Kutsal Üçlük Bayramı – A yılı

Litürji

Kutsal Kitab’ın Okunması

1. Okuma: Çıkış 34,4-6.8-9; Mezmur; Daniel 3 2. Okuma: 2Korintliler 13,11-13 İncil: Yuhanna 3,16-18

Bugünkü bayram özel bir bayramdır: Vaftiz edildiğimizde ilahi yaşama ortak kılınmış olmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu nedenle Allah’ımızı tanımak, O’nun yüreğinin ve yaşamının özelliklerinin neler olduğunu, bizimle olan ilişkisinin nasıl olduğunu, bize karşı isteklerinin neler olduğunu bilmek istiyoruz. Bütün bunlar, bu gizemi kutlamak için seçilen okumalarda karşımıza çıkmaktadır. 

Musa, Allah ile yeni bir karşılaşma yaşar. Görevinin başlangıcında, çalıdaki ateşte O’nu tanımıştı. Bugün ise dağda O’nunla karşılaşır: elinde, Allah’ın halkı yönlendirmek üzere parmağıyla yazacağı On Emir’in yazılı olduğu iki taş levha vardır. Bu karşılaşma da gizemlidir: Allah, O’nu gizleyen ve aynı zamanda varlığını ortaya çıkaran bir bulutun içindedir. Bu sefer de Kendini tanıtıyor: «Rab, Rab, merhametli ve şefkatli, öfkesi yavaş, sevgi ve sadakat dolu Allahı». Neden «merhametli ve şefkatli, öfkesi yavaş»deniyor? İnsan her zaman günahkardır, cezayı hak eder. Bu yüzden Allah, kimse O’nun huzurunda korkuya kapılmasın diye, özel sevgisiyle Kendini tanıtıyor. Ama şunu da ekler: “sevgi ve sadakat dolu”: bu sözlerle bize, sevginin asla eksik olmadığı ve sevgisinin sadık olduğu yüreğini gösterir: vaatlerini ve daha önce verdiği kutsamaları yerine getirecektir.

Böyle bir Allah eşsizdir: hiçbir halk böyle bir Allah’ı tanımaz. Bu yüzden Musa, bu vahye dua ile yanıt verir: “Rab aramızda yürüsün”. O, biz zorlu, inatçı ve suçlu günahkarlar olsak da, sürekli yakınlık arzusunu ortaya koyar!

İsa, bize verilen sevgiyi sürdürmek ve derinleştirmek için, Allah’ın kulu Musa’ya söylediği bu sözlere bağlanır. Yahudilerin başlarından birine, her şeyi bilmesi gereken ama aslında hiçbir şey bilmeyen birine konuşmaktadır. Nitekim, O’nu, yani İsa’yı tanımayan, Allah’ı da tanıyamaz. O, İsa, tam da bizim cehaletimizin ve özellikle de sevgi yoksulluğumuzun uçurumunu doldurmak için Baba tarafından buraya gönderilmiştir. Tam da O, Baba’nın dünyamıza olan sevgisinin doluluğudur. Ve O, insanlara teslim edildiğinde ve Kendini feda ettiğinde, öyle olacak ve biz de bunu göreceğiz. 

Dünya cezayı hak eder, ama Oğul bu cezayı gerçekleştirmek için değil, dünyayı bu cezadan kurtarmak için geliyor: böylece Baba’nın merhametli sevgisi görünür, somut ve gerçekleşmiş hale geliyor. Nasıl? «O’na iman eden»: Allah’ın Oğlu’na iman, kurtuluştur! Kendini O’na teslim eden, Peder’in yüreğinde bulunur ve böylece yeni bir yaşamın tadını çıkarabilir.

İmandan doğan yeni yaşam, dünyanın bilmediği ve kabul etmediği o sevinçle kendini gösterir. Aziz Pavlus, bu yürek sevincini gizlememeye çağırır: “Sevinçli olun, mükemmelliğe ulaşmaya çalışın, birbirinizi cesaretlendirin, aynı duyguları paylaşın, barış içinde yaşayın ve sevgi ve barışın Allah’ı sizinle olacaktır.” Bu cesaret verici sözler, Hristiyanların Üçlü ve Tek Allah’ın, O’nun üçlü sevgisinin birliğinin içinde yaşadıkları için söylenebilir. Allah’a ait olan her şey bizim malımız olur: işte, biz sevinç içinde, mükemmelliğe doğru yol almakta, birbirimizi teşvik etmeye özen göstermekte, yeryüzünde barışı parlatacak aynı sevgiyle birleşmişiz.

Ve havari, bizlerin sık sık Efkaristiya ayinlerinde tekrarladığımız selamıyla sözlerini bitirir: “Rab İsa Mesih’in lütfu, Allah’ın sevgisi ve Kutsal Ruh’un birliği hepinizle olsun”.Bu selam-kutsama, bizi vaftizimizi anmaya geri götürür. Rab İsa Mesih bizi kendi ölümünde kabul eder ve dirilişinin yeni yolunda bizi yeniden ayağa kaldırır. Peder Allah bizi Kendi hayatıyla giydirir ve doldurur; bu hayat, sevgiden başka bir şekilde tanımlayamayız; bu sevgi, kesinlikle insanların kapasitesinin çok ötesinde, daha büyük ve daha güzeldir. Ve Kutsal Ruh bizi ilahi Kişilerle ve aramızda tek bir varlık haline getirir: O, tam ve kutsal bir birlikteliğin ruhudur.

Kutsal Üçlü Birlik gizemi bize sadece Allah’ımızı değil, aynı zamanda kendi kimliğimizi de açığa çıkarır: biz Baba’nın evlatlarıyız, Oğul’da evlatlarıyız, O’nların Ruh’utarafından birbirimize bağlanmış. Vaftizimizin sözleriyle İsa’nın haçının işaretini yapmak için elimizi alnımıza her kaldırdığımızda, bu sevinç kaynağını kutlar ve anarız.

P. Vigilio Covi

Sorelle Fraternità Gesù Risorto – Konya
miriam@cinquepani.it