Allah’ın Yaratılışının Koruyuculuğu: Ortak Bir Sorumluluk

23 Mayıs 2026 tarihinde İzmir Başepiskoposluğu tarafından Aziz Polikarp Kilisesi’nde bir sempozyum düzenlenecektir.

SABAH OTURUMU
(Oturum Başkanı: Fr. Pascal Keneth OFM)
09:30 – Açılış ve Hoş Geldiniz Konuşması
(Ekselansları Başepiskopos Martin Kmetec OFM Conv., İzmir Başpiskoposu)
09:45 – Konferans: Yaratıkların İlâhisi (Aziz Fransua) – Dua ve sorumluluk bilinci (Fr. Stefano Luca OFM Cap.)
10:15 – Konferans: Uyum İçinde Birlikte Varoluş: Efendi Değil, Emanetçi (Hristiyan bakış açısı) (Fr. Diego Taddei OFM)
10:45 – Kahve arası
11:15 – Konferans: Dinlerarası İş Birliği ve Ekoloji (İslamî bakış açısı)
(Prof. Dr. Zahir Çoban)
11:45 – Konuşmacılarla etkileşim / soru-cevap
12:30 – Öğle yemeği
ÖĞLEDEN SONRA OTURUMU
(Oturum Başkanı: Fr. Claudio Monge OP)
14:30 – Konferans: Dinlerarası İş Birliği ve Ekoloji (Hristiyan bakış açısı) (Fr. Antonino Puglisi)
15.00 – Konferans: Tanrı’nın Yaratılışının Koruyuculuğu (İslamî bakış açısı) (Prof. İbrahim Özdemir)
15:30 – Kahve arası
16:00 – Değerli konukların görüş ve değerlendirmelerini paylaşması
16:30 – Kapanış konuşması ve sonuç bildirgesi

Türkiye’ye gerçekleştirdiği son apostolik ziyareti sırasında Papa Leo, Kilise’nin tüm inanç geleneklerinin özünde var olan iyiliğe yönelik çağrısını yinelemiş; özellikle savaşların yol açtığı yıkıcı acılar ve sorumsuz insan davranışlarının tetiklediği ekolojik krizler gibi, insanlığın karşı karşıya olduğu acil sorunların çözümü için ortak
çaba gösterilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu sorunlar, nihayetinde yeryüzündeki insan varlığını tehdit etmektedir. Bu hedefe ancak karşılaşma ve diyalog yoluyla köprüler kurarak; medeniyetler, dinler, kültürler ve milletler arasında karşılıklı saygı, anlayış ve iş birliğini geliştirerek ulaşılabilir.

Sosyal, ekonomik, politik ve kültürel alanlarda önemli bir yere sahip olanlara yeryüzünün haykırışını sorumlu bir şekilde ulaştırmak, özellikle de ötekileştirilmiş olanların ihtiyaçlarına ve diğer birçoklarının yakarışına cevap vermek, yaralı yaratılışın iyileşmesi için küresel fikir birliğini desteklemek için acil çağrıda bulunuyoruz. Ortak ve uyumlu bir cevap olmadan, paylaşımcı bir sorumluluk olmadan, hizmete öncelik vermeden ve yapılanları hesaba katmadan, çevresel kriz ve iklim değişikliği sorununa karşı gerçek ve kalıcı bir çözüm bulunamayacağına inanıyoruz. (Papa Francis ve Kadasetli Patrik Bartholomeos)

Papa XIV. Leo’nun Görevdeki 1. Yıldönümü için Şükran Ayini

Papa XIV. Leo’nun, Aziz Petrus’un tahtına, Katolik Kilisesi’nin Çobanı olarak seçilmesinin yıldönümü münasebetiyle 9 Mayıs 2026, Cumartesi, saat 18.00’de, İstanbul Kutsal Ruh Katedrali / Cathedral of Saint Esprit’de bir Şükran Ayini kutlanacaktır.

Bu ayine Türkiye Katolik Kilisesi Ruhani Reisleri’nin yanı sıra Muhterem Patrik Bartolomeos da iştirak edecek ve vaaz, Patrik Hazretleri tarafından verilecektir.

9 Mayıs Cumartesi Saat 18.00’de kutlanacak Efkaristiya Ayini’ne herkes davetlidir.


Papa XIV. Leo’nun Papa olarak göreve başladığında seçtiği motto ile:

” IN ILLO UNO UNUM”  – Tek olan (Mesih’te) biriz.

