İDENTE TOPLULUĞU KURUCUSU FERNANDO RIELO’NUN DOĞUMUNUN 100. YILI KUTLAMASI 22 Ocak 2023

22 Ocak 2022 tarihinde İStanbul KAtedrali’nde, İdente Erkek ve Kadın Topluluğu Kurucusu Fernando Rielo PArdal’ın doğumunun yüzüncü yıldönümü kutlamaları başlangıcı için görkemli ayin kutlandı.

Ayine Türkiye Katolik Ermenileri Başepiskoposu Levon Boghos ZEKİYAN başkanlık etti.

CET Başkanı İzmir Başepiskoposu Martin KMETEC bir mesaj gönderdi,

Ayinin vaazını İstanbul Havarisel Vekili Mons. Massimiliano PALINURO verdi. İdente Gençlik’te Fernando Rielo’nun öğretisi ile Mesih’i tanımış olan her yaştan onlarca genç ayine katıldı.

Ayine katılanlara, Idente Topluluğunu tanıtan, Fernando Rielo’nun yaşam öyküsü ve kuruluşlarınn yer aldığı bir kitapçık ile trisagio dağıtıldı. Kitapçıkta Meryem’in Trisagiosu ile birlikte Yusuf’un Trisagiosu da ye alıyor.

C.E.T. 115. OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISI

Türkiye Katolik Ruhani Reisler Kurulu 115. Olağan Genel Kurul Toplantısı 9-12 Ocak 2023 tarihleri arasında İskenderun’da yapıldı.

İlk gün, Allah’ın Sözü’nü düşünmeye ayrıldı. Episkoposlar, toplantılarının başlangıcını Mons. Paolo Bizzzeti’nin rehberliğinde Kutsal Yazılar üzerine meditasyona ayırdılar.  

Sonraki iki gün boyunca toplantılar Türkiye Apostolik Büyükelçi S. E. Mons. Marek Solczynski huzurunda Anadolu Havarisel Temsilciliği toplantı salonunda yapıldı. Toplantının başlangıcında son toplantıdan bu yana geçen zamanda yaşanan sevinçli ve üzücü olaylarla, zorlukların ve geleceğe dair fikirler kardeşçe paylaşıldı.

5-12 Şubat 2023 tarihinde Prag’da yapılacak Episkoposlar Sinodu’nun Kıta sürecinde CET temsilcisi olarak Mons. Martin KMETEC belirlenirken, Roma’daki final aşamasında Mons. Massimiliano PALİNURO’nun temsilci olarak gitmesine karar verildi.

Ulusal Gençlik Komisyonu Temsilcisi P. Antuan Ilgıt, 1-6 Ağustos 2023 tarihinde Lizbon, Portekiz’de yapılacak Uluslararası Dünya Gençlik Günü toplantısına katılım hakkında kendi önerilerini sundu. Bu etkinliğe katılacak gençleri organize etmek için yerel sorumluların kendisi ile iletişime geçmeleri gerekmektedir.

Mahalli ve evrensel kilise seviyesinde bazı etkinliklerin planlaması yapıldı ve bu girişimlere aktif olarak katılmaya davet edilecek temsilciler seçildi. Bu önemli buluşmalar arasında “Çobanlar ve Laikler, Birlikte Yürümeye Çağrı” Laikler, Aile ve Yaşam Bakanlığı (Vatikan, 16-18 Şubat, 2023); CCEE Katekez Oturum Toplantısı, Lubiana, Slovenya (25-27 Nisan 2023); Jubile Yılı 2025 Efkaristiya Kongresi, İznik Konsili Jübilesi (2025).

Kilise Mahkemesi hakkında, Apostolik Signatura Yüce Mahkemesi teklifi ile ilgilenen tüm ruhbanlara açık sorumlu diyosezanlar için yargı eğitimi için bir yıllık toplantı yapılması kararı alındı.

Latin Ayin düzeni için ayin kitaplarının yeniden tercüme işi hızla ilerliyor ve iyi sonuçlar alınıyor. Komisyon İstanbul Apostolik Temsilciliğinde çalışmalarını sürdürmektedir. Nihai basım işleminden önce teolojik ve linguistik bir konferans ve ad experimentum bir baskı yapılması öngörülmektedir. Episkoposlar, daha karmaşık bir çalışma ve derin düşünme gerektiren sözcüklerin çevirileri hakkında kısa bir süre fikir alış verişinde bulundular.

Présence dergisi, Türkiye Kilisesinin yaşamı ve maneviyatını ifade edip paylaşmak ve tüm yreekl kilise gerçekleri için imanda müjdeleme ve eğitim aracı olacak şekilde tekrar düzenlenecektir. Suor Enza Ricciardi tüm episkoposluk bölgeleri temsilcileri içe işbirliği kurarak çalışmak üzere  dergi direktörü ve redaksiyon koordinatörü olarak seçildi.

Katekez Komisyonu, Türkiye’deki Hristiyanların eğitim ve öğretimini daha iyi hale getirmek, yararlı konuları tartışmak ve derinleşmek üzere bu yıl içinde bir sempozyum düzenlenmesini teklif etti. İçerik ve organizasyon ayrıntıları en kısa sürede paylaşılacaktır.

CET sekretaryası tarafından sunulan bir hizmet olan basın bülteninin, Episkoposlar Konferansı’nın değil ülkedeki medyanın görüşlerinin iletildiği bir bülten olduğu belirtildi.

Bir sonraki toplantının 9-11 Temmuz 2023 tarihlerinde, İstanbul, Büyükada’da Apostolik Büyükelçilik mülkünde yapılması kararlaştırıldı.

Papa Emeritus Bendiktus için 7 Ocak 2023’te Dinî Merasim yapıldı

St. Esprit Katedrali’nde yapılan ayine Türkiye’deki dinî cemaat temsilcileri katıldı. (Photo Credit: Alfonso Zamuner)

Türkiye Vatikan Büyükelçisi S.E. Mons. Mareck Solcyzinski’nin Başkanlık ettiği ayine Ekümenik Patrik Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patriği Kadasetli Sahak Maşalyan, Süryani Ortodoks Cemaati Başepiskoposu Mor Filüksinos Yusuf Çetin, Trükiye Ermeni Katolikleri Başepiskoposu S. E. Mons. Levon Boghos Zekiyan, Süryani Katolik Cemaati Patrik Vekili Mons. Orhan Çanlı, Keldani Cemaati Patriği Ramzi Garmou ve İstanbul Havarisel Temsilcisi S.E. Mons. Massimiliano Palinuro katıldılar.

İstanbul Katolik cemaatinin kalabalık bir şekilde iştirak ettiği ayinin başlangıcında kısa bir konuşma yapan İstanbul Havarisel Temsilcisi Mons. Massiimiliano Palinuro şunları söyledi:

(Photo Credit: Alfonso Zamuner)

“Büyük Papa XVI. Benediktus’un iman tanıklığı ve Kilise’ye sunduğu cömert hizmeti için, Türkiye’deki Katolik Cemaati’nin Rab’be şükranlarını göstermek üzere bu Efkaristiya kutlamasında toplanmış bulunuyoruz.

“Rab, kendi kutsal isteğine uygun olarak son yüzyılların büyük teoloğu Joseph Ratzinger’i Katolik Kilisesi’ne Havari Petrus’un 265. Halefi olmak üzere çağırdı. Kendisi Zor bir dönemde Aziz II. Jean Paul’ün büyük mirasını üstlendi.  Güçlü rehberliği ve açık doktrini ile temel bir referans noktası oldu ve olmaya devam edecektir.

“Öğretileri ve yazdıkları gelecek nesillere bıraktığı büyük bir hazinedir. O, İncil’in yolundan giderek uzaklaşan bir dünyada, Hristiyan imanının güzelliğini tanıtmayı biliyordu.  Hristiyanlığın etkisinin azalmasına bağlı olarak, Batı dünyasını özellikle etkileyen manevi kuraklıkla yüzleşti ve Kilise’yi İncil’in ana kaynaklarına; bizzat yaşayan İsa’ya yönelmesi için cesaretlendirdi. 

“Papalığın programlı Genelgesi Deus Caritas est’te “Hristiyan olmanın başlangıcı bir etik karar ya da yüce bir fikir değildir, bu bir karşılaşma durumudur: Hristiyan olmanın başlangıcı, bir Kişi ile  – yaşama yeni bir ufuk veren İsa’nın şahsı ile karşılaşmaktır.” (Enciclica Deus caritas est, §1).

“Gerçekten de onun hayatı Rab İsa’ya ve O’nun kilisesine bir sevgi ilahisi oldu. Görevden ayrılması bile Kilise’nin yararına olan her şeyi, kendi hayatından daha önemli tuttuğunu bize gösteriyor: “Kilise, Rab’bin kilisesidir, başka kimseye ait değildir.” Papa’nın öğrettiği son şey budur.

