Türkiye Katolik Ruhani Reisler Kurulu -|- Թուրքիոյ Կաթողիկէ Եպիսկոպոսներու Համաժողով -|- Conférence Episcopale de Turquie -|- Conference of Catholic Bishops in Turkey -|- Conferenza Episcopale Turchia -|- مؤتمر الأساقفة الكاثوليك في تركيا
Papa XIV. Leo, İznik Konsili’nin 1700. yıldönümü vesilesi ile Türkiye’yi ziyaret etti. • Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmeler gerçekleştiren Papa 14. Leo, görüşmelerin ardından, Millet Kütüphanesi’ndeki Cihannüma Salonu’nda davetlilere hitap etti.
• İstanbul’da ilk olarak Harbiye’deki Saint Esprit Katolik Kilisesi’nde (Kutsal Ruh Katedrali) episkoposlar, rahipler, diyakonlar ve ruhani görevlilerle bir araya gelen Papa 14. Leo, ardından helikopterle Bursa’nın İznik ilçesine geçti ve Birinci İznik Konsili’nin 1700. yıl dönümüne ilişkin Hristiyan mezhepleri arasındaki ayine katıldı.
• Sultanahmet Camisi’ne ziyarette bulunan Papa 14. Leo, Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi’ni ziyaret ederek yerel kiliseler ve Hıristiyan toplulukların liderleriyle toplantı gerçekleştirdi..
• Papa 14. Leo, Aya Yorgi Kilisesi ve Fener Rum Patrikhanesi’nde Fener Rum Patriği Bartholomeos ile görüşerek ortak bildiri imzaladı.
• Volkswagen Arena’da ayin düzenleyen Papa 14. Leo, Ermeni Apostolik Katedraline dua ziyareti yaptı. Ziyareti byounca vaazları, hitapları, ortak açıklamalar ve Fener Rum Patrikhanesindeki deklarasyon ile Patrik Bartholomeos Hazretleri le birlikte yapılan ortak açıklama metinlerini paylaşıyoruz:
I. Okuma Yeşaya 42,1-4.6-7 Mezmur 28 II. Okuma Elçilerin İşleri 10,34-38 İncil Matta 3,13-17
«Yahya’nın vaftiz çağrısından sonra Celile’den başlayarak tüm Yahudiye’de meydana gelen olayları, Allah‘ın, Nasıralı İsa’yı nasıl Kutsal Ruh’la ve kudretle meshettiğini biliyorsunuz» böylece Petrus, İsa’nın Ürdün Nehri’nde aldığı vaftizin anlamını anladı.
Yahya’nın önünde nehre girenler günahkarlardı. Peygamber herkesten günahlarını itiraf etmelerini istiyordu, böylece dünyanın günahlarını ortadan kaldıracak ve sonra Kutsal Ruh ile vaftiz edecek olanı kabul edip dinleyebileceklerdi. Hepsi günahkardı, ama İsa’nın kendisi karşısına çıktığında, Yahya O’nun günahkar olmadığını anladı. O da diğerlerinin arasında neden vardı? Onu vaftiz etmeyi reddetmeye çalıştı. Ama İsa’nın şu sözleriyle ikna oldu: “Doğruluğun her gereğini yerine getirmemiz için uygun olan budur.”
Ne tür bir doğruluğu yerine getirmeleri gerekiyordu? Bunu daha sonra, başka bir vesileyle, Kendisinin suçlular arasında sayılması gerektiğini söylediğinde anlayacağız.
Burada, Kudüs’ten uzakta yaşanan bu an, İsa’nın insanlar tarafından mahkum edileceği anın bir kehanetidir. O zaman insanlar O’nu günahkar olarak göreceklerdir, ama O, bu mahkumiyeti bir zorlama olarak kabul etmek istememektedir: burada, şimdi, kötü adamın durumunu, onun yerine ölüm cezasına çarptırılmaya kadar, Kendisi için kabul etmek istediğini beyan etmektedir. İsa kendi ölümünü günahının cezası olarak görmüyor, aksine, şu anda aralarında bulunduğu günahkarları ve Kendisinin aralarında bulunmasını kabul eden herkesi kurtarmak için onu görüp kabul ediyor.
“Doğruluk”,insanları Adem’in günahının onları soktuğu durumdan kurtarmak ve Baba olarak onları sevmek için çabalayan Allah’ın isteğidir. Şimdi bu “Doğruluk” gerçekleşiyor. Yahya, İsa’nın önerisini kabul ediyor ve herkesin İsa’nın da kendileri gibi bir insan olduğuna inanmasına izin veriyor.
