ederken giriş alayı gerçekleşti. Vatikan’ın Türkiye Büyükelçisi ilk bölüme başkanlık etti.

Açılış konuşmasında, Monsenyör Marek ilk olarak Palyum’un anlamını açıkladı: “Palyum, 4. yüzyıla tarihlenen ve nihayetinde Episkoposlar ile ilişkilendirilen bir litürjik giysidir… Bu, dünyanın dört bir yanından yeni atanan Başepiskoposların Roma’ya seyahat ederek Papa’dan palyum’u alacakları yıllık bir kutlamaya dönüştü. 2015 yılında Papa Francis’in aldığı karardan dolayı, Episkoposlar 29 Haziran’da kutlanan Aziz Petrus ve Pavlus Bayramı için Roma’ya seyahat ediyor, Papa bu Ayin’de bir gece boyunca Aziz Petrus Bazilikası sunağının altındaki Aziz Petrus’un mezarında bırakılmış olan Palyumları kutsuyor ve onları her yeni Metropolit Episkoposa özel olarak sunuyor… Özel bir Ayin ile Vatikan Büyükelçisi Episkoposlara Palyum’u resmen bahşeder. Bu, yerel Episkoposluğun önemini vurgular ve Episkopos’un sürüsündekilerin de kutlamaya katılmasına olanak sağlar.

Palyum anlam bakımından oldukça zengindir: Her şeyden önce, palyum, Roma’da 21 Ocak tarihinde kutlanan ve adı Latince kuzu anlamına gelen ‘agnus’ kelimesiyle ilişkilendirilen Azize Agnes gününde sunulan kuzuların yününden yapılır.  O gün iki kuzu geleneksel olarak papa tarafından kutsanır ve daha sonra Kutsal Perşembe günü bu koyunların yünü kırılır. Yün daha sonra yaklaşık beş santimetre kalınlığında düz bir kuşak haline getirilir, merkezinde kavislenerek omuzların üzerinde durabilir hale getirilir ve iki siyah kanat önden ve arkadan düşer.  Her iki ucunda birer ve kıvrımda dört adet olmak üzere siyah ipek ile altı haç işlenir ve ön ve arkası, altın ve mücevherlerden yapılan ve asikül adı verilen üç iğne ile süslenir”  şeklinde anlattı.

Açıklamaların ardından, Monsenyör Martin, Vatikan Büyükelçisi huzurunda diz çöktü ve Havarisel İman İkrarını söyledikten sonra Mons. Marek Palyum’a dair özel bir dua formülü söyleyerek onu Başepiskopos’un omzuna koydu. 

Alkışlardan sonra törene her zamanki Ayin usulünde devam edildi. Peder İreneusz tarafından Aziz Yuhanna tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözler okunduktan sonra, İzmir Başepiskoposu verdiği vaazında: “Görmeden iman edenlere ne mutlu.” Bu söz hepimize yöneliktir. İman artık ispata değil, görenlerin tanıklığına bağlıdır; biz de bu tanıklığa iman ederek Mesih’e inanabilir ve O’nunla tanışabiliriz. Havariler, bizim için görgü tanıklarıdır. Onların tanıklığı aracılığıyla Mesih’e inanıyoruz. Hristiyanlık tarihi boyunca tanıkların iman tecrübeleri aracılığıyla Mesih’e inanıyoruz. Yaşayan Mesih’le karşılaştıklarını söyleyen iman şehitlerinin tanıklığı aracılığıyla Mesih’e inanıyoruz. Mesih hayatımızda mevcuttur. Hayatlarımızı değiştiren, kalplerimizi yumuşatan, bize tanık olmamız için güç veren Mesih ile karşılaştık. O’nunla tanıştık” dedi. (SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

İzmir Başepiskoposluğunda Sinod’un Birinci Aşaması sona erdi.

Açılış duasının ardından İzmir Başepiskoposu Monsenyör Martin’in hoşgeldiniz konuşması ve giriş sözlerinden sonra, Anadolu Ruhani Reisliğinin Özel Kalem Müdürü P. Antuan Ilgıt’a söz verildi. 

Anadolu Ruhani Reisliğinin Özel Kalem Müdürü P. Antuan Ilgıt

Bu Cizvit Rahibi sinod kelimesini – Yunanca syn (birlikte) ve odos (yürüyüş) parçacıklarından oluşan sinodos’tan türemiştir  – açıklamasından sonra, “Fakat bu birlikte yürümek kesinlikle cümbür cemaat, bir sürü olarak yürümek şeklinde anlaşılmamalıdır. Burada kastedilen, birlikte  hissederek…” dedi. Hem “sinodal yol”, hem de “sinodal yolda muhakeme etme” konuları irdelendi. “…muhakeme etme sinodal yol maneviyatının temelini teşkil etmektedir. Matta İncili’nde Rabbimiz Mesih İsa’nın bizzat kendisi ‘Bırakın [deliceler ve buğday] hasat vaktine dek birlikte büyüsünler’ demek suretiyle iyi buğdayın arasına ‘düşman’ tarafından zararlı deliceler bitkisinin ekildiği gerçeğini teyit etmiştir. Hemen ardından ise şöyle der: ‘Hasat vakti  orakçılara, önce deliceleri toplayın diyeceğim, yakmak için demet yapın. Buğdayı ise toplayıp ambarıma koyun’… Şimdi sinodal yürüyüşün son kilometrelerindesiniz, dolayısıyla sizler için hasat vakti, yani deliceleri ve buğdayı ayırt etme vakti geldi çattı. Bunun için de Kilise olarak, Episkoposunuzun himayesinde beraber muhakeme etme  durumundasınız” şeklinde açıkladı.

İzmir Başpiskoposluk Sinod Koordinatörü Fransisken Rahibi Peder Felianus Dogon

Aziz Polikarp Kilisesi bahçesinde öğle yemeği ve zengin sohbetlerin ardından öğleden sonra birkaç kişi söz alıp kendi inançlarını ve bağlılıklarını derinleştirmeye kaynaklık eden etkenleri ve ilgi alanlarını içeren iman ve yaşamları hakkındaki deneyimlerini paylaştı, ayrıca Caritas konulu bir sunum da salonda bulunan kişilere aktarıldı.

İzmir Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec

Oturumun kapanış “Sinod Kilisesi:toplum, katılım ve görev” sentezinde, “Bu amaçla 17 Ekim 2021 tarihinde İzmir Başepiskoposluğu’nda Başepiskopos Martin tarafından bugünkü tarihi buluşma ile son bulan çok anlamlı ve verimli bir süreç başlatılmıştır. Bu süre zarfında, Başepiskoposluğun tüm cemaatlerinde ve topluluklarında “imanlıları dinleme” istişare toplantısı düzenlendi. Bu değerli çalışmanın meyveleri bugünkü buluşmada paylaşıldı… Birbirimizden ‘öğrenmeye’ ve birlikte büyümeye, teşvik etmeye ve İsa’nın görevine katılmaya çağrıldık” ifadeleriyle dile getirildi. (SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

İzmir Başepiskoposluğu’nda İki Önemli Etkinlik

Bu sene 23 Nisan Cumartesi günü, İzmir Başepiskoposluğu’nda özel ve yoğun bir gün gerçekleştirildi. İlk olarak sabah saat 10.00’da İzmir Başepiskoposluğu Sinodu’nun ilk aşamasının kapanış oturumu, Vatikan’ın Türkiye Büyükelçisi Monsenyör Marek Solczyński katılımıyla Aziz Polikarp Kilisesi’nde başladı.