“Ne yazık ki o yanlış anlaşıldı ve pek çok kişi tarafından kullanıldı. Küçük ideolojik hedeflerle hareket eden muhafazakâr kesimler onu kullandı ve ilericiler de onu bir düşman olarak gördü. Muazzam etkisini ve otoritesini sarsmak için saçma sapan iftiralar yayıldı. Şeytani bir mantığa uyan, Kilisenin iç ve dış düşmanları Papa Benediktus’un Papa Franciskus’a karşı olduğunu ilan ederken, Papa Emeritus daima alçakgönüllülükle tek Papa’ya mutlak itaat gösterdi. Sessizliği ve alçakgönüllülüğü ile bu iftiraların saçmalığını gösterdi ve Kilise birliğini korudu.

“Uzun ve acı dolu bir hastalık döneminden sonra burada, yeryüzünde söylediği son sözler: “Rab, seni seviyorum” oldu. Bu sözler gerçekten de doktrin ve öğretisinin derin kaynağını, yani Rab İsa ile sevgi ilişkisini bize gösteriyor.

“Bizlere bıraktığı ve bu kitapçığın son sayfasında bulunan Manevi Vasiyeti, bize bir kez daha Papa XVI. Benediktus’un yüreğine bakma imkânı veriyor. O’nun vasiyeti asla unutulmamalı, hatırası takdis edilmelidir.  “

(Photo Credit: Alfonso Zamuner)

Vatikan’ın Türkiye Büyükelçisi s. Mons. Mareck Solcyzinski, vaazında Papa Emeritus XVI. Benediktus’un Manevi Vasiyetine değindi :

Pek Kutsal Patrik Hazretleri,

Kadasetli Patrik Hazretleri,

Sevgili Epsikopos Kardeşlerim,

Ekselansları ve Saygıdeğer Diplomatik Kurum Temsilcileri,

Sevgili Kardeşlerim,

            Papa Emeritus XVI. Benediktus Hazretlerinin ebedi istirahati için kutladığımız bu Ayin’de ona hürmetlerimizi sunuyor ve Kilise’nin bu büyük Çobanı ve iman hocasını anıyoruz.

1.        Gerçekten de Papa Franciskus’un dediği gibi, : O’nun keskin ve ince düşüncesi kendisine atıf vermiyordu, fakat kiliseye aitti, çünkü daima İsa ile karşılaşmamızda bize eşlik etmeyi istedi. Papa Benediktus’un bizi elimizden tutup götürdüğü kişi, Çarmıha Gerilmiş, Dirilmiş, Yaşayan ve Rab Olan İsa idi.

            Papa Benediktus’un en son kendi Manevi Vasiyeti’nde de belirttiği gibi Kilise’yi ve her erkek ve her kadını İsa ile karşılaşmaya götürmek, onun arzusu idi. Bu Vasiyet’te bizden imanda sağlam durmamızı istiyor: Kilise’de benim hizmetime emanet edilen herkese şimdi diyorum ki: Kafanız karışmasın… Hakikaten Mesih İsa Yol, Gerçek ve Yaşam’dır – ve Kilise de tüm kusurlarıyla birlikte gerçekten O’nun bedenidir. Bu sözler, ikinci okumada Aziz Petrus’un bize verdiği teminat ile ne kadar da örtüşüyor! Zaman sona ererken açığa çıkarılmaya hazır olan kurtuluşa kavuşasınız diye iman sayesinde Allah’ın gücü ile korunuyorsunuz.

2.         Gerçekten de Papa Benediktus, Haça Gerilen ve Dirilen, Yaşayan Rab Olan Mesih İsa’ya tamamen inandığı gibi, O’nun Bedeni olan Kilise’ye de inanıyordu. Bu imanını, rahip, episkopos ve Papa olarak kendi hayatı ile kanıtlamıştır. Yine bir teolog olarak Kilise’nin gerçek öğretisini açıklayıp savunarak, Katolik imanına aykırı hiç bir şeyi onaylamadı. Manevi Vasiyeti’nde şöyle yazıyor: 60 yıl boyunca teolojinin özellikle Kutsal Kitap araştırmalarının yolunu takip ettim. Sarsılmaz görülen tezlerin, değişen nesillerle çöktüğünü gördüm – ki bunların sadece hipotez olduğu ortaya çıktı… Tüm bu karmakarışık hipotezler arasından imanın makullüğünün nasıl ortaya çıkmış olduğunu ve çıkmaya devam ettiğini gördüm ve görüyorum.

3.         Fakat Papa Benediktus, sarsılmaz imanının en büyük kanıtını son sözlerini söylerken verdi: İsa, seni seviyorum. İmanını bu şekilde açıklarken, aynı zamanda Allah’ın hizmetkârı olarak yaşadığı hayatını da özetlemiş oldu:

                        Tamamen karşılıksız bir armağan için duyulan şükrandan doğan, Rab’be ve O’nun halkına hizmet için minnettar bir bağlılık;  

                        Rab’be hizmet eden herkesin Rab’bin ‘kuzularımı otlat’ diyerek verdiği buyruğa güvenli bir itaat demek olan dayanıklılık ve zorluklar ortasında sessizce şekillenip arınmış, dua dolu bir bağlılık;

                        Müjde’nin güzelliği ve sevincini iletmek için tutkulu çabasında, Allah’ın hizmetkârı olarak görevinde her zaman Kutsal Ruh’un tesellisi ile desteklenen bir bağlılık;

        Meryem gibi Haç’ın altında, çeşitli şekillerde yer alan herkesin verimli tanıklığında; ne saldıran ne de zorlayan, acı veren ama kararlı bir dinginlikte; Rab’bin atalarımıza ve onların torunlarına verdiği söze sonsuza dek sadık kalacağına dair inatçı ama sabırlı bir umut.  (cf. Papa Francesko’ Vaaz, Cenaze Ayini).

4.         Manevi Vasiyeti’nin sonunda Papa Benediktus tevazu ile: “benim için dua etmenizi istiyorum. Tüm günahlarıma ve kusurlarıma rağmen Rab beni ebedi konutuna kabul etsin” diyor.          

İstanbul Havarisel Temsilciliğinin Katedral Kilisesinde Papa Benediktus’un ebedi istirahati için dua etmek üzere bir araya gelen bizler de bir kilise topluluğu olarak bugünkü İncil okumasının bize hatırlattığı Rab’bin son sözlerine sımsıkı sarılıyor ve  Kardeşimizi Rab’bin ellerine emanet ediyoruz. O merhametli eller hayatı boyunca yaydığı ve tanıklık ettiği İncil’in yağıyla kandilini yaksın (bk. Vaaz, Cenaze Ayini).

            Bugün İkinci Okuma’da Aziz Petrus bizi Rab’bin kurtuluşumuza ilişkin vaadine sımsıkı sarılmamız için teşvik ediyor: Mesih’i görmemiş olsanız da O’nu seviyorsunuz. Şu anda O’nu görmediğiniz halde O’na iman ediyor, sözle anlatılmaz yüce bir sevinçle coşuyorsunuz. Çünkü imanınızın sonucu olarak canlarınızın kurtuluşuna seviniyorsunuz.

            Bu sözlerden cesaret alarak, Kardeşimiz Papa Benediktus’un şimdiden üç büyük Aziz Selefi XXII. Yuhanna, VI. Pavlus ve II. Jean Paul ile buluşmuş olduğunu ve tarif edilemez bir sevinç ile dolduğunu ümit ettiğimizi ifade etmek isteriz. Tüm dünyada Allah’a iman edenler gibi bizler de Katedral Kilisesine, asla ölmeyen sevgiyi göstermek üzere şükran kokusu ve umut merhemi ile geldik. Bunu O’nun bize yıllar boyunca bahşettiği aynı bilgelik, şefkat ve özveri ile yapmak istiyoruz. Ve Papa Franciskus’un izinden giderek şu sözlerle dua ediyoruz Güvey’in sadık dostu Benediktus, şimdi ve sonsuza dek O’nun sesini işittiğin için, sevincin de tam olsun! (bk. Vaaz, Cenaze Ayini).

5.         Son olarak, Papa Beneditus’un Manevi Vasiyeti’ndeki son sözleri hatırlatmak istiyorum: Bana emanet ettiklerinin hepsi için gün be gün en içten dualarımı sunuyorum.

            Dediğin gibi olsun!  Teşekkür ederiz, Kutsal Baba! Âmin.

Ekümenik Patrik Bartholomeos Hazretleri de anma konuşmasında Papa Emeritus XVI. Bendiktus ile uzun yıllar öncesine dayanan tanışıklığından söz etti:

(Photo Credit: Alfonso Zamuner)

Merhum Papa XVI. Benediktus için saygı, minnet ve sevginin kardeşçe ve alçakgönüllü takdirini göstermek bizim için ayrı bir şeref vesilesidir.

Papa XVI. Benediktus ile ilk yakın tanışmam ve kişisel görüşmem; merhum Papa II. John Paul’un başlattığı Dünya Dua Günü’nde, 2002 yılında oldu. Merhum Papa II. John Paul, dinî önderlerin hep birlikte Assisi’ye trenle yolculuk yapmasını teklif etmişti. Böylece dinî anlayışın yanı sıra hac yolculuğuyla birlikte manevî farkındalığın içsel yolculuğunu da tecrübe edeceklerdi. O sırada Kardinal Joseph Ratzinger’i tren yolculuğunda aynı kompartımanda yanıma oturması için davet etme fırsatı buldum. Bu vesileyle yirmi yıl sürecek olan karşılıklı bir sevgi ve pastoral ittifakın tohumları atılmış oldu. 

