İDENTE TOPLULUĞU KURUCUSU FERNANDO RIELO’NUN DOĞUMUNUN 100. YILI KUTLAMASI 22 Ocak 2023

22 Ocak 2022 tarihinde İStanbul KAtedrali’nde, İdente Erkek ve Kadın Topluluğu Kurucusu Fernando Rielo PArdal’ın doğumunun yüzüncü yıldönümü kutlamaları başlangıcı için görkemli ayin kutlandı.

Ayine Türkiye Katolik Ermenileri Başepiskoposu Levon Boghos ZEKİYAN başkanlık etti.

CET Başkanı İzmir Başepiskoposu Martin KMETEC bir mesaj gönderdi,

Ayinin vaazını İstanbul Havarisel Vekili Mons. Massimiliano PALINURO verdi. İdente Gençlik’te Fernando Rielo’nun öğretisi ile Mesih’i tanımış olan her yaştan onlarca genç ayine katıldı.

Ayine katılanlara, Idente Topluluğunu tanıtan, Fernando Rielo’nun yaşam öyküsü ve kuruluşlarınn yer aldığı bir kitapçık ile trisagio dağıtıldı. Kitapçıkta Meryem’in Trisagiosu ile birlikte Yusuf’un Trisagiosu da ye alıyor.

C.E.T. 115. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI

Türkiye Katolik Ruhani Reisler Kurulu 115. Olağan Genel Kurul Toplantısı 9-12 Ocak 2023 tarihleri arasında İskenderun’da yapıldı.

İlk gün, Allah’ın Sözü’nü düşünmeye ayrıldı. Episkoposlar, toplantılarının başlangıcını Mons. Paolo Bizzzeti’nin rehberliğinde Kutsal Yazılar üzerine meditasyona ayırdılar.  

Sonraki iki gün boyunca toplantılar Türkiye Apostolik Büyükelçi S. E. Mons. Marek Solczynski huzurunda Anadolu Havarisel Temsilciliği toplantı salonunda yapıldı. Toplantının başlangıcında son toplantıdan bu yana geçen zamanda yaşanan sevinçli ve üzücü olaylarla, zorlukların ve geleceğe dair fikirler kardeşçe paylaşıldı.

5-12 Şubat 2023 tarihinde Prag’da yapılacak Episkoposlar Sinodu’nun Kıta sürecinde CET temsilcisi olarak Mons. Martin KMETEC belirlenirken, Roma’daki final aşamasında Mons. Massimiliano PALİNURO’nun temsilci olarak gitmesine karar verildi.

Ulusal Gençlik Komisyonu Temsilcisi P. Antuan Ilgıt, 1-6 Ağustos 2023 tarihinde Lizbon, Portekiz’de yapılacak Uluslararası Dünya Gençlik Günü toplantısına katılım hakkında kendi önerilerini sundu. Bu etkinliğe katılacak gençleri organize etmek için yerel sorumluların kendisi ile iletişime geçmeleri gerekmektedir.

Mahalli ve evrensel kilise seviyesinde bazı etkinliklerin planlaması yapıldı ve bu girişimlere aktif olarak katılmaya davet edilecek temsilciler seçildi. Bu önemli buluşmalar arasında “Çobanlar ve Laikler, Birlikte Yürümeye Çağrı” Laikler, Aile ve Yaşam Bakanlığı (Vatikan, 16-18 Şubat, 2023); CCEE Katekez Oturum Toplantısı, Lubiana, Slovenya (25-27 Nisan 2023); Jubile Yılı 2025 Efkaristiya Kongresi, İznik Konsili Jübilesi (2025).

Kilise Mahkemesi hakkında, Apostolik Signatura Yüce Mahkemesi teklifi ile ilgilenen tüm ruhbanlara açık sorumlu diyosezanlar için yargı eğitimi için bir yıllık toplantı yapılması kararı alındı.

Latin Ayin düzeni için ayin kitaplarının yeniden tercüme işi hızla ilerliyor ve iyi sonuçlar alınıyor. Komisyon İstanbul Apostolik Temsilciliğinde çalışmalarını sürdürmektedir. Nihai basım işleminden önce teolojik ve linguistik bir konferans ve ad experimentum bir baskı yapılması öngörülmektedir. Episkoposlar, daha karmaşık bir çalışma ve derin düşünme gerektiren sözcüklerin çevirileri hakkında kısa bir süre fikir alış verişinde bulundular.

Présence dergisi, Türkiye Kilisesinin yaşamı ve maneviyatını ifade edip paylaşmak ve tüm yreekl kilise gerçekleri için imanda müjdeleme ve eğitim aracı olacak şekilde tekrar düzenlenecektir. Suor Enza Ricciardi tüm episkoposluk bölgeleri temsilcileri içe işbirliği kurarak çalışmak üzere  dergi direktörü ve redaksiyon koordinatörü olarak seçildi.

Katekez Komisyonu, Türkiye’deki Hristiyanların eğitim ve öğretimini daha iyi hale getirmek, yararlı konuları tartışmak ve derinleşmek üzere bu yıl içinde bir sempozyum düzenlenmesini teklif etti. İçerik ve organizasyon ayrıntıları en kısa sürede paylaşılacaktır.

CET sekretaryası tarafından sunulan bir hizmet olan basın bülteninin, Episkoposlar Konferansı’nın değil ülkedeki medyanın görüşlerinin iletildiği bir bülten olduğu belirtildi.

Bir sonraki toplantının 9-11 Temmuz 2023 tarihlerinde, İstanbul, Büyükada’da Apostolik Büyükelçilik mülkünde yapılması kararlaştırıldı.

Papa Emeritus Bendiktus için 7 Ocak 2023’te Dinî Merasim yapıldı

St. Esprit Katedrali’nde yapılan ayine Türkiye’deki dinî cemaat temsilcileri katıldı. (Photo Credit: Alfonso Zamuner)

Türkiye Vatikan Büyükelçisi S.E. Mons. Mareck Solcyzinski’nin Başkanlık ettiği ayine Ekümenik Patrik Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği Kadasetli Sahak Maşalyan, Süryani Ortodoks Cemaati Başepiskoposu Mor Filüksinos Yusuf Çetin, Trükiye Ermeni Katolikleri Başepiskoposu S. E. Mons. Levon Boghos Zekiyan, Süryani Katolik Cemaati Patrik Vekili Mons. Orhan Çanlı, Keldani Cemaati Patriği Ramzi Garmou ve İstanbul Havarisel Temsilcisi S.E. Mons. Massimiliano Palinuro katıldılar.

İstanbul Katolik cemaatinin kalabalık bir şekilde iştirak ettiği ayinin başlangıcında kısa bir konuşma yapan İstanbul Havarisel Temsilcisi Mons. Massiimiliano Palinuro şunları söyledi:

(Photo Credit: Alfonso Zamuner)

“Büyük Papa XVI. Benediktus’un iman tanıklığı ve Kilise’ye sunduğu cömert hizmeti için, Türkiye’deki Katolik Cemaati’nin Rab’be şükranlarını göstermek üzere bu Efkaristiya kutlamasında toplanmış bulunuyoruz.

“Rab, kendi kutsal isteğine uygun olarak son yüzyılların büyük teoloğu Joseph Ratzinger’i Katolik Kilisesi’ne Havari Petrus’un 265. Halefi olmak üzere çağırdı. Kendisi Zor bir dönemde Aziz II. Jean Paul’ün büyük mirasını üstlendi.  Güçlü rehberliği ve açık doktrini ile temel bir referans noktası oldu ve olmaya devam edecektir.

“Öğretileri ve yazdıkları gelecek nesillere bıraktığı büyük bir hazinedir. O, İncil’in yolundan giderek uzaklaşan bir dünyada, Hristiyan imanının güzelliğini tanıtmayı biliyordu.  Hristiyanlığın etkisinin azalmasına bağlı olarak, Batı dünyasını özellikle etkileyen manevi kuraklıkla yüzleşti ve Kilise’yi İncil’in ana kaynaklarına; bizzat yaşayan İsa’ya yönelmesi için cesaretlendirdi. 

“Papalığın programlı Genelgesi Deus Caritas est’te “Hristiyan olmanın başlangıcı bir etik karar ya da yüce bir fikir değildir, bu bir karşılaşma durumudur: Hristiyan olmanın başlangıcı, bir Kişi ile  – yaşama yeni bir ufuk veren İsa’nın şahsı ile karşılaşmaktır.” (Enciclica Deus caritas est, §1).

“Gerçekten de onun hayatı Rab İsa’ya ve O’nun kilisesine bir sevgi ilahisi oldu. Görevden ayrılması bile Kilise’nin yararına olan her şeyi, kendi hayatından daha önemli tuttuğunu bize gösteriyor: “Kilise, Rab’bin kilisesidir, başka kimseye ait değildir.” Papa’nın öğrettiği son şey budur.

“Ne yazık ki o yanlış anlaşıldı ve pek çok kişi tarafından kullanıldı. Küçük ideolojik hedeflerle hareket eden muhafazakâr kesimler onu kullandı ve ilericiler de onu bir düşman olarak gördü. Muazzam etkisini ve otoritesini sarsmak için saçma sapan iftiralar yayıldı. Şeytani bir mantığa uyan, Kilisenin iç ve dış düşmanları Papa Benediktus’un Papa Franciskus’a karşı olduğunu ilan ederken, Papa Emeritus daima alçakgönüllülükle tek Papa’ya mutlak itaat gösterdi. Sessizliği ve alçakgönüllülüğü ile bu iftiraların saçmalığını gösterdi ve Kilise birliğini korudu.

“Uzun ve acı dolu bir hastalık döneminden sonra burada, yeryüzünde söylediği son sözler: “Rab, seni seviyorum” oldu. Bu sözler gerçekten de doktrin ve öğretisinin derin kaynağını, yani Rab İsa ile sevgi ilişkisini bize gösteriyor.

“Bizlere bıraktığı ve bu kitapçığın son sayfasında bulunan Manevi Vasiyeti, bize bir kez daha Papa XVI. Benediktus’un yüreğine bakma imkânı veriyor. O’nun vasiyeti asla unutulmamalı, hatırası takdis edilmelidir.  “

(Photo Credit: Alfonso Zamuner)

Vatikan’ın Türkiye Büyükelçisi s. Mons. Mareck Solcyzinski, vaazında Papa Emeritus XVI. Benediktus’un Manevi Vasiyetine değindi :

Pek Kutsal Patrik Hazretleri,

Kadasetli Patrik Hazretleri,

Sevgili Epsikopos Kardeşlerim,

Ekselansları ve Saygıdeğer Diplomatik Kurum Temsilcileri,

Sevgili Kardeşlerim,

            Papa Emeritus XVI. Benediktus Hazretlerinin ebedi istirahati için kutladığımız bu Ayin’de ona hürmetlerimizi sunuyor ve Kilise’nin bu büyük Çobanı ve iman hocasını anıyoruz.

1.        Gerçekten de Papa Franciskus’un dediği gibi, : O’nun keskin ve ince düşüncesi kendisine atıf vermiyordu, fakat kiliseye aitti, çünkü daima İsa ile karşılaşmamızda bize eşlik etmeyi istedi. Papa Benediktus’un bizi elimizden tutup götürdüğü kişi, Çarmıha Gerilmiş, Dirilmiş, Yaşayan ve Rab Olan İsa idi.

            Papa Benediktus’un en son kendi Manevi Vasiyeti’nde de belirttiği gibi Kilise’yi ve her erkek ve her kadını İsa ile karşılaşmaya götürmek, onun arzusu idi. Bu Vasiyet’te bizden imanda sağlam durmamızı istiyor: Kilise’de benim hizmetime emanet edilen herkese şimdi diyorum ki: Kafanız karışmasın… Hakikaten Mesih İsa Yol, Gerçek ve Yaşam’dır – ve Kilise de tüm kusurlarıyla birlikte gerçekten O’nun bedenidir. Bu sözler, ikinci okumada Aziz Petrus’un bize verdiği teminat ile ne kadar da örtüşüyor! Zaman sona ererken açığa çıkarılmaya hazır olan kurtuluşa kavuşasınız diye iman sayesinde Allah’ın gücü ile korunuyorsunuz.

2.         Gerçekten de Papa Benediktus, Haça Gerilen ve Dirilen, Yaşayan Rab Olan Mesih İsa’ya tamamen inandığı gibi, O’nun Bedeni olan Kilise’ye de inanıyordu. Bu imanını, rahip, episkopos ve Papa olarak kendi hayatı ile kanıtlamıştır. Yine bir teolog olarak Kilise’nin gerçek öğretisini açıklayıp savunarak, Katolik imanına aykırı hiç bir şeyi onaylamadı. Manevi Vasiyeti’nde şöyle yazıyor: 60 yıl boyunca teolojinin özellikle Kutsal Kitap araştırmalarının yolunu takip ettim. Sarsılmaz görülen tezlerin, değişen nesillerle çöktüğünü gördüm – ki bunların sadece hipotez olduğu ortaya çıktı… Tüm bu karmakarışık hipotezler arasından imanın makullüğünün nasıl ortaya çıkmış olduğunu ve çıkmaya devam ettiğini gördüm ve görüyorum.

3.         Fakat Papa Benediktus, sarsılmaz imanının en büyük kanıtını son sözlerini söylerken verdi: İsa, seni seviyorum. İmanını bu şekilde açıklarken, aynı zamanda Allah’ın hizmetkârı olarak yaşadığı hayatını da özetlemiş oldu:

                        Tamamen karşılıksız bir armağan için duyulan şükrandan doğan, Rab’be ve O’nun halkına hizmet için minnettar bir bağlılık;  

                        Rab’be hizmet eden herkesin Rab’bin ‘kuzularımı otlat’ diyerek verdiği buyruğa güvenli bir itaat demek olan dayanıklılık ve zorluklar ortasında sessizce şekillenip arınmış, dua dolu bir bağlılık;

                        Müjde’nin güzelliği ve sevincini iletmek için tutkulu çabasında, Allah’ın hizmetkârı olarak görevinde her zaman Kutsal Ruh’un tesellisi ile desteklenen bir bağlılık;

        Meryem gibi Haç’ın altında, çeşitli şekillerde yer alan herkesin verimli tanıklığında; ne saldıran ne de zorlayan, acı veren ama kararlı bir dinginlikte; Rab’bin atalarımıza ve onların torunlarına verdiği söze sonsuza dek sadık kalacağına dair inatçı ama sabırlı bir umut.  (cf. Papa Francesko’ Vaaz, Cenaze Ayini).

4.         Manevi Vasiyeti’nin sonunda Papa Benediktus tevazu ile: “benim için dua etmenizi istiyorum. Tüm günahlarıma ve kusurlarıma rağmen Rab beni ebedi konutuna kabul etsin” diyor.          