Pavlos III (Emil Shimoun Nona), Keldani Patriği seçildi

Pavlos III, Keldani Patriği

Büyük bir sevinç ve derin bir şükranla duyuruyoruz:

Kutsal Ruh’un rehberliğinde toplanan Sinod’un kararıyla, Keldani Katolik Kilisesi’nin yeni Patriği olarak Kadasetli ve Mutlu Dünya Keldanileri Patriği Pavlos III (Emil Shimoun Nona) seçilmiştir.

Bu mübarek ve tarihi anda Rabbimize hamd ediyor; yeni Patrik’imizin Kilisemizi iman, bilgelik ve sevgiyle yönetmesi için dua ediyoruz. Tüm imanlılara birleştirici bir baba ve sadık bir çoban olmasını diliyoruz. Keldani Katolik Kilisesi olarak, bağlılığımızı arz eder, dualarımızla yanında olduğumuzu bildiririz.

Rab kendisini korusun ve hizmetini bereketlendirsin.

Türkiye Katolik Kiliseleri 2026 Kutsal Hafta ve Paskalya Ayin Programları

İStanbul Papalık Vekilliği Latin Katolik Kiliseleri 2026 Kutsal Hafta ve Paskalya Ayin Programları

Süryan Katolik Kilisesi Sacre Coeur Kilisesi 2026 Kutsal Hafta ve Paskalya Ayin Programı

Keldani Kilisesi 2026 Kutsal Hafta ve Paskalya Kutsal Ayin Programı

İzmir Başepsikoposluğu Aziz Yuhanna Katedrali Kutsal Hafta ve Paskalya Programı

İstanbul ve Türkiye Ermeni Katolik Patrikliği 2026 Paskalya Programı

Anadolu Havarisel Vekilliği Kutsal Hafta ve Paskalya Ayin Programları

Papa XIV. Leo’nun 27-30 Kasım 2025 tarihinde yaptığı ziyaret

Papa XIV. Leo, İznik Konsili’nin 1700. yıldönümü vesilesi ile Türkiye’yi ziyaret etti. •⁠  ⁠Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmeler gerçekleştiren Papa 14. Leo, görüşmelerin ardından, Millet Kütüphanesi’ndeki Cihannüma Salonu’nda davetlilere hitap etti.

•⁠  ⁠İstanbul’da ilk olarak Harbiye’deki Saint Esprit Katolik Kilisesi’nde (Kutsal Ruh Katedrali) episkoposlar, rahipler, diyakonlar ve ruhani görevlilerle bir araya gelen Papa 14. Leo, ardından helikopterle Bursa’nın İznik ilçesine geçti ve Birinci İznik Konsili’nin 1700. yıl dönümüne ilişkin Hristiyan mezhepleri arasındaki ayine katıldı.

•⁠  ⁠Sultanahmet Camisi’ne ziyarette bulunan Papa 14. Leo, Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi’ni ziyaret ederek yerel kiliseler ve Hıristiyan toplulukların liderleriyle toplantı gerçekleştirdi..

•⁠  ⁠Papa 14. Leo, Aya Yorgi Kilisesi ve Fener Rum Patrikhanesi’nde Fener Rum Patriği Bartholomeos ile görüşerek ortak bildiri imzaladı.

•⁠  ⁠Volkswagen Arena’da ayin düzenleyen Papa 14. Leo, Ermeni Apostolik Katedraline dua ziyareti yaptı. Ziyareti byounca vaazları, hitapları, ortak açıklamalar ve Fener Rum Patrikhanesindeki deklarasyon ile Patrik Bartholomeos Hazretleri le birlikte yapılan ortak açıklama metinlerini paylaşıyoruz:

Rab’bin Vaftizi – A yılı

Litürji

Kutsal Kitab’ın Okunması

I. Okuma Yeşaya 42,1-4.6-7 Mezmur 28 II. Okuma Elçilerin İşleri 10,34-38 İncil Matta 3,13-17

«Yahya’nın vaftiz çağrısından sonra Celile’den başlayarak tüm Yahudiye’de meydana gelen olayları, Allah‘ın, Nasıralı İsa’yı nasıl Kutsal Ruh’la ve kudretle meshettiğini biliyorsunuz» böylece Petrus, İsa’nın Ürdün Nehri’nde aldığı vaftizin anlamını anladı.

Yahya’nın önünde nehre girenler günahkarlardı. Peygamber herkesten günahlarını itiraf etmelerini istiyordu, böylece dünyanın günahlarını ortadan kaldıracak ve sonra Kutsal Ruh ile vaftiz edecek olanı kabul edip dinleyebileceklerdi. Hepsi günahkardı, ama İsa’nın kendisi karşısına çıktığında, Yahya O’nun günahkar olmadığını anladı. O da diğerlerinin arasında neden vardı? Onu vaftiz etmeyi reddetmeye çalıştı. Ama İsa’nın şu sözleriyle ikna oldu: “Doğruluğun her gereğini yerine getirmemiz için uygun olan budur.”