Assisi’ye giden yolculukta gerçekleşen bu buluşma benim için tesadüfî ya da gayri resmi bir birlik ve dayanışma ifadesinden çok daha fazlasıydı. Aslında ikimizin de birbirine yakınlaşması için çok fazla bir çaba gerekmiyordu. Her ikimiz de aynı düzlemde olduğumuzu, aynı diyalog ilkelerine değer verdiğimizi ve bu nedenle de Mesih İsa’da birlik ve birliktelik için aynı ortak hedefi paylaştığımızı, kısa sürede fark ettik.  Bu derin ve kişisel buluşma anı, nihayetinde Papa Benediktus’un görev süresi boyunca ilişkimizi şekillendirdi. Bu yolculuk, sekülerleşmiş bir dünyada imanı savunmak ve aynı zamanda bölünmüş Hristiyanlar arasında birliği geliştirmek için hem bir çağrı hem de bir yükümlülük olan sorumluluğumuz hakkında paylaştığımız güven ve kanaati mühürlemiş oldu.

O dönem Kardinal Ratzinger, zaten çok tanınmış bir teoloji alimiydi. Bana söylediğine göre, kitaplardan çok kendisini etkileyen bazı Ortodoks öğrencilerden Doğu teolojisi ve geleneğini öğrenmiş ve sevmişti.  Bu öğrenciler arasında İsviçre Metropolitanı Damaskinos ve Avustralya Başepiskoposu Stylianos da bulunuyordu. Bunlardan Metropolitan Damaskinos 2016’da Girit’te toplanan Ortodoks Kilisesinin Kutsal ve Büyük Konsili’nin hazırlanmasında ve dinler arası diyalogun desteklenmesinde çok önemli bir görev üstlenmiştir.  Avustralya Stylianos Başepiskoposu da ikili ve çok taraflı ekümenik diyaloglarda kritik görevler üstlendi, hatta 1980’de başlayan Katolik – Ortodoks Teolojik Diyalog’un kurucu eş başkanı olarak görev yaptı. 

Böylece 19 Nisan 2005’te seçilmesi vesilesiyle, selefimiz Patrik Demetrios’un 16 Ekim 1978’de Papa John Paul’un papa olarak seçilmesini takiben Ekümenik Patrikhane Makamına yaptığı ziyareti hatırlamak amacıyla sembolik bir jestle, hemen Papa Benediktus’u Fener’e davet ettim. Papa II. John Paul, papalık görevine başladıktan sonra Roma Katolik Kilisesi ve Ortodoks Kilisesi arasında Teolojik Diyalog için Karma Komisyon’un resmen açıklandığı 30 Kasım 1979’da,  Konstantinopolis Kilisesi Tahtının Bayramına bizzat katılmıştı.

Papa XVI. Benediktus da seçildikten on sekiz ay sonra 20 Kasım 2006’da Ekümenik Patrikhane Festivali’ne bizzat katıldı, ki bu da kiliselerimiz arasındaki resmi teolojik diyalogun yeniden başladığını ve yenilendiğini işaret etmektedir. 30 Kasım 2006’da ortak bir deklarasyonda “çeşitli zorluklar yüzünden birkaç yıl kesintiye uğrayan fakat artık  taze bir dostluk ve iş birliği ruhu içinde tekrar çalışabilecek Komisyon’un ve teolojik diyalogun yeniden başlamasından duyduğumuz derin sevinci ifade ettik.” Aramizdaki kişisel dostluk tohumları ve Papa Benediktus’un ısrarlı çabalarının sonucunda 2006’da kiliselerimiz arasındaki diyalog nihayet Sırbistan’ın Belgrad şehrinde tekrar başladı. Ortak komisyonun teolojik gündemine geri dönerek yeni ilerlemeler kat etmesinde Papa Benediktus’un ve bizim Pergamon Metropolitimiz John’un teolojik hünerleri büyük paya sahiptir.

Kasım 2006’daki aynı belgede “dünya karşısında iş birliğimizi ve ortak tanıklığımızı güçlendirmeliyiz” diyerek ortak düşüncemizi de belirtmiştik. Üstelik kendimizi insanlığa hizmet, insan yaşamını, her insanın yaşamını savunmaya adayarak; Hristiyanlar arasında yakın ilişki kurulmasını ve her tür şiddet ve ayrımcılıkla mücadele amacıyla gerçek ve dürüst bir dinler arası diyalog kurulmasını teşvik etmeliyiz.”  Nihayet “dinî önderler olarak Allah’ın yarattıklarını korumak ve gelecek nesillere içinde yaşayabilecekleri bir dünya bırakmak için yapılan tüm çabaları teşvik etmeyi ve desteklemeyi görevlerimizden biri olarak görüyoruz” diyerek bitirdik.

İki yıldan kısa bir süre sonra, 2008 yılı Ekim ayında Papa Benediktus bizi Roma Katolik Kilisesi Episkoposlar Sinodu Olağan 1. Genel Kurul Toplantısında 400’den fazla kardinal ve episkopos huzurunda “Kilise Yaşamı ve Görevinde Allah’ın Kelamı” hakkında resmi ve merkezi bir tanıtım için davet etti. Bu tarihi olay, muhteşem Sistine Şapeli’nde görkemli bir akşam ayininden sonra gerçekleşti. Olayı tarihi kılan ise bir Roma’da bir Papa’nın bir Ortodoks Patriğinden küresel episkoposlar sinodunda açılış konuşması yapmasını istiyor olmasıydı. Bu, kalbimin derinliklerinde ve Kilise tarihinde değerini koruyacak muazzam bir armağan ve paha biçilemez bir şereftir.

Patrik olarak görev yaptığım otuz bir yıl boyunca Roma’da görev yapan üç Papa ile çalışma ayrıcalığına sahip oldum. 29 Haziran 2008’de Vatikan’ın koruyucu azizleri Aziz Petrus ve Pavlus Bayramı’na katıldığım üç seferden birinde Papa Benediktus’a: “Papa Hazretlerinin On sekiz  ay önce İlk Çağrılan Havari ve Aziz Petrus’un ağabeyi, Yeni Roma’nın Kadim Makamının Kurucusu ve Koruyucusu Aziz Andreas’ın Tahtının Bayramı’nda bizzat hazır bulunmasına samimi şükran duygularımızın saygılı bir ifadesi” olarak mevcudiyetimin işaret ettiği kesinliği belirttim.

Aziz Petrus Bazilikasındaki Görkemli ayinden sonra öğle yemeğinde şunları da söyledim:  “Bu tür ziyaretler tarihsel bağlamda teolojik diyalog yoluyla daha büyük iletişimin somut ifadesi ve Mesih’in bedeninde kutsal sırların tam bir birlikteliği için dua beklentisi ile iki Kilise arasında önemli alış verişleri içermektedir.” Bu toplantı, Havari Pavlus’un iki bin yıl önceki doğuşundan beri Pauline Yılı’nın resmi açılışını göstermektedir ve her ikimiz de birbirimizin bayramlarını destekleme sözü verdik.

Papa Benediktus ile mütevazı ama tarihi önem taşıyan istifasından çok sonra bile yazışmaya ve iletişim kurmaya devam ettik. Onunla sık sık yıllar boyunca kişisel görüşlerimizi paylaştık,  hatta onu nisan aylarında üç yıldönümü için – Papa  seçilmesi, Papalık makamına çıkması ve doğum günü için tebrik ederdim. Onu mütevazı manastırında ziyaret edişimi her zaman anlamlı buldu, orada toplantılarımızı hatırladı ve ona vermiş olduğum çeşitli hediyeleri gururla gösterdi.

Bir keresinde şöyle yazmıştı: “Bu nesneler sadece kişisel dostluğumuzun değerli işaretleri değil, aynı zamanda Konstantinopolis ve Roma arasındaki birliğe giden işaret levhaları, birliğe doğru ilerlediğimize dair umut işaretleridir.”

Sevgili kardeşim Papa 16. Benedict’in incelikli ruhu, ebediyen huzur içinde yatsın. Hayatının ve işlerinin çok önemli katkısı ebedi hatıradaki yerini korusun.  

Türkiye Ermenileri Patriği Kadasetli Patrik Sahak Maşalyan da Papa Emeritus XVI. Benediktus’un vefatı ve gıyabi cenaze merasimi münaseetiyle bir konuşma yaptı:

PAPA XVI. BENEDICTUS ANISINA

Mesih’in Kilisesi’ne hizmet edenler hakkında konuşurken Davut Peygamber’in Mezmurlar Kitabındaki ayeti hatırlıyoruz: “Kahinlerin doğruluğu kuşansın. Sadık kulların sevinç çığlıkları atsın” (132.9). Bugün kardeş kilise önderleri olarak bu kutsal çatı altında bu ayeti kendine şiar edinmiş, “Rabbin hizmetkarlarının bir hizmetkarini” anıyor, ruhunun esenligi için dua ediyoruz. Emeritus Papa XVI. Benedictus’un vefatıyla Rab Isa Mesih’in evrensel Kilisesi önemli bir değerini kaybetmiştir. Ruhanilik andina sadık kalarak Kiliseye hizmet ettiği her konumda, üstlenmiş olduğu her görevde doğrulukla ve sadakatle gerçekleştirdiği çalışmaları kilisenin sadık evlatları için hep bir övünç vesilesi olmuştur.