İstanbul Havarisel Temsilciliğinin Katedral Kilisesinde Papa Benediktus’un ebedi istirahati için dua etmek üzere bir araya gelen bizler de bir kilise topluluğu olarak bugünkü İncil okumasının bize hatırlattığı Rab’bin son sözlerine sımsıkı sarılıyor ve  Kardeşimizi Rab’bin ellerine emanet ediyoruz. O merhametli eller hayatı boyunca yaydığı ve tanıklık ettiği İncil’in yağıyla kandilini yaksın (bk. Vaaz, Cenaze Ayini).

            Bugün İkinci Okuma’da Aziz Petrus bizi Rab’bin kurtuluşumuza ilişkin vaadine sımsıkı sarılmamız için teşvik ediyor: Mesih’i görmemiş olsanız da O’nu seviyorsunuz. Şu anda O’nu görmediğiniz halde O’na iman ediyor, sözle anlatılmaz yüce bir sevinçle coşuyorsunuz. Çünkü imanınızın sonucu olarak canlarınızın kurtuluşuna seviniyorsunuz.

            Bu sözlerden cesaret alarak, Kardeşimiz Papa Benediktus’un şimdiden üç büyük Aziz Selefi XXII. Yuhanna, VI. Pavlus ve II. Jean Paul ile buluşmuş olduğunu ve tarif edilemez bir sevinç ile dolduğunu ümit ettiğimizi ifade etmek isteriz. Tüm dünyada Allah’a iman edenler gibi bizler de Katedral Kilisesine, asla ölmeyen sevgiyi göstermek üzere şükran kokusu ve umut merhemi ile geldik. Bunu O’nun bize yıllar boyunca bahşettiği aynı bilgelik, şefkat ve özveri ile yapmak istiyoruz. Ve Papa Franciskus’un izinden giderek şu sözlerle dua ediyoruz Güvey’in sadık dostu Benediktus, şimdi ve sonsuza dek O’nun sesini işittiğin için, sevincin de tam olsun! (bk. Vaaz, Cenaze Ayini).

5.         Son olarak, Papa Beneditus’un Manevi Vasiyeti’ndeki son sözleri hatırlatmak istiyorum: Bana emanet ettiklerinin hepsi için gün be gün en içten dualarımı sunuyorum.

            Dediğin gibi olsun!  Teşekkür ederiz, Kutsal Baba! Âmin.

Ekümenik Patrik Bartholomeos Hazretleri de anma konuşmasında Papa Emeritus XVI. Bendiktus ile uzun yıllar öncesine dayanan tanışıklığından söz etti:

(Photo Credit: Alfonso Zamuner)

Merhum Papa XVI. Benediktus için saygı, minnet ve sevginin kardeşçe ve alçakgönüllü takdirini göstermek bizim için ayrı bir şeref vesilesidir.

Papa XVI. Benediktus ile ilk yakın tanışmam ve kişisel görüşmem; merhum Papa II. John Paul’un başlattığı Dünya Dua Günü’nde, 2002 yılında oldu. Merhum Papa II. John Paul, dinî önderlerin hep birlikte Assisi’ye trenle yolculuk yapmasını teklif etmişti. Böylece dinî anlayışın yanı sıra hac yolculuğuyla birlikte manevî farkındalığın içsel yolculuğunu da tecrübe edeceklerdi. O sırada Kardinal Joseph Ratzinger’i tren yolculuğunda aynı kompartımanda yanıma oturması için davet etme fırsatı buldum. Bu vesileyle yirmi yıl sürecek olan karşılıklı bir sevgi ve pastoral ittifakın tohumları atılmış oldu. 

Assisi’ye giden yolculukta gerçekleşen bu buluşma benim için tesadüfî ya da gayri resmi bir birlik ve dayanışma ifadesinden çok daha fazlasıydı. Aslında ikimizin de birbirine yakınlaşması için çok fazla bir çaba gerekmiyordu. Her ikimiz de aynı düzlemde olduğumuzu, aynı diyalog ilkelerine değer verdiğimizi ve bu nedenle de Mesih İsa’da birlik ve birliktelik için aynı ortak hedefi paylaştığımızı, kısa sürede fark ettik.  Bu derin ve kişisel buluşma anı, nihayetinde Papa Benediktus’un görev süresi boyunca ilişkimizi şekillendirdi. Bu yolculuk, sekülerleşmiş bir dünyada imanı savunmak ve aynı zamanda bölünmüş Hristiyanlar arasında birliği geliştirmek için hem bir çağrı hem de bir yükümlülük olan sorumluluğumuz hakkında paylaştığımız güven ve kanaati mühürlemiş oldu.

O dönem Kardinal Ratzinger, zaten çok tanınmış bir teoloji alimiydi. Bana söylediğine göre, kitaplardan çok kendisini etkileyen bazı Ortodoks öğrencilerden Doğu teolojisi ve geleneğini öğrenmiş ve sevmişti.  Bu öğrenciler arasında İsviçre Metropolitanı Damaskinos ve Avustralya Başepiskoposu Stylianos da bulunuyordu. Bunlardan Metropolitan Damaskinos 2016’da Girit’te toplanan Ortodoks Kilisesinin Kutsal ve Büyük Konsili’nin hazırlanmasında ve dinler arası diyalogun desteklenmesinde çok önemli bir görev üstlenmiştir.  Avustralya Stylianos Başepiskoposu da ikili ve çok taraflı ekümenik diyaloglarda kritik görevler üstlendi, hatta 1980’de başlayan Katolik – Ortodoks Teolojik Diyalog’un kurucu eş başkanı olarak görev yaptı. 

Böylece 19 Nisan 2005’te seçilmesi vesilesiyle, selefimiz Patrik Demetrios’un 16 Ekim 1978’de Papa John Paul’un papa olarak seçilmesini takiben Ekümenik Patrikhane Makamına yaptığı ziyareti hatırlamak amacıyla sembolik bir jestle, hemen Papa Benediktus’u Fener’e davet ettim. Papa II. John Paul, papalık görevine başladıktan sonra Roma Katolik Kilisesi ve Ortodoks Kilisesi arasında Teolojik Diyalog için Karma Komisyon’un resmen açıklandığı 30 Kasım 1979’da,  Konstantinopolis Kilisesi Tahtının Bayramına bizzat katılmıştı.

Papa XVI. Benediktus da seçildikten on sekiz ay sonra 20 Kasım 2006’da Ekümenik Patrikhane Festivali’ne bizzat katıldı, ki bu da kiliselerimiz arasındaki resmi teolojik diyalogun yeniden başladığını ve yenilendiğini işaret etmektedir. 30 Kasım 2006’da ortak bir deklarasyonda “çeşitli zorluklar yüzünden birkaç yıl kesintiye uğrayan fakat artık  taze bir dostluk ve iş birliği ruhu içinde tekrar çalışabilecek Komisyon’un ve teolojik diyalogun yeniden başlamasından duyduğumuz derin sevinci ifade ettik.” Aramizdaki kişisel dostluk tohumları ve Papa Benediktus’un ısrarlı çabalarının sonucunda 2006’da kiliselerimiz arasındaki diyalog nihayet Sırbistan’ın Belgrad şehrinde tekrar başladı. Ortak komisyonun teolojik gündemine geri dönerek yeni ilerlemeler kat etmesinde Papa Benediktus’un ve bizim Pergamon Metropolitimiz John’un teolojik hünerleri büyük paya sahiptir.

Kasım 2006’daki aynı belgede “dünya karşısında iş birliğimizi ve ortak tanıklığımızı güçlendirmeliyiz” diyerek ortak düşüncemizi de belirtmiştik. Üstelik kendimizi insanlığa hizmet, insan yaşamını, her insanın yaşamını savunmaya adayarak; Hristiyanlar arasında yakın ilişki kurulmasını ve her tür şiddet ve ayrımcılıkla mücadele amacıyla gerçek ve dürüst bir dinler arası diyalog kurulmasını teşvik etmeliyiz.”  Nihayet “dinî önderler olarak Allah’ın yarattıklarını korumak ve gelecek nesillere içinde yaşayabilecekleri bir dünya bırakmak için yapılan tüm çabaları teşvik etmeyi ve desteklemeyi görevlerimizden biri olarak görüyoruz” diyerek bitirdik.

İki yıldan kısa bir süre sonra, 2008 yılı Ekim ayında Papa Benediktus bizi Roma Katolik Kilisesi Episkoposlar Sinodu Olağan 1. Genel Kurul Toplantısında 400’den fazla kardinal ve episkopos huzurunda “Kilise Yaşamı ve Görevinde Allah’ın Kelamı” hakkında resmi ve merkezi bir tanıtım için davet etti. Bu tarihi olay, muhteşem Sistine Şapeli’nde görkemli bir akşam ayininden sonra gerçekleşti. Olayı tarihi kılan ise bir Roma’da bir Papa’nın bir Ortodoks Patriğinden küresel episkoposlar sinodunda açılış konuşması yapmasını istiyor olmasıydı. Bu, kalbimin derinliklerinde ve Kilise tarihinde değerini koruyacak muazzam bir armağan ve paha biçilemez bir şereftir.

Patrik olarak görev yaptığım otuz bir yıl boyunca Roma’da görev yapan üç Papa ile çalışma ayrıcalığına sahip oldum. 29 Haziran 2008’de Vatikan’ın koruyucu azizleri Aziz Petrus ve Pavlus Bayramı’na katıldığım üç seferden birinde Papa Benediktus’a: “Papa Hazretlerinin On sekiz  ay önce İlk Çağrılan Havari ve Aziz Petrus’un ağabeyi, Yeni Roma’nın Kadim Makamının Kurucusu ve Koruyucusu Aziz Andreas’ın Tahtının Bayramı’nda bizzat hazır bulunmasına samimi şükran duygularımızın saygılı bir ifadesi” olarak mevcudiyetimin işaret ettiği kesinliği belirttim.

Aziz Petrus Bazilikasındaki Görkemli ayinden sonra öğle yemeğinde şunları da söyledim:  “Bu tür ziyaretler tarihsel bağlamda teolojik diyalog yoluyla daha büyük iletişimin somut ifadesi ve Mesih’in bedeninde kutsal sırların tam bir birlikteliği için dua beklentisi ile iki Kilise arasında önemli alış verişleri içermektedir.” Bu toplantı, Havari Pavlus’un iki bin yıl önceki doğuşundan beri Pauline Yılı’nın resmi açılışını göstermektedir ve her ikimiz de birbirimizin bayramlarını destekleme sözü verdik.

Papa Benediktus ile mütevazı ama tarihi önem taşıyan istifasından çok sonra bile yazışmaya ve iletişim kurmaya devam ettik. Onunla sık sık yıllar boyunca kişisel görüşlerimizi paylaştık,  hatta onu nisan aylarında üç yıldönümü için – Papa  seçilmesi, Papalık makamına çıkması ve doğum günü için tebrik ederdim. Onu mütevazı manastırında ziyaret edişimi her zaman anlamlı buldu, orada toplantılarımızı hatırladı ve ona vermiş olduğum çeşitli hediyeleri gururla gösterdi.

Bir keresinde şöyle yazmıştı: “Bu nesneler sadece kişisel dostluğumuzun değerli işaretleri değil, aynı zamanda Konstantinopolis ve Roma arasındaki birliğe giden işaret levhaları, birliğe doğru ilerlediğimize dair umut işaretleridir.”

Sevgili kardeşim Papa 16. Benedict’in incelikli ruhu, ebediyen huzur içinde yatsın. Hayatının ve işlerinin çok önemli katkısı ebedi hatıradaki yerini korusun.  

Türkiye Ermenileri Patriği Kadasetli Patrik Sahak Maşalyan da Papa Emeritus XVI. Benediktus’un vefatı ve gıyabi cenaze merasimi münaseetiyle bir konuşma yaptı:

PAPA XVI. BENEDICTUS ANISINA

Mesih’in Kilisesi’ne hizmet edenler hakkında konuşurken Davut Peygamber’in Mezmurlar Kitabındaki ayeti hatırlıyoruz: “Kahinlerin doğruluğu kuşansın. Sadık kulların sevinç çığlıkları atsın” (132.9). Bugün kardeş kilise önderleri olarak bu kutsal çatı altında bu ayeti kendine şiar edinmiş, “Rabbin hizmetkarlarının bir hizmetkarini” anıyor, ruhunun esenligi için dua ediyoruz. Emeritus Papa XVI. Benedictus’un vefatıyla Rab Isa Mesih’in evrensel Kilisesi önemli bir değerini kaybetmiştir. Ruhanilik andina sadık kalarak Kiliseye hizmet ettiği her konumda, üstlenmiş olduğu her görevde doğrulukla ve sadakatle gerçekleştirdiği çalışmaları kilisenin sadık evlatları için hep bir övünç vesilesi olmuştur.

Bugün ebediyete uğurlanan Emeritus Papa Benedictus’un kaybı, özellikle Katolik dünyasında gerçekten bir üzüntüye neden olmuştur. Ancak bu üzüntü içinde teselli bulmak için O’nun yaşamına bakmak yeterli olacaktır. Kendisini tanıyanlar onun geride bırakmış olduğu değerli eserlerin ve hizmetlerin bilinciyle, örnek bir ruhani önder bahsettiği için Tanrı’ya şükretmektedirler. İşte bu şükran duygusu ölüm acısını anlamlı kılmakta ve hatta acıyı kutsal bir sevince dönüştürmektedir. Papa Benedictus’u tanıyanlar Kilisenin önemli bir önderini yitirmenin acısının yanı sıra, böylesi yüksek vasıflarla donanmış bir ruhani babaya sahip olmanın tesellisini yaşıyorlar. Katolik kardeşlerimizin O’nun aziz hatırasıyla övünmeye fazlasıyla hakları var. Kuşaktan kuşağa taşınacak bu hakli övünç Papa Benedictus’un anısını yaşatacaktır.

Hepimizce bilinen bir gerçek var: Pek Muhterem Emeritus Papa’nın vefatı sadece Roma Katolik Kilisesi için değil, aynı zamanda Mesih’in Bedeni olan Kutsal Kilise ailesi ve insanlık için bir kayıptır. O’nun şahsında kilise büyük bir teoloğu, derin bir ruhaniyata sahip örnek bir önderi kaybetmiştir. Sadece Kilise için değil, Rahmetli Emeritus Papa insanlık hafızasında da bir düşünür olarak çok önemli bir yer edinmiştir. Hatırası, Rabbin görkemine adanmış hizmetlerinde ve kaleme aldığı kalıcı eserlerde yaşayacaktır. Şahsen ben, rahiplik öğrenim yıllarında onun kitaplarından yararlandığımı ve teoloji bilgimi zenginleştirdiğimi söyleyebilirim.