Ne tür bir doğruluğu yerine getirmeleri gerekiyordu? Bunu daha sonra, başka bir vesileyle, Kendisinin suçlular arasında sayılması gerektiğini söylediğinde anlayacağız. 

Burada, Kudüs’ten uzakta yaşanan bu an, İsa’nın insanlar tarafından mahkum edileceği anın bir kehanetidir. O zaman insanlar O’nu günahkar olarak göreceklerdir, ama O, bu mahkumiyeti bir zorlama olarak kabul etmek istememektedir: burada, şimdi, kötü adamın durumunu, onun yerine ölüm cezasına çarptırılmaya kadar, Kendisi için kabul etmek istediğini beyan etmektedir. İsa kendi ölümünü günahının cezası olarak görmüyor, aksine, şu anda aralarında bulunduğu günahkarları ve Kendisinin aralarında bulunmasını kabul eden herkesi kurtarmak için onu görüp kabul ediyor.

“Doğruluk”, insanları Adem’in günahının onları soktuğu durumdan kurtarmak ve Baba olarak onları sevmek için çabalayan Allah’ın isteğidir. Şimdi bu “Doğruluk” gerçekleşiyor. Yahya, İsa’nın önerisini kabul ediyor ve herkesin İsa’nın da kendileri gibi bir insan olduğuna inanmasına izin veriyor.

İsa’nın sevgisini, şimdiden “sonuna kadar” sevgi olarak ortaya çıkan İsa’nın sevgisini gören Baba Allah’ın Kendisi, bu sevginin kendi sevgisi, aşırı alçakgönüllülükle yaşanan ilahi sevgi olduğunu, herkese açıklıyor: «Sevgili Oğlum budur, O’ndan hoşnudum.»

Bu sözlerle, İsa, hiçbir şey yapmadan, Allah’ın Oğlu, peygamberin bahsettiği kişi ilan ediliyor: “İşte kendisine destek olduğum, gönlümün hoşnut olduğu seçtiğim kulum! Ruhumu onun üzerine koydum. uluslara adaleti ulaştıracak.” O’nun da diğerleri gibi günahkar sayılabileceği gerçeği, rahatsız edici değildir: bu şekilde tüm günahkarlara kurtarılabileceklerini ve umut alabileceklerini gösterebiliyor. Peygamber ayrıca şunu ekliyor: ”Ben, Rab, seni adalet için çağırdım.” İsa Allah’ın, Kendisini O’nun gerçeğinde istediğini biliyor, tıpkı on iki yaşındayken anne babasına söylediği gibi. İşte, şimdi Baba’nın, halk ve tüm uluslar için isteğini, yani Kendi “adaleti”ni ortaya koymaya başlıyor. Tüm dünya, Kendi sevgisinin nereye kadar geldiğinibilmelidir. Yıldızbilimcilerin Beytlehem’e gelişiyle bu “adalet” ortaya çıkmaya başlamıştı ve şimdi İsa onu benimsiyor.

Ürdün Nehri’nde yaşanan olay, İsa’ya yeni bir bakış açısıyla bakmamıza hazırlıyor. O bizi her zaman şaşırtmaya devam edecek. Ama bu olayla hazırlanan bizler, O’nun “Düşmanlarınızı sevin”, “Diğer yanağınızı çevirin”, “Yetmiş kere yedi kez affedin” dediğinde artık şaşırmayacağız. Bunları sadece güzel sözler olarak görmeyeceğiz, çünkü O’nun bunlara katlandığını değil, kabul ettiğini, bizi günahkarları kurtarmak için kendi isteğiyle önceden öngördüğünü göreceğiz. 

Bu bayramı, kendimizin de çağrıldığı ve İsa’nın öğrencileri olarak yaşamak istediğimiz hizmeti anlatan bir bayram olarak yaşayalım. Kardeşlerimizi, dostlarımız olsundüşmanlarımız olsun, hak ettikleri cezadan kurtarmak için, işlemediğimiz bir suçtan suçlu sayılmaktan kaçınmayacak kadar sevgiyi yaşayacağız.

Birçok azizin hayatında, İsa’nın bu sevgisinin parladığı olaylar anlatılır: bunlar, bizi cesaretlendiren ve bize de gökteki Babamızın “adaletini” gösterebileceğimizi garanti eden olaylardır. Gözümüz her gün, Allah Babamız tarafından “Kutsal Ruh ve güçle” kutsanmış İsa’ya bakacak!