Oturumun kapanış “Sinod Kilisesi:toplum, katılım ve görev” sentezinde, “Bu amaçla 17 Ekim 2021 tarihinde İzmir Başepiskoposluğu’nda Başepiskopos Martin tarafından bugünkü tarihi buluşma ile son bulan çok anlamlı ve verimli bir süreç başlatılmıştır. Bu süre zarfında, Başepiskoposluğun tüm cemaatlerinde ve topluluklarında “imanlıları dinleme” istişare toplantısı düzenlendi. Bu değerli çalışmanın meyveleri bugünkü buluşmada paylaşıldı… Birbirimizden ‘öğrenmeye’ ve birlikte büyümeye, teşvik etmeye ve İsa’nın görevine katılmaya çağrıldık” ifadeleriyle dile getirildi.
Saat 16.00’da tüm katılımcılar İzmir Metropolit Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec’in Çobanlık Simgesi – Latince ismi Pallium – Giyme Töreni için Aziz Yuhanna Katedrali’ne gittiler. İstanbul Latin Katolik Ruhani Reisi Monsenyör Massimiliano Palinuro ve Türkiye Ermeni Katolik Başepiskoposu Monsenyör Levon Zekiyan da törene iştirak ettiler.

Ozan Karagöz’ün yönetimindeki Katedral’in korosu, orgu çalan Şerkan Şahin ve Katedral’in görevlisi Mesut Kalaycı bu görkemli törene uygun ilahilerle eşlik ederken giriş alayı gerçekleşti. Vatikan’ın Türkiye Büyükelçisi ilk bölüme başkanlık etti.
Açılış konuşmasında, Monsenyör Marek ilk olarak Palyum’un anlamını açıkladı: “Palyum, 4. yüzyıla tarihlenen ve nihayetinde Episkoposlar ile ilişkilendirilen bir litürjik giysidir… Bu, dünyanın dört bir yanından yeni atanan Başepiskoposların Roma’ya seyahat ederek Papa’dan palyum’u alacakları yıllık bir kutlamaya dönüştü. 2015 yılında Papa Francis’in aldığı karardan dolayı, Episkoposlar 29 Haziran’da kutlanan Aziz Petrus ve Pavlus Bayramı için Roma’ya seyahat ediyor, Papa bu Ayin’de bir gece boyunca Aziz Petrus Bazilikası sunağının altındaki Aziz Petrus’un mezarında bırakılmış olan Palyumları kutsuyor ve onları her yeni Metropolit Episkoposa özel olarak sunuyor… Özel bir Ayin ile Vatikan Büyükelçisi Episkoposlara Palyum’u resmen bahşeder. Bu, yerel Episkoposluğun önemini vurgular ve Episkopos’un sürüsündekilerin de kutlamaya katılmasına olanak sağlar.

Palyum anlam bakımından oldukça zengindir: Her şeyden önce, palyum, Roma’da 21 Ocak tarihinde kutlanan ve adı Latince kuzu anlamına gelen ‘agnus’ kelimesiyle ilişkilendirilen Azize Agnes gününde sunulan kuzuların yününden yapılır.  O gün iki kuzu geleneksel olarak papa tarafından kutsanır ve daha sonra Kutsal Perşembe günü bu koyunların yünü kırılır. Yün daha sonra yaklaşık beş santimetre kalınlığında düz bir kuşak haline getirilir, merkezinde kavislenerek omuzların üzerinde durabilir hale getirilir ve iki siyah kanat önden ve arkadan düşer.  Her iki ucunda birer ve kıvrımda dört adet olmak üzere siyah ipek ile altı haç işlenir ve ön ve arkası, altın ve mücevherlerden yapılan ve asikül adı verilen üç iğne ile süslenir”  şeklinde anlattı.
Açıklamaların ardından, Monsenyör Martin, Vatikan Büyükelçisi huzurunda diz çöktü ve Havarisel İman İkrarını söyledikten sonra Mons. Marek Palyum’a dair özel bir dua formülü söyleyerek onu Başepiskopos’un omzuna koydu. 
İzmir Metropolit Başepiskoposu Mons. Martin Kmetec’in Çobanlık Simgesi – Latince ismi Pallium – Giyme Töreni
Alkışlardan sonra törene her zamanki Ayin usulünde devam edildi. Peder İreneusz tarafından Aziz Yuhanna tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözler okunduktan sonra, İzmir Başepiskoposu verdiği vaazında: “Görmeden iman edenlere ne mutlu.” Bu söz hepimize yöneliktir. İman artık ispata değil, görenlerin tanıklığına bağlıdır; biz de bu tanıklığa iman ederek Mesih’e inanabilir ve O’nunla tanışabiliriz. Havariler, bizim için görgü tanıklarıdır. Onların tanıklığı aracılığıyla Mesih’e inanıyoruz. Hristiyanlık tarihi boyunca tanıkların iman tecrübeleri aracılığıyla Mesih’e inanıyoruz. Yaşayan Mesih’le karşılaştıklarını söyleyen iman şehitlerinin tanıklığı aracılığıyla Mesih’e inanıyoruz. Mesih hayatımızda mevcuttur. Hayatlarımızı değiştiren, kalplerimizi yumuşatan, bize tanık olmamız için güç veren Mesih ile karşılaştık. O’nunla tanıştık” dedi. (SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

İSTANBUL KUTSAL RUH KATEDRALİ’NDE KUTSAL HAFTA VE PASKALYA

Kutsal Ruh Kilisesi’nde Kutsal Hafta boyuncaYağların Takdisi, Kutsal Perşembe ve Kutsal cuma Ayinleri geniş bir cemaat katılımı ile İstanbul Latin Katolik Kilisesi Havarisel Vekili, Episkopos Mons. Massimiliano Palinuro riyasetinde kutlandı.

Monsenyör Massimiliano vaazında şunları söyledi:

“Bu Kutsal Paskalya gecesinde, dünyadaki kötülük ve Mesih karşıtlığının, O’ nun sevgisini yenebilecek kadar güçlü olmadığını sevinçle ilan ediyoruz. Allah’ın Oğlu, insanlığın asli itaatsizliğini kendi itaatiyle yendi. Mesih, bizim yaralarımızı kendi yaralarıyla iyileştirdi, bizim gururumuzu kendi kibarlığıyla nezaketiyle alçak gönüllülüğe çevirdi. Bizim gibi gerçek insan olarak Mesih, Haç üzerindeki fedakarlığıyla, kötülüğün ancak iyilikle yenilebileceğini öğreterek, adaletsizlik ve acımasızlık karşısında sevmeye devam etti; kin ve şiddet karşısında affetmeye devam etti.

O’nun kadar bu büyük eşsiz sevgisini tanıdıktan sonra, Hristiyan olmak, sadece kültürel bir tanımlama veya çeşitli ritüel uygulamaları olarak basite indirgenemez. 

Hristiyan olmak demek İsa gibi yaşamak ve ölmek demektir. Hristiyan olmak bencilliğimiz bizi öfkeye iterken bile sevmeye devam etmek demektir. Hristiyan olmak, amaçsız gibi gözükse bile yaşamı sevmeye devam etmek demektir. Hristiyan olmak, ayartmalar bize başka insanları cinsel obje gibi gösterirken bile temiz olarak kalmaya ve saf ilişkiler kurmaya devam etmek demektir. Hristiyan olmak, İsa ile birlikte dirilmiş, yeni yaratıklar olmak demektir. Hristiyan olmak, İsa dirildiği için yeni insanlık olmayı ve yeni dünyayı inşaa etmeyi yılmadan umut etmek demektir.  Allah’ın yok edilemez hayali işte budur.”

https://haber.sat7turk.com/istanbul-kutsal-ruh-katedral-kilisesinde-yaglarin-takdisi-ayini/

İstanbul Havarisel Vekilliği Vikarya Günü, 3 Nisan Pazar Günü Taksim Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesinde Kutlandı

Vikarya Gününde Papa Franciskus Hazretlerinin 10 Ekim 2021’de başlattığı Sinodalita için Sinod konusu ele alındı.

03.04.2000 Pazar Günü, İstanbul Havarisel Temsilcisi Ekselansları Monsenyör Massimiliano Palinuro beraberindeki rahipler ve İstanbul Latin Katolik Kilisesi cemaati mensupları ile Taksim Aya Triada Kilisesine, ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdi.  

