Kutsal Kitab’ın Okunması
1. Okuma Havariler İşleri 1,1-11; Mezmur 46 2. Okuma Efesliler 1,17-23 İncil Matta 28,16-20
Aziz Luka bize, İsa’nın havarilere «kırk gün boyunca görünerek, onlara Allah‘ın krallığıyla ilgili konulardan söz ettiğini» anlatır. İsa, kamuya açık yaşamına başlarken göklerin krallığından söz etmişti ve bunu benzetmeler ve öykülerle anlatmaya devam etmişti. Haçta bile, hırsızın söylediği “krallığında” sözü yankılandı ve İsa bunu “cennette” diyerek değiştirdi. Şimdi, dirilmiş olarak, yine “Allah’ın krallığıyla ilgili şeyler”den söz ediyor. Bu krallık, İsa’nın zihninde, arzularında sürekli mevcuttur ve O, bunun öğrencleri için de öyle olmasını ister. Bu, onların dualarında da yer alacaktır, nitekim İsa, Baba’ya şöyle demelerini öğretti: “Egemenliğin gelsin”. Neden bu kadar ısrarcı? Buna gerek var mıydı?
Görünüşe göre öğrenciler hiç dikkat etmemiş ve hiç anlamamışlardı, öyle ki İsa’nın dirilişinden sonra bile “İsrail için egemenliği yeniden kuracağın zaman bu mu?” diye soruyorlar. “Krallık” kelimesini duyduklarında, Davut’un krallığını düşünüyorlardı, başka bir gerçekliği, yani tüm halklardan, tüm uluslardan, tüm dillerden insanlardan oluşan bir krallığı, kendine bir ordu kurmayı düşünmeyen, sadece herkesin tek Rab’be, yani İsa’ya itaat eden kardeşler olmasını ve tam da O’nu, İsa’yı her bakımdan kral olarak adlandırabilmelerini önemseyen bir krallığı değil. Krallık kavramını değiştiremiyordu, içlerinde her zaman dünyevi bir krallık fikri kalıyordu. İsa artık görünmez olduktan sonra, O’nun vaat ettiği gibi Baba’dan “Kutsal Ruh’un gücünü” göndermesinden sonra anlayacaklar.

Öyleyse, Efeslilere mektup yazan havari bizi teşvik ettiği gibi, İsa’nın öğretileri aracılığıyla Allah hakkındaki bilgimizi derinleştirmekle meşgul olacağız. Umudumuzun nereye yönelmesi gerektiğini bileceğiz ve büyük bir güçle ortaya çıkan O’nun yüceliğinin tadını çıkaracağız. Artık Allah’ı; şimdiye kadar her zaman önemli ve yüce saydığımız her şeyin üstünde, “sağında oturmuş” olan İsa’nın yanında göreceğiz. İsa, gerçek bir kral! İsa ve Allah Baba, bizim gözümüzde tek bir bütün olacak: Onları artık ayırmayacağız. Bu, imanımızın ve sevgimizin özelliği olacaktır. Ve de sadece bu değil, biz de Kilise olarak, O’nun tarafından O’nunla birlikte bir araya getirilmiş kişiler olarak, O’nun ilahi otoritesine ortak olacağız. Fakat otoriteyi sevgiden ayrı bir şey olarak görmemek için dikkatli, çok uyanık olacağız: Allah sadece ve her zaman sevgi olmaktadır ve olacaktır! Ve, O’nunla birlikte, haçta gerilen İsa’nın örneğinde, bizler de!
İsa, “Gökte ve yeryüzünde her yetki bana verildi” diyerek On İkiler’e içini açıklamaktadır. Bunu, körü körüne itaat etmeleri için değil, O’nu tanımaları ve O’na, Babamızın hak ettiği aynı güveni duymaları için söyler. Güven duyduğumuzda O’nu sevebilir ve sevgiden dolayı O’na itaat edebiliriz; ve ilk itaat şudur: her yerde O’nun İncil’inin taşıyıcıları olmak. İnsanlara sunabileceğimiz bundan başka bir zenginliğimiz yoktur. Maddi zenginlikler kardeşliği bozar, dostluğu karıştırır, kıskançlık ve çekememezlik, açgözlülük ve hırs doğurur.
Zararlı olmayan, aksine büyük küçük, erkek kadın herkeste insanlığı ve iyiliği olgunlaştıran tek zenginlik, tam da İncil’dir, İsa’nın sürekli olarak içimize ekmeye çalıştığı Söz.İşte bu, dünyayı dolaşabilen ve onu gerçekten değiştirebilen zenginliktir. İncil, vaftizle birlikte gelir: hem Allah’ın sevgisinin hem de insanın isteğinin etkili olduğu somut bir eylem. Allah, vaftiz edilen kişiye kendi paydaşlık ve kutsallık yaşamını aktarır; insan ise her şeyden önce, şeytanın gücü altındaki dünyanın sunduğu her şeyden vazgeçmeye kararlı kalır.
Havarilerin gözünden kaybolmadan önce İsa, krallığın ve Baba’nın tüm iyiliğinin gerçekleşmesine kadar, hayatlarında her zaman mevcut olacağına söz verir. Emmaus’lu ikili bunu zaten deneyimlemişti: Gözleri O’nu görmez hale gelir gelmez, O kalplerinde her zamankinden daha fazla mevcut oldu, o kadar ki gecenin karanlığına ve tırmanışın yorgunluğuna rağmen onlara Yeruşalim’e dönme gücü ve sevinci verdi.
Bizler gözlerimizle İsa’yı asla görmüyoruz, fakat O’nun Baba’nın sağında oturduğunu bildiğimiz için, O’nun Sözü ve tüm öğretileri içimizde sürekli bir güç ve sevinç kaynağıdır. Yeryüzünü sevinçle dolduran sevgiyi, bağışlamayı, birlik ve barış arzusunu yayacağız. Dirilen ve Baba’nın sağında oturan İsa, bizlerin layık olmadığımız halde üyesi olduğumuz bu Kilise’sinde gerçekten mevcuttur ve etki göstermektedir.
P. Vigilio Covi
Sorelle Fraternità Gesù Risorto – Konya
miriam@cinquepani.it