Bugün ebediyete uğurlanan Emeritus Papa Benedictus’un kaybı, özellikle Katolik dünyasında gerçekten bir üzüntüye neden olmuştur. Ancak bu üzüntü içinde teselli bulmak için O’nun yaşamına bakmak yeterli olacaktır. Kendisini tanıyanlar onun geride bırakmış olduğu değerli eserlerin ve hizmetlerin bilinciyle, örnek bir ruhani önder bahsettiği için Tanrı’ya şükretmektedirler. İşte bu şükran duygusu ölüm acısını anlamlı kılmakta ve hatta acıyı kutsal bir sevince dönüştürmektedir. Papa Benedictus’u tanıyanlar Kilisenin önemli bir önderini yitirmenin acısının yanı sıra, böylesi yüksek vasıflarla donanmış bir ruhani babaya sahip olmanın tesellisini yaşıyorlar. Katolik kardeşlerimizin O’nun aziz hatırasıyla övünmeye fazlasıyla hakları var. Kuşaktan kuşağa taşınacak bu hakli övünç Papa Benedictus’un anısını yaşatacaktır.

Hepimizce bilinen bir gerçek var: Pek Muhterem Emeritus Papa’nın vefatı sadece Roma Katolik Kilisesi için değil, aynı zamanda Mesih’in Bedeni olan Kutsal Kilise ailesi ve insanlık için bir kayıptır. O’nun şahsında kilise büyük bir teoloğu, derin bir ruhaniyata sahip örnek bir önderi kaybetmiştir. Sadece Kilise için değil, Rahmetli Emeritus Papa insanlık hafızasında da bir düşünür olarak çok önemli bir yer edinmiştir. Hatırası, Rabbin görkemine adanmış hizmetlerinde ve kaleme aldığı kalıcı eserlerde yaşayacaktır. Şahsen ben, rahiplik öğrenim yıllarında onun kitaplarından yararlandığımı ve teoloji bilgimi zenginleştirdiğimi söyleyebilirim.

Emeritus Papa Benedictus’un Patrikliğimizle olan hatırasını burada paylaşmak isteriz. Kendisinin tahta çıkış törenine Rahmetli selefimiz Patrik Mesrob II Hazretleri PatriklikMakamını temsilen katılmıştı. 2006 yılında ise Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaret esnasında Patriklik Katedralimiz’de Rahmetli Patrik Hazretleri tarafindan karşılanmıştı. Bizler için çok önemli ve büyük değer taşıyan bu hatıralar Patrikliğimiz tarihinde yaşayacaktır. Patriklik Katedraline yaptığı bu tarihi ziyaret katedralin girişindeki bir kitabede, kendisinden önce katedralimize yapılmış Papal ziyaretler arasındaki yerini almıştır.

Dünya barışına, kardeşliğe ve kiliseler arası ilişkilerin geliştirilmesine hizmet etmiş bir ruhani lideri kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Bu vesileyle Patriklik Makami, Ruhani Meclisimiz, ruhanilerimiz, cemaat kurumlarımız ve cemaatimiz adına taziyelerimizi sunuyor, ruhunun esenliği için dua ediyoruz. Tanrı dualarımızı kabul etsin. Amen.

Ayin sonunda, cemaate anı olarak Papa Emeritus XVI. Benediktus’un fotoğrafının bulunduğu kartlar dağıtıldı.

(Photo Credit: Alfonso Zamuner)

Katedral Korosu, Don Nicola MASEDU (SDB) şefliğinde ilahilerle ayine eşlik etti.

 

Türkiye Ermeni Katolik Başepiskoposluğu 2022 Noel Takvimi

24 ARALIK 2022 CUMARTESİ

Taksim Surp Hovhan Vosgeperan Ermeni Katolik Kilisesi

Saat 16.45 Kutsal Okumalar

Saat 18.00 Pek Muhterem Başepiskopos Levon Zekiyan tarafından sunulacak olan Kutsal Ayin

Pangaltı Anarad Hığutyun Ermeni Katolik Kilisesi

Saat 18.00 Kutsal Ayin

Kadıköy Surp Levon Ermeni Katolik Kilisesi

Saat 19.00 Kutsal Ayin

25 ARALIK 2022 PAZAR

Beyoğlu Surp Asdvadzazin Ermeni Katolik Kilisesi

Saat 10.30 Pek Muhterem Başepiskopos Levon Zekiyan tarafından sunulacak olan Kutsal Ayin

Pangaltı Anarad Hığutyun Ermeni Katolik Kilisesi

Saat 11.00 Kutsal Ayin

Kadıköy Surp Levon Ermeni Katolik Kilisesi

Saat 11.30 Kutsal Ayin

İzmir Metropolitliği Noel Ayin Programı

İzmir Kiliselerinde Noel Ayin Programı aşağıdaki gibidir:

Cathédrale St-Jean/Aziz Yuhanna Katedrali : 21h30

Eglise St-Antoine/Aziz Antuan Kilisesi, Bayraklı : 17h00

Eglise du Saint Nom de Marie/Meriem’in Kutsal Adı Kilisesi, Bornova : 17h00

Eglise Sainte-Hélène/Azize Helena, Karşıyaka : 20h00

Eglise Sainte-Marie/Santa Maria Kilisesi, Konak : concert 23h15, sainte messe : 23h45

Eglise Notre-Dame de Lourdes/Notre-Dame de Lourdes Kilisesi, Göztepe : 22h00

Eglise St-Jean Baptiste/Aziz Vaftizci Yuhanna Kilisesi, Buca : 21h30

Eglise Notre-Dame du Rosaire/Rosario Kilisesi, Alsancak : 19h00

CARITAS TÜRKİYE’DEN NOEL MESAJI

Dear Partners and friends,
in gratitude to continue our service together, we send you in attached our Christmas greetings.
Best wishes

Nadir Nadhim 
Caritas Turkey National Director

İnönü, Harbiyeçayırı Sok.66
Tel: +90 212 23 44 564     

Samsun (Türkiye) Mater Dolorosa Kilisesi Başrahibi Fra. Marcelo Antonio Cisneros OFM, 14 Aralık 2022 tarihinde vefat etti.

Samsun (Türkiye) Mater Dolorosa Kilisesi Başrahibi, Kardeşimiz Fra. Marcelo Antonio Cisneros OFM, 14 Aralık 2022tarihinde abdominal aort anevrizması yüzünden 64 yaşında vefat etti.

Cenaze Merasimi için ayin, 20 Aralık Salı günü saat 18.00’de İstanbul St. Maria Draperis Kilisesi’nde yapılacaktır.

S. e. Mons. Massimiliano PALINURO’NUN episkoposluk takdisinin I. yıldönümü 7 Aralık 2022, saat 18.00’de St. Esprit Katedrali’nde Şükran Ayini ile kutlanacak.

Geçen yıl, Meryem’in Lekesiz Var Oluşu Yortusu’nun arifesi olan 7 Aralık 2021 akşamı, Episkoposumuz, İstanbul Havarisel Vekili Mgr. Massimiliano PALINURO’nun episkoposluk takdisi gerçekleşti.
Episkopos PALINURO, bu akşam, 7 Aralık 2022, saat 18:00’de, episkoposluk takdisinin birinci yıldönümü vesilesiyle Saint-Esprit Katedrali’nde düzenlenecek olan Kutsal Şükran Ayinine riyaset edecektir. Şükran duasında ona katılmaya davet ediliyoruz. Rab, Lekesiz Meryem Ana’nın şefaati aracılığıyla ona lütuf ve sağlık versin ve kendisine emanet edilen imanlılara rehberlik ederek hizmetinde uzun süre kalmasını sağlasın.

OLAĞAN DEVRE XXXIV. CUMARTESİ

İncil: Luka 21,34-36

“Kendinize dikkat edin! Yürekleriniz sefahat, sarhoşluk ve bu yaşamın kaygılarıyla ağırlaşmasın. O gün, üzerinize bir tuzak gibi aniden inmesin. Çünkü o gün bütün yeryüzünde yaşayan herkesin üzerine gelecektir. Her an uyanık kalın, gerçekleşmek üzere olan bütün bu olaylardan kurtulabilmek ve İnsanoğlu’nun önünde durabilmek için dua edin.”

OLAĞAN DEVRE XXXIV. CUMA

İncil: Luka 21, 29-33

İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: “İncir ağacına ya da herhangi bir ağaca bakın. Bunların yapraklandığını gördüğünüz zaman yaz mevsiminin yakın olduğunu kendiliğinizden anlarsınız. Aynı şekilde, bu olayların gerçekleştiğini gördüğünüzde bilin ki, Allah’ın Egemenliği yakındır. Size doğrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan, bu kuşak ortadan kalkmayacak. Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.