İsa’nın sevgisini, şimdiden “sonuna kadar” sevgi olarak ortaya çıkan İsa’nın sevgisini gören Baba Allah’ın Kendisi, bu sevgininkendi sevgisi, aşırı alçakgönüllülükle yaşanan ilahi sevgi olduğunu, herkese açıklıyor: «Sevgili Oğlum budur, O’ndan hoşnudum.»
Bu sözlerle, İsa, hiçbir şey yapmadan, Allah’ın Oğlu, peygamberin bahsettiği kişi ilan ediliyor: “İşte kendisine destek olduğum, gönlümün hoşnut olduğu seçtiğim kulum! Ruhumu onun üzerine koydum. uluslara adaleti ulaştıracak.” O’nun da diğerleri gibi günahkar sayılabileceği gerçeği, rahatsız edici değildir: bu şekilde tüm günahkarlara kurtarılabileceklerini ve umut alabileceklerini gösterebiliyor. Peygamber ayrıca şunu ekliyor: ”Ben, Rab, seni adalet için çağırdım.” İsa Allah’ın, Kendisini O’nun gerçeğinde istediğini biliyor, tıpkı on iki yaşındayken anne babasına söylediği gibi. İşte, şimdi Baba’nın, halk ve tüm uluslar için isteğini, yani Kendi “adaleti”ni ortaya koymaya başlıyor. Tüm dünya, Kendi sevgisinin nereye kadar geldiğinibilmelidir. Yıldızbilimcilerin Beytlehem’e gelişiyle bu “adalet” ortaya çıkmaya başlamıştı ve şimdi İsa onu benimsiyor.
Ürdün Nehri’nde yaşanan olay, İsa’ya yeni bir bakış açısıyla bakmamıza hazırlıyor. O bizi her zaman şaşırtmaya devam edecek. Ama bu olayla hazırlanan bizler, O’nun “Düşmanlarınızı sevin”, “Diğer yanağınızı çevirin”, “Yetmiş kere yedi kez affedin” dediğinde artık şaşırmayacağız. Bunları sadece güzel sözler olarak görmeyeceğiz, çünkü O’nun bunlara katlandığını değil, kabul ettiğini, bizi günahkarları kurtarmak için kendi isteğiyle önceden öngördüğünü göreceğiz.
Bu bayramı, kendimizin de çağrıldığı ve İsa’nın öğrencileri olarak yaşamak istediğimiz hizmeti anlatan bir bayram olarak yaşayalım. Kardeşlerimizi, dostlarımız olsundüşmanlarımız olsun, hak ettikleri cezadan kurtarmak için, işlemediğimiz bir suçtan suçlu sayılmaktan kaçınmayacak kadar sevgiyi yaşayacağız.
Birçok azizin hayatında, İsa’nın bu sevgisinin parladığı olaylar anlatılır: bunlar, bizi cesaretlendiren ve bize de gökteki Babamızın “adaletini” gösterebileceğimizi garanti eden olaylardır. Gözümüz her gün, Allah Babamız tarafından “Kutsal Ruh ve güçle” kutsanmış İsa’ya bakacak!
Bugün Allah’ın sesini dinleyen Meryem’i düşünelim: o, hepimizi temsil eden kadın olan Havva’nın yapamadığını yaptı. Havva hepimizi temsil etmekte, çünkü maalesef hepimiz onun durumundayız. Allah’ın sesini dinlediğimizde ilk yaptığımız şüphe etmektir, zekamızın dışarıdan sözlere ihtiyaç olmadığını, onu; başkalarını, Allah’ı dahil dinlemeden kullanabildiğimizi düşünüyoruz. Havva aynen böyle yapmıştı. O, Allah’ın Sözünden şüphe etti ve kendisinin daha hikmetli ve bilgili olduğunu düşünüp tam da Allah’tan şüpheye iten sesine kulak asarak kandırıldı.
Allah’ın Sözünü dinlesek birçok hayal kırıklığını yaşamamış olurduk! Bugünkü bayram, Allah’ın bizim sadece iyiliğimizi istediğini ve bizim O’na daima güvenebileceğimizi anlamamıza yararsa, Meryem mutlu olur ve gerçekten kutlandığını hisseder.
İnsanları kandıran yılan cezalandırılıyor, ama onu dinleyen insanlar bu büyük hatanın sonuçlarını çekiyorlar. Sonuçlarını Adem’in bütün evlatları miras alıyor: onlar, tarihine itaatsizliğin girmesi yüzünden büyük acılar çekiyorlar. Ne çok günahlar ve bunların yüzünden çekilen ne çok acılar! Tüm ruhani, manevi ve fiziksel acılar
da bu itaatsizlikten ve Baba’nın öğretisini reddetmekten doğdu.