MELEĞİN MERYEME MÜJDESİ GÖRKEMLİ BAYRAMINDA PAPA İLE BARIŞ DUASI

Papa Francesco ile birlikte Rusya ve Ukrayna’nın Meryem’in Lekesiz Kalbine adanmaları için hazırlanan duaya iştirak edelim.
25 Mart Cuma günü İstanbul Kutsal Ruh Katedrali’ndeki program aşağıdaki gibi olacaktır:
* 17:00 Haç Yolu

* 18:00 Müjde Bayramı Efkaristiya Ayini

* 19:00 Rusya ve Ukrayna’nın Meryem’in Lekesiz Kalbine adanmaları duası

25 MART 2022 MELEĞİN MERYEM’E MÜJDESİ BAYRAMINDA BARIŞ İÇİN MERYEM’E ADANMA DUASI

Ey Rab’bin Annesi ve Annemiz Meryem, bu sıkıntı saatinde sana sığınıyoruz. Sen annesin, bizi sever ve tanırsın.

Yüreğimizdeki hiçbir sıkıntı senden gizli değildir. Merhametin annesi, bizler senin ilahi şefkatini, huzur veren varlığını pek çok kez deneyimledik. Çünkü sen her zaman bize, barışın Prensi İsa’ya giden yolda rehberlik ediyorsun.

Ama barış yolunu kaybettik. Geçen yüzyılın trajedilerinden alınan dersi, dünya savaşlarında milyonlarca insanın kurban olduğunu unuttuk. Milletler Cemiyeti olarak verdiğimiz sözleri göz ardı ettik. Halkların barış hayallerine, gençlerin umutlarına ihanet ettik

Açgözlülük bizi hasta etti ve kendimizi milliyetçi çıkarlara kaptırdık. Umursamazlığın bizi kurutmasına ve bencilliğin bizi felç etmesine izin verdik.

Allah’ı görmezden gelmeyi, yalanlarımızla yaşamayı, saldırganlığı beslemeyi, masum hayatları baskı altına alıp silah biriktirmeyi, seçtik. Komşumuzun ve ortak yuvamızın koruyucusu olduğumuzu unuttuk. Dünyanın bahçesini savaşla mahvettik. Bizlerin kardeş olmasını isteyen babamızın kalbini günahlarımızla yaraladık. Kendimizden başka her şeye ve herkese kayıtsız hale geldik. 

Şimdi utanç içinde diyoruz ki: Bizi bağışla Rabbim!

Ey Kutsal Annemiz; günahın sefaleti içinde, yorgunluklarımız ve zayıflıklarımız içinde, kötülüğün ve savaşın gizem dolu adaletsizliği içinde bize, Allah’ın bizi terk etmediğini, bize sevgiyle bakmaya devam ettiğini, bizi affetmek ve teselli etmek arzusunda olduğunu hatırlat!

Allah Seni bize bağışladı ve Senin lekesiz kalbini Kilise ve tüm insanlık için bir sığınak yaptı. Allah’ın lütfu sayesinde daima bizimlesin ve tarihimizin en zor anlarında bile bize şefkatinle rehberlik edersin.

Şimdi biz Sana dönüyor ve kalbinin kapısını çalıyoruz. Biz, bıkıp usanmadan aradığın ve günahtan geri dönmeye çağırdığın sevgili evlatlarınız. Bu karanlık saatte bize yardım et ve teselli ver.

Her birimize bir kez daha de ki: “Senin Annen olan Ben, burada değil miyim?” Kalbimizin ve zamanımızın düğümlerini nasıl çözebileceğini biliyorsun. Sana güveniyoruz. Sınanma anlarımızda yakarışlarımızı küçümsemeyip, yardımımıza geleceğinden eminiz. 

İsa’nın kurtarış saatini hızlandırdığında ve dünyaya O’nun ilk işaretini tanıttığında, Celile’nin Kana’sında yaptığın şey buydu. Davetliler üzülünce O’na, “Şarapları kalmadı” dedin (Yuhanna 2:3). Şimdi ey Annemiz, bu sözleri bizim için Allah’a tekrar et. Çünkü bugün umut şarabını tükettik!

Neşe dağıldı, kardeşlik zayıfladı. İnsanlığımızı yitirdik, barış armağanını boşa harcadık. Her türlü şiddete ve her türlü yıkıma eğilimli hale geldik. Senin anneliğine ne çok ihtiyacımız var!

Ey Annemiz, duamızı kabul et!

Sen, deniz yıldızı, savaş fırtınasında boğulmamıza izin verme.

Sen, yeni ahdin sandığı, barış ve uzlaşma yollarını bize ilham et.

Sen, “Göklerin Kraliçesi”, Allah’ın barışını dünyaya geri getir.

Nefreti söndür, intikamı yatıştır, bize affetmeyi öğret.

Bizi savaştan kurtar, dünyamızı nükleer tehditten koru!

Tespih Kraliçesi, içimizde dua etme ve sevme ihtiyacını uyandır.

İnsan ailesinin Kraliçesi, insanlara kardeşliğin yolunu göster.

Barışın Kraliçesi, dünya için barışı sağla.

Ey Annemiz, ağlayışın katılaşmış kalplerimizi yumuşatsın. Bizim için döktüğün gözyaşları, kinimizin kuruttuğu bu vadiyi yeşertsin. Ve silah sesleri susmazken, duan bizleri barışa kavuştursun. 

Anne ellerin bomba yağmurundan kaçanları ve acı çekenleri okşasın, Senin anne kucaklayışın evini ve ülkesini terk etmek zorunda kalanları teselli etsin. 

Acı çeken Kalbin, bizi şefkate yönlendirsin. Yaralı ve reddedilen insanlara kapılarımızı açmaya teşvik etsin.

Allah’ın Kutsal Annesi çarmıhın altındayken, İsa, öğrenciyi yanında görünce, sana şöyle dedi: “İşte oğlun” (Yuhanna 19:26). Böylece her birimizi sana emanet etti. Sonra öğrenciye, ve böylece her birimize, “Bak, işte annen!” dedi (ayet 27). 

Anne, şimdi seni hayatımıza ve tarihimize davet etmek istiyoruz. Bu saatte, bitkin ve üzgün insanlık seninle birlikte çarmıhın altında. İnsanlık kendini sana emanet etme, senin aracılığınla Mesih’e adanma ihtiyacı içindedir. 

Seni sevgi dolu bir şekilde yücelten Ukrayna ve Rusya halkı Sana sığınıyor.  Senin kalbin ise onlar ve savaş, açlık, adaletsizlik ve yoksulluk çeken tüm halklar için şefkatle atıyor.

Allah’ın Annesi, Annemiz, kendimizi, Kiliseyi ve tüm insanlığı, özellikle Rusya ve Ukrayna’yı Tertemiz Kalbine bu ayinle emanet ediyor ve adıyoruz. Güven ve sevgiyle yerine getirdiğimiz bu eylemi kabul et. Savaşın sona ermesini sağla ve tüm dünyaya barış bağışla.

Kalbinden çıkan “evet”, Barış Prensi’ne tarihin kapılarını açtı! Barışın şimdi de yine Senin kalbinden geçerek geleceğine güveniyoruz. Tüm insanlık ailesinin geleceğini, halkların ihtiyaç ve beklentilerini, dünyanın kaygılarını ve umutlarını Sana adıyoruz.

Senin aracılığınla ilahi Merhamet yeryüzüne dökülsün ve barışın tatlı ritmi günlük yaşamımıza geri dönsün.

Kutsal Ruh’un üzerine indiği “evet” kadınımız, Allah’ın uyumunu aramıza geri getir. “Yaşayan bir umut kaynağı” olan Sen, kalbimizin kuraklığını gider. 

