Kutsal Kitab’ın Okunması
1.Okuma: Bilgelik 12:13, 16-19 Mezmur 85 2.Okuma: Romalılar 8:26-27 İncil: Matta 13:24-43
Nasıl dua edeceğimizi bilmiyoruz! Aziz Pavlus bize bunu söylüyor, abartılı görünse bile: aslında, nasıl dua edeceğimizi bildiğimizi düşünüyoruz ve bunu sık sık yapıyoruz. Öyleyse kendimize soruyoruz: “Duamız” Rab İsa’nın istediği gibi mi? İsa’nın öğrencileri zaten dua ediyordu, yine de İsa onlara dua etmeyi öğretti. Onlara ikiyüzlüler gibi dua etmemelerini söylemek zorunda kaldı: bu insanların duası Allah tarafından dua olarak kabul edilmez; ayrıca onlara putperestler gibi de dua etmemelerini öğretti: o dua da Babamızın kalbine uymuyor. Bize kendimizi yüzüne bakarak O’nun isteklerini görüp öğrenmek için Baba’nın önüne koymayı öğretti! Fakat bugün Aziz Pavlus, “Ruh zayıflığımızda bize yardım eder” diyerek bize yardımcı olup cesaret veriyor. Kendisi, “Allah’ın isteğine göre şefaat ettiği” için, layıkıyla içimizde dua edecektir. O zaman diğer ruhlarla değil, Kutsal Ruh’la dolu olmaya dikkat edeceğiz ve böylece duamız hoşnut edici olacaktır.
Bugünün diğer okumaları da duaya ışık tutuyor. Dua ederken, karşımızdaki kişiyi tanımak önemlidir. O, Allah’tır, fakat bilinmeyen bir Allah değil, herhangi bir Allah da değil. Bilgelik Kitabı bize şunu açıklıyor:
“Senden başka her şeyle ilgilenen Allah yoktur… günahlardan sonra tövbe bahşedersin”.

O, her şeyle, özellikle de, günahkar olsa da, insanla ilgilenen bir Allah’tır: günahları için tövbe bahşeder, böylece o affedilebilir ve O’nunla yeniden birlik kurabilir. O, gücüne rağmen, “Sen alçakgönüllülükle hüküm verirsin ve bize büyük bir hoşgörüyle hükmedersin” dememiz gereken bir Allah’tır. Böyle bir Allah’ı tanımak, bilinmediği, hatta arzularımıza, bencil arzularımıza göre bile hayal edildiği Allah’tan bahsetmenin korkutucu olduğu bu dünyada yeni bir şeydir! İsa, O’nu bize tanıtmak için geldi: Bunu Son Akşam Yemeği’ndeki duada söyleyecek, böylece öğrenciler bunu hatırlayacaklar. Baba’ya dua ederken şöyle der: “Adını onlara bildirdim ve bildirmeye devam edeceğim”. İsa’nın yaptığı ve söylediği her şeyin amacı, Allah hakkındaki bilgimizin yalansız, gerçek olmasıdır. O’nu seven ve merhamet gösteren bir Baba olarak tanıyacağız. Bugün İncil, İsa’yı üç benzetme anlatarak bize sunuyor. Bunlar aracılığıyla da Allah hakkındaki bilgimizi mükemmelleştiriyor, böylece O’nun bilgeliğinin, bize karşı sabrının, sadakatinin ve merhametinin nereye kadar vardığını görebiliyoruz. İlkinde, bize bir ekiciyi, işini özenle yapan bir ev sahibini sunuyor: tarlasına iyi tahıl eker. O’nun hizmetkarları vardır; bunlar bir süre sonra buğdayın arasında yabani otların büyüdüğünü fark ederler; bu küçük bitkinin unu buğdayla karıştırılırsa ekmeği zehirli hale getirecektir. Hizmetkarlar nereden geldiğini anlamazlar. Kim ekti? Efendilerinden şüphe etmezler; kesinlikle o değildi. İsa, gölgelerde, gizlice, görünmeden çalışan bir düşmanın da olduğunu açıklar: bu, hasadı bozmak, insanları hasta etmek ve öldürmek istiyor. İsa’nın ekiciden bahsettiğinde, Allah’ı, Baba’yı kastettiğini anlıyoruz. Bu Allah iyi işler yapar ve ekmeği yiyecek olanların iyiliği için çalışır. Kimse ondan şüphe edemez veya onu sorgulayamaz. Değerli işi verimli olsa da, her zaman uyanık olmak gerekir. Havva’yı aldatan yılan hala var ve çalışıyor: o, insanlığı mahvetmek istiyor. Ve kimse onun aldatmasının zarar vermesini engelleyemez. Buğday, yabani otların yanında büyümeli; aldatan ve zarar veren bitkilerin yakınında olmaya alışmalıdır. Bu efendi, hizmetkarlarını sabır, azim ve O’na olan güvene alıştırır. Onunla olan ilişkileri -yani duaları- sabırlı bir itaate dönüşür; her şeyi anlamasalar da itaat ederler. İkinci benzetme, ekildiğinde fidan haline gelen en küçük tohumdan bahseder. Peygamberlik dilinde putperest halkları ifade eden “gökteki kuşlar” için faydalı olacaktır. Bütün dünya o minicik taneden
faydalanır. Bu yüzden, Allah’a dua ederken, tüm insanları seven O’na dua ettiğini biliyorsun. O, sevgisini herkese, hatta düşmanların olarak adlandırabileceğin kişilere bile yaymak için seni kullanabilir. Üçüncü benzetme, ev hanımının işini düşünmeni sağlar: Üç ölçek un, içlerinde saklı küçük bir maya sayesinde, çok sayıda insanı doyuracak ekmeğe dönüşebilir. Dua ettiğin Allah, sadece ailen için değil, herkes için besin sağlamakla ilgilenir. Birçok kişiyi mutlu etmek için az şey, maya kadar az şey kullanır.
İşte, dua ettiğimiz Allah gerçekten de özel bir Allah’tır: O’na ne kadar çok bakarsan, muhteşem sevgisinin güzelliğini o kadar çok görürsün. Bu nedenle, dua özel olacaktır: sevgiye, bağışlamaya ve merhamete açık
olacaktır.
P. Vigilio Covi
Sorelle Fraternità Gesù Risorto – Konya
miriam@cinquepani.it









