Olağan Devre 4. Pazar Günü – A yılı

Litürji

Kutsal Kitab’ın Okunması

1. Okuma Sof 2,3; 3,12-13 Mezmur 145 2. Okuma 1Kor 1,26-31 İncil Mt 5,1-12

Peygamber Sefanya, düşüncelerini ve öğütlerini paylaşmak için yoksullara sesleniyor. Onun zamanında da zenginlere veya güçlülere seslenmenin bir yararı yok muydu? Allah’ın sözleri yoksullara ulaşır, yoksullar tarafından dinlenir, yoksullar bu sözleri itaat ve sevinçle, ve en önemlisi, meyve vererek yaşarlar. İsa dünyaya geldiğinde de, melekler geçici işleri, yaşamları ve konutları olan çobanları çağırdı, evlerinde ve işlerinde kendilerini güvende hisseden şehirlileri değil. Allah’ın tarzı, Nasıra’da gizlenmiş olan Meryem ile başladığı gibi, gizli kişilerle aramızda işlerini başlatmak. Ve aynen, son yüzyıllarda da, ilahi gösteriler yoksul köylü kızlarına, cahil çocuklara, üniversite diploması olmayan gençlere, hatta Kilise’nin açık düşmanlarına yönelmiştir. 

Sefanya ne tavsiye ediyor? Ülkedeki bütün alçakgönüllüler, Rab’be yönelin. Doğruluğu ve alçakgönüllülüğü amaç edinin. Yoksullara zenginlik, güvenlik, hele ki güç ve otorite aramaları söylenmez. Rab’bi, adaleti, alçakgönüllülüğü arayacaklar: Rab adildir ve alçakgönüllüdür, alçakgönüllülüğü arayan Rab’bi bulur, adaleti arayan O’nun kalbinde bulur kendini. 

Bu kısa sayfa, İncil’deki metnin güzel bir önsözüdür: İsa’nın öğrencileri tarafından yönlendirilen bir kalabalık dağa çıkmaktadır. Neden? İsa’yı arıyorlar ve onu bulmak için çaba sarf ediyorlar. Konforlarını, günlük işlerini bırakıp, dinlemelerinin rahatsız edilmeyeceği, arayışlarının başka şeylerden dağılmayacağı ıssız bir yere gidiyorlar.

Peki İsa ne yapıyor? Konuşmaya başlıyor, ağzını açıyor, sözleri tek tek dışarı çıkarıyor. Hepsi değerlidir, çünkü bu sözler O’nun sonsuzluğundan, Nasıra’da geçirdiği otuz yıllık sessizlikten, birliktelik, barış ve gerçekleşen umutlarla dolu bir gelecek vizyonundan geliyorlar.

İsa’nın söylediği sözler artık hafızamızda yer almaktadır. Artık düşünme ve arzu etme biçimimizin bir parçasıdırlar. Yine de, bu sözler yenidir. Onları daha önce duyduğumuzda, şimdi fark ediyoruz ki dikkatimiz dağılmıştı. Onları, alışkanlıklarımızı değiştiremeyeceklerini ve değiştirmemeleri gerektiğini düşünerek dinlemiştik. Bizimle İsa arasında; anladığımız, bildiğimiz, zaten Rab’bin istediği gibi olduğumuz yanılsamasını yaratan bir cam duvar olmaya izin verdik.

Ne mutlu ruhta yoksul olanlara! Göklerin Egemenliği onlarındır: yoksullar kimlerdir? Sadece yoksullar mı, yoksa dilenciler de mi? Ruhta dilenciye ne mutlu: yoksulluk, normalde anlaşıldığı şekliyle, ikinci planda kalıyor. Allah’ın Ruhunu, yani sevgi dolu yaşamını arzulayan, mutludur, yani Alllah’ın dostu ve müttefikidir. Bu şekilde o, İsa’nın sevilen ve seven kral olduğu göklerin krallığına katılıyor!

Ne mutlu yaslı olanlara! Onlar teselli edilecekler.” Kimler ağlıyor? İsa’nın Kutsal Şehir için ağlamasını, Lazar’ın mezarı başında ağlamasını, Kudüs’ün kadınları ve çocukları için ağlamasını paylaşanlar. İsa’nın reddedilmesi, O’na olan imansızlık, O’nun acıları için ağlayanlara ne mutlu! Bu ağlama, Baba’nın tesellisiyle karşılanıyor.

Bana olan bağlılığınızdan ötürü insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size!”. İsa’nın adı senin içinde o kadar güçlü bir şekilde mevcut ki, O’ndan nefret edenlerin nefretini çekiyorsan, Baba’nın kalbinde olursun. Korkmayacaksın; İsa’nın önceden tüm bunlara katlandığını bilerek, iftira yüzünden çektiğin utancı ve acıyı sunacaksın.

İsa’nın diğer sözleriyle devam edebiliriz, ama şimdi Aziz Pavlus’un Korintos cemaatinde, soyluların ve güçlülerin olmadığı yoksulların bir cemaatinde bu İncil’in sayfasını nasıl dinlediğine bakalım. Eğer tüm imalılar ya da çoğu, başkaları tarafından aptal olarak yargılanıyorsa, utanmamalıdırlar: onlar Allah tarafından seviliyor ve bu nedenle O’nun tarafından korunuyor ve kutsanıyor. Yoksul olabilir ve hor görülebiliriz, ama gurur duyuyoruz, çünkü aramızda, “Bizim için ilahi bilgelik, doğruluk, kutsallık ve kurtuluş olduğu” İsa var. O’nunla övünürüz ve başka bir şey aramayız. Dünya, gerçek bilgeliğin sevgiyle dolu olduğunu, gerçek adaletin insanları Kötünün adaletsizliğinden kurtaran adalet olduğunu ve kurtarılmış ve kutsanmış dünyanın göklerin krallığı haline geldiğini fark edecektir. Orada herkes yaşam, sevinç ve özgürlük bulur. Sefanya’nınbizi davet ettiği gibi, dünyayı değiştirmeye biz başlayacağız, çünkü şimdi aramızda İsa var!

P. Vigilio Covi 

Sorelle Fraternità Gesù Risorto – Konya
miriam@cinquepani.it