“Yüce, her şeye kadir, iyi Rab; övgü, yücelik, onur ve her bereket yalnız sana aittir. Ey En Yüce, bunlar yalnız sana yaraşır ve hiçbir insan senin adını anmaya layık değildir.”
Papa Fransiskus’un Laudato si’ genelgesinin onuncu yılı vesilesiyle, İzmir Başepiskoposluğumuz da yaratılışın korunması üzerine düşünmeye adanmış bir sempozyum düzenleyerek bu önemli olayı anmak istedi.

Başepiskoposumuz Mons. Martin KMETEC OFM, aynı masa etrafında farklı inançlardan din adamlarını ve üniversite profesörlerini topladı. Hepsini birleştiren ortak amaç, hepimize ait olan bu mirası korumak için çalışmaktı. Çevrenin korunmasını teşvik edecek ve ortak sorumluluk bilincini geliştirecek dinlerarası diyaloğun gerekliliği, sempozyumun temel hedeflerinden biri oldu.
Başepiskoposun açılış konuşmasının ardından sabah oturumları başladı.

Toplantı, Aziz Polikarpos Kilisesi’nde yeni açılan multimedya salonunda gerçekleştirildi. Salon, Assisili Aziz Fransua’ya adanmış olup, Sloven sanatçı Mira Ličen’in, Aziz Fransua’nın “Güneş İlahisi”ni hatırlatan modern bir eseriyle zenginleştirilmiştir.
Padre Pascal Keneth OFM, Padre Stefano Luca OFM Cap.’ın “Yaratılış İlahisi” başlıklı konuşmasını tanıttı; konuşmada ilahinin dua olarak taşıdığı ruhsal değer vurgulandı.


Ardından Padre Diego Taddei OFM’in “Uyumlu Birlikte Yaşam: Efendi Değil, Koruyucu” başlıklı sunumu geldi. Konuşmasında Laudato si’ Genelgesi’nin bazı yönlerini Hristiyan bakış açısından ele aldı.
Bu iki konuşmanın ardından Türk profesör Zakir Çoban söz aldı. “Dinlerarası ve Ekolojik İşbirliği” başlıklı sunumunda, çevre konusunun İslam dininde de ne kadar önemli bir yer tuttuğunu ortaya koydu.
Öğle arasından sonra oturum, Padre Claudio Monge OP tarafından yönetildi. Kendisi, ABD’den video konferans yoluyla bağlanan Profesör İbrahim Özdemir’i tanıttı. Özdemir, “Al Mizan” yani “Dünya İçin Bir Antlaşma” belgesi üzerinde durdu. Bu belge, Müslümanların çevrenin korunmasına ilişkin düşüncelerini içeren ve “Laudato si’”nin yayımlanmasından dokuz yıl sonra, beş yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıkan bir metindir.


Son olarak Fokolare hareketinden kardeş Antonino Puglisi, önce günümüz dünyasına ve gelişimine bilimsel bir bakış sundu; ardından ansiklika mektubunun bazı yönlerini derinleştirerek onun evrensel, Hristiyan, ekümenik ve dinlerarası niteliğini vurguladı.

Daha sonra yapılan kısa tartışmada katılımcılar da düşüncelerini paylaşma ve bu acil ve önemli konu üzerine sorular sorma fırsatı buldular.
Yazan: Caterina Pagano, Meryem ve Havari Yuhanna’nın Öğrencileri
Fotoğraflar: Aydın Çetinkaya