Emeritus Papa Benedictus’un Patrikliğimizle olan hatırasını burada paylaşmak isteriz. Kendisinin tahta çıkış törenine Rahmetli selefimiz Patrik Mesrob II Hazretleri PatriklikMakamını temsilen katılmıştı. 2006 yılında ise Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaret esnasında Patriklik Katedralimiz’de Rahmetli Patrik Hazretleri tarafindan karşılanmıştı. Bizler için çok önemli ve büyük değer taşıyan bu hatıralar Patrikliğimiz tarihinde yaşayacaktır. Patriklik Katedraline yaptığı bu tarihi ziyaret katedralin girişindeki bir kitabede, kendisinden önce katedralimize yapılmış Papal ziyaretler arasındaki yerini almıştır.

Dünya barışına, kardeşliğe ve kiliseler arası ilişkilerin geliştirilmesine hizmet etmiş bir ruhani lideri kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Bu vesileyle Patriklik Makami, Ruhani Meclisimiz, ruhanilerimiz, cemaat kurumlarımız ve cemaatimiz adına taziyelerimizi sunuyor, ruhunun esenliği için dua ediyoruz. Tanrı dualarımızı kabul etsin. Amen.

Ayin sonunda, cemaate anı olarak Papa Emeritus XVI. Benediktus’un fotoğrafının bulunduğu kartlar dağıtıldı.

(Photo Credit: Alfonso Zamuner)

Katedral Korosu, Don Nicola MASEDU (SDB) şefliğinde ilahilerle ayine eşlik etti.

 

Papa Emeritus Benedikt XVI vefat etti

Papa Emeritus Benedikt XVI, bu sabah dokuz buçukta, gençliğinden bu yana özveri ve sadakale hizmet ettiği Kutsal Pederimizin evine döndü. Teolojik bilgisi ve güçlü duruşuyla tüm kiliseye örnek oldu ve sekiz yıl boyunca Aziz Petrus’un makamına, nice çalkantıların ve zorlukların ortasında, ileri yaşına rağmen dirayet ve cesaretle vekâlet etti. Bugün dualarımızda hatırladığımız “Babamız,” Yüce Allah’ın huzurunda bizler için dua etsin.

Türkiye Ermeni Katolik Başepiskoposluğu 2022 Noel Takvimi

24 ARALIK 2022 CUMARTESİ

Taksim Surp Hovhan Vosgeperan Ermeni Katolik Kilisesi

Saat 16.45 Kutsal Okumalar

Saat 18.00 Pek Muhterem Başepiskopos Levon Zekiyan tarafından sunulacak olan Kutsal Ayin

Pangaltı Anarad Hığutyun Ermeni Katolik Kilisesi

Saat 18.00 Kutsal Ayin

Kadıköy Surp Levon Ermeni Katolik Kilisesi

Saat 19.00 Kutsal Ayin

25 ARALIK 2022 PAZAR

Beyoğlu Surp Asdvadzazin Ermeni Katolik Kilisesi

Saat 10.30 Pek Muhterem Başepiskopos Levon Zekiyan tarafından sunulacak olan Kutsal Ayin

Pangaltı Anarad Hığutyun Ermeni Katolik Kilisesi

Saat 11.00 Kutsal Ayin

Kadıköy Surp Levon Ermeni Katolik Kilisesi

Saat 11.30 Kutsal Ayin

İzmir Metropolitliği Noel Ayin Programı

İzmir Kiliselerinde Noel Ayin Programı aşağıdaki gibidir:

Cathédrale St-Jean/Aziz Yuhanna Katedrali : 21h30

Eglise St-Antoine/Aziz Antuan Kilisesi, Bayraklı : 17h00

Eglise du Saint Nom de Marie/Meriem’in Kutsal Adı Kilisesi, Bornova : 17h00

Eglise Sainte-Hélène/Azize Helena, Karşıyaka : 20h00

Eglise Sainte-Marie/Santa Maria Kilisesi, Konak : concert 23h15, sainte messe : 23h45

Eglise Notre-Dame de Lourdes/Notre-Dame de Lourdes Kilisesi, Göztepe : 22h00

Eglise St-Jean Baptiste/Aziz Vaftizci Yuhanna Kilisesi, Buca : 21h30

Eglise Notre-Dame du Rosaire/Rosario Kilisesi, Alsancak : 19h00

Samsun (Türkiye) Mater Dolorosa Kilisesi Başrahibi Fra. Marcelo Antonio Cisneros OFM, 14 Aralık 2022 tarihinde vefat etti.

Samsun (Türkiye) Mater Dolorosa Kilisesi Başrahibi, Kardeşimiz Fra. Marcelo Antonio Cisneros OFM, 14 Aralık 2022tarihinde abdominal aort anevrizması yüzünden 64 yaşında vefat etti.

Cenaze Merasimi için ayin, 20 Aralık Salı günü saat 18.00’de İstanbul St. Maria Draperis Kilisesi’nde yapılacaktır.

S. e. Mons. Massimiliano PALINURO’NUN episkoposluk takdisinin I. yıldönümü 7 Aralık 2022, saat 18.00’de St. Esprit Katedrali’nde Şükran Ayini ile kutlanacak.

Geçen yıl, Meryem’in Lekesiz Var Oluşu Yortusu’nun arifesi olan 7 Aralık 2021 akşamı, Episkoposumuz, İstanbul Havarisel Vekili Mgr. Massimiliano PALINURO’nun episkoposluk takdisi gerçekleşti.
Episkopos PALINURO, bu akşam, 7 Aralık 2022, saat 18:00’de, episkoposluk takdisinin birinci yıldönümü vesilesiyle Saint-Esprit Katedrali’nde düzenlenecek olan Kutsal Şükran Ayinine riyaset edecektir. Şükran duasında ona katılmaya davet ediliyoruz. Rab, Lekesiz Meryem Ana’nın şefaati aracılığıyla ona lütuf ve sağlık versin ve kendisine emanet edilen imanlılara rehberlik ederek hizmetinde uzun süre kalmasını sağlasın.

CET BAŞKANI S.E. MONS. MARTIN KMETEC OFMConv. 13 KASIM TERÖR SALDIRISI NEDENİYLE TAZİYE DİLEDİ

Mons. Kmetec, taziye mesajında “13 Kasım 2022 Pazar günü İstanbul İstiklal Caddesi’nde meydana gelen ve en az altı kişinin hayatını kaybettiği, 81 kişinin de yaralandığı bombalı saldırının dehşet verici haberi tüm halkımızı derinden üzdü. Tüm Türkiye Episkoposları ve Hıristiyan Cemaati adına değerli canların kaybından dolayı kederli ailelere en derinden başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz” dedi.

Monsenyör Kmetec, “Allah, yolundan sapmış, başkalarına acı ve ıstırap veren herkesin kalplerini değiştirsin, barış için yaşamalarını ve çalışmalarını sağlasın” dileklerini ifade etti.

Papa Franciskus, Istiklal Caddesi’nde düzenlenen terörist saldırı için telgraf göndererek taziye diledi.

https://www.vaticannews.va/en/pope/news/2022-11/pope-sends-condolences-to-victims-of-istanbul-explosion.html

Papa Franciskus, İstanbul’un merkezinde Geçtiğimiz Pazar gin patlayan bombalı saldırıda hayatını kaybedenelrin yakınlarına ve yararlananlara taziye mesajı gönderdi.

Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin imzası ile Türkiye Havarisel Büyükelçisi Başepiskopos Marek Solczyńsk’ye Salı Günü Gönderilen mesajda Papa, İstanbul’daki bombalı saldırıda meydana gelen ölüm ve yaralanamalardan duyduğu derin üzüntüyü ifade etti.

Papa Franciskus, mesajda “ölmüş olanların ailelerine ve yakınlarına taziyelerini gönderdi ve yaralananların ve sevdiklerini yitirenlerin yası için duyduğu üzüntüyü” ifade etti. . 

Papa, “his bir şiddet eyleminin Türk milletinin Kardeşlik, adalet ve barışa dayanan bir toplum inşa etme yolunda cesaretini kırmaması” için dua ettiğini söyledi.

Yerel basında Çıkan haberlere gore İstanbul Ekümenik Patriği Bartholomeos Hazretleri de saldırıyı “sert bir dille kınadı” ve kurbanları anmak için olay yerine gitti.

Terörizm şüphesi

Patlama pazar Günü Öğleden sonra saat 04.20’de, şehrin gözde alışveriş ve buluşma yerlerinden, Avrupa yakasındaki Istiklal Caddesinde gerçekleşti.

Sosyal medyada dolaşan Görüntülerden, patlamanın sadece yaylara açık olan caddenin ortasında, kalabalık insan topluluğu içinde patladığı görülüyor.

Akşam erken saatlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yardımcısı Fuat Oktay tarafından yapılan açıklanada patlamanın bir kadın tarafından gerçeklşetirildiği belirtildi.

Başta canlı bomba saldırısından şüphelenilse de akşam saatlerinde yapılan açıklama bombayı yerleştiren kişinin tutuklandığı açıklandı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, patlamadan 40-45 dakika once bir banka Patlayıcının olduğu bir Çanta bırakıldığını belirtti. Aynı saatlerde şüpheli kadınla birlikte 46 kişi daha tutuklandı. Türkiye Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın açıklamasına göre saldırı ile ilgili 50 kişi tutuklandı.

2 KASIM TÜM ÖLÜLERİ ANMA GÜNÜNDE ÖLÜLERİN RUHLARI İÇİN ENDÜLJANS

İstanbul Havarisel Temsilcisi Ekselansları Massimiliano Palinuro, 1-8 Kasım 2022 tarihleri arasında ölmüş olan sevdiklerimizin ruhları için dua etmeye ve onların günahlarının kefareti için çaba göstermeye çağırıyor.

Kilise, 1-8 Kasım tarihleri arasında, Araf’taki ruhlara yardım etmek için, Mesih’in Kefareti ve Azizlerin sevaplarından yararlanır.

Genel Endüljans için yapılması gerekenler:

  1. Kendinizi günahtan, hatta küçük günahlardan da uzak tutmaya kararlı olmak;
  2. Günahların affını alabilmek için İtiraf Kutsal Gizemi yoluyla işlenen günahları itiraf etmek (belirtilen günlerden hemen önce, bu günler boyunca ya da hemen sonra yapılabilir);
  3. Mesih ile birlik içinde olabilmek için Efkaristiya’da Komünyon’u layıkıyla almak;
  4. İman’ı canlandırmak için iman ikrarını (Büyük İman Duası / Credo) söylemek;
  5. Kilise ile olan derin bağı ortaya koymak üzere, Kilise’nin ihtiyaçları için Papa’nın niyetine göre dua etmek;
  6. Bir mezarlığı, ya da bu mümkün değilse, bir kiliseyi ziyaret edip ölüler için dua etmek

TÜRKİYE ULUSAL SİNOD TOPLANTISI İZMİR’DE 7-9 EKİM 2022’DE YAPILDI

7-9 Ekim 2022 tarihleri arasında İzmir Başepiskoposluğunda, bu topraklarda yaşayan, Allah’ın halkının tüm temsilcilerinin katılımı ile Türkiye Kilisesi Sinodal Toplantısı yapıldı. Bu önemli Kilise toplantısı, dinleme, tartışma ve dua bağlamında ve son aylarda episkoposluk bölgeleri ve ulusal düzlemde gerçekleşen Papa Francesko’nun isteğine göre sinodal yolla süreklilik içinde tasarlandı.

İstanbul’un Ekümenik Patrik Hazretleri I. Bartholomeos’un kendi ifadesi ile aldığı davete coşkuyla kabul ederek katılması, bu görkemli ayinde derin bir sevinç vesilesi oldu. Vaazı sırasında Patrik Hazretleri ilahi anne dogmasının temel özelliklerini hatırlattı ve “Kilise’de var olan sinodalitenin gerçekten de Kutsal Üçlü birlik Kişileri arasında egemen olan uyum ve birlik ile karşılaştırılabileceğini” kendi sözleri ile ifade etti.
Toplantının ilk günü, Meryem’in ilahi anneliğini dogmatik olarak tanımlayan, 431 yılındaki Efes Konsili’nin geleneksel yıldönümü hatırasına denk geldi. Türkiye Havarisel Büyükelçisi Moıns. Marek Solczyinski’nin bakanlık ettiği Efkarisitya kutlaması Konsil’in yapıldığı antik bazilika kalıntılarında yapıldı.
Epsikoposların katıldığı bu Toplantı boyunca çeşitli kurum ve Türkiye Kilisesinde işlev gören komisyonların başkanları ve bu ülkede mevcut çeşitli kilise hareketlerinin temsilcileri de hazır bulundu.
Sinod’a katılan episkoposlar görüş alışverişinde bulundular.
Önyargı ve kapalılıktan uzak, kabul etmeye açık bir şekilde, uzaktakilere yakınlaşarak, İncil’in yaşamakta olduğunu özellikle vurgulayarak onu etkili bir şekilde ilan etmenin, yerel kültürle daha etkileşim içinde bir Hristiyan toplumu haline gelmenin önemi ve mevcut zamanın somut durumlarını benimsemenin gerekli olduğu vurgulandı.

11 EKİM 2022 SALI GÜNÜ DAVETLİSİNİZ!

İstanbul Havarisel Temsilcisi S. E. Massimiliano PALINURO, Türk Papa olarak tanınan Aziz XXIII. Yuhanna Bayramı vesilesi ile Latin Katolik Cemaatini 11 Ekim’de kutlanacak Efkaristiya Ayinine davet etti. II. Vatikan Konsili’nin 60. yıldönümüne denk gelen bayram için kutlanacak ayin saat 18.00’de başlayacak.

“Sevgili dostlar,

11 Ekim Salı günü İstanbul Latin Katolik Kilisesi Cemaati’nin koruyucusu Aziz 23. Yuhanna Bayramı, aynı zamanda İkinci Vatikan Konsili’nin açılışının 60. yıldönümüne denk gelmektedir.

Bu özel vesileyle, sizi saat 18:00’de Kutsal Ruh Katedrali’nde gerçekleşecek olan Kutsal Efkaristiya Ayini’ne katılmaya davet ediyorum.

Ayini Salerno Başepiskoposu Ekselans Mons. Andrea Bellandi yönetecektir.

Ayinin sonunda, Papa 23. Yuhanna’yı tasvir eden bir mozaik 1934-1944 yılları arasında cemaatimize sunduğu hizmetin bir nişanesi olarak kutsanarak katedralin cephesine yerleştirilecektir.

Yeni pastoral yılın başlangıcını Aziz 23. Yuhanna’nın şefaatine emanet edelim.

Sizi Rabbin adıyla kutsuyorum.