Bunun için yeni bir dünyayı başlatacak, itaatsizlik etmeyecek, Baba’nın devamlı olarak yankıladığı Sözünü unutmayacak, yüreğin derinliğinde Allah’ın sesini dinlemeyi öğretecek bir Annenin bize verilmesini ne kadar çokistiyoruz!
Meryem, Allah’ın meleğini dinliyor, yardım diliyor ve kendini hazır olarak sunuyor. Söz, ona sahip olarak onun aracılığıyla gerçekleşecektir. Melek ona insana imkansız bir şeyi, Allah’ın peygamberliğinin gerçekleşeceğini bildiriyor: Meryem ‘Hayır’ demiyor, sadece ne yapması gerektiğini soruyor, ne şekilde faydalı olabileceğini merak ediyor. “İşte, Rab’bin hizmetkarıyım, bende O’nun Söz’ü gerçekleşsin!”. Meryem; dünyayı değiştirecek bir cümle, dünyayı günah durumundan lütuf mabedine, egoizm yerinden sevgi bahçesine değiştiren bir cümle telaffuz ediyor.
Bugün Meryem’i kutlarken onu biz günahkarlar için kurtuluşumuzun teminatı, Allah’ın bize doğru olan iyiliğinin işareti ve O’nun sevgisinin bedava oluşunun garantisi olarak görüyoruz. Meryem’e kötülük dokunmuyorsa bu, Allah’ın bir armağanıdır. Ve de bu armağan affa ve yeni yaşama ihtiyacımız olan bizler için gerçekleşti.
Meryem’i kutlarken, daima bize yardım etmeye hazır olan Allah’ın sevgisini kutluyoruz. Meryem’i tamamen saf olarak kutluyoruz, çünkü onda beliren Allah sevgisi tamdır. O, lütuf ile doludur,çünkü Allah ona her şeyi, tüm sevgisinin güzelliği ve sadakatini bağışladı. Meryem’i onurlandırarak yüreğimiz gerçek yolu, Baba’ya doğru yönelmek için en doğru ve güvenli yolu bulmaktadır.
Meryem, alçakgönüllülüğün parladığı Anne, Allah’ın sadakatini yansıtan Anne, göksel mutluluğunda bizi hatırla! Işık sende gölgeyi bulmamaktadır, sende bizlerin mahvettiğimiz Baba’nın sevgisinin ve planının güzelliğini görürüz: bizi Kurtuluşa doğru getir, bize Kurtarıcıyı bağışla!
İstanbul Ermeni Başepiskoposluğu’nun episkoposluk yöneticisi ve Papa’nın Avrasya ülkesine yaptığı apostolik seyahatinin koordinatörü Monsenyör Vartan Kazandjian, Vatikan medyasına ziyaretin organizasyonel detaylarını şöyle açıkladı: “120’den fazla genç erkek ve kadın, barış için çalışmak amacıyla kutlamaya kaydoldu. Kutlamanın bir gençlik barış hareketinin temel atma töreni olmasını istiyoruz.”
“Arena’daki 4.000 koltuğun tamamını doldurabileceğimizi düşünmemiştik. Papa gelmek üzereyken, daha geniş bir alanımız olmamasına üzüldük! Papa’nın etrafında binlerce insan toplanıp dünya barışı için ilahiler söyleyecek.” İstanbul Ermeni Başeparşisi Episkoposluk Yöneticisi Monsenyör Vartan Kirakos Kazanjian, bu sözlerle Vatikan medyasına, Papa XIV. Leo’nun 27-30 Kasım tarihleri arasında Türkiye’ye yapacağı ilk apostolik yolculuğunun ve özellikle de 29 Kasım Cumartesi günü İstanbul Volkswagen Arena’da düzenlenecek ve binlerce inananın, özellikle de gençlerin coşkuyla katılacağı ayinin bazı organizasyonel ayrıntılarını aktardı.
Monsenyör Kazanjian, birkaç gün içinde Türkiye’ye konuk olacak olan Papa XIV. Leo’nun apostolik yolculuğunun koordinatörüsünüz. Papa’yı nasıl karşılayacaksınız?
Papa’yı büyük bir sevinçle, kesinlikle büyük bir organizasyonla karşılayacağız. Hem kiliseler hem de yerel yetkililer, sıcak bir karşılama sağlamak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Bunun ilk apostolik ziyaret olması ve ekümenik bir ziyaret olması bizi gerçekten mutlu ediyor. Kilisemizin başı olan Papamızı, bugün dünyada en büyük elçi, barışın en büyük sesi olarak aramızda görmekten mutluluk duyuyoruz. Umarız bu ziyaret bol meyve verir.