İsa’nın insanlığını ördün, bizi de bu birliğin bir parçası yap. Bir zamanlar dünyamızın yollarında yürüdün, şimdi barış yollarında bize rehberlik et. Amin.

EKÜMENİK PATRİK BARTHOLOMEOS İLE SİNODAL YOL

3 Nisan 2022 tarihinde saat 16,00’da yapılacak olan Vikarya Günü’ne davetlisiniz. Beyoğlu Aya Triada Kilisesinde yapılacak olan toplantı, Ekümenik Patrik Bartholomeos ile Sinodal Yol başlığını taşıyor.

Merkezi bir konumda bulunan Kilise’ye katılımcılar kendi imkanlarıyla gelecekler.

Toplantıda konuşmacılar Türkçe, İtalyanca, İngilizce ve Fransızca dillerinde görüşlerini paylaşacaklar.

İstanbul Kutsal Ruh Katedrali’nde Kül Çarşambası

İstanbul Kutsal Ruh Katedrali’nde 2 Mart Çarşamba günü kutlanan ayinle Paskalya ’ya Hazırlık Devresi başladı. Litürjik takvim içinde çok önemli bir gün olan Kül Çarşamba’sı litürjisi öncesinde pederler günah itirafları için katedralde hazır bulundu. Yoğun katılımın olduğu akşamda İstanbul’daki kiliselerden pederlerin de katılımıyla kutlanan ayin, İstanbul Latin Katolik Kilisesi Ruhani Reisi Mons. Massimiliano Palinuro tarafından yönetildi.

Bu kutlamanın Paskalya’ya doğru olan yolculuğumuzda bizi, Rabbe olan dönüşüme ve af dilemeye çağırdığını belirten Mons. Massimiliano, okumaların ve İncil’in okunmasının ardından İngilizce ve Türkçe olarak verdiği vaazında şöyle söyledi:

Mesih’in adına aracılık ediyor, O’nun adına yalvarıyoruz: Allah ile barışın” (2 Kor. 5:20).

“Mesih’in adına aracılık ediyor, O’nun adına yalvarıyoruz: Allah ile barışın” (2 Kor. 5:20). “Havari Pavlus’un içtenlikle söylemiş olduğu bu çağrıya kulak verelim. Şimdi sadece alçak gönüllükle en temel ihtiyaçlarımıza dönme, bu kutsal oruç döneminde Allah’ın Söz’ünü yeniden hayatımızda harekete geçirme zamanıdı

Önümüzdeki oruç devresi bizim için, bencilliğimizden, içgüdülerimizden, tutkularımızdan ve dünyanın koşullandırmalarından kurtuluş zamanıdır. Bu devre özel çabalar ve somut fedakarlıklar gerektiren ciddi bir kurtuluş yoludur. Bizi Allah’ın tam bilgeliğine ve iradesine götüren güvenli bir köprüye benzeyen bu kurtuluş yolu üç ayak üzerinde durmaktadır: Dua, fedakarlık ve Sadaka”

Vaazın ardından Mons. Massimiliano tarafından küller takdis edildi ve “Rabbimizden uzak kaldığımız zamanlarda bizlerin sadece bir tozdan ibaret olduğumuzu hatırlamamız” için küller halka ve rahiplere serpildi.

Litürjide kullanılan bu küller, bir önceki senenin Palmiye Pazarı’nda ki  dalların yakılmasıyla elde edilir ve Kül Çarşambası gününde kullanılır.

Paskalya’ya hazırlık döneminde her Cuma günü saat 17:00’da İstanbul Kutsal Ruh Katedrali’nde Haç Yolu düzenlenecektir.

(SAT-7 TÜRK/İstanbul-Diyakon Peder Burhan)

Fotoğraf Alfonso Zamuner

İzmir’de Kül Çarşambası ile Oruç Dönemi Başladı

İzmir Aziz Yuhanna Katedral Bazilikası’nda 2 Mart tarihinde Kül Çarşambası’yla tüm mezheplerde olduğu gibi Katolik Kilisesi için de en önemli dönem olan Paskalya’ya Hazırlık Devresi başladı. Kutsal ayinden önce ilk olarak din adamları ve rahibeler için derin düşünme zamanı Alsancak Rosario Kilisesi’nin Başrahibi Peder Igor Barbini tarafından sunuldu, ardından “Efkaristiya Tapınması” yapıldı. Sonra Günah itirafı gizemi gerçekleştirildi.

Kutsal ayin, İzmir Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec tarafından yönetilirken; tüm İzmir kiliselerinin ve Meryem Ana Evi’nin rahipleri de ayine eşlik ettiler.

Peygamber Yoel’in Kitabı’ndan ve Aziz Pavlus’un Korintliler’e İkinci Mektubu’ndan sözler okunduktan sonra Diyakon Nikola Aziz Matta İncil’inden sözler okudu. 

Ardından Monsenyör Martin kısaca İngilizce ve bütün olarak Türkçe verdiği vaazında “Hristiyan için oruç ne bir çile ne de yüzeysel bir “adaletin gösterisi”dir; oruç kişinin Rab’be ve Sözü’ne kendini açtığının bir işaretidir. Allah’ın Sözü, O’na olan tam bağımlılığımızın farkına varmamızı sağlar, içimizde bağışlanma arzumuzu derinleştirir ve davranışlarımızı değiştirme konusunda kararlı olmamıza yardımcı olur. Kefaret, oruç bir şeyden sakınmak demektir; tüketim toplumundan ve tanrıtanımazlıktan uzaklaşmak demektir. Esas olana nasıl gidileceğini, gerekli ve gereksizin nasıl ayırt edileceğini öğrenmemiz gerekiyor. Bu yönünü kendinden çevirmek ve başkalarına yönelmek demektir. Onların ihtiyaçlarını hissetmek, kalplerindeki Allah’ın farkında olmak demektir. Yoksullarla dayanışma içinde olmalı ve yakınımızdaki herkese daha fazla hayırseverlik göstermeliyiz. Tozdan oluşan bedenimizin, Biricik Oğlu’nun ölümüyle birleşip, hayat veren Allah’a sunulan bir kurban olarak O’na geri döneceğini anlamak için üzerimize kül serpeceğiz” dedi.

Vaaz bittikten sonra Başepiskopos külleri kutsadı. Başepiskopos Genel Vekili Peder Fellyanus Dogon tarafından küller haç şeklinde Monsenyör Martin’in başına serpildi ve ardından Başepiskopos önce tüm rahiplere ve sonra Peder Fellyanus tüm katılanların başlarına kutsanan külleri serptiler. Kullanılan küller, litürjik olarak her zaman bir önceki senenin Palmiye Pazarı’ndan kalan dallar yakılarak kül haline getirilir ve Kül Çarşambası günü kullanılır.

Ayin bitmeden önce P. Fellyanus söz alarak: “Bu Efkaristiya kutlamasının sonunda, herkesi, bizi Paskalya’ya götüren Oruç Devresi boyunca Rab’bin bize verdiği değerli lütuf ve kurtuluş armağanını karşılamaya davet etmek istiyorum. İlan edilen İncil bize, Kilise’nin geleneksel olarak tüm inananları bu haftalarda özellikle yoğun bir şekilde yeniden keşfetmeye ve yaşamaya davet ettiği üç büyük gerçeği hatırlattı. Her şeyden önce, tuttuğumuz oruç, bugün, Kül Çarşambası ve Kutsal Cuma günüdür. Papa Françesko’nun davetini kabul ederek, Ukrayna’daki dramatik çatışmaya bir son vermesi için Rab’be yakarmak üzere oruçlarımızı ve dualarımızı sunacağız. Oruç Devresi boyunca, Tanrı için bir kefaret ve arzu işareti olarak bir şeyden vazgeçmek önemlidir. Vazgeçtiğimiz her şey, en yoksul kardeşlerimizin maddi ihtiyaçlarına yardım etmeye yönelik olabilir. Son olarak, hepimiz, Rab ile birliğimizi artıran ve inançla yaşadığımız zaman, tarihimizin ve dünyanın gidişatını gerçekten değiştirebilecek olan duamızı iyi yaşamaya çağrıldık” dedi. 

zan Karagöz tarafından yönetilen Katedral’in korosu ayine renk kattı.