P. Vigilio Covi

Sorelle Fraternità Gesù Risorto – Konya
miriam@cinquepani.it

Günahsız Meryem Bayramı

Okuma Yar. 3,9-15.20 Mezmur 97 2.Okuma Ef. 1,3-6.11-12 İncil Lk 1,26-38

Litürji

Kutsal Kitab’ın Okunması

Bugün Allah’ın sesini dinleyen Meryem’i düşünelim: o, hepimizi temsil eden kadın olan Havva’nın yapamadığını yaptı. Havva hepimizi temsil etmekte, çünkü maalesef hepimiz onun durumundayız. Allah’ın sesini dinlediğimizde ilk yaptığımız şüphe etmektir, zekamızın dışarıdan sözlere ihtiyaç olmadığını, onu; başkalarını, Allah’ı dahil dinlemeden kullanabildiğimizi düşünüyoruz. Havva aynen böyle yapmıştı. O, Allah’ın Sözünden şüphe etti ve kendisinin daha hikmetli ve bilgili olduğunu düşünüp tam da Allah’tan şüpheye iten sesine kulak asarak kandırıldı.

Allah’ın Sözünü dinlesek birçok hayal kırıklığını yaşamamış olurduk! Bugünkü bayram, Allah’ın bizim sadece iyiliğimizi istediğini ve bizim O’na daima güvenebileceğimizi anlamamıza yararsa, Meryem mutlu olur ve gerçekten kutlandığını hisseder.

İnsanları kandıran yılan cezalandırılıyor, ama onu dinleyen insanlar bu büyük hatanın sonuçlarını çekiyorlar. Sonuçlarını Adem’in bütün evlatları miras alıyor: onlar, tarihine itaatsizliğin girmesi yüzünden büyük acılar çekiyorlar. Ne çok günahlar ve bunların yüzünden çekilen ne çok acılar! Tüm ruhani, manevi ve fiziksel acılar

da bu itaatsizlikten ve Baba’nın öğretisini reddetmekten doğdu.

Bunun için yeni bir dünyayı başlatacak, itaatsizlik etmeyecek, Baba’nın devamlı olarak yankıladığı Sözünü unutmayacak, yüreğin derinliğinde Allah’ın sesini dinlemeyi öğretecek bir Annenin bize verilmesini ne kadar çokistiyoruz!

Meryem, Allah’ın meleğini dinliyor, yardım diliyor ve kendini hazır olarak sunuyor. Söz, ona sahip olarak onun aracılığıyla gerçekleşecektir. Melek ona insana imkansız bir şeyi, Allah’ın peygamberliğinin gerçekleşeceğini bildiriyor: Meryem ‘Hayır’ demiyor, sadece ne yapması gerektiğini soruyor, ne şekilde faydalı olabileceğini merak ediyor. “İşte, Rab’bin hizmetkarıyım, bende O’nun Söz’ü gerçekleşsin!”. Meryem; dünyayı değiştirecek bir cümle, dünyayı günah durumundan lütuf mabedine, egoizm yerinden sevgi bahçesine değiştiren bir cümle telaffuz ediyor.

Bugün Meryem’i kutlarken onu biz günahkarlar için kurtuluşumuzun teminatı, Allah’ın bize doğru olan iyiliğinin işareti ve O’nun sevgisinin bedava oluşunun garantisi olarak görüyoruz. Meryem’e kötülük dokunmuyorsa bu, Allah’ın bir armağanıdır. Ve de bu armağan affa ve yeni yaşama ihtiyacımız olan bizler için gerçekleşti.

Meryem’i kutlarken, daima bize yardım etmeye hazır olan Allah’ın sevgisini kutluyoruz. Meryem’i tamamen saf olarak kutluyoruz, çünkü onda beliren Allah sevgisi tamdır. O, lütuf ile doludur, çünkü Allah ona her şeyi, tüm sevgisinin güzelliği ve sadakatini bağışladı. Meryem’i onurlandırarak yüreğimiz gerçek yolu, Baba’ya doğru yönelmek için en doğru ve güvenli yolu bulmaktadır.

Meryem, alçakgönüllülüğün parladığı Anne, Allah’ın sadakatini yansıtan Anne, göksel mutluluğunda bizi hatırla! Işık sende gölgeyi bulmamaktadır, sende bizlerin mahvettiğimiz Baba’nın sevgisinin ve planının güzelliğini görürüz: bizi Kurtuluşa doğru getir, bize Kurtarıcıyı bağışla!

P. Vigilio Covi