+ Massimiliano”

İzmir’in Buca ilçesindeki Aziz Vaftizci Yuhanna Kilisesi’nde yeni gelen rahibeler için ayin düzenlendi.

29 Ağustos günü yapılan ayinde, Vaftizci Yuhanna’nın şehadeti bayramı da kutlandı.

İzmir’in Buca ilçesindeki Aziz Vaftizci Yuhanna Kilisesi’nde 29 Ağustos tarihinde hem kiliseye adını veren azizin şehit edilişi bayramı hem de yeni gelen bir rahibeler topluluğunun Buca’ya yerleşimi kutlandı.

Ayini İzmir Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec yönetirken Genel Viker Peder Felianus Dogon, Başepiskoposluk Özel Kalem Müdürü Peder Alessandro Amprino ve Buca Kilisesi’nin rahibi Peder Gabriel Ferone ayine eşlik etti.

Bornova, Bayraklı ve Karşıyaka kiliselerinin rahipleri ve İzmir’in farklı kiliselerinden gelen cemaat üyeleri bu törende hazır bulundular.

İlk olarak Peder Gabriel’in Buca Kilise Cemaat Yöneticisi Görevlendirme Resmi Mektubu Peder Alessandro tarafından okundu.

(SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

İzmir Selçuk’ta Meryem Ana’nın Göğe Alınışı Bayramı

Her sene olduğu gibi, 15 Ağustos tarihine denk gelen günde, Bakire Azize Meryem Ana’nın Göğe Alınışı Bayramı İzmir Selçuk Bülbül Dağı’nda bulunan Meryem Ana Evi’nde kutlandı. Bu sene ilk kez Arife akşamı da Kutsal Ayin yapıldı.

Meryem Ana Evi’nden üç aydır her akşam saat 18.15’te yapılan Tespih Duası, 14 Ağustos Pazar günü İzmir Katolik Kilisesi Facebook hesabından yine canlı yayınlandı.

14 Ağustos Arife akşamı Efkaristiya Ayini İzmir Latin Katolik Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec’in başkanlığında Fransızca yönetildi ve İstanbul’dan gelen Santa Maria Draperis Kilisesi’nin Başrahibi Peder Eleuthère Makuta ve Korosu ile beraber kutlandı. 

15 Ağustos Pazartesi sabahı, görkemli Kutsal Efkaristiya Ayini başlamadan önce,  şapelden çıkarak Meryem Ana Evi’nin yakınındaki sarnıcın karşısında yer alan alana doğru  giden tören alayı ile birlikte, turfandalar – üzüm, ekmek, incir vs – Monsenyör Martin tarafından takdis edildi.

Önce Ermenice olarak Ermeni Katolik Kilisesi’ni temsilen Arkdiyakon Agop Minasyan; ardından Türkçe olarak Meryem Ana Evi’nin Rahibi Peder Robert Bondea İncil’in Aziz Luka tarafından yazılan sözlerini okudular.

Monsenyör Kmetec İngilizce ve Türkçe olarak verdiği vaazında: Meryem’in öyküsü Göğe Alınışı’yla sona ermez. Cennet’e girdikten sonra Meryem, Kilise’nin yaşamı için Oğlu’nun aktif olarak hizmetinde kalmıştır. Birçok Hristiyan, Meryem’in ilgisini gözle görülür görümler ve mucizevi iyileştirmelerle gösterdiğine inanmaktadır.

Meryem Ana yaşayışıyla Allah’a tamamen katılması, onun yüceltilmesine Allah’ın işi olarak bakmamıza yardımcı olur. Tanrı onu kendi planı ve yaşamındaki kendi kurtuluş işi için hazırlamıştır…” dedi.

Ayrıca diğer yandan: “Tanrı’ya güvenelim. O’nun yaşamlarımızdaki işine güvenelim. O’nun elinin her birimize yol gösterdiğine inanalım. Kendimizi kararsız ve eksik hissetmenin kaygısını kabul etmeliyiz. Bizim hayatımızın ne olacağını sadece Tanrı bilir. Bizden yapabileceği yeni yaratılışı sadece O bilir. O’na güveniyoruz çünkü O’nun mutlak sevgi olduğunu biliyor ve buna inanıyoruz. Sevgisi asla başarısızlığa uğramaz. Tıpkı Bakire Meryem’in yaşamında olduğu gibi” diyerek ekledi.

İzmir’den ve Antalya’dan farklı kiliselerden gelen gruplar, rahipler, İstanbul Surp Hovhan Vosgeperan Ermeni Katolik Kilisesi’nden kidemli Üstrahip Peder Vartan Kazancıyan, Almanya’dan iki Süryani papaz ile birlikte çok büyük bir kalabalık o günkü bu önemli bayrama katıldılar. Ayrıca birkaç diplomat  – Paraguay Büyükelçisi, Romanya Başkonsolosu, Polonya Fahri Konsolosu – ve Meryem Ana Evi Derneği’nin Başkanı da kutlamada yer aldı. 

İstanbul Surp Hovhan Vosgeperan Ermeni Katolik Kilisesi’nin Korosu ve Katedral’in görevlisi Mesut Kalaycı ilahileri söyleyerek ve Serkan Şahin org çalarak Ayin’e renk kattılar. Ayin bittikten sonra cemaat Meryem Ana Evi Derneği’nin bahçesinde, dernek tarafından verilen ikram için davet edildi.

Ayrıca 14 Ağustos Pazar Akşamı, Meryem Ana’nın Göğe Alınışı kutlamaları çerçevesinde İzmir Aziz Yuhanna Katedrali’nde Peder Vartan’ın yönetiminde Ermeni Katolik ritinde kutsal Ayin yapılmış ve bu Ayin en güzel ilahiler eşliğinde Surp Hovhan Vosgeperan Korosu tarafından seslendirilmiştir.

(SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

15 Ağustos Meryem Ana’nın Göğe Alınış Bayramı için Efes Meryem Ana Evi’nde ayin düzenlenecek.

14 ağustos Pazar akşamı 18.15’te Göğe alınış Arifesinde başlayacak kutlama, 15 Ağustos Pazartesi sabahı ekmek ve ilk meyvelerin takdisinin ardından Efkaristiya ayini ile devam edecek.

Fransızca kutlanacak olan Arife Ayini’nde İstanbul Santa Maria Draperis Kilisesi Korosu görev alacak.

Ayine katılmak isteyen imanlıların 8 Ağustos Pazartesi gününe kadar rahipler ve kilise pederleri ile irtibata geçmesi gerekiyor.

Vatikan’ın Ankara Büyükelçisi Solczynski, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubu sundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vatikan’ın Ankara Büyükelçisi Marek Solczynski’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.

Büyükelçi Solczynski, kabulde Cumhurbaşkanı Erdoğan`a güven mektubu sundu. Büyükelçi Solczynski`nin, bazı büyükelçilik mensuplarını Cumhurbaşkanı Erdoğan`a takdiminin ardından hatıra fotoğrafı çektirildi.

https://www.trthaber.com/foto-galeri/vatikanin-ankara-buyukelcisi-solczynski-cumhurbaskani-erdogana-guven-mektubu-sundu/48926/sayfa-1.html

Vatikan’ın Liberya’ya Büyükelçi Ataması

Mons. Walter Erbì

Papa Hazretleri, Vatikan’ın Ankara Büyükelçiği’nde Müsteşar olarak görev yapan Walter Erbì’yi Nepi Başepiskoposu ünvanı ile Başepiskoposluk mertebesine yükseltip Liberia Büyükelçisi olarak atamıştır.

Özgeçmişi

Ekselans Monsenyör Walter Erbì, İtalya’nın Torino şehrinde 8 Ocak 1968’de doğdu. 10 Mayıs 1992 tarihinde Iglesias Diosezi’nde pederlik resametini aldı. 

Kanonik Hukuk alanında tahsilini tamamladı.

1 Temmuz 2001’de Vatikan’ın diplomatik hizmetine girdi ve Filipinler’deki Vatikan Büyükelçiliği’nde, Vatikan Dış İşleri Genel Hizmetler Bölümü’nde, İtalya’daki Papalık Temsilcilik Birimlerinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Türkiye’de görev aldı.

İspanyolca, İngilizce ve Fransızca bilmektedir.

İzmir Başepiskoposu Mons. Martin KMETEC, www.fr.aletia.org’da yayınlanan röportajının Türkçe tam metni:

Röportaj: Volker Niggewöhner

Türkiye: İslam Toplumunda “Kapıları Açık Bir Kilise”

Türkiye’de Hristiyanlık yaklaşık 2 bin yıllık bir geleneğe sahip olmasına rağmen, bugün çeşitli zulüm dalgalarından sonra ülkede neredeyse hiç Hıristiyan kalmamıştır. Yine de İzmir başpiskoposu Mgr Martin Kmetec, “milletler arasında ilk kilisenin burada doğduğunu” hatırlatıyor.

Türkiye’de Hristiyanlık uzun bir geleneğe dayanır. Birinci Dünya Savaşı’ndan önce, o zamanki Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarında yaşayan nüfusun yaklaşık %30’u Hıristiyan’dı. Bugün ise Türkiye nüfusunun yaklaşık %0,2’sinin Hristiyan olduğu tahmin edilmektedir. Ülkenin Ege Denizi’nde bulunan üçüncü büyük şehri olan İzmir Başepiskoposluğu’na bağlı sadece 5.000 Hıristiyan vardır. “Göçmenleri ve mültecileri eklersek, sayıları biraz daha fazla. Ağırlıklı olarak İzmir’de ve diğer büyük şehir merkezlerinde yaşıyorlar”, diyor İzmir Başpiskoposu Martin Kmetec. Aslen Slovenya’dan olan Başpiskopos, Konvansiyonel Fransisken Cemaatine mensuptur. Lübnan’da yaklaşık on bir yıl çalıştıktan sonra 2001 yılında Türkiye’de yaşamaya başladı. 2020’de Papa Francis Hazretleri onu İzmir Başepiskoposu olarak atadı. “Konya, Antalya ve diğer kıyı illerinde cemaatlerimiz var. Başpiskoposluğumuz çok büyük, toprakları yaklaşık 100.000 km2’yi kapsıyor. Konya en uzak bucak olup, İzmir’e 550 kilometre uzaklıktadır; güneyinde ise yaklaşık 450 kilometre uzaklıkta bulunan Antalya yer almaktadır.”

İmanınızı özgürce ilan edebiliyor musunuz?

Mons. Martin Kmetec: “Bir Fransisken olarak, hayatın tanıklığı ve kardeşlik hayatı benim için bir öncelik. Aziz Fransua, her fırsatta Söz’ün ilan edilmesi gerektiğini söyledi. Bunu sosyal medyada ve yeni Başpiskoposluk web sitesinde yapmaya çalışıyoruz. Aktif olarak var olan ve yaşayan bir kilise olmaya çalışıyoruz. Bizim görevimiz,, kapıları açık bir kilise olmaktır. Bu nedenle tüm kiliselerimiz belirli zamanlarda halka açıktır. Bazen ibadet yapılır, bazen ise ziyaretçileri selamlamak ve soruları olanlara yanıt vermek için her zaman hazır bulunan biri vardır. Bizim müjdeleme yöntemimiz budur.”

“İlk kilise bu topraklarda doğdu. Katolik inancına damgasını vuran ilk ekümenik konseyler, şimdiki Türkiye topraklarında gerçekleşti.”

Bir zamanlar laik bir ülke olan Türkiye, şu anda İslami bir Rönesans yaşıyor. Hristiyanlar ayrımcılığa maruz kalıyor mu?

“Hristiyanların genel olarak ayrımcılığa uğradığını söyleyemem. Ancak, yetkililer veya idari hizmetler ile ilişkilerde olumsuz deneyimler yaşanabiliyor. Katolik Kilisesi tüzel kişilik olarak tanınmamaktadır. Yine de diyalogdan bahsedecek olursak, hayatın bir diyaloğu olduğunu söyleyebilirim. Örneğin, Caritas. Kilisemizin, Başepiskoposluğumuzun bir parçasıdır. Her episkoposluk bölgesinde bir Caritas ofisi bulunmaktadır. Ve herkese, Hristiyanlara, Müslümanlara ve çaresiz kalan herkese yardım ediyor. Bölgemizin imamlarıyla da örneğin “Kardeşlik Günü” vesilesiyle bir araya geliyoruz. Birkaç rahiple birlikte şehrin belediye başkanına gittik ve ona bir hediye verme fırsatı bulduk: Papa Francis’in kardeşlik ve toplumsal dostluk üzerine genelgesi Fratelli Tuttii’sinin Türkçe çevirisini kendisine takdim ettik. Tüm insanlığı etkileyen çevre konularını ele alan genelge Laudato si’ de Türkçe’ye çevrilmiş bulunuyor.

Türkiye’de ekümenik bir diyalog var mı?

“Diğer Hıristiyan kiliseleriyle ilişkiler genellikle iyidir. Fener Rum Patriği I. Bartholomeos, Focolare Hareketi ve İstanbul’un yeni Apostolik Vekili Piskopos Massimiliano Palinuro ile iyi ilişkiler sürdürüyor. Biz ise İzmir’de de çeşitli Hıristiyan bayramları vesilesiyle Ortodoks Kiliseleri ve Anglikan kiliseleriyle buluşuyoruz. En son, Ermeni rahipler, İzmir’de kendi kiliseleri olmadığı için Aziz Polycarp Katolik Kilisesi’nde Ermeni ayinini kutladılar. Aynı zamanda Kitab-ı-Mukaddes Cemiyeti kapsamında küçük bir kütüphane açılması için İzmir Ermenileriyle de işbirliği yaptık. Dolayısıyla ekümenik diyalog kapsamında iyi gelişmeler var.”

Türkiye tatilciler tarafından sıkça tercih edilen bir ülkedir. Türkiye’yi ziyaret eden Hristiyanların, Hristiyan kiliselerini de ziyaret etmeleri önemli mi?