Paskalya’ya Hazırlık Dönemi’nde İzmir Aziz Yuhanna Katedral Bazilikası’nda her Cuma saat 17.00’de Tespih Duası, saat 17.30’da Kutsal Ayin ve ardından Haç Yolu Duası yapılacaktır. 2022 yılının Paskalya Bayramı, 17 Nisan tarihinde kutlanacaktır. (SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

İstanbul Ermeni Katolik Cemaati Surp Vartanantas Yortusunu Kutladı

İstanbul Ermeni Katolik Cemaati “Vartanants Yortusu”nu, Taksim Surp Hovhan Vosgeperan Kilisesi’inde düzenlenen özel bir ayinle kutladı. Ayine; Taksim Surp Hovhan Vosgeperan Kilisesi Başrahibi Vartan Kazancıyan, Başrahip Abraham Fırat, Başrahip Mikail Uçar, DerHayr Haygaram Çekiç, Başdiyakon Der Hagop Minasyan, Gisasargavak Jan Acemoğlu, ve tıbirler eşlik ettiler.

Bu özel ayinde Surp Hovhan Vosgeperan Korosu Şef Zaven Agay yönetiminde ilahiler seslendirdi. Ayin sonrasında Başrahip Vartan Kazancıyan’ın isim günü de kutlandı.

“Vartanants Yortusu”
Ermenilerin  485 yılından beri kutladıkları bu yortu, Hristiyan kalabilmenin bayramıdır. Ermeniler için merhamet ve kahramanları anma ulusal bayramı olarak kutlanan bu gün; Vartan Mamikonyan önderliğindeki Ermeni ordusunun Avarayr Ovası’ında Pers Ordularıyla yaşadığı inanç ve ölüm kalım savaşının hatırlandığı yortudur. 

Dönemim güçlü Pers kralı Hazgert 2, 301 yılından beri Hristiyanlığı resmi devlet dini olarak kabul eden ilk Hristiyan krallığı olan Ermeni Krallığı’nı, zorla ZERDÜŞT dinine dönerek ateşe tapmaları için zorlamış ve 451 yılında, Avarayr Savaşı’nda, büyük bir direniş ve İman dolu bir dirençle karşılaşmıştır. 

Komutan Vartan Mamigonyan  451 yılında, Avarayr Savaşı’nda, dinî inancı uğruna 1036 askeriyle birlikte şehit olur. Bu savaşa askerlerden başka, din adamları, rahipler, aydınlar, akademisyenler ve bilim adamları da asker katılmışlardı. Zafer kazanan Persler buna  rağmen, Ermenilerin öleceklerini bile bile kahramanca direnişlerinden etkilenerek  Ermenileri, dini inançlarında özgür bıraktılar ve böylece Ermeniler Hristiyan dinine sadık kalmayı başarmış oldular. Bu olay iki devlet arasında bugüne kadar sürecek olan büyük bir barışa neden oldu.

İzmir Metropolitliğinde Aziz Polikarp Bayramı Kutlandı

İzmir’in Koruyucusu Aziz Polikarp’ın onuruna onun bayramına hazırlık olarak 9 günlük Dua, 14 Şubat gününden itibaren her akşam saat 18:30’da Aziz Polikarp Kilisesi’nde yapıldı. Dua İzmir Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec tarafından yönetildi ve derin düşünme anları, Konya Kilisesi’nden Maria Grazia Zambon tarafından sunuldu. “Novena Duası”, cemaate açık bir şekilde gerçekleştirilirken, canlı yayın üzerinden de takip edilebildi. 

Aziz Polikarp Bayramı Görkemli Kutsal Ayini, Kamerun ve Ekvator Ginesi Vatikan Büyükelçisi olan İzmir doğumlu Monsenyör Julio Murat tarafından yönetilirken; İzmir Latin Katolik Kilisesi’nin Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec de ona eşlik etti. Hem İzmir Rum Ortodoks Metropoliti Bartholomeos Samaras hem İzmir Anglikan Kilisesi’nin Rahibi James Buxton hem de yurtdışından birkaç rahip, İzmir’in farklı kiliselerinden gelen rahipler ve geçen seneye göre daha fazla bir kalabalık bu özel litürjiye katıldı. 

Bilgelik Kitabı’ndan Sözler ve Vahiy Kitabı’ndan Sözler okunduktan sonra, Diyakon Nikola, Aziz Yuhanna İncil’inden Sözleri, hem Türkçe hem de İtalyanca olarak okudu.

Ardından İzmir Başepiskoposu, Türkçe ve İtalyanca olarak verdiği vaazında şöyle dedi: “Yuhanna İncili’nin 13. bölümünün ilk ayetinde İsa’nın şu sözlerini okuruz: ‘Onları sonuna kadar sevdi.’ ‘Dünyada kendisine ait olanları sevmiş olarak sonuna kadar sevdi.’ (Yh. 13,1). İncil Yazarı, Istırabın anlatımına, ayakların yıkanmasının anlatımına böyle başlar ve bu davranışın en içten nedenini belirtir: Sevgi. Aziz Polikarp için de bu böyleydi; sonuna kadar sebat eden tüm iman şehitleri için de böyle oldu. Sevgi dönüş yolu bilmez. Ya sonuna kadar gider ya da aksi halde sevgi değildir. İman şehitleri de Mesih’in sevgisi uğruna ölürler. 

Aziz Polikarp’ın şehitliği, Mesih ile olan ilişkisinin şeffaf bir kanıtıdır. Canlı ve kişisel bir ilişkidir; Eyüp’ün Tanrı ile olan ilişkisine benzer. Bu kadim Ata, korkunç huzursuzluğunun, ıstırabının meydan okuması karşısında yıpratıcı acısına olan yanıtını ancak Tanrı ile gerçek ve derin ilişkisinde bulmuştur: ‘Ben Kurtarıcım’ın yaşadığını, sonunda yeryüzüne geleceğini biliyorum.’ (Eyüp 19,25). Aziz Polikarp da yüreğine şu derin inancı kazımıştır: ‘Kurtarıcımın yaşadığını biliyorum.’ Aziz Polikarp’ın ve Tanrı İnayeti’nin tarih içinde yaydığı birçok şehidin sadakatinin zaferi, bizim için derin bir teselli, neşe ve güç nedenidir. Ama hepsinden öte, imanımızın bir yalan, çocuklar için bir masal olmadığını bize açıkça gösterir.

Aziz Polikarp bir Hristiyan, rahip ve Episkopos olarak hayatını verdi, Mesih uğruna öldü, çünkü çarmıha gerilen Mesih İsa’da O’nun tanrısallığını ve kurban edilişinde de insan ırkına sunulan değerli kurtuluş armağanını gördü.”

Havari ve İncil yazarı Aziz Yuhanna’nın ilk öğrencilerinden biri olan ve Pers Ülkesi’nde yaklaşık olarak M.S. 70 yılında doğan Aziz Polikarp, genç yaşında kör olarak Smyrna’ya – bugünkü İzmir – getirildi, diyakon oldu, daha sonra rahiplikten 113 ile 117 yılları arasında Episkoposluk ünvanına atandı. Yaklaşık elli yıl boyunca görevini yerine getirdi. Polikarp, 23 Şubat 155 tarihinde İzmir Akropolü üzerinde, Roma Stadyumu’nda şehit edildi.

İzmir’de Aziz Polikarp Bayramı Görkemli Kutlaması’nda Aziz Polikarp’ın kafatasının bir parçası takdim edilir.