OLAĞAN DEVRE XXXIV. PERŞEMBE

İncil: Luka 21,  20-28

“Yeruşalim’in ordular tarafından kuşatıldığını görünce bilin ki, kentin yıkılacağı zaman yaklaşmıştır. O zaman Yahudiye’de bulunanlar dağlara kaçsın, kentte olanlar dışarı çıksın, kırdakiler kente dönmesin. Çünkü o günler, yazılmış olanların tümünün gerçekleşeceği ceza günleridir. O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline! Çünkü ülke büyük sıkıntıya düşecek ve bu halk gazaba uğrayacaktır. Kılıçtan geçirilecek, tutsak olarak bütün uluslar arasına sürülecekler. Yeruşalim, öteki ulusların dönemleri tamamlanıncaya dek onların ayakları altında çiğnenecektir.

“Güneşte, ayda ve yıldızlarda belirtiler görülecek. Yeryüzünde uluslar denizin ve dalgaların uğultusundan şaşkına dönecek, dehşete düşecekler. Dünyanın üzerine gelecek felaketleri bekleyen insanlar korkudan bayılacak. Çünkü göksel güçler sarsılacak. O zaman İnsanoğlu’nun bulut içinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler. Bu olaylar gerçekleşmeye başlayınca doğrulun ve başlarınızı kaldırın. Çünkü kurtuluşunuz yakın demektir.”

OLAĞAN DEVRE XXXIV. ÇARŞAMBA

İncil: Luka, 21, 12-19

“Ama bütün bu olaylardan önce sizi yakalayıp zulmedecekler. Sizi havralara teslim edecek, zindanlara atacaklar. Benim adımdan ötürü kralların, valilerin önüne çıkarılacaksınız. Buna göre kendinizi nasıl savunacağınızı önceden düşünmemekte kararlı olun. Çünkü ben size öyle bir konuşma yeteneği, öyle bir bilgelik vereceğim ki, size karşı çıkanların hiçbiri buna karşı direnemeyecek, bir şey diyemeyecek. Anne babanız, kardeşleriniz, akraba ve dostlarınız bile sizi ele verecek ve bazılarınızı öldürtecekler. Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek. Ne var ki, başınızdaki saçlardan bir tel bile yok olmayacaktır Dayanmakla canlarınızı kazanacaksınız.

OLAĞAN DEVRE XXXIV. SALI

İncil: Luka 21, 5-11

Bazı kişiler tapınağın nasıl güzel taşlar ve adaklarla süslenmiş olduğundan söz edince İsa, “Burada gördüklerinize gelince, öyle günler gelecek ki, taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!” dedi. Onlar da, “Peki, öğretmenimiz, bu dediklerin ne zaman olacak? Bunların

gerçekleşmek üzere olduğunu gösteren belirti ne olacak?” diye sordular.

İsa, “Sakın sizi saptırmasınlar” dedi. “Birçokları, ‘Ben O’yum’ ve ‘Zaman yaklaştı’ diyerek benim adımla gelecekler. Onların ardından gitmeyin. Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.”

Sonra onlara şöyle dedi: “Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak. Şiddetli depremler, yer yer kıtlıklar ve salgın hastalıklar, korkunç olaylar ve gökte olağanüstü belirtiler olacak.”

OLAĞAN DEVRE XXXIV. PAZARTESİ

İncil: Luka 21, 1-4

İsa başını kaldırdı ve bağış toplanan yerde bağışlarını bırakan zenginleri gördü. Yoksul bir dul kadının oraya iki bakır para attığını görünce, “Size gerçeği söyleyeyim” dedi, “Bu yoksul dul kadın herkesten daha çok verdi. Çünkü bunların hepsi kutuya, zenginliklerinden artanı attılar. Bu kadın ise yoksulluğuna karşın, geçinmek için elinde ne varsa hepsini verdi.”

KRAL OLAN MESİH’İN BAYRAMI OLAĞAN DEVRE XXXIV. PAZAR

C Yılı: Luka 23, 35-43

Halk orada durmuş, olanları seyrediyordu. Yöneticiler İsa’yla alay ederek, “Başkalarını kurtardı; eğer Allah’ın Mesihi, Allah’ın seçtiği O ise, kendini de kurtarsın” diyorlardı.

Askerler de yaklaşıp İsa’yla eğlendiler. O’na ekşi şarap sunarak, “Sen Yahudiler’in Kralı’ysan, kurtar kendini!” dediler. Başının üzerinde şu yafta vardı:

YAHUDİLER’İN KRALI BUDUR

Çarmıha asılan suçlulardan biri, “Sen Mesih değil misin? Haydi, kendini de bizi de kurtar!” diye küfür etti. Ne var ki, öbür suçlu onu azarladı. “Sende Allah korkusu da mı yok?” diye karşılık verdi. “Sen de aynı cezayı çekiyorsun. Nitekim biz haklı olarak cezalandırılıyor, yaptıklarımızın karşılığını alıyoruz. Oysa bu adam hiçbir kötülük yapmadı.”

Sonra, “Ey İsa, kendi egemenliğine girdiğinde beni an” dedi.

İsa ona, “Sana doğrusunu söyleyeyim, sen bugün benimle birlikte cennette olacaksın” dedi.

OLAĞAN DEVRE XXXIII. CUMARTESİ

İncil: Luka 20, 27-40

Ölümden sonra dirilişi yadsıyan Sadukiler’den bazıları İsa’ya gelip şunu sordular: “Öğretmenimiz, Musa yazılarında bize şöyle buyurmuştur: ‘Eğer bir adamın evli kardeşi çocuksuz ölürse, adam ölenin karısını alıp soyunu sürdürsün.’ Yedi kardeş vardı. Birincisi kendine bir eş aldı, ama çocuksuz öldü. İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü. Son olarak kadın da öldü.

Buna göre, diriliş günü kadın bunlardan hangisinin karısı olacak? Çünkü yedisi de onunla evlendi.”

İsa onlara şöyle dedi: “Bu çağın insanları evlenip evlendirilirler. Ama gelecek çağa ve ölülerin dirilişine erişmeye layık görülenler ne evlenir, ne evlendirilir. Bir daha ölmeleri de söz konusu değildir. Çünkü meleklere benzerler ve dirilişin çocukları olarak Allah’ın çocuklarıdırlar.

Musa bile alevlenen çalıyla ilgili bölümde Rab için, ‘İbrahim’in Allah’ı, İshak’ın Allah’ı ve Yakup’un Allah’ı’ deyimini kullanarak ölülerin dirileceğine işaret etmişti. Allah ölülerin değil, dirilerin Allah’ı’dır. Çünkü O’na göre bütün insanlar yaşamaktadır.” Artık O’na başka soru sormaya cesaret edemeyen din bilginlerinden bazıları, “Öğretmenimiz, güzel konuştun” dediler.

CET BAŞKANI S.E. MONS. MARTIN KMETEC OFMConv. 13 KASIM TERÖR SALDIRISI NEDENİYLE TAZİYE DİLEDİ

Mons. Kmetec, taziye mesajında “13 Kasım 2022 Pazar günü İstanbul İstiklal Caddesi’nde meydana gelen ve en az altı kişinin hayatını kaybettiği, 81 kişinin de yaralandığı bombalı saldırının dehşet verici haberi tüm halkımızı derinden üzdü. Tüm Türkiye Episkoposları ve Hıristiyan Cemaati adına değerli canların kaybından dolayı kederli ailelere en derinden başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz” dedi.

Monsenyör Kmetec, “Allah, yolundan sapmış, başkalarına acı ve ıstırap veren herkesin kalplerini değiştirsin, barış için yaşamalarını ve çalışmalarını sağlasın” dileklerini ifade etti.

OLAĞAN DEVRE XXXIII. CUMA

İncil: Luka 19, 45-48

Sonra İsa tapınağın avlusuna girerek satıcıları dışarı kovmaya başladı. Onlara, “‘Evim dua evi olacak’ diye yazılmıştır. Ama siz onu haydut inine çevirdiniz” dedi. İsa her gün tapınakta öğretiyordu. Başkâhinler, din bilginleri ve halkın ileri gelenleri ise O’nu yok etmek istiyor, ama bunu nasıl yapacaklarını bilemiyorlardı. Çünkü bütün halk O’nu can kulağıyla dinliyordu.

OLAĞAN DEVRE XXXIII. PERŞEMBE

İncil: Luka 19, 41-44

İsa Yeruşalim’e yaklaşıp kenti görünce ağladı.

“Keşke bugün sen de esenliğe giden yolu bilseydin” dedi. “Ama şimdilik bu senin gözlerinden gizlendi. Senin için öyle günler gelecek ki, düşmanların seni setlerle çevirecek, kuşatıp her yandan sıkıştıracaklar. Seni de, bağrındaki çocukları da yere çalacaklar. Sende taş üstünde taş bırakmayacaklar. Çünkü Allah’ın senin yardımına geldiği zamanı fark etmedin.”

OLAĞAM DEVRE XXXIII. ÇARŞAMBA

İncil: Luka 19, 11-28

Oradakiler bu sözleri dinlerken İsa konuşmasını bir benzetmeyle sürdürdü. Çünkü Yeruşalim’e yaklaşmıştı ve onlar, Allah’ın Egemenliği’nin hemen ortaya çıkacağını sanıyorlardı. Bu nedenle İsa şöyle dedi: “Soylu bir adam, kral atanıp dönmek üzere uzak bir ülkeye gitti. Gitmeden önce kölelerinden onunu çağırıp onlara birer mina verdi. ‘Ben dönünceye dek bu paraları işletin’ dedi.