“Evet, çok önemli. Turistlere inancımızın kökenlerinin burada olduğunu hatırlatmak isterim. İlk Kilise bu topraklarda doğdu. Katolik inancına damgasını vuran ilk ekümenik konseyler, şimdiki Türkiye topraklarında gerçekleşti. İncil’in Avrupa’ya ilanı buradan başladı. Ruhani rehberlik faaliyetlerimizi desteklemek için burada yaşayan Alman kökenli Katoliklerle ilgilenen bir Alman rahibimiz var. Turizm sezonunda yani yaz aylarında diğer topluluklara da hizmet edecek bir rahip daha bulabilmek iyi olurdu. Ama bunun için finansal bir çaba da gerekiyor. Belki Avrupa Episkoposlar Konferansları Konseyi bize yardım etmenin yollarını düşünebilir.”

https://fr.aleteia.org/2022/05/23/turquie-une-eglise-aux-portes-ouvertes-dans-une-societe-islamique/

İzmir Notre Dame De Lourdes Kilisesi’nde Çobansal Göreve Başlama Töreni

İzmir Göztepe Notre Dame de Lourdes Kilisesi’nde 22 Mayıs Pazar günü, 56 yaşında olan Polonyalı Peder İreneusz Bochynski’nin çobansal görevinin başlangıcı vesilesiyle kutsal Ayin yapıldı. İzmir Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec’in yokluğunda tören Genel Viker peder Fellyanus Dogon tarafından yönetildi. Aziz Yuhanna Katedrali’nin Rektörü Peder Ugo de Rosa, Karşıyaka Azize Helena Kilisesi’nin Rahibi Peder Dariusz Bialkowski ve Göztepe Kilisesi’nin eski Rahibi Peder Gabriel Ferone ayine eşlik ettiler ve orgu çalan Şerkan Şahin ve Katedral’in görevlisi Mesut Kalaycı bu görkemli törene uygun ilahilerle renk kattılar.


İlk olarak, Peder Fellyanus yeni mahalli kilise rahibini tanıttı ve Peder İreneusz’un Görevlendirme Resmi Mektubu Peder Dariusz tarafından okundu. Ardından Ayin’i yöneten rahip iman, umut ve sevgiyle birleşmiş tek bir aile oluşturmak için tüm cemaati duaya davet etti, sonra kutsal suyu yeni çobana verdi. Peder İreneusz öncelikle Peder Fellyanus’u, sonra tüm katılımcıları kutsadı.

Havarilerin İşleri ve Vahiy Kitabından Sözler okunduktan sonra, Göztepe Kilisesi’nin yeni Rahibi Peder İreneusz Aziz Yuhanna tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözleri okudu.

Sonra, onun ilk verdiği vaazında: “…Kutsal Ruh bize geçmişteki şeyleri hatırlatır, ama aynı zamanda bizi geleceğe doğru yönlendirir… Geçmiş, bugünü canlandırmalı ve geleceğe hazırlamalıdır. Peygamber, geleceği hatırlatan kişidir!!! Hayal gücü olmayan hafıza, bir hapishaneye dönüşür. Boş bir hayal gücü ise, olduğumuz yerde saymamıza neden olur. Geleneğe nostaljik bir gözle bakan herkes, onu koruma yeteneğimizin, yenileme ve yaratıcı olma yeteneğimizle doğru orantılı olduğunu hatırlamalıdır. Tıpkı Yeruşalim’deki tapınağın yıkılması gibi. Soruyorsunuz: Sırada ne var? Cevap vereceğim: Geçmişte ne olduğunu hatırla, ama şimdi Kutsal Ruh’ta yaratıcı ol. Allah’ın geçmişte ektiği tohumların bugün büyüdüğü / ruhumuzun ve kalbimizin ülkesinde / şimdi de / gelecekte büyüyecek ve çiçek açacak / yeni tohumlar ekmesine izin verin. Çünkü geçmişe gerçek bağlılık, geleceğe bakmakla ifade edilir” dedi.


Vaazdan sonra, Peder Fellyanus rahiplik yeminlerinin yenilenmesinde Peder İreneusz’a beş geleneksel soru sorarak, karşılığında “Evet, istiyorum” cevaplarını aldı.

Ayin sonunda İzmir Başepiskoposu’nun Vekili tarafından Tabernakl – Kutsal Çadır – Anahtarı yeni görev alan rahibe teslim edildi.

Sonra, Peder Fellyanus Mons. Martin Kmetec tarafından gönderilen mektubu okurken: “…Türk dilini öğrenmek için gösterdiğiniz çaba, diyosezin hayatına getirdiğiniz iyi niyet ve uygunluk için teşekkür ederim… Bugün bu bölge kilisesinin, Hristiyan cemaatinin, bu kilisenin ve onlara ait olan her şeyin sorumluluğunu üstleniyorsunuz. Her zaman için bir çobana, inancını, Kilise’ye olan aidiyetini ve Hristiyan topluluğuyla ilgili davranışlarını gözeten birine ihtiyaç duyan küçük bir sürü size emanet edildi. Ama hepsinden önemlisi, bu sürünün, onlara Ebedi Hayata giden doğru yolu gösteren birine ihtiyaçları vardır. Peder Gabriel Ferone’nin pastoral çalışmasıyla önceki yıllarda inşa edilen tüm katkıya saygı duymak önemlidir; ancak bu, yeni yollar aramanıza ve pastoral görevde hissedilecek kişisel dokunuşunuza engel değildir… Benim kendi adıma, bu topluluğun pastoral yaşamı için gerekli olan kişisel desteği ve yardımı her zaman size vaat ediyorum. Rab sizi kutsasın, lütfunu ve daimi yardımını versin. Rab size bilgelik ve güç versin,  böylece sizin hizmetiniz aracılığıyla, Hasatın Efendisi olan Rab, Krallığının meyvelerini toplasın” dedi. 

Törenden sonra kilisenin bahçesinde verilen kokteyl zamanında Peder İreneusz, kendi cemaatiyle sıcak bir şekilde sohbet etti ve katılımcıların tebriklerini kabul etti. 

(SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

Selçuk Meryem Ana Evi’nden Tespih Duası Her Akşam Canlı Yayında

Tam bir yıl önce, tüm dünyaya televizyon ve sosyal medyalar aracılığıyla Papa Françesko tarafından istenen “Dua Maratonu” çerçevesinde Covid-19 salgının sona ermesi için dua edildi. İzmir Selçuk Bülbül Dağı’nda bulunan Meryem Ana Evi’nden bu sene 19 Mayıs tarihinde saat 18.15’te canlı yayınlanan Tespih Duası ile bir yıl önceyi anmak için tekrar aynı yerde bir araya gelindi.

zmir Latin Katolik Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec, Tespih Duası başlamadan önce söz alarak İtalyanca, Türkçe ve ardından İngilizce olarak şöyle dedi: “Meryem Ana Evi’ndeki varlıklarının bir misyonu olarak Rahibelerin ve Fransisken Kapüsen Rahipleri’nin her günkü duaları, bu küçük ve mütevazı, ancak içeriği ve anlamı bakımından zengin bu dua yerinden yükselir. İman paklığıyla burayı ziyaret eden her imanlının duası, Meryem Ana’nın şefaatine emanet edilerek yükselir.
Bu andan itibaren her gün bu canlı yayına devam ederek dünyadaki imanlıların bu duaya katılmasını sağlamak istiyoruz, çok küçük ama canlı İzmir Kilisemiz adına bunu yapacağız. Yaşayan Kilisemizin adıyla, açılan Kilise olarak, Annesi Meryem ile birlikte Mesih’e olan iman hazinesini ortaya koyan bir Kilise olmak istiyor… Bize katılmaya gelerek bizimle dua etmeye sizi içtenlikle davet ediyorum.”

Ardından Dua, Meryem Ana Evi’nin Rahibi Peder Robert Bondea tarafından yönetilirken, arka arkaya Tespih Duası’nın beş şanlı gizemleri Türkçe, İngilizce, Korece ve İtalyanca olarak her biri farklı kişiler olmak üzere, rahip ve rahibeler tarafından okundu. Her gizem söylenirken dünyadaki farklı bir kıtanın barışı için cemaat dua etmeye davet edildi.

Salve Regina (Sağol Kraliçe) ilahisi Latince olarak söylendi. Ardından Peder Robert dua edenlerle karşılıklı olarak Kutsal Bakire Meryem’e Yakarışları söyledi.

Tespih Duası her gün saat 18.15’te farklı dillerde söylenecek ve İzmir Başepiskoposluğu Facebook sayfası üzerinden yayınlanacak.
(SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie RitzmannAna görsel: P. İreneusz Bochynski)

İzmir Notre-Dame de Lourdes Kilisesi’nde Peder Gabriel Ferone’ye Şükran Ayini

İzmir Göztepe’deki Notre Dame de Lourdes Kilisesi’nde, 15 Mayıs Pazar Günü, Peder Gabriel Ferone’nin rahiplik hayatı ve Göztepe Kilisesi’ndeki pastoral görev hizmeti vesilesiyle minnettarlık ve şükran ayini düzenlendi.

Dopdolu olan kilisedeki ayini İzmir Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec yönetirken Göztepe Kilisesi’nin Rahibi Peder Gabriel Ferone, Aziz Yuhanna Katedrali’nin Rektörü Peder Ugo De Rosa, İzmir Başepiskoposluğu’nun Şansölyesi Peder Alessandro Amprino, Buca Vaftizci Aziz Yahya Kilisesi’nin Rahibi Peder Ireneusz Bochinsky ve Karşıyaka Azize Helena Kilisesi’nin Rahibi Dariusz Stanislaw Ayin’e eşlik ettiler.

İlk olarak, İzmir’de yaşayan İran kökenli Minyatürist sanatçı Arya Kamalı’nın imzasını taşıyan kilisenin giriş kapısındaki özel boyama çalışması Mons. Martin tarafından kutsandı. 

“Mesih İsa Bize Sevginin Kaynağını Veriyor”

Aziz Yuhanna tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözleri Göztepe Kilisesi’nde son defa Peder Gabriel tarafından okunduktan sonra, Fransızca ve Türkçe verdiği vaazında Mons. Martin sevgiden bahsetti: “İsa’nın bize tek sevginin ölçüsünü vermiyor. O bize sevginin kaynağını da veriyor.  Biz ancak O’nun bizi sevdiği aynı sevginin hayatımızda bedenleştiğini kabul edersek gerçekten başkalarını sevebiliriz. O’nun sevgisi, insanlara olan sevgimizin ve yaşamımızın kaynağı olmalıdır. Gerçek sevgi üzerine bir öğretmenimiz var: o da 15 Eylül 1858, Fransa’da Strasbourg Şehrinde doğmuş ve 1 Aralık 1916’da Cezayir Tamanrasset’te ölmüş olan Charles de Foucauld. Papa Françesko onu bugün aziz ilan etti. Gençliğinde Allah’tan ve Kilise’de uzak olarak yaşadı ve bir askerdi. Asker olduğu zaman Cezayir’deki çölde kendi içinde garip bir ses hissetti ve Fransa’ya döndü. Bir rahibin huzurunda itiraf etti ve tövbe ettikten sonra yeni yaşamı aramayı başladı. Rahip oldu ve uzun arayış sonrasında, Sahra Çölü’ne döndü ve orada keşiş olarak yaşadı.

Kendini ‘EVRENSEL KARDEŞ’ olarak adlandırdı. Onun yazılarından biraz faydalanalım! Şöyle diyor: ‘İnsanları İsa’nın onları sevdiği gibi sevmeliyiz ve onun adı ‘İsa Kurtarıcı’ anlamına geldiğinden, tüm insanların kurtuluşuna ulaştırmayı hayatımızın işi yapmalıyız. İnsanları sevmekle Tanrı’yı sevmeyi öğreniriz. İnsanların koşullarının zayıflığı bir güç kaynağıdır. İsa İmkansızlığın  Efendisi’dir” dedi.

Ayin bittikten sonra Mons. Martin Peder Gabriel’e: “Sevgili Peder Gabriel, Göztepe’de bu kilisede ve bu cemaatte pastoral hizmetinin on beş yılı geçti. Bu on beş yıl boyunca bu topluluğa sürüsünün çobanı gibi baktın. Onlara öğrettin, onlara eşlik ettin ve onlar için ayin kutladın. Hasadın efendisi olan Dirilen Rab Mesih İsa seni ödüllendirecektir. İzmir Başepiskoposluğumuz adına, Göztepe Katolik topluluğu adına, tüm pastoral çalışmaların, tüm duaların ve Kilise’nin yaşamına kattığın her şey için sana teşekkür etmek istiyorum. Mesih adına herhangi bir kişiye yaptığın iyilikler için de teşekkür ederim. Arzumuz, rahiplik hizmetine aynı gayretle, Mesih’e, Kilise’ye ve Kilise üyelerine aynı sevgi ile devam etmendir. Rab seni kutsasın ve her zaman isteğini yerine getirme gücünü versin.” dedi. Ardından bir hediye verdikten sonra Peder Ferone’yi kucakladı.

Sonra Peder Gabriel söz alarak öncelikle onun için önemli olan kapıdaki boyama projesini anlattı. “Bu proje zamanla ortaya çıktı. Herşey bir tablo ile başladı, onu bir ikincisi takip etti, son olarak başlayan bu kapı projesi Cennet’e gerçek bir giriş yapmak için tüm kapıyı boyama fikrine dönüştü. Bu kapı bir dostluk kapısı oldu. Aslında herkes, Hristiyan olsun olmasın, bu kiliseye girebilir ve girdiğinde iman Atamız İbrahim, Nuh, Efes’in 7 Uyuyanları, Yunus, Adem ve Havva tarafından karşılanır. Bütün bu figürler kabul edilmiştir. Bütün bu peygamber figürleri Türkiye topraklarında kök salmış ve Allah’ın kutsadığı bu topraklarda, kutsal bir görevle farklı inançları birleştirebilen dünyalar arasında köprü olmayı amaçlamıştır. İnsanoğlu, aynı bu cemaatin bir rahibi olan ‘ben’ gibi geçicidir, ancak insanoğlunu yaşatan, yüzyıllar da geçse bıraktığı eserlerdir. İnsanlar arasındaki olası diyaloğa, güzelliğe ve barış arzusuna tanıklık eden bu hazineleri yaşatmak ise bizim elimizdedir.” dedi.

Peder Gabriel ile minyatürist sanatçı Arya Kamalı

Cemaate teşekkür ettikten sonra, Göztepe’de onun ardından göreve gelecek olan Peder Ireneusz’a iyi şanslar diledi. Törenden sonra, Peder Gabriel uzun bir süre gelenlerle çok samimi ve sıcak sohbetler gerçekleştirdi. Yakın bir zamanda ise Buca Vaftizci Aziz Yahya Katolik Kilisesi’ne görevli olarak atanacaktır. (SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)Facebook

Ankara’daki Cizvitler’de İgnatius Yılı Kutlandı

Ankara Azize Tereza Kilisesi’nde, 14 Mayıs Cumartesi günü, Loyolalı İgnatius Yılı kutlandı.