Aziz Polikarp’ın kafatasının bir parçası hürmet edilmek üzere tüm Ayin boyunca takdim edildi. Yunanca, Latince, Fransızca ve Türkçe ilahiler söylenerek Ayin’e renk katıldı ve tören bittikten sonra cemaate büyük salonda ikram verildi. (SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

İstanbul’da İsa Mesih’in Mabede Sunulması Bayramı Kutlandı

Kaynak: SAT7Turk Haber

SAT-7 TÜRK/ Diyakon Peder Burhan

İstanbul’da İsa Mesih’in Mabede Sunulması Bayramı

Latin ritinde kutlanan ayini, Mgr. Massimiliano Palinuro yönetirken ayine Ermeni Katolik Kilisesi Başepiskoposu Mgr. Levon Zekiyan, rahipler, diyakonlar ve İstanbul Latin Katolik Kilisesinin rahipleri ve diyakonu eşlik etti.

Ayinden önce, Msgr. Massimiliano Palinuro, Peder Vartan tarafından hoş geldiniz konuşmasıyla karşılandı. Efkaristiya tapınmasında çeşitli dillerde dualar okunurken Efkaristiya tapınmasına fokolare cemaati ilahiler ile eşlik etti.

Kutsal ayin sırasında İncil’in Luka bölümünden okunan kutsal sözlerden sonra, Mgr. Massimiliano Palinuro vaazında, bu kadim bayramın, Noel sevincinden yeni bir tat almamız sağladığını, ihtiyar Simeon gibi Rab İsa’yı kollarımıza aldığımızı ve O’nu “ulusları aydınlatan ışık” olarak selamladığımızı belirtti.

Işık Olmazsa Hayat Olmaz

Vaazının devamında, “ışığın belirtisini düşünürsek, son derece etkileyici ve anlamlı olduğunu görürüz. Işık olmazsa hayat olmaz. Aynı şekilde İsa olmadığında, yaşamımız ölümün bekleme odasından başka bir şey değildir. Işık olmazsa özgürlükte olmaz. Aynı şekilde İsa olmadığında her seçimimiz felçli gibidir, her hareketimiz koşullara bağlı kalır. Işık olmazsa etrafımızda ne var ne yok bilemeyiz, çünkü nesneleri ayırt edemeyiz. Aynı şekilde İsa olmazsa iyiyi kötüden ayıramayız ve her şey cehaletin ve şüphenin karanlığına saplanıp kalır” sözlerini ekledi.

Son takdisten önce Mgr. Massimiliano Palinuro, Mgr. Levon Zekiyan’a nazik ve içten davetleri nedeniyle teşekkür ederken, Mgr. Levon Zekiyan Latin Katolik cemaatinin katılımı için teşekkür etti ve duygusal anlar yaşandı. Daha sonra davetliler ile bir kokteyl gerçekleştirildi.

Fotoğraflar: Alfonso Zamuer

13 -15 Ocak 2022 tarihleri arasında Türkiye Katolik Episkoposları İzmir’de 113. Genel Kurul Toplantısı için bir araya geldiler.

Türkiye Katolik Ruhani Reisler Kurulu 113. Genel Kurul Toplantısı

13 -15 Ocak 2022 tarihleri arasında Türkiye Katolik Episkoposları İzmir’de Türkiye Katolik Ruhani Reisler Kurulu’nun 113. Genel Kurul Toplantısı için bir araya geldiler.

Toplantıda yerel kilise için önem taşıyan çeşitli konular ele alındı. Episkoposlar Sinodu, küçüklerin ve savunmasız kişilerin korunması, Kilise’nin yasal konumu, CET komisyonları ve temsilciler, Maranatha ve Presence dergilerinin formatları gibi konularda fikir alış verişi yapıldı.

İzmir Başepiskoposluğu tarafından başlatılan ve Kilisemize yardımcı olabilecek bir kateşizm hazırlamaya yönelik bir proje de sunuldu. Bu belge, Hristiyan imanını tanımak ve bu imanda derinleşmek isteyenler için yararlı bir araç olacaktır. Bu çalışma daha sonra Latin Riti’nde litürjik kitapların (Missale ve Lezionario) tercümesi ve baskısı için onaylandı.

Çalışmaların sonunda Episkoposlar Meryem Ana Evi’nin (Casa di Maria) “Millî İbadethane” statüsünü yeniden teyit eden bir kararnameye imza attılar. Bu yerin gelecekte ibadethane yeri olarak sunulmasını amaçlayan Tüzük’ün birinci okuması ve analizi de yapıldı. Bu belgenin daha sonra onaylanması gerekmektedir.

15 Ocak 2022 Cumartesi günü Episkoposlar şükretmek ve Türkiye’deki Kilisenin tamamı için Allah’ın Annesi Meryem’den şefaat dilemek üzere Meryem Ana Şapeli’ne gittiler.

MERHUM MONSENYÖR RUBEN TIERRABLANCA GONZALEZ ofm İÇİN VEFATININ BİRİNCİ YILINDA ANMA

Bir yıl önce COVID-19 nedeniyle vefat eden İstanbul Havarisel Temsilcisi Episkopos Mons. Ruben Tierrablanca Gonzalez için mezarı başında dua edildi ve ardından Kutsal Ruh Katedrali’nde Efkaristiya Ayini kutlandı.

İstanbul Katolik Cemaati ve Din adamlarının katıldığı ayinin sonunda Monsenyör Ruben’in ailesine hitaben yazılan İspanyolca mektup,Don Nicola Masedu tarafından okundu.

Ayini, 18 Aralık’ta İstanbul Havarisel Temsilciliği görevine başlayan Monsenyör Don Massimiliano Palinuro fd, yönetti. Ayinde kendisine bir yıl boyunca İstanbul İdari Havarisel Temsilcisi olarak görev yapan eski İzmir Metroplitliği Başepiskoposu Monenyör Lorenzo Piretto op., Türkiye Ermeni Katolikleri Başepiskoposu Kerabaydzar Monsenyör Levon Boghos Zekiyan, Süryani Katolik Cemaati Korepiskoposu Monsenyör Orhan Çanlı eşlik etti. Ayine İstanbul’da bulunan rahip ve rahibeler ile İstanbul Katolik Cemaati mensupları katıldı.

KATOLİK KİLİSELERİNDE KUTLANACAK NOEL ARİFESİ VE NOEL BAYRAMI AYİN PROGRAMLARI

Tarih:KiliseSaat
  24.12.2021Yeşilköy Aziz Stefan Kilisesi         23.30      Noel Arifesi
24.12.2021St. Esprit Katedrali23.30      Noel Arifesi
24.12.2021Lourdes Kilisesi20.00      İlahiler; 21.00 Noel Arifesi
24.12.2021St. Antuan21.00      Kutsal Ayin
24.12.2021Sacre Coeur Bebek19.30      İlahiler 20.00 Noel Arifesi
  24.12.2021Pangaltı Mıhıtaryan Okulu Kilisesi  18.00      Noel Arifesi
  24.12.2021Pangaltı Anarad Hığutyun Ermeni Katolik Kilisesi  18.00      Noel Arifesi
  24.12.2021Kadıköy Surp Levon Ermeni Katolik Kilisesi  19.00      Noel Arifesi
24.12.2021Büyükdere Kilisesi21.00     Noel Arifesi
 Galata Sen Jorj Kilisesi22.00 Noel Arifesi
 Bakırköy Rosaryo Kilisesi20.00 Noel Arifesi
25.12.2021St. Esprit Katedral10.00     İngilizce Noel Görkemli Bayramı
25.12.2021St. Esprit Katedral11.30      Fransızca Noel Görkemli Bayramı
25.12.2021Sacre Coeur Bebek18.00     Noel Görkemli Bayramı
25.12.2021Beyoğlu Surp Asvadzazin Ermeni Katolik Kilisesi10.30 Pek Muhterem Başepiskopos Levon Zekiyan Riyasetinde Noel Görkemli Bayramı
25.12.2021Pangaltı Anarad Hığutyun Ermeni Katolik Kilisesi  11.00 Noel Görkemli Bayramı
  25.12.2021Kadıköy Surp Levon Ermeni Katolik Kilisesi  11.30 Noel Görkemli Bayramı
25.12.2021Galata Sen Jorj Kilisesi10.00 Noel Görkemli Bayramı
25.12.2021Bakırköy Rosaryo Kilisesi18.00 Noel Görkemli Bayramı
25.12.2021  Büyükdere Kilisesi  18.00 Noel Görkemli Bayramı