“Ne var ki, ülkesinin halkı adamdan nefret ediyordu. Arkasından temsilciler göndererek, ‘Bu adamın üzerimize kral olmasını istemiyoruz’ diye haber ilettiler.

“Adam kral atanmış olarak geri döndüğünde, parayı vermiş olduğu köleleri çağırtıp ne kazandıklarını öğrenmek istedi. Birincisi geldi, ‘Efendimiz’ dedi, ‘Senin bir minan on mina daha kazandı.’

“Efendisi ona, ‘Aferin, iyi köle!’ dedi. ‘En küçük işte güvenilir olduğunu gösterdiğin için on kent üzerinde yetkili olacaksın

 “İkincisi gelip, ‘Efendimiz, senin bir minan beş mina daha kazandı’ dedi.

“Efendisi ona da, ‘Sen beş kent üzerinde yetkili olacaksın’ dedi.

“Başka biri geldi, ‘Efendimiz’ dedi, ‘İşte senin minan! Onu bir mendile sarıp sakladım. Çünkü senden korktum, sert adamsın; kendinden koymadığını alır, ekmediğini biçersin.’

“Efendisi ona, ‘Ey kötü köle, seni kendi ağzından çıkan sözle yargılayacağım’ dedi. ‘Kendinden koymadığını alan, ekmediğini biçen sert bir adam olduğumu bildiğine göre, neden paramı faize vermedin? Ben de geldiğimde onu faiziyle geri alırdım.’

“Sonra çevrede duranlara, ‘Elindeki minayı alın, on minası olana verin’ dedi.

“Ona, ‘Efendimiz’ dediler, ‘Onun zaten on minası var!’

“O da, ‘Size şunu söyleyeyim, kimde varsa ona daha çok verilecek. Ama kimde yoksa, kendisinde olan da elinden alınacak’ dedi. ‘Beni kral olarak istemeyen o düşmanlarıma gelince, onları buraya getirin ve gözümün önünde kılıçtan geçirin!'”

İsa, bu sözleri söyledikten sonra önden yürüyerek Yeruşalim’e doğru ilerledi.

Papa Franciskus, Istiklal Caddesi’nde düzenlenen terörist saldırı için telgraf göndererek taziye diledi.

https://www.vaticannews.va/en/pope/news/2022-11/pope-sends-condolences-to-victims-of-istanbul-explosion.html

Papa Franciskus, İstanbul’un merkezinde Geçtiğimiz Pazar gin patlayan bombalı saldırıda hayatını kaybedenelrin yakınlarına ve yararlananlara taziye mesajı gönderdi.

Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin imzası ile Türkiye Havarisel Büyükelçisi Başepiskopos Marek Solczyńsk’ye Salı Günü Gönderilen mesajda Papa, İstanbul’daki bombalı saldırıda meydana gelen ölüm ve yaralanamalardan duyduğu derin üzüntüyü ifade etti.

Papa Franciskus, mesajda “ölmüş olanların ailelerine ve yakınlarına taziyelerini gönderdi ve yaralananların ve sevdiklerini yitirenlerin yası için duyduğu üzüntüyü” ifade etti. . 

Papa, “his bir şiddet eyleminin Türk milletinin Kardeşlik, adalet ve barışa dayanan bir toplum inşa etme yolunda cesaretini kırmaması” için dua ettiğini söyledi.

Yerel basında Çıkan haberlere gore İstanbul Ekümenik Patriği Bartholomeos Hazretleri de saldırıyı “sert bir dille kınadı” ve kurbanları anmak için olay yerine gitti.

Terörizm şüphesi

Patlama pazar Günü Öğleden sonra saat 04.20’de, şehrin gözde alışveriş ve buluşma yerlerinden, Avrupa yakasındaki Istiklal Caddesinde gerçekleşti.

Sosyal medyada dolaşan Görüntülerden, patlamanın sadece yaylara açık olan caddenin ortasında, kalabalık insan topluluğu içinde patladığı görülüyor.

Akşam erken saatlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve yardımcısı Fuat Oktay tarafından yapılan açıklanada patlamanın bir kadın tarafından gerçeklşetirildiği belirtildi.

Başta canlı bomba saldırısından şüphelenilse de akşam saatlerinde yapılan açıklama bombayı yerleştiren kişinin tutuklandığı açıklandı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, patlamadan 40-45 dakika once bir banka Patlayıcının olduğu bir Çanta bırakıldığını belirtti. Aynı saatlerde şüpheli kadınla birlikte 46 kişi daha tutuklandı. Türkiye Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın açıklamasına göre saldırı ile ilgili 50 kişi tutuklandı.

OLAĞAN DEVRE XXXIII. SALI

İncil: Luka 19, 1-10

İsa Eriha’ya girdi. Kentin içinden geçiyordu. Orada vergi görevlilerinin başı olan, Zakkay adında zengin bir adam vardı. İsa’nın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu. İsa’yı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti. İsa oraya varınca yukarı bakıp, “Zakkay, çabuk aşağı in!” dedi. “Bugün senin evinde kalmam gerekiyor.” Zakkay hızla aşağı indi ve sevinç içinde İsa’yı evine buyur etti. Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: “Gidip günahkâr birine konuk oldu!” dediler. Zakkay ayağa kalkıp Rab’be şöyle dedi: “Ya Rab, işte malımın yarısını

yoksullara veriyorum. Bir kimseden haksızlıkla bir şey aldımsa, dört katını geri vereceğim.”

İsa dedi ki, “Bu ev bugün kurtuluşa kavuştu. Çünkü bu adam da İbrahim’in oğludur. Nitekim İnsanoğlu*, kaybolanı arayıp kurtarmak için geldi.”

OLAĞAN DEVRE XXXIII. PAZARTESİ

İncil: Luka 18, 35-43

İsa Eriha’ya yaklaşırken kör bir adam yol kenarında oturmuş dileniyordu. Adam oradan geçen kalabalığı duyunca, “Ne oluyor?” diye sordu.  Ona, “Nasıralı İsa geçiyor” dediler.  O da, “Ey Davut Oğlu İsa, halime acı!” diye bağırdı.  Önden gidenler onu azarlayarak susturmak istedilerse de o, “Ey Davut Oğlu, halime acı!” diyerek daha çok bağırdı. İsa durup adamın kendisine getirilmesini buyurdu. Adam yaklaşınca İsa, “Senin için ne yapmamı istiyorsun?” diye sordu. O da, “Ya Rab, gözlerim görsün” dedi.

İsa, “Gözlerin görsün” dedi. “İmanın seni kurtardı.” Adam o anda yeniden görmeye başladı ve Allah’ı yücelterek İsa’nın ardından gitti. Bunu gören bütün halk Allah’a övgüler sundu.

OLAĞAN DEVRE XXXIII. PAZAR

C Yılı: Luka 21, 5-19

Bazı kişiler tapınağın nasıl güzel taşlar ve adaklarla süslenmiş olduğundan söz edince İsa, “Burada gördüklerinize gelince, öyle günler gelecek ki, taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!” dedi. Onlar da, “Peki, öğretmenimiz, bu dediklerin ne zaman olacak? Bunların

gerçekleşmek üzere olduğunu gösteren belirti ne olacak?” diye sordular. İsa, “Sakın sizi saptırmasınlar” dedi. “Birçokları, ‘Ben O’yum’ ve ‘Zaman yaklaştı’ diyerek benim adımla gelecekler. Onların ardından gitmeyin. Savaş ve isyan haberleri duyunca telaşlanmayın. Önce bunların olması gerek, ama son hemen gelmeyecek.”

Sonra onlara şöyle dedi: “Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak. Şiddetli depremler, yer yer kıtlıklar ve salgın hastalıklar, korkunç olaylar ve gökte olağanüstü belirtiler olacak.

“Ama bütün bu olaylardan önce sizi yakalayıp zulmedecekler. Sizi havralara teslim edecek, zindanlara atacaklar. Benim adımdan ötürü kralların, valilerin önüne çıkarılacaksınız. Bu size tanıklık etme fırsatı olacak. Buna göre kendinizi nasıl savunacağınızı önceden düşünmemekte kararlı olun. Çünkü ben size öyle bir konuşma yeteneği, öyle bir bilgelik vereceğim ki, size karşı çıkanların hiçbiri buna karşı direnemeyecek, bir şey diyemeyecek. Anne babanız, kardeşleriniz, akraba ve dostlarınız bile sizi ele verecek ve bazılarınızı öldürtecekler.

Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek. Ne var ki, başınızdaki saçlardan bir tel bile

yok olmayacaktır. Dayanmakla canlarınızı kazanacaksınız.”

OLAĞAN DEVRE XXXII. CUMARTESİ

İncil: Luka 18, 1-8

İsa öğrencilerine, hiç usanmadan, her zaman dua etmeleri gerektiğini belirten şu benzetmeyi anlattı: “Kentin birinde Allah’tan korkmayan, insana saygı duymayan bir yargıç vardı. Yine o kentte bir dul kadın vardı. Yargıca sürekli gidip, ‘Davacı olduğum kişiden hakkımı al’ diyordu.