Başkent Ankara’da mukim Cizvit Cemaatinin Başrahibi Peder Jean-Marc Balhan ve beraberindeki rahipler Peder Alexis Doucet ve Peder Michael McGuckian bu vesileyle Vatikan’ın Türkiye ve Azerbaycan Büyükelçisi Apostolik Nuncio Monsenyör Marek Solczyński’yi, İzmir Başepiskoposu ve Türkiye Episkoposlar Konferansı Başkanı Monsenyör Martin Kmetec’i, İstanbul Havarisel Vekili Monsenyör Massimiliano’yu, Anadolu Havarisel Vekili ve kendisi de Cizvit olan Monsenyör Paolo Bizzeti’yi, Avrupa Cizvit Başrahipleri Konferansı Başkanı ve Türkiye Cizvitleri’nin Başrahibi Peder Franck Janin’i ve yine bir Cizvit olan Anadolu Havarisel Vekilliği Şansölyesi Peder Antuan Ilgıt’ı ağırladılar.

Ankara Meryem Ana Kilisesi’nin sorumlusu Peder Seraphin Kazadi, şehrin Katolik cemaati mensupları, dört Protestan pastör ve kendi cemaatlerinin birkaç üyesi yanı sıra İstanbul’dan Peder Felianus Dogon ve Konya’dan Maria Grazia Zambon’un da katıldığı oldukça zengin bir içeriği olan toplantı, Ankara Cizvit cemaatinin toplantı salonunda sabah saatlerinde başladı.

Açılış konuşmasında Peder Jean-Marc, bu önemli randevuya gelen herkese hoş geldiniz dedikten ve teşekkür ettikten sonra, öncelikle Türkiye’deki Cizvit varlığının tarihi – Türkiye’ye ilk kez 1583 yılında, İstanbul’a geldiler – hakkında bilgi verdi. Bugün “Cizvit olmak” ne anlama geliyor konusunu açarken: “Üç yıl önce, dünyadaki faaliyetleri için Papa Françesko tarafından onaylanan dört havarisel tercih öne sürdüler: Ruhsal Egzersizler ve “ayırt etme” pratiği ile Tanrı’ya giden yolu göstermek; yoksullarla, dışlanmış olanlarla ve itibarı zedelenenlerle birlikte, uzlaşma ve adalet misyonuyla yürümek; umut dolu bir gelecek inşa etmek amacıyla, gençlere refakat etmek; ortak evimiz olan dünyaya bakmak için birlikte çalışmak” dedi. 

Ardından İgnatius Yılı kutlamalarının anlam ve önemine değinen Peder Balhan şunları ekledi: 20 Mayıs 1521’de İspanya’nın Pamplona kentindeki bir savaşta İgnatius hırslı planlarını, bir top mermisi tarafından ezilen bir şövalye olarak gördü. Uzun süren nekahet döneminde, bir dönüşüm yolculuğuna ve Mesih’le yeni bir hayata başladı. 12 Mart 1622’de Loyolalı İgnatius ve yoldaşı Francisco de Xavier aziz ilan edildi. Kilise, daha sonra, İgnatius’un tüm dünyada Kilise’ye iletmesi gereken bir mesajı olduğunu kabul etti. Bu yüzden Cizvitler’in Genel Başrahibi, Peder Arturo Sosa, 31 Temmuz’da kutlanılacak Aziz İgnatius Bayramı ile sona erecek sloganı “Mesih’te her şeyi yeni görmek” olan İgnatius Yılı’nı ilan etti.

Ankara’da mukim Cizvit Cemaatinin Başrahibi Peder Jean-Marc Balhan

Peder Jean-Marc’ın ardından Peder Antuan Ilgıt, “Aziz İgnatius, Muhakeme ve Sinodal Yol Maneviyatı” konulu çok zengin konuşmasında, tıpkı İgnatius’a olduğu üzere, son yıllarda yaşadığımız birkaç kriz aynı zamanda bir değişim için fırsat da olabilir dedi, Peder Jean-Marc ise: “…tabi, eğer kendimizi Ruh’a açar, “Mesih’te yeni olan her şeyi görmeye” çalışır, ve doğru kararlar alırsak…” diye ekledi.

Peder Antuan paylaştığı bilgilerde: “İgnatius yatakta hareketsiz yatarken, kaldığı mekânda başka hiçbir kitap olmadığı için, Mesih’in Yaşamı, Aziz Francis ile Aziz Dominic gibi bazı meşhur azizlerin yaşamlarını okumak durumunda kaldı. Bunları okurken, kalbinde farklı düşünce ve duyguların, kendi tanımlamasıyla “ruhların” ortaya çıktıklarının ayırdına vardı… Bu analizi yapıp ardından şövalyelik hayallerini geride bırakarak azizler gibi yaşamayı seçtiği andan itibaren elindeki yegâne silahları; dua, çalışma, kişisel tanıklık ve hizmet oldular. İgnatius kendisine çok ıstırap çektiren bacağının yarası sayesinde Allah’a doğru kuvvetli bir değişim yaşamaya başladı… Aziz İgnatius’a olduğu üzere her birimizin hayatında bize kendimizi aşkınlığa açma fırsatı sunabilecek bazı anlar olabiliyor… Ve Isa Cemiyeti’nin Başrahibi Arturo Sosa’nın da dediği üzere “Bu yolculukta ne kadar stratejik vizyonumuz olursa olsun, kendimizi Ruh tarafından yönlendirilmeye gerçekten açarsak hayatımızı asla tam olarak kontrol edemeyiz” dedi.

Peder Antuan konuşmasını “Papa aracılığıyla Allah’a itaat etmek, yoksulların hizmetinde olmak, Aziz İgnatius tarafından yazılan 7000 mektup” gibi farklı konulara değinerek sürdürdü. Ignatian Ruhaniyetin temel ögelerinden muhakeme ya da diğer bir deyişle ayırt etmeden bahsettiği bölümde ise, “İnsanda 1001 çeşit duygu hasıl olur, ancak, bunlar aynı olmadıklarından bunların kaynak ve etkilerini en iyi şekilde analiz etmek gereklidir” diyen peder Antuan Türkçe’de bunun yaygın olarak kullandığımız “Kafamda kırk tilki var ve kırkının da kuyruğu birbirine dokunmuyor!” atasözü ile ifadesini bulduğuna dikkat çekti. “Sağlıklı bir muhakemenin ilk temel taşı kalbimizin sesine dikkat etmektir… Sufi düşüncede, Allah’tan kalplerini açmasını isterler, İgnatius Ruhsal Egzersizlerinde tam da bundan bahseder” diye de ekledi. 

Anadolu Havarisel Vekilliği Şansölyesi ve Cizvit olan Peder Antuan Ilgıt

Peder Antuan konuşmasının ikinci bölümünde Kilise bağlamında bir muhakemenin manevi boyutu üzerine dikkat çekmek istedi. Şu anda Kilise’de değişim yaşandığını ifade eden Ilgıt, Papa Françesko’nun önderliğinde farklı düzeylerde bir reformun bir unsurunun da, geçen sonbaharda başlayan sinodal yol olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Burada kastedilen, birlikte hissederek, Allah’ın Kutsal Ruh’unu birlikte dinleyerek, fikir ve gönül birliği içinde yürümektir; İsa’nın Merkezliği, Kilise’nin hizmetinde, günahkâr olduğumuzun ayırdına varmak, diyalog insanları olmak, Kilise olarak asli misyonumuz duvar inşa etmek değil, köprüler inşa etmektir…”

Sonra tüm katılımcılarla genel bir tartışma yapıldı; peder Antuan’ın konuşmasında hangi kelime ve ifadelerin kalplerine dokunduğu sorulan dinleyicilerin verdiği yanıtlar arasında hep birlikte bir bağlantı kurmak ilginç bir egzersiz oldu.

Sabah sonunda görkemli bayram ayini Monsenyör Massimiliano yönetiminde gerçekleştirildi. Monsenyör Bizzeti İtalyanca olarak verdiği ve peder Antuan tarafından Türkçe’ye çevrilen vaazında ise şunları söyledi: “Pamplona’dan sonraki hayatı Rab ile samimi bir diyalogdan müteşekkil idi. Döneminin insanları arasındaki eylemini aydınlatan ve ilerleten kuvvet bizzat Rab ile arasındaki bu derin diyalog idi. Eylemde tefekkür eden; itaatkâr olduğu için aynı zamanda da özgür olan bir İgnatius. Aziz’in deneyiminin bize anlattığına göre insan, bir arzular demetidir ve hayattaki güzel ve iyi şeylere olan eğilimini tanımayı ve bu eğilimi yönetmeyi öğrenmesi gerekir. Velhasıl “agapè” olarak adlandırılan özgür aşka kendi arzularımızla yüzleşmeden ulaşmak kesinlikle mümkün değildir.

Anadolu Havarisel Vekili ve Cizvit olan Monsenyör Paolo Bizzeti

Aziz İgnatius’un “tutkulu” bir adam olduğu açıktır: Kalbinde, bazen büyük hatalar da yaparak, kendini kaptırmasına izin verdiği güçlü dürtüler hareket etmektedir. Nitekim insanlık tarihinde iz bırakan pek çok kadın ve erkek, bunu içinde yaşadıkları tutkuları söndürmeden yapmışlar, bilakis onları yönlendirmiş, yönetmiş ve dönüştürmüşlerdir. İgnatius’a göre arzular ruhsal hayatımızın başlangıç ​​noktasıdırlar: İgnatius Ruhsal Egzersizler sırasında her meditasyonun başında egzersizleri tatbik edenlerin kendilerine “ne istediklerini” sormalarını salık vermektedir.”

Kutlamanın sonunda tüm katılımcılar Kilise’nin avlusunda öğle yemeği paylaşmak için bir araya geldiler.

(SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

İzmir Selçuk Aziz Yuhanna Bazilikası’nda Ekümenik Ayin

Aziz Yuhanna’nın mezarının olduğuna inanılan Selçuk Aziz Yuhanna Bazilikası’nda, 7 Mayıs 2022 tarihinde görkemli bir Ekümenik Efkaristiya ayini gerçekleştirildi. 

Haber: SAT7-TURK – Nathalie Ritzmann

İzmir Latin Katolik Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec’in yönetimindeki törene, İzmir Rum Ortodoks Metropoliti Monsenyör Bartholomew Samaras ve İzmir Anglikan Kilisesi’nin Rahibi Peder James Buxton eşlik etti. Törene farklı İzmir Katolik kiliselerinden ve Meryem Ana Evi’nden rahipler ile İzmir Rum Ortodoks Kilisesi’nden Arşimandrit Peder Polykarpos, Peder Andreas ve Brüksel’den gelen Anglikan İngiliz Peder David katıldılar.

Kutlama, bazilika vaftizhanesi bölümünden mezarın önüne kadar Ayin alayı ile başladı ve ardından Mons. Martin Aziz Yuhanna ikonasını ve sonra tüm katılımcıları kutsadı.

Açılış ve hoşgeldiniz konuşmasında, Mons. Kmetec: “Tek bir inançtaki (Ortodokslar, Anglikanlar, Katolikler ve diğerleri) tüm kardeşlerimi tüm kalbimle selamlıyorum… Antik çağda, İsa’nın sevgili öğrencisi olan İncil Yazarı Aziz Yuhanna’nın kalıntılarının korunduğu bu yerde toplandık. Burası sadece Aziz Yuhanna’ya olan inancın ve sevginin bir ifadesi olarak bu muazzam bazilikanın inşa edildiği bir anma yeri değildir. Kutlayacağımız olay, bir iman olayıdır. Bu anıt sadece bir ziyaret değil, aynı zamanda Yuhanna’nın mesajına göre yaşamın kaynağı olan Dirilen Rab ile derin bir karşılaşma anı olsun… bu anı birlikte kutlamak büyük bir mutluluk. Havari Aziz Yuhanna bize sadece onun öğrencileri olmadığımızı, aynı zamanda halkının çobanları olmamız gerektiğini öğretir. Tanrı, elçilik çabanızda sizi kutsasın” diyerek ayini başlattı. 

Aziz Yuhanna tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözleri Bornova Meryem’in Kutsal Adı Kilisesi’nden Fransisken Rahibi Peder Adrian okudu.

Verdiği vaazında Mons. Bartholomew: “Burada, geleneğe göre Sevgi Havarisi, Teolog ve İncil Yazarı Aziz Yuhanna’nın mezarının bulunduğu bu mübarek yerde. Burada, Üçüncü Ekümenik Konseyin toplandığı bu bölgede. Burada, yüzyıllar önce İsa’nın Müjdesi’nin vaaz edildiği bu yerde. Lütuf ve Sevginin müjdesi. Burada, yüzyıllar boyunca “evrenin barışı […] ve herkesin birliği için” duaların ve yakarışların yapıldığı bu eski, erken dönem Hristiyanlık Bazilikası’nda. Burada, bu yerde, binlerce insanın yüzyıllar boyunca Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına vaftiz edildiği Vaftizhanede… Bu alan, Hristiyan sevgisinin daha derin anlamını yansıtmak için bizim için oldukça semboliktir, çünkü Teolog ve İncil Yazarı  Aziz  Yuhanna, Mesih’i çok seven bir talebe ve Sevginin öğrencisidir…

İzmir Rum Ortodoks Metropoliti Monsenyör Bartholomew Samaras

Sevgili Kardeşlerim, bu akşam, bu kutsal mekanda, hepimizin bir araya gelmesi İzmir Hristiyanların kendi aralarında ve tüm insanlar için gerçek Hristiyan sevgisini gösterme konusundaki iyi niyet ve çabalarını göstermeyi ve kanıtlamayı amaçlamaktadır. Özellikle de bugün, kargaşa çağında, savaşlar çağında ve aslında bize çok yakın olan, rekabet ve tutku çağında. Birbirimize sevgimiz varsa, ancak o zaman Mesih’in öğrencileri olduğumuzu kanıtlayabiliriz. Böylece, Mesih’in bizi dünyaya barış, sevgi ve iyilik mesajı vermemiz için gönderdiğini sürekli olarak kanıtlayacağız. Bugünkü toplantı, Roma Kilisesi’nin ve Ekümenik Patrikhane’nin on yıllar boyunca Hristiyan topraklarının birliği için kutsal çabalarına küçük, minimal, dua dolu bir katkı sağlamayı amaçlıyor.” dedi.

Evrensel Dualar bölümüne Mons. Bartholomew ve Peder James de kendi dualarını eklediler. Orgu çalan Serkan Şahin ve Katedral’in görevlisi Mesut Kalaycı, bu görkemli Ayin’e renk kattılar.

Bu sene böylece İzmir’de bulunan farklı mezheplerden Hristiyanlar, dirilen Rab’bi anmak için birleştiler ve Havari Aziz Yuhanna’yı mezarında andılar.

Aziz Yuhanna Ortodokslar tarafından 8 Mayıs günü kutlanıyor; salgın döneminden önce İstanbul Rum Patriği Bartholomeos, Selçuk’a gelmiş ve Aziz Yuhanna’nın anısına düzenlenen ayini yönetmişti.

(SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

Türkiye Ermeni Katolik Başepiskoposluğundan Duyuru

29.04.2022 Cuma, Saat 18.00’de IBB Atatürk Kitapligi’nda Pek Muhterem Basepiskopos Levon Zekiyan tarafindan;

“Istanbul’da Tarih, Inanc, Ritüel: Osmanli Imparatorlugu’nda Ermeni Katolik Milleti’nin Olusumu ve Gelisimi” konulu konferans verilecektir. 

Katiılımınızı bekleriz. 

Gümüssuyu, Miralay Sefik Bey Sok. Taksim

İSTANBUL LATİN KATOLİK EPİSKOPOSLUĞUNDAN DUYURU

İstanbul Latin Katolik Episkoposluğumuz tarafından her hafta Avrupa ve Anadolu yakasında Efkaristiya tapınma düzenlenmektedir.


Avrupa yakasında oturanlar için kutsal Ruh (Saint Esprit) Katedrali’nde  her Cuma akşamı, Saat 18:00’da ki Kutsal Ayinden hemen sonra Türkçe ve İngilizce Efkaristiya Tapınma yapılmaktadır.


Anadolu yakasında oturanlar için her Salı akşamı Fenerbahçe Aziz Agustinus Kilisesin’de Saat 20:00’da Söz Ayini ve EfkaristiyaTapınma yapılmaktadır.Ayrıca Salı günleri saat 19:15’den itibaren günah itirafları için bir peder hazır bulunmaktadır.

Kutsal Efkaristiya’da Mesih İsa’nın önünde olmak için davetlisiniz. 

İzmir Metropolit Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec’in Çobanlık Simgesi – Pallium – Giyme Töreni Aziz Yuhanna Katedrali’nde yapıldı

23 Nisan günü, Saat 16.00’da İzmir Metropolit Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec’in Çobanlık Simgesi – Latince ismi Pallium – Giyme Töreni Aziz Yuhanna Katedrali’nde yapıldı. İstanbul Latin Katolik Ruhani Reisi Monsenyör Massimiliano Palinuro ve Türkiye Ermeni Katolik Başepiskoposu Monsenyör Levon Zekiyan da törene iştirak ettiler. Ozan Karagöz’ün yönetimindeki Katedral’in korosu, orgu çalan Şerkan Şahin ve Katedral’in görevlisi Mesut Kalaycı bu görkemli törene uygun ilahilerle eşlik ederken giriş alayı gerçekleşti. Vatikan’ın Türkiye Büyükelçisi ilk bölüme başkanlık etti.

Açılış konuşmasında, Monsenyör Marek ilk olarak Palyum’un anlamını açıkladı: “Palyum, 4. yüzyıla tarihlenen ve nihayetinde Episkoposlar ile ilişkilendirilen bir litürjik giysidir… Bu, dünyanın dört bir yanından yeni atanan Başepiskoposların Roma’ya seyahat ederek Papa’dan palyum’u alacakları yıllık bir kutlamaya dönüştü. 2015 yılında Papa Francis’in aldığı karardan dolayı, Episkoposlar 29 Haziran’da kutlanan Aziz Petrus ve Pavlus Bayramı için Roma’ya seyahat ediyor, Papa bu Ayin’de bir gece boyunca Aziz Petrus Bazilikası sunağının altındaki Aziz Petrus’un mezarında bırakılmış olan Palyumları kutsuyor ve onları her yeni Metropolit Episkoposa özel olarak sunuyor… Özel bir Ayin ile Vatikan Büyükelçisi Episkoposlara Palyum’u resmen bahşeder. Bu, yerel Episkoposluğun önemini vurgular ve Episkopos’un sürüsündekilerin de kutlamaya katılmasına olanak sağlar.

Palyum anlam bakımından oldukça zengindir: Her şeyden önce, palyum, Roma’da 21 Ocak tarihinde kutlanan ve adı Latince kuzu anlamına gelen ‘agnus’ kelimesiyle ilişkilendirilen Azize Agnes gününde sunulan kuzuların yününden yapılır.  O gün iki kuzu geleneksel olarak papa tarafından kutsanır ve daha sonra Kutsal Perşembe günü bu koyunların yünü kırılır. Yün daha sonra yaklaşık beş santimetre kalınlığında düz bir kuşak haline getirilir, merkezinde kavislenerek omuzların üzerinde durabilir hale getirilir ve iki siyah kanat önden ve arkadan düşer.  Her iki ucunda birer ve kıvrımda dört adet olmak üzere siyah ipek ile altı haç işlenir ve ön ve arkası, altın ve mücevherlerden yapılan ve asikül adı verilen üç iğne ile süslenir”  şeklinde anlattı.

Açıklamaların ardından, Monsenyör Martin, Vatikan Büyükelçisi huzurunda diz çöktü ve Havarisel İman İkrarını söyledikten sonra Mons. Marek Palyum’a dair özel bir dua formülü söyleyerek onu Başepiskopos’un omzuna koydu. 

Alkışlardan sonra törene her zamanki Ayin usulünde devam edildi. Peder İreneusz tarafından Aziz Yuhanna tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözler okunduktan sonra, İzmir Başepiskoposu verdiği vaazında: “Görmeden iman edenlere ne mutlu.” Bu söz hepimize yöneliktir. İman artık ispata değil, görenlerin tanıklığına bağlıdır; biz de bu tanıklığa iman ederek Mesih’e inanabilir ve O’nunla tanışabiliriz. Havariler, bizim için görgü tanıklarıdır. Onların tanıklığı aracılığıyla Mesih’e inanıyoruz. Hristiyanlık tarihi boyunca tanıkların iman tecrübeleri aracılığıyla Mesih’e inanıyoruz. Yaşayan Mesih’le karşılaştıklarını söyleyen iman şehitlerinin tanıklığı aracılığıyla Mesih’e inanıyoruz. Mesih hayatımızda mevcuttur. Hayatlarımızı değiştiren, kalplerimizi yumuşatan, bize tanık olmamız için güç veren Mesih ile karşılaştık. O’nunla tanıştık” dedi. (SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

İzmir Başepiskoposluğunda Sinod’un Birinci Aşaması sona erdi.

Açılış duasının ardından İzmir Başepiskoposu Monsenyör Martin’in hoşgeldiniz konuşması ve giriş sözlerinden sonra, Anadolu Ruhani Reisliğinin Özel Kalem Müdürü P. Antuan Ilgıt’a söz verildi. 

Anadolu Ruhani Reisliğinin Özel Kalem Müdürü P. Antuan Ilgıt

Bu Cizvit Rahibi sinod kelimesini – Yunanca syn (birlikte) ve odos (yürüyüş) parçacıklarından oluşan sinodos’tan türemiştir  – açıklamasından sonra, “Fakat bu birlikte yürümek kesinlikle cümbür cemaat, bir sürü olarak yürümek şeklinde anlaşılmamalıdır. Burada kastedilen, birlikte  hissederek…” dedi. Hem “sinodal yol”, hem de “sinodal yolda muhakeme etme” konuları irdelendi. “…muhakeme etme sinodal yol maneviyatının temelini teşkil etmektedir. Matta İncili’nde Rabbimiz Mesih İsa’nın bizzat kendisi ‘Bırakın [deliceler ve buğday] hasat vaktine dek birlikte büyüsünler’ demek suretiyle iyi buğdayın arasına ‘düşman’ tarafından zararlı deliceler bitkisinin ekildiği gerçeğini teyit etmiştir. Hemen ardından ise şöyle der: ‘Hasat vakti  orakçılara, önce deliceleri toplayın diyeceğim, yakmak için demet yapın. Buğdayı ise toplayıp ambarıma koyun’… Şimdi sinodal yürüyüşün son kilometrelerindesiniz, dolayısıyla sizler için hasat vakti, yani deliceleri ve buğdayı ayırt etme vakti geldi çattı. Bunun için de Kilise olarak, Episkoposunuzun himayesinde beraber muhakeme etme  durumundasınız” şeklinde açıkladı.

İzmir Başpiskoposluk Sinod Koordinatörü Fransisken Rahibi Peder Felianus Dogon

Aziz Polikarp Kilisesi bahçesinde öğle yemeği ve zengin sohbetlerin ardından öğleden sonra birkaç kişi söz alıp kendi inançlarını ve bağlılıklarını derinleştirmeye kaynaklık eden etkenleri ve ilgi alanlarını içeren iman ve yaşamları hakkındaki deneyimlerini paylaştı, ayrıca Caritas konulu bir sunum da salonda bulunan kişilere aktarıldı.

İzmir Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec

Oturumun kapanış “Sinod Kilisesi:toplum, katılım ve görev” sentezinde, “Bu amaçla 17 Ekim 2021 tarihinde İzmir Başepiskoposluğu’nda Başepiskopos Martin tarafından bugünkü tarihi buluşma ile son bulan çok anlamlı ve verimli bir süreç başlatılmıştır. Bu süre zarfında, Başepiskoposluğun tüm cemaatlerinde ve topluluklarında “imanlıları dinleme” istişare toplantısı düzenlendi. Bu değerli çalışmanın meyveleri bugünkü buluşmada paylaşıldı… Birbirimizden ‘öğrenmeye’ ve birlikte büyümeye, teşvik etmeye ve İsa’nın görevine katılmaya çağrıldık” ifadeleriyle dile getirildi. (SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

İzmir Başepiskoposluğu’nda İki Önemli Etkinlik

Bu sene 23 Nisan Cumartesi günü, İzmir Başepiskoposluğu’nda özel ve yoğun bir gün gerçekleştirildi. İlk olarak sabah saat 10.00’da İzmir Başepiskoposluğu Sinodu’nun ilk aşamasının kapanış oturumu, Vatikan’ın Türkiye Büyükelçisi Monsenyör Marek Solczyński katılımıyla Aziz Polikarp Kilisesi’nde başladı.

Oturumun kapanış “Sinod Kilisesi:toplum, katılım ve görev” sentezinde, “Bu amaçla 17 Ekim 2021 tarihinde İzmir Başepiskoposluğu’nda Başepiskopos Martin tarafından bugünkü tarihi buluşma ile son bulan çok anlamlı ve verimli bir süreç başlatılmıştır. Bu süre zarfında, Başepiskoposluğun tüm cemaatlerinde ve topluluklarında “imanlıları dinleme” istişare toplantısı düzenlendi. Bu değerli çalışmanın meyveleri bugünkü buluşmada paylaşıldı… Birbirimizden ‘öğrenmeye’ ve birlikte büyümeye, teşvik etmeye ve İsa’nın görevine katılmaya çağrıldık” ifadeleriyle dile getirildi.
Saat 16.00’da tüm katılımcılar İzmir Metropolit Başepiskoposu Monsenyör Martin Kmetec’in Çobanlık Simgesi – Latince ismi Pallium – Giyme Töreni için Aziz Yuhanna Katedrali’ne gittiler. İstanbul Latin Katolik Ruhani Reisi Monsenyör Massimiliano Palinuro ve Türkiye Ermeni Katolik Başepiskoposu Monsenyör Levon Zekiyan da törene iştirak ettiler.

Ozan Karagöz’ün yönetimindeki Katedral’in korosu, orgu çalan Şerkan Şahin ve Katedral’in görevlisi Mesut Kalaycı bu görkemli törene uygun ilahilerle eşlik ederken giriş alayı gerçekleşti. Vatikan’ın Türkiye Büyükelçisi ilk bölüme başkanlık etti.
Açılış konuşmasında, Monsenyör Marek ilk olarak Palyum’un anlamını açıkladı: “Palyum, 4. yüzyıla tarihlenen ve nihayetinde Episkoposlar ile ilişkilendirilen bir litürjik giysidir… Bu, dünyanın dört bir yanından yeni atanan Başepiskoposların Roma’ya seyahat ederek Papa’dan palyum’u alacakları yıllık bir kutlamaya dönüştü. 2015 yılında Papa Francis’in aldığı karardan dolayı, Episkoposlar 29 Haziran’da kutlanan Aziz Petrus ve Pavlus Bayramı için Roma’ya seyahat ediyor, Papa bu Ayin’de bir gece boyunca Aziz Petrus Bazilikası sunağının altındaki Aziz Petrus’un mezarında bırakılmış olan Palyumları kutsuyor ve onları her yeni Metropolit Episkoposa özel olarak sunuyor… Özel bir Ayin ile Vatikan Büyükelçisi Episkoposlara Palyum’u resmen bahşeder. Bu, yerel Episkoposluğun önemini vurgular ve Episkopos’un sürüsündekilerin de kutlamaya katılmasına olanak sağlar.

Palyum anlam bakımından oldukça zengindir: Her şeyden önce, palyum, Roma’da 21 Ocak tarihinde kutlanan ve adı Latince kuzu anlamına gelen ‘agnus’ kelimesiyle ilişkilendirilen Azize Agnes gününde sunulan kuzuların yününden yapılır.  O gün iki kuzu geleneksel olarak papa tarafından kutsanır ve daha sonra Kutsal Perşembe günü bu koyunların yünü kırılır. Yün daha sonra yaklaşık beş santimetre kalınlığında düz bir kuşak haline getirilir, merkezinde kavislenerek omuzların üzerinde durabilir hale getirilir ve iki siyah kanat önden ve arkadan düşer.  Her iki ucunda birer ve kıvrımda dört adet olmak üzere siyah ipek ile altı haç işlenir ve ön ve arkası, altın ve mücevherlerden yapılan ve asikül adı verilen üç iğne ile süslenir”  şeklinde anlattı.
Açıklamaların ardından, Monsenyör Martin, Vatikan Büyükelçisi huzurunda diz çöktü ve Havarisel İman İkrarını söyledikten sonra Mons. Marek Palyum’a dair özel bir dua formülü söyleyerek onu Başepiskopos’un omzuna koydu. 
İzmir Metropolit Başepiskoposu Mons. Martin Kmetec’in Çobanlık Simgesi – Latince ismi Pallium – Giyme Töreni
Alkışlardan sonra törene her zamanki Ayin usulünde devam edildi. Peder İreneusz tarafından Aziz Yuhanna tarafından yazılan Mesih İsa’nın İncil’inden Sözler okunduktan sonra, İzmir Başepiskoposu verdiği vaazında: “Görmeden iman edenlere ne mutlu.” Bu söz hepimize yöneliktir. İman artık ispata değil, görenlerin tanıklığına bağlıdır; biz de bu tanıklığa iman ederek Mesih’e inanabilir ve O’nunla tanışabiliriz. Havariler, bizim için görgü tanıklarıdır. Onların tanıklığı aracılığıyla Mesih’e inanıyoruz. Hristiyanlık tarihi boyunca tanıkların iman tecrübeleri aracılığıyla Mesih’e inanıyoruz. Yaşayan Mesih’le karşılaştıklarını söyleyen iman şehitlerinin tanıklığı aracılığıyla Mesih’e inanıyoruz. Mesih hayatımızda mevcuttur. Hayatlarımızı değiştiren, kalplerimizi yumuşatan, bize tanık olmamız için güç veren Mesih ile karşılaştık. O’nunla tanıştık” dedi. (SAT-7 TÜRK/İZMİR-Nathalie Ritzmann)

İSTANBUL KUTSAL RUH KATEDRALİ’NDE KUTSAL HAFTA VE PASKALYA

Kutsal Ruh Kilisesi’nde Kutsal Hafta boyuncaYağların Takdisi, Kutsal Perşembe ve Kutsal cuma Ayinleri geniş bir cemaat katılımı ile İstanbul Latin Katolik Kilisesi Havarisel Vekili, Episkopos Mons. Massimiliano Palinuro riyasetinde kutlandı.