Merhum Monsenyör Ruben Tierrablanca için Vefatının I. Yıldönümünde Dua

Değerli Kardeşler, Yarın, 22.12.2021 tarihinde Mons. Ruben Tierrablanca OFM’nin vefatının birinci yıl dönümünde sizleri Feriköy’deki mezarlığa da davet etmek istiyorum. Saat 17:00’de Frères Mineurs mezar alanında onun için dua edecek, Mons. Ruben’in mezarı kutsanacak ve çiçekler bırakılacaktır. Bu duadan sonra, daha önce ilan edildiği gibi, saat 18:00’de Katedral’de Kutsal Ayin töreni olacaktır. fr. Pawel Szymala OFMCap

Vatikan Arşiv Araştırmalarının Türkiye ve Türk Tarihçiliği Açısından Önemi

İstanbul Aydın Üniversitesi Batı (Garbiyat) Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen programlar 2021-2022 döneminde devam etmektedir. İAÜ Batı (Garbiyat) Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde 05.11.2021 tarihinde, saat 15:00 itibariyle Dr. Rinaldo Marmara’nın hazırlamış bulunduğu ve İstanbul Aydın Üniversitesi Yayınlarından neşredilmiş olan Mgr. Angelo Rotta-Papalık İstanbul Gayriresmî Temsilcisi Türkiye-Vatikan [Papalık] Diplomatik İlişkilere Doğru Vatikan Dışişleri Bakanlığı Arşivi: Belgeli Katalog başlıklı eser izleğinde Merkez Müdürümüz Sayın Prof. Dr. Kenan Gürsoy ile Dr. Rinaldo Marmara’nın katılımlarıyla “Vatikan Arşiv Araştırmalarının Türkiye ve Türk Tarihçiliği Açısından Önemi” başlıklı konferans gerçekleştirilecektir.

Hepinizi youtube’da canlı olarak yayınlanacak toplantıya bekliyoruz: https://youtu.be/wk3MKcR9Yyo

Vatikan’ın Türkiye ile diplomatik ilişkilerinin 60. yıl dönümü

İstanbul Aydın Üniversitesi, Rinaldo Marmara’nın, Vatikan Dışişleri Bakanlığı arşivi ışığında kaleme aldığı “Türkiye ile Vatikan Diplomatik İlişkilere Doğru” adlı eserini yayınlayarak tarih araştırmacılarına büyük bir hizmet sunuyor. Eser, Türkiye-Vatikan ilişkilerinin tarihine ait Türkiye’deki ilk belgeli katalog kitap olma özelliğini de taşıyor.

TÜRKİYE KATOLİK RUHANİ REİSLER KURULU VE İZMİR BAŞEPİSKOPOSU S.E. MONS. MARTIN KMETEC’IN, YENİ İSTANBUL EPİSKOPOSU S. E. MONS. MASSIMILIANO PALINURO’YA TEBRİK MESAJI

Izmir, 15. Eylül 2021

Kederli Meryem Ana Bayramı

Prot. n. 816

S. E. R. Seçilmiş Episkopos,

Mons. Massimiliano PALINURO

Pek Muhterem Ekselansları,

Papa Fransiskus Hazretleri tarafından İstanbul Apostoik Temsilciliği görevine getirilmiş olduğunuz haberini sevinç ve mutlulukla almış bulunuyoruz.

Size kardeşçe ve canlı bir samimiyetle, Kutsal Kilisenin episkoposlar birliğine ve Türkiye Episkoposları arasına hoş geldiniz demek istiyorum. Ruhbanlar, rahipler, rahibeler ve adanmış kişiler ve ayrıca bu topraklarda yaşayan tüm kutsal Tanrı Halkı adına, başlamak üzere olduğunuz görevinizde size en iyi dileklerimi sunuyorum.

Sizin için henüz tam olarak bilmediğiniz bir yol açılıyor. Ancak bu yol, size emanet edilen sürüyü beslemek için gerçek gıdayı bulmak üzere dünya yollarında kendisini izlemeye sizi çağıran Rab’bin önünüzde çizdiği yoldur. Peygamber Yeşaya gibi, siz de bu gıdanın tatlılığını tattınız, ancak hepimiz, günlük yaşamda bu gıdayı somutlaştırmak için uğraşırken çoğu kez acılaştığını biliyoruz (bk.Hez 3, 1-11).

Bu besin, İncil’in sevincinde size emanet edilmiş olan, tüm yaşam yolunda sizi zaten beslemiş olan Allah’ın halkına yol gösterirken rehberiniz ve ışığınız olacak Allah’ın Kelâmı’dır. 

Türkiye Katolik Ruhani Reisler Kurulu adına, sizi kutluyor ve Rabbimiz Mesih İsa’nın lütfu ile sizi doldurmasını, Ruhu ile sizi donatması ve her zaman yüreğine uygun cesur bir çoban olmanız için yardım etmesini diliyorum.

Sevgili Kederli Meryem Ana, şefaatiyle daima yardım etsin ve cesaret versin.

Pek Muhterem Ekselanslarına bu vesile ile en derin saygılarımı sunuyorum.

+ Martin Kmetec

Izmir Başepiskoposu

THEOTOKOS MERYEM ANA BAYRAMI İÇİN DAVET

Prot. n. 070/2021

İzmir, 13 Eylül 2021

Aziz Altınağızlı Yuhanna Anma Günü

Muhterem Episkoposlar,

Saygıdeğer ruhbanlar ve diyakonlar,

Sevgili rahipler ve rahibeler, adanmış erkeler ve kadınlar,

Rab’de sevgili erkek ve kızkardeşlerim,

11 Ekim 431 tarihinde, 1590 sene evvel Efes Konsili’nde Bakire Meryem’in Theotokos unvanının dogmatik olarak kabul edildiği bayramı, her yıl olduğu gibi bu yıl da kutlamaya hazırlanıyoruz.

Bu sene 10 Ekim günü Meryem Ana Şapelinde saat 16.00’da Tespih duasını yapmak üzere toplanacağız, ardından saat 18.00’de Konsil Bazilikasının harabelerinde görkemli Efkaristiya Ayini kutlayacağız. Bu önemli dua ve kilise birliği anında burada bulunmanız, büyük bir sevinç verecektir. 

Aziz II. Yuhanna Pavlus’un burada iken söylemiş olduğu, Allah’ın tüm halkı için son derece önemli sözlerini bugün ben de sizlere söylüyor ve içtenlikle sizi davet ediyorum: “Kilisenin gerçek imanının tasdik edildiği Konsil salonundan çıkan Kilise Babaları, ta 431 yılından, Efes halkı ile birlikte sizleri karşılamaktadır”[1] ve  “Hristiyan dünyasının her köşesine hızla yayıldı ve sonraki nesillerde de Allah’ın Oğlu’na yaşam verirken Meryem’e duyulan coşkulu güven yüzyıllar boyunca nesilden nesle hiç azalmadan yankılanmaya devam etti.” [2]

Kutsal Annesinin adıyla Rab’bin huzurunda toplanırken, ona Türkiye’nin ve tüm dünyanın sevinçleri, haçları ve ümitlerini emanet edeceğiz.

Minnettar bir yürekle sizleri kardeşçe selamlıyor ve Göklerden takdis diliyorum.  