5 “Yargıç bir süre ilgisiz kaldı. Ama sonunda kendi kendine, ‘Ben her ne kadar Allah’tan korkmaz, insana saygı duymazsam da, bu dul kadın beni rahatsız ettiği için hakkını alacağım. Yoksa sürekli gelip beni canımdan bezdirecek’ dedi.”

Rab şöyle devam etti: “Adaletsiz yargıcın ne söylediğini duydunuz. Allah  da, gece gündüz kendisine yakaran seçilmişlerinin hakkını almayacak mı? Onları çok bekletecek mi? Size şunu söyleyeyim, onların hakkını tez alacaktır. Ama İnsanoğlu* geldiği zaman acaba yeryüzünde iman bulacak mı?”

OLAĞAN DEVRE XXXII. CUMA

İncil: Luka 17,26-37

“Nuh’un günlerinde nasıl olduysa, İnsanoğlu’nun günlerinde de öyle olacak. Nuh’un gemiye bindiği güne dek insanlar yiyip içiyor, evlenip evlendiriliyorlardı. Sonra tufan gelip hepsini yok etti. Lut’un günlerinde de durum aynıydı. İnsanlar yiyip içiyor, alıp satıyor, tohum ekiyor, ev yapıyorlardı. Ama Lut’un Sodom’dan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti.

“İnsanoğlu’nun ortaya çıkacağı gün durum aynı olacaktır. O gün damda olan, evdeki eşyalarını almak için aşağı inmesin. Tarlada olan da geri dönmesin. Lut’un karısını hatırlayın! Canını esirgemek isteyen onu yitirecek. Canını yitiren ise onu yaşatacaktır. Size şunu söyleyeyim, o gece aynı yatakta olan iki kişiden biri alınacak, öbürü bırakılacak. Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.”

Onlar İsa’ya, “Bu olaylar nerede olacak, Rab?” diye sordular. O da onlara, “Leş neredeyse, akbabalar da oraya üşüşecek” dedi.

OLAĞAN DEVRE XXXII. PERŞEMBE

İncil: Luka 17, 20-25

Ferisiler İsa’ya, “Allah’ın Egemenliği ne zaman gelecek?” diye sordular. İsa onlara şöyle yanıt verdi: “Allah’ın Egemenliği göze görünür bir şekilde gelmez. İnsanlar da, ‘İşte burada’ ya da, ‘İşte şurada’ demeyecekler. Çünkü Allah’ın Egemenliği içinizdedir.” İsa öğrencilerine şöyle dedi: “Öyle günler gelecek ki, İnsanoğlu’nun günlerinden birini görmeyi özleyeceksiniz, ama görmeyeceksiniz. İnsanlar size, ‘İşte orada’, ‘İşte burada’ diyecekler. Gitmeyin, onların arkasından koşmayın. Şimşek çakıp göğü bir ucundan öbür ucuna dek nasıl aydınlatırsa, İnsanoğlu kendi gününde öyle olacaktır. Ama önce O’nun çok acı çekmesi ve bu kuşak tarafından reddedilmesi gerekir.”

OLAĞAN DEVRE XXXII. ÇARŞAMBA

İncil: Luka 17, 11-19

Yeruşalim’e doğru yoluna devam eden İsa, Samiriye ile Celile arasındaki sınır bölgesinden geçiyordu. Köyün birine girerken O’nu cüzamlı on adam karşıladı. Bunlar uzakta durarak, “İsa, Efendimiz, halimize acı!” diye seslendiler. İsa onları görünce, “Gidin, kâhinlere görünün” dedi. Adamlar yolda giderken cüzamdan temizlendiler. Onlardan biri, iyileştiğini görünce yüksek sesle Allah’ı yücelterek geri döndü, yüzüstü İsa’nın ayaklarına kapanıp O’na teşekkür etti. Bu adam Samiriyeli’ydi.

İsa, “İyileşenler on kişi değil miydi?” diye sordu. “Öbür dokuzu nerede? Allah’ı yüceltmek için bu yabancıdan başka geri dönen olmadı mı?” Sonra adama, “Ayağa kalk, git” dedi. “İmanın seni kurtardı.”

OLAĞAN DEVRE XXXII. SALI

İncil: 17, 7-10

Petrus O’na, “Bak, biz her şeyi bırakıp senin ardından geldik” demeye başladı. “Size doğrusunu söyleyeyim” dedi İsa, “Benim ve Müjde’nin uğruna evini, kardeşlerini, anne ya da babasını, çocuklarını ya da topraklarını bırakıp da şimdi, bu çağda çekeceği zulümlerle birlikte yüz kat daha fazla eve, kardeşe, anneye, çocuğa, toprağa ve gelecek çağda sonsuz yaşama kavuşmayacak hiç kimse yoktur.

OLAĞAN DEVRE XXXII. PAZARTESİ

İncil: Luka 17, 1-6

İsa öğrencilerine şöyle dedi: “İnsanı günaha düşüren tuzakların olması kaçınılmazdır. Ama bu tuzaklara aracılık eden kişinin vay haline! Böyle bir kişi bu küçüklerden birini günaha düşüreceğine, boynuna bir değirmen taşı geçirilip denize atılsa, kendisi için daha iyi olur.

Yaşantınıza dikkat edin! Kardeşiniz günah işlerse, onu azarlayın; tövbe ederse, bağışlayın.

Günde yedi kez size karşı günah işler ve yedi kez size gelip, ‘Tövbe ediyorum’ derse, onu bağışlayın.”

Elçiler Rab’be, “İmanımızı artır!” dediler. Rab şöyle dedi: “Bir hardal tanesi kadar imanınız olsa, şu dut ağacına, ‘Kökünden sökül ve denizin içine dikil’ dersiniz, o da sözünüzü dinler.

OLAĞAN DEVRE XXXII. PAZAR

C Yılı: Luka 20, 37-38

Musa bile alevlenen çalıyla ilgili bölümde Rab için, ‘İbrahim’in Allah’ı, İshak’ın Allah’ı ve Yakup’un Allah’ı deyimini kullanarak ölülerin dirileceğine işaret etmişti. Allah ölülerin değil, dirilerin Allah’ıdır. Çünkü O’na göre bütün insanlar yaşamaktadır.”

OLAĞAN DEVRE XXXI. CUMARTESİ

İncil: Luka 16, 9-15

Size şunu söyleyeyim, dünyanın aldatıcı servetini kendinize dost edinmek için kullanın ki, bu servet yok olunca sizi sonsuza dek kalacak konutlara Kabul etsinler.” “En küçük işte güvenilir olan kişi, büyük işte de güvenilir olur. En küçük işte dürüst olmayan kişi, büyük işte de dürüst olmaz. Dünyanın aldatıcı serveti konusunda güvenilir değilseniz, gerçek serveti size kim emanet eder? Başkasının malı konusunda güvenilir değilseniz, kendi malınız olmak üzere size kim bir şey verir? “Hiçbir uşak iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Allah’a, hem paraya kulluk edemezsiniz.” Parayı seven Ferisiler bütün bu sözleri duyunca İsa’yla alay etmeye

başladılar. O da onlara şöyle dedi: “Siz insanlar önünde kendinizi temize çıkarıyorsunuz, ama Allah yüreğinizi biliyor. İnsanların gururlandıkları ne varsa, Allah’a iğrenç gelir.

OLAĞAN DEVRE XXXI. CUMA

İncil: Luka 16, 1-8

İsa öğrencilerine şunları da anlattı: “Zengin bir adamın bir kâhyası vardı. Kâhya, efendisinin mallarını çarçur ediyor diye efendisine ihbar edildi. Efendisi kâhyayı çağırıp ona, ‘Nedir bu senin hakkında duyduklarım? Kâhyalığının hesabını ver. Çünkü sen artık kâhyalık edemezsin’ dedi. “Kâhya kendi kendine, ‘Ne yapacağım ben?’ dedi. ‘Efendim kâhyalığı elimden alıyor. Toprak kazmaya gücüm yetmez, dilenmekten utanırım. Kâhyalıktan kovulduğum zaman başkaları beni evlerine kabul etsinler diye ne yapacağımı biliyorum.’ “Böylelikle efendisine borcu olanların hepsini tek tek yanına çağırdı. Birincisine, ‘Efendime ne kadar borcun var?’ dedi.

“Adam, ‘Yüz ölçek zeytinyağı’ karşılığını verdi.

“Kâhya ona, ‘Borç senedini al ve hemen otur, elli ölçek diye yaz’ dedi.

“Sonra bir başkasına, ‘Senin borcun ne kadar?’ dedi.

“‘Yüz ölçek buğday’ dedi öteki.

“Ona da, ‘Borç senedini al, seksen ölçek diye yaz’ dedi.

“Efendisi, dürüst olmayan kâhyayı, akıllıca davrandığı için övdü. Gerçekten bu çağın insanları, kendilerine benzer kişilerle ilişkilerinde, ışıkta yürüyenlerden daha akıllı oluyorlar.