Monsenyör Massimiliano vaazında şunları söyledi:

“Bu Kutsal Paskalya gecesinde, dünyadaki kötülük ve Mesih karşıtlığının, O’ nun sevgisini yenebilecek kadar güçlü olmadığını sevinçle ilan ediyoruz. Allah’ın Oğlu, insanlığın asli itaatsizliğini kendi itaatiyle yendi. Mesih, bizim yaralarımızı kendi yaralarıyla iyileştirdi, bizim gururumuzu kendi kibarlığıyla nezaketiyle alçak gönüllülüğe çevirdi. Bizim gibi gerçek insan olarak Mesih, Haç üzerindeki fedakarlığıyla, kötülüğün ancak iyilikle yenilebileceğini öğreterek, adaletsizlik ve acımasızlık karşısında sevmeye devam etti; kin ve şiddet karşısında affetmeye devam etti.

O’nun kadar bu büyük eşsiz sevgisini tanıdıktan sonra, Hristiyan olmak, sadece kültürel bir tanımlama veya çeşitli ritüel uygulamaları olarak basite indirgenemez. 

Hristiyan olmak demek İsa gibi yaşamak ve ölmek demektir. Hristiyan olmak bencilliğimiz bizi öfkeye iterken bile sevmeye devam etmek demektir. Hristiyan olmak, amaçsız gibi gözükse bile yaşamı sevmeye devam etmek demektir. Hristiyan olmak, ayartmalar bize başka insanları cinsel obje gibi gösterirken bile temiz olarak kalmaya ve saf ilişkiler kurmaya devam etmek demektir. Hristiyan olmak, İsa ile birlikte dirilmiş, yeni yaratıklar olmak demektir. Hristiyan olmak, İsa dirildiği için yeni insanlık olmayı ve yeni dünyayı inşaa etmeyi yılmadan umut etmek demektir.  Allah’ın yok edilemez hayali işte budur.”

https://haber.sat7turk.com/istanbul-kutsal-ruh-katedral-kilisesinde-yaglarin-takdisi-ayini/

İstanbul Havarisel Vekilliği Vikarya Günü, 3 Nisan Pazar Günü Taksim Aya Triada Rum Ortodoks Kilisesinde Kutlandı

Vikarya Gününde Papa Franciskus Hazretlerinin 10 Ekim 2021’de başlattığı Sinodalita için Sinod konusu ele alındı.

03.04.2000 Pazar Günü, İstanbul Havarisel Temsilcisi Ekselansları Monsenyör Massimiliano Palinuro beraberindeki rahipler ve İstanbul Latin Katolik Kilisesi cemaati mensupları ile Taksim Aya Triada Kilisesine, ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdi.  

MELEĞİN MERYEME MÜJDESİ GÖRKEMLİ BAYRAMINDA PAPA İLE BARIŞ DUASI

Papa Francesco ile birlikte Rusya ve Ukrayna’nın Meryem’in Lekesiz Kalbine adanmaları için hazırlanan duaya iştirak edelim.
25 Mart Cuma günü İstanbul Kutsal Ruh Katedrali’ndeki program aşağıdaki gibi olacaktır:
* 17:00 Haç Yolu

* 18:00 Müjde Bayramı Efkaristiya Ayini

* 19:00 Rusya ve Ukrayna’nın Meryem’in Lekesiz Kalbine adanmaları duası

25 MART 2022 MELEĞİN MERYEM’E MÜJDESİ BAYRAMINDA BARIŞ İÇİN MERYEM’E ADANMA DUASI

Ey Rab’bin Annesi ve Annemiz Meryem, bu sıkıntı saatinde sana sığınıyoruz. Sen annesin, bizi sever ve tanırsın.

Yüreğimizdeki hiçbir sıkıntı senden gizli değildir. Merhametin annesi, bizler senin ilahi şefkatini, huzur veren varlığını pek çok kez deneyimledik. Çünkü sen her zaman bize, barışın Prensi İsa’ya giden yolda rehberlik ediyorsun.

Ama barış yolunu kaybettik. Geçen yüzyılın trajedilerinden alınan dersi, dünya savaşlarında milyonlarca insanın kurban olduğunu unuttuk. Milletler Cemiyeti olarak verdiğimiz sözleri göz ardı ettik. Halkların barış hayallerine, gençlerin umutlarına ihanet ettik

Açgözlülük bizi hasta etti ve kendimizi milliyetçi çıkarlara kaptırdık. Umursamazlığın bizi kurutmasına ve bencilliğin bizi felç etmesine izin verdik.

Allah’ı görmezden gelmeyi, yalanlarımızla yaşamayı, saldırganlığı beslemeyi, masum hayatları baskı altına alıp silah biriktirmeyi, seçtik. Komşumuzun ve ortak yuvamızın koruyucusu olduğumuzu unuttuk. Dünyanın bahçesini savaşla mahvettik. Bizlerin kardeş olmasını isteyen babamızın kalbini günahlarımızla yaraladık. Kendimizden başka her şeye ve herkese kayıtsız hale geldik. 

Şimdi utanç içinde diyoruz ki: Bizi bağışla Rabbim!

Ey Kutsal Annemiz; günahın sefaleti içinde, yorgunluklarımız ve zayıflıklarımız içinde, kötülüğün ve savaşın gizem dolu adaletsizliği içinde bize, Allah’ın bizi terk etmediğini, bize sevgiyle bakmaya devam ettiğini, bizi affetmek ve teselli etmek arzusunda olduğunu hatırlat!

Allah Seni bize bağışladı ve Senin lekesiz kalbini Kilise ve tüm insanlık için bir sığınak yaptı. Allah’ın lütfu sayesinde daima bizimlesin ve tarihimizin en zor anlarında bile bize şefkatinle rehberlik edersin.

Şimdi biz Sana dönüyor ve kalbinin kapısını çalıyoruz. Biz, bıkıp usanmadan aradığın ve günahtan geri dönmeye çağırdığın sevgili evlatlarınız. Bu karanlık saatte bize yardım et ve teselli ver.

Her birimize bir kez daha de ki: “Senin Annen olan Ben, burada değil miyim?” Kalbimizin ve zamanımızın düğümlerini nasıl çözebileceğini biliyorsun. Sana güveniyoruz. Sınanma anlarımızda yakarışlarımızı küçümsemeyip, yardımımıza geleceğinden eminiz. 

İsa’nın kurtarış saatini hızlandırdığında ve dünyaya O’nun ilk işaretini tanıttığında, Celile’nin Kana’sında yaptığın şey buydu. Davetliler üzülünce O’na, “Şarapları kalmadı” dedin (Yuhanna 2:3). Şimdi ey Annemiz, bu sözleri bizim için Allah’a tekrar et. Çünkü bugün umut şarabını tükettik!

Neşe dağıldı, kardeşlik zayıfladı. İnsanlığımızı yitirdik, barış armağanını boşa harcadık. Her türlü şiddete ve her türlü yıkıma eğilimli hale geldik. Senin anneliğine ne çok ihtiyacımız var!

Ey Annemiz, duamızı kabul et!

Sen, deniz yıldızı, savaş fırtınasında boğulmamıza izin verme.

Sen, yeni ahdin sandığı, barış ve uzlaşma yollarını bize ilham et.

Sen, “Göklerin Kraliçesi”, Allah’ın barışını dünyaya geri getir.

Nefreti söndür, intikamı yatıştır, bize affetmeyi öğret.

Bizi savaştan kurtar, dünyamızı nükleer tehditten koru!

Tespih Kraliçesi, içimizde dua etme ve sevme ihtiyacını uyandır.

İnsan ailesinin Kraliçesi, insanlara kardeşliğin yolunu göster.

Barışın Kraliçesi, dünya için barışı sağla.

Ey Annemiz, ağlayışın katılaşmış kalplerimizi yumuşatsın. Bizim için döktüğün gözyaşları, kinimizin kuruttuğu bu vadiyi yeşertsin. Ve silah sesleri susmazken, duan bizleri barışa kavuştursun. 

Anne ellerin bomba yağmurundan kaçanları ve acı çekenleri okşasın, Senin anne kucaklayışın evini ve ülkesini terk etmek zorunda kalanları teselli etsin. 

Acı çeken Kalbin, bizi şefkate yönlendirsin. Yaralı ve reddedilen insanlara kapılarımızı açmaya teşvik etsin.

Allah’ın Kutsal Annesi çarmıhın altındayken, İsa, öğrenciyi yanında görünce, sana şöyle dedi: “İşte oğlun” (Yuhanna 19:26). Böylece her birimizi sana emanet etti. Sonra öğrenciye, ve böylece her birimize, “Bak, işte annen!” dedi (ayet 27). 

Anne, şimdi seni hayatımıza ve tarihimize davet etmek istiyoruz. Bu saatte, bitkin ve üzgün insanlık seninle birlikte çarmıhın altında. İnsanlık kendini sana emanet etme, senin aracılığınla Mesih’e adanma ihtiyacı içindedir. 

Seni sevgi dolu bir şekilde yücelten Ukrayna ve Rusya halkı Sana sığınıyor.  Senin kalbin ise onlar ve savaş, açlık, adaletsizlik ve yoksulluk çeken tüm halklar için şefkatle atıyor.

Allah’ın Annesi, Annemiz, kendimizi, Kiliseyi ve tüm insanlığı, özellikle Rusya ve Ukrayna’yı Tertemiz Kalbine bu ayinle emanet ediyor ve adıyoruz. Güven ve sevgiyle yerine getirdiğimiz bu eylemi kabul et. Savaşın sona ermesini sağla ve tüm dünyaya barış bağışla.

Kalbinden çıkan “evet”, Barış Prensi’ne tarihin kapılarını açtı! Barışın şimdi de yine Senin kalbinden geçerek geleceğine güveniyoruz. Tüm insanlık ailesinin geleceğini, halkların ihtiyaç ve beklentilerini, dünyanın kaygılarını ve umutlarını Sana adıyoruz.

Senin aracılığınla ilahi Merhamet yeryüzüne dökülsün ve barışın tatlı ritmi günlük yaşamımıza geri dönsün.

Kutsal Ruh’un üzerine indiği “evet” kadınımız, Allah’ın uyumunu aramıza geri getir. “Yaşayan bir umut kaynağı” olan Sen, kalbimizin kuraklığını gider. 

İsa’nın insanlığını ördün, bizi de bu birliğin bir parçası yap. Bir zamanlar dünyamızın yollarında yürüdün, şimdi barış yollarında bize rehberlik et. Amin.

EKÜMENİK PATRİK BARTHOLOMEOS İLE SİNODAL YOL

3 Nisan 2022 tarihinde saat 16,00’da yapılacak olan Vikarya Günü’ne davetlisiniz. Beyoğlu Aya Triada Kilisesinde yapılacak olan toplantı, Ekümenik Patrik Bartholomeos ile Sinodal Yol başlığını taşıyor.

Merkezi bir konumda bulunan Kilise’ye katılımcılar kendi imkanlarıyla gelecekler.

Toplantıda konuşmacılar Türkçe, İtalyanca, İngilizce ve Fransızca dillerinde görüşlerini paylaşacaklar.

İstanbul Kutsal Ruh Katedrali’nde Kül Çarşambası

İstanbul Kutsal Ruh Katedrali’nde 2 Mart Çarşamba günü kutlanan ayinle Paskalya ’ya Hazırlık Devresi başladı. Litürjik takvim içinde çok önemli bir gün olan Kül Çarşamba’sı litürjisi öncesinde pederler günah itirafları için katedralde hazır bulundu. Yoğun katılımın olduğu akşamda İstanbul’daki kiliselerden pederlerin de katılımıyla kutlanan ayin, İstanbul Latin Katolik Kilisesi Ruhani Reisi Mons. Massimiliano Palinuro tarafından yönetildi.

Bu kutlamanın Paskalya’ya doğru olan yolculuğumuzda bizi, Rabbe olan dönüşüme ve af dilemeye çağırdığını belirten Mons. Massimiliano, okumaların ve İncil’in okunmasının ardından İngilizce ve Türkçe olarak verdiği vaazında şöyle söyledi:

Mesih’in adına aracılık ediyor, O’nun adına yalvarıyoruz: Allah ile barışın” (2 Kor. 5:20).

“Mesih’in adına aracılık ediyor, O’nun adına yalvarıyoruz: Allah ile barışın” (2 Kor. 5:20). “Havari Pavlus’un içtenlikle söylemiş olduğu bu çağrıya kulak verelim. Şimdi sadece alçak gönüllükle en temel ihtiyaçlarımıza dönme, bu kutsal oruç döneminde Allah’ın Söz’ünü yeniden hayatımızda harekete geçirme zamanıdı

Önümüzdeki oruç devresi bizim için, bencilliğimizden, içgüdülerimizden, tutkularımızdan ve dünyanın koşullandırmalarından kurtuluş zamanıdır. Bu devre özel çabalar ve somut fedakarlıklar gerektiren ciddi bir kurtuluş yoludur. Bizi Allah’ın tam bilgeliğine ve iradesine götüren güvenli bir köprüye benzeyen bu kurtuluş yolu üç ayak üzerinde durmaktadır: Dua, fedakarlık ve Sadaka”

Vaazın ardından Mons. Massimiliano tarafından küller takdis edildi ve “Rabbimizden uzak kaldığımız zamanlarda bizlerin sadece bir tozdan ibaret olduğumuzu hatırlamamız” için küller halka ve rahiplere serpildi.

Litürjide kullanılan bu küller, bir önceki senenin Palmiye Pazarı’nda ki  dalların yakılmasıyla elde edilir ve Kül Çarşambası gününde kullanılır.

Paskalya’ya hazırlık döneminde her Cuma günü saat 17:00’da İstanbul Kutsal Ruh Katedrali’nde Haç Yolu düzenlenecektir.

(SAT-7 TÜRK/İstanbul-Diyakon Peder Burhan)

Fotoğraf Alfonso Zamuner