İzmir Başepiskoposu

+ Martin Kmetec


[1] II. Yuhanna Pavlus, Vaaz, Efes, 30 Kasım 1979

[2] Age.

İSTANBUL KATOLİK RUHANİ REİSLİĞİ GÖREVİNE P. MASSIMILANO PALINURO FD. ATANDI

CURRICULUM VITAE

10/06/1974 tarihinde Ariano Irpino’da doğdu. 24/04/1999’da Ariano Irpino – Lacedonia Diyosezinde Rahip olarak takdis edildi. 2011 tarihinden bu yana Türkiye’de fidei donum görevlisi olarak bulunmaktadır. Anadolu Apostolik Temsilcilik Bölgesinde Temsilci Yardımcısı,  geçici sekreter ve Trabzon’da Santa Maria Katolik Misyon Kilisesi’nde başrahiplik görevlerini yürütmektedir.

Klasik lise eğitiminin ardından PONTIFICIA FACOLTA TEOLOGICA DELL’ITALIA MERIDIONALE (PFTIM)’de Felsefî Çalışmalar alanında Diploma (1995) ve Teoloji Bakaloryası (1998) aldı.

Roma ‘da PONTIFICIO ISTITUTO BIBLICO’da Kutsal Yazılar üstüne Lisansını (2001) ve PFTIM’de dogmatik Teoloji Doktorasını tamamladı (2009).

2001-2011 arasında PFTIM’de doçent olarak bulundu, önce Corpus Paulinum e Atti’de asistan olarak ve sonra 2004’te Filologia Greca del Nuovo Testamento e discipline bibliche ausiliarie’dedoçent olarak görev yaptı; 2010’da aynı fakültede Corpus Ioanneum e Lettere Cattoliche kürsüsünde doçentlik görevini üstlendi. Tefsir ve tarih konularında makaleler ve yazıları yayınlandı.

1999: Ariano Irpino’da (AV) Nostra Signora di Fatima Mahalli Kilisesinde yardımcı rahip.

2000 – 2011: San Nicola Baronia’da SS. Annunziata Kilisesinde Başrahip.

2000-2006: Hastanede gönüllü vaizlik.

2007—2011: Ariano Irpino – Lacedonia episkoposluk bölgesinde Beni Culturali Ecclesiastici Ofisinde Direktör; aynı dönemde Diyosezan Müzeleri Direktörü, diyosezan Kütüphanesinde Kütüphanecilik ve diyosezan Arşivinde Arşivci.

2002-2005: Kalıcı diyakon adaylarının teolojik eğitimi kurs sorumlusu

2006-2011: Ariano Irpino diyosezinde laikler için teolojik eğitim okulunda Kutsal Yazılar Doçentliği.

İtalya ve Orta Doğu’da çeşitli diyosezlerde ruhbanlar ve din adamlarına dersler, son değişiklikler için kurslar ve manevi egzersizler verdi. Çeşitli İtalyan diyosezliklerinde, Katolik din öğretmenleri için Kutsal Kitap teolojisinde son yeniliklere dair kurslar verdi.

2011-2018 arasında İzmir (Türkiye)  Başepiskoposluk bölgesinde fidei donum görevlisi olarak bulundu.

14 Eylül 2012-13 Eylül 2018 tarihleri arasında İzmir Aziz Yuhanna Metropolitan Katedrali Rektörü olarak görev yaptı.

2015-2018 tarihleri arasında aynı başepiskoposluk bölgesinde Katekümen eğitimi ve kateşez Sorumlusu oldu.

2018 yılı eylül ayından bugüne dek Anadolu Apostolik Temsilciliği (Türkiye) fidei donum görevlisi olarak çalışmaktadır.

14 Eylül 2018’den bugüne dek Trabzon Santa Maria Kilisesi’nde Kilise Başrahibi olarak görev yapmaktadır.

2019 Kasım ayından bu yana Anadolu Apostolik Temsilciliği Temsilci Yardımcısı ve geçici sekreter görevindedir.

27 Aralık 2019’daİzmir Metropolitan Katedraline fahri bağlı rahip (canoınico onorario) konumundadır.

2019’da Türkiye Katolik ruhani Reisler Kurulu tarafından Türkçe’deki İnciller ve Havarilerin İşleri çevirilerinin incelenmesi ile görevlendirilmiştir.

Ayrıca öğretim seviyesinde Latince, Yunanca, Kutsal Kitap İbranicesi bilmektedir. Türkçe ve İngilizce konuşmaktadır.  

TÜRKİYE KATOLİK RUHANİ REİSLER KURULU’NUN YENİ BAŞKANI, İZMİR EPİSKOPOSU MONS. MARTIN KMETEC OFM.Conv. OLDU

izmir Episkoposluk Bölgesi Başepiskoposu Mons. Martin KMETEC OFM.Conv 13 Temmuz 2021 tarihinde yapılan CET Genel Kurul Toplantısında Türkiye Katolik ruhani Reisler Kurulu’nun yeni Genel Başkanı olarak seçildi.

Muhterem Başepiskopos Monsenyör Martin KMETEC’i yeni görevi için kutluyor, görevi sırasında daima Rab’bin rehberliğinde ilerleyeceğine olan inancımızı belirtmekten sevinç duyuyoruz.

FR. JACEK MAREK NOWACKI YARIN TOPRAĞA VERİLECEK

Yeşilköy Aziz Stefan Latin Katolik Kilisesi rahiplerinden fr. Jacek Marek NOWACKI’nin cenaze töreni 19 Haziran 2021 cumartesi günü, saat 10.30’da tespih duası ile başlayacak.

Minör Kapusen rahiplerinden olan Fr. Jacek, 2012 yılında Türkiye’ye gelmiş, İzmir Efes’te görev yaptıktan bir süre sonra İstanbul Yeşilköy Aziz Stefan Kilisesi’nde görevlendirilmişti. Geçtiğimiz cumartesi günü manastırda kalp krizi geçiren Fr. Jacek, 53 yaşında vefat etmişti.

Fr. Jacek’in Cenaze merasimi, yarın sabah saat 10:30’da Yeşilköy Aziz Stefan Kilisesi’nde yapılacak tespih duası ile başlayacak. Saat 11.00’de yine aynı kilisede yapılacak cenaze merasiminin ardından, saat 13.30’da Feriköy Latin Katolik Mezarlığında Minör Kapusen Rahipleri’ne ayrılan bölüme defnedilecek.

Hayatı boyunca yolunda yürüdüğü Rabbimiz Mesih İsa, Fr. Jacek’e ebedi yaşam ödülünü bağışlasın ve bu topraklarda verdiği tanıklığını bol meyve ile takdis etsin.

YEŞİLKÖY AZİZ STEFANOS KİLİSESİ RAHİPLERİNDEN FR. JACEK MAREK NOWACKI’NİN VEFATI

Diriliş ve yaşam Ben’im;

 Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır. (Yu. 1,25)

12 Haziran 2021 Cumartesi günü, Yeşilköy İstanbul’daki Kapusen Manastırında 25 yıllık rahip, 31 yıldır cemaatinin üyesi olan 52 yaşındaki rahip Jacek Marek NOWACKİ OFM Cap. Vefat etmiştir.

Cenazesi 19 Haziran 2021 Cumartesi günü, İstanbul’da aşağıdaki programa göre defnedilecektir:

* 10.30: Yeşilköy Aziz Stefanos Kilisesinde Tespih Duası

* 11.00 Yeşilköy Aziz Stefanos Kilisesinde Cenaze Merasimi

* 13.30: Feriköy Latin Mezarlığında Minör Kapusen Rahipleri mezarına defin merasimi (minibüs olacaktır).

Ey Rab, ona sonsuz huzur bağışla,

Ve ebedi nurun onda parlasın.

Huzur İçinde Yatsın.

Not: Tören Facebook sayfasından yayınlanacaktır.

https://www.facebook.com/yesilkoy.kilisesi

fr. Pawel Szymala OFMCap