OLAĞAN DEVRE XXXI. PERŞEMBE

İncil: Luka 15, 1-10

Bütün vergi görevlileriyle günahkârlar İsa’yı dinlemek için O’na akın ediyordu. Ferisiler’le din bilginleri ise, “Bu adam günahkârları kabul ediyor, onlarla birlikte yemek yiyor” diye söyleniyorlardı. Bunun üzerine İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: “Sizlerden birinin yüz

koyunu olsa ve bunlardan bir tanesini kaybetse, doksan dokuzu bozkırda bırakarak

kaybolanı bulana dek onun ardına düşmez mi? Onu bulunca da sevinç içinde omuzlarına alır, evine döner; arkadaşlarını, komşularını çağırıp onlara, ‘Benimle birlikte sevinin, kaybolan koyunumu buldum!’ der. Size şunu söyleyeyim, aynı şekilde gökte, tövbe eden tek bir günahkâr için, tövbeyi gereksinmeyen doksan dokuz doğru kişi için duyulandan daha büyük sevinç duyulacaktır.”

“Ya da on gümüş parası olan bir kadın bunlardan bir tanesini kaybetse, kandil yakıp evi süpürerek parayı bulana dek her tarafı dikkatle aramaz mı? Parayı bulunca da arkadaşlarını, komşularını çağırıp, ‘Benimle birlikte sevinin, kaybettiğim parayı buldum!’ der. Size şunu söyleyeyim, aynı şekilde Allah’ın melekleri de tövbe eden bir tek günahkâr için sevinç duyacaklar.”

OLAĞAN DEVRE XXXI. ÇARŞAMBA

İncil: Luka 14, 25-33

Kalabalık halk toplulukları İsa’yla birlikte yol alıyordu. İsa dönüp onlara şöyle dedi: “Biri bana gelip de babasını, annesini, karısını, çocuklarını, kardeşlerini, hatta kendi canını bile gözden çıkarmazsa, öğrencim olamaz. Çarmıhını yüklenip ardımdan gelmeyen, öğrencim olamaz.

“Aranızdan biri bir kule yapmak isterse, bunu tamamlayacak kadar parası var mı yok mu diye önce oturup yapacağı masrafı hesap etmez mi? Çünkü temel atıp da işi bitiremezse, durumu gören herkes, ‘Bu adam inşaata başladı, ama bitiremedi’ diyerek onunla eğlenmeye başlar.

“Ya da hangi kral başka bir kralla savaşa gittiğinde, üzerine yirmi bin askerle yürüyen düşmana on bin askerle karşı koyabilir miyim diye önce oturup bir değerlendirme yapmaz?

Eğer karşı koyamayacaksa, öbürü henüz uzaktayken elçiler gönderip barış koşullarını ister.

Aynı şekilde sizden kim varını yoğunu gözden çıkarmazsa, öğrencim olamaz.”

2 KASIM TÜM ÖLÜLERİ ANMA GÜNÜNDE ÖLÜLERİN RUHLARI İÇİN ENDÜLJANS

İstanbul Havarisel Temsilcisi Ekselansları Massimiliano Palinuro, 1-8 Kasım 2022 tarihleri arasında ölmüş olan sevdiklerimizin ruhları için dua etmeye ve onların günahlarının kefareti için çaba göstermeye çağırıyor.

Kilise, 1-8 Kasım tarihleri arasında, Araf’taki ruhlara yardım etmek için, Mesih’in Kefareti ve Azizlerin sevaplarından yararlanır.

Genel Endüljans için yapılması gerekenler:

  1. Kendinizi günahtan, hatta küçük günahlardan da uzak tutmaya kararlı olmak;
  2. Günahların affını alabilmek için İtiraf Kutsal Gizemi yoluyla işlenen günahları itiraf etmek (belirtilen günlerden hemen önce, bu günler boyunca ya da hemen sonra yapılabilir);
  3. Mesih ile birlik içinde olabilmek için Efkaristiya’da Komünyon’u layıkıyla almak;
  4. İman’ı canlandırmak için iman ikrarını (Büyük İman Duası / Credo) söylemek;
  5. Kilise ile olan derin bağı ortaya koymak üzere, Kilise’nin ihtiyaçları için Papa’nın niyetine göre dua etmek;
  6. Bir mezarlığı, ya da bu mümkün değilse, bir kiliseyi ziyaret edip ölüler için dua etmek

OLAĞAN DEVRE XXXI. SALI

İncil: Luka 14, 15-24

Sofrada oturanlardan biri bunu duyunca İsa’ya, “Allah’ın Egemenliği’nde yemek yiyecek olana ne mutlu!” dedi. İsa ona şöyle dedi: “Adamın biri büyük bir şölen hazırlayıp birçok konuk çağırdı. Şölen saati gelince davetlilere, ‘Buyurun, her şey hazır’ diye haber vermek üzere kölesini gönderdi. “Ne var ki, hepsi anlaşmışçasına özür dilemeye başladılar. Birincisi, ‘Bir tarla satın aldım, gidip görmek zorundayım. Rica ederim, beni hoş gör’ dedi. 

“Bir başkası, ‘Beş çift öküz aldım, onları denemeye gidiyorum. Rica ederim, beni hoş gör’ dedi.

“Yine bir başkası, ‘Yeni evlendim, bu nedenle gelemiyorum’ dedi. “Köle geri dönüp durumu efendisine bildirdi. Bunun üzerine ev sahibi öfkelenerek kölesine, ‘Koş’ dedi, ‘Kentin caddelerine, sokaklarına çık; yoksulları, kötürümleri, körleri, sakatları buraya getir.’

“Köle, ‘Efendim, buyruğun yerine getirilmiştir, ama daha yer var’ dedi. “Efendisi köleye, ‘Çıkıp yolları ve çit boylarını dolaş, bulduklarını gelmeye zorla da evim dolsun’ dedi.

‘Size şunu söyleyeyim, ilk çağrılan o adamlardan hiçbiri benim yemeğimden tatmayacaktır.'”

OLAĞAN DEVRE XXXI. PAZARTESİ

İncil: Luka 14, 12-14

İsa kendisini yemeğe çağırmış olana da şöyle dedi: “Bir öğlen ya da akşam yemeği verdiğin zaman dostlarını, kardeşlerini, akrabalarını ve zengin komşularını çağırma. Yoksa onlar da seni çağırarak karşılık verirler. Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır. Böylece mutlu olursun. Çünkü bunlar sana karşılık verecek durumda değildirler. Karşılığı sana, doğru kişiler dirildiği zaman verilecektir.”

OLAĞAN DEVRE XXXI. PAZAR

C Yılı: Luka 19, 1-10

İsa Eriha’ya girdi. Kentin içinden geçiyordu. Orada vergi görevlilerinin başı olan, Zakkay adında zengin bir adam vardı. İsa’nın kim olduğunu görmek istiyor, ama boyu kısa olduğu için kalabalıktan ötürü göremiyordu. İsa’yı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti. İsa oraya varınca yukarı bakıp, “Zakkay, çabuk aşağı in!” dedi. “Bugün senin evinde kalmam gerekiyor.”

Zakkay hızla aşağı indi ve sevinç içinde İsa’yı evine buyur etti. Bunu görenlerin hepsi söylenmeye başladı: “Gidip günahkâr birine konuk oldu!” dediler. Zakkay ayağa kalkıp Rab’be şöyle dedi: “Ya Rab, işte malımın yarısını yoksullara veriyorum. Bir kimseden haksızlıkla bir şey aldımsa, dört katını geri vereceğim.”

 İsa dedi ki, “Bu ev bugün kurtuluşa kavuştu. Çünkü bu adam da İbrahim’in oğludur. Nitekim İnsanoğlu*, kaybolanı arayıp kurtarmak için geldi.”

OLAĞAN DEVRE XXX. CUMARTESİ

İncil: Luka 14, 1.7-11

Bir Şabat Günü İsa Ferisiler’in ileri gelenlerinden birinin evine yemek yemeye gitti. Herkes O’nu dikkatle gözlüyordu. Yemeğe çağrılanların başköşeleri seçtiğini fark eden İsa, onlara şu

benzetmeyi anlattı: “Biri seni düğüne çağırdığı zaman başköşeye kurulma. Belki senden daha saygın birini de çağırmıştır. İkinizi de çağıran gelip, ‘Yerini bu adama ver’ diyebilir. O zaman utançla kalkıp en arkaya geçersin. Bir yere çağrıldığın zaman git, en arkada otur. Öyle ki, seni çağıran gelince, ‘Arkadaşım, daha öne buyurmaz mısın?’ desin. O zaman seninle birlikte

sofrada oturan herkesin önünde onurlandırılmış olursun. Kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan yüceltilecektir.”

OLAĞAN DEVRE XXX. CUMA

İncil: Luka 14,1-6

Bir Şabat Günü İsa Ferisiler’in ileri gelenlerinden birinin evine yemek yemeye gitti. Herkes O’nu dikkatle gözlüyordu. Önünde, vücudu su toplamış bir adam vardı. İsa, Kutsal Yasa uzmanlarına ve Ferisiler’e, “Şabat Günü bir hastayı iyileştirmek Kutsal Yasa’ya uygun mudur, değil midir?” diye sordu. Onlar ses çıkarmadılar. İsa adamı tutup iyileştirdi, sonra eve gönderdi. İsa onlara şöyle dedi: “Hanginiz oğlu ya da öküzü Şabat Günü kuyuya düşer de hemen çıkarmaz?” Onlar buna hiçbir karşılık veremediler.