“Sultanahmet Camii”nden Beyrut Limanı’na, Papa’nın Türkiye ve Lübnan’daki programı. Ankara’ya hareketinden bir ay önce, XIV. Leo’nun iki Orta Doğu ülkesine yaptığı ilk apostolik seyahatinin resmi programı bugün yayınlandı. Antik İznik’te bir dua zamanına yer verildi.
Papa Hazretlerinin düzenleyeceği birçok etkinlik arasında, özellikle 28 Kasım’da İznik ziyareti planlanıyor. İznik Konsili’nin 1700. yıldönümünü anmak için ekümenik bir dua toplantısı düzenlenecek. Bu toplantı hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz?
Bu toplantı, her şeyden önce bir dua toplantısı olacak. Katolik Kilisesi’ni temsil edecek olan Papa Hazretlerinden başlayarak yirmi Hristiyan cemaatinden yirmi temsilci katılacak. Ardından, en büyük yerel kilise olan Rum Ortodoks Kilisesi, Rum Ortodoks Patrikhanesi ve ardından Süryani Ortodoks Kilisesi, Antakya ve İskenderiye Patrikhaneleri ile çeşitli Evanjelik ve Protestan cemaatleri yer alacak. Dua, imparatorun tüm episkoposları davet ettiği İznik şehrinin bulunduğu yer olan İznik Gölü üzerindeki bir platformda gerçekleşecek.
30 Kasım Pazar günü, Patrik Bartholomeos I ile Ekümenik Patrikhane’de bir başka ekümenik toplantı yapması ve Türkiye Ermeni Apostolik Patrikhanesi’ni ziyaret etmesi planlanıyor.
Papa, Pazar gününe İstanbul Ermeni Patrikhanesi’ni ziyaret ederek başlayacak ve burada Eçmiadzin Katolikosu II. Karekin’i temsil eden Patrik Hazretleri II. Sahak Maşalyan ile görüşecek. Bu görüşme yarım saat sürecek ve ardından Papa, Fener Rum Patrikhanesi’ne geçecek. XIV. Leo, Patrik I. Bartholomeos tarafından Aziz Andreas Yortusu’nda kutlanan Kutsal Efkaristiya’ya katılacak. Kutlamanın ardından bir öğle yemeği verilecek ve öğle yemeğinden sonra Papa, yolculuğunun ikinci ayağı olan Lübnan’a gitmek üzere İstanbul’dan ayrılacak.
Volkswagen Arena’da, tüm Katolik Hristiyan dünyasını Papa Hazretlerinin etrafında bir kutlamada bir araya getirecek olan Ayin hakkında bize neler söyleyebilirsiniz?
Tüm apostolik yolculuklarda olduğu gibi bu Ayin de, Papa Hazretlerinin yerel toplulukla buluştuğu ve onlarla birlikte kutlama yaptığı odak noktası bir anı temsil ediyor.
Papalık maiyeti ve yerel kiliselerin yetkilileri olacaklar. Ve hepsinden önemlisi, Katolik yetkililer. Söylemem gerekirse, önemli bir ayrıntı, tüm dünyaya barış mesajı getirmek için gelen bu “barış adamı” ile tanışmak için bir araya gelen gençlerin varlığı olacak. Şimdilik, barış için çalışmak gibi özel bir amaçla kaydolan 120 genç gönüllümüz var. Bu ayinin, onların birlikte kutladığı ayinlerin sonuncusu olmaması için liderleriyle görüşüyoruz. Bu kutlamayı bir barış gençlik hareketinin kuruluş anı haline getirmeyi planlıyoruz. Diğer bir ayrıntı ise, İstanbul’da yaşayan tüm azınlıklardan (Katolikler ve Katolik olmayanlar, ancak hepsi Hristiyan) 250 kişiden oluşacak büyük bir koro. Ayrıca, uzun süredir İstanbul’da yaşayan azınlıklardan, yani Apostolik Ermeniler ve Katolik Ermeniler birlikte, birlikte Ermeni ilahileri söylemek için tek bir koro oluşturacak. Ayrıca, Süryani Katolik Kilisesi’ne özgü ilahiler ve geleneksel melodiler seslendirecek küçük bir Süryani Katolik korosu da bulunacak. Son olarak, geleneksel ilahilerini seslendirecek bir Keldani korosu ve tüm dillerde ilahi söyleyecek ve Latin ayinine eşlik edecek 110 kişilik büyük bir koro daha olacak.