Kutsal Kitab’ın Okunması
I. Okuma Yeşaya 60,1-6 Mezmur 71 II. Okuma Efesliler 3,2-3.5-6 İncil Matta 2,1-12
Bugün gözümüz bir yıldıza çevrilmiş durumda, aranan, gözlemlenen, bulunan o yıldıza. Ama Yıldızbilimcilere bir yıldızın Yahudilerin Kralı’nı ortaya çıkarabileceğini kim söyledi? Ve Yahudilerin Kralı, Yahudi olmayan onlar için neden önemli? Biliyoruz: Onlar, Nuh’a gökyüzüne bakıp bulutlardaki gökkuşağını görmeyi öğreten aynı öğretmenden ders almışlardı. Nuh, gökyüzünde Allah’ın itaatine verdiği ödülü gördü, her ne kadar o, tek itaatkar olan ve herkes tarafından alay edilen kişi olsa da: “Sadece sen,” diyorlardı ona, “diğerleri gibi davran”. O diğerleri artık yok; şimdi Nuh tek yaşayan kişidir, ve hala itaatkar bir hayat sürüyor. İsrail’i lanetlemek para alan, Doğu’nun diğer bir halkından başka bir büyücü, Allah tarafından ilham edilerek kutsamaya zorlandı ve şöyle peygamberlikte bulundu: “Yakup’tan bir yıldız doğacak, İsrail’den bir asa yükselecek” (Sayılar 24,17). Allah tüm insanların Allah’ıdır, onları sever ve hepsini bir araya getirmek ister, İbrahim’in kabul ettiği vahiyi almamış olanları dahil. Tüm halklar Allah tarafından sevilir ve Allah kimseye bağlı olmadan tüm halkları kendi armağanlarıyla zenginleştirir. İbrahim’in halkına, Allah’ın onları yönlendirmek istediği ışığa diğer halkları da yaklaştırma görevini yerine getirmek ve onları barış içinde yaşayan tek bir halk olarak birleştirmek için vahiy verildi. Onlar da, diğerleri gibi, ancak asayı elinde tutan kişiyi takip ettiklerinde barışın tadını çıkarabilecekler. Bu kişi, sadece İsrail halkı tarafından değil, herkes tarafından beklenmektedir. Onlar, yıldızbilimciler, bizzat İsrail halkının asayı elinde Tutanın varlığının zamanını fark etmesine yardım edecekler, İsrail’in bilgeleri ise Kutsal Yazılar sayesinde Yıldızbilimcilere O’nun doğduğu yeri, yani O’nu nerede arayacaklarını ve bulacaklarını gösterecekler.

Onlar gökyüzüne bakıyorlardı, ama O, yeryüzüne geliyor. O’na tüm yeryüzü ihtiyaç duyuyor. Yeryüzü, elinde asayı tutan adamlar tarafından yönetiliyor, ama onlar bu asayı kimden aldılar? Onlar bu asayı baskı yapmak, şiddet uygulamak, bencillik yapmak ve zengin olmak için kullanıyorlar: bu asayı katilden, Kabil’in elini silahlandıran kişiden aldılar. Gelmesi Gerekenin asası ise kötülükten arındırmak için kullanılacak: yeryüzünden Kayin’in ruhunu ortadan kaldıracak, herkesi kardeşler olarak birleştirecek, herkesi sevgi ve barışın Allah’ının çocukları yapacak, böylece hayatları bir şenlik haline gelecektir.
Yıldızbilimcilerin, İsrail’in Kutsal Yazılarına- bunları açıklayanların hiç ilgi göstermemelerine rağmen- itaat etmeye başladıklarında, yıldız onlara kendi itaatlerini tamamen gerçekleştirmelerine yardım ediyor. Ve böylece, büyücü Balaam’ın kehanetinde önceden görülen yıldız Olan ile gerçekten karşılaşıyorlar.
Fakat O’nu buldukları halde bulmayı beklemiyorlardı. Hirodes’in huzuruna çıktıklarında, O’nu insanların inşa ettiği ve yaşadığı bir sarayda hayal ediyorlardı. Oysa O’nun sarayı yoksulluktur ve O, hizmetkarlar ve saraylılarla çevrili değildir, hizmet edilmesini sağlayacak bir otoritesi de yoktur ve bunu aramaz da.
Yıldızbilimciler, bir sarayda bir krala sunulabilecek hediyeleri yanlarında getirmişlerdi. Onları yine de sunuyorlar ve onları Meryem Ana’nın elleri alıyor. Meryem Ana bu hediyeler ile ne yapacak, Yusuf ne yapacak? Onları Allah’a şükranlarını sunmak üzere Kudüs’teki tapınağa götürecekler mi? İsa’nın tapınakta göreceği, küçük birikimlerini sadaka kutusuna boşaltan fakir dul kadının yaptığını mı yapacaklar?
Ve Yıldızbilimciler için, Çocuğa altın hediye etmek ne anlama geliyor? Ve de tütsü? Ve de mür? Mür, düğün gününde gelin ve damadın odasında kullanılır: o, İsa’nın en büyük sevgisine, gelini için hayatını armağan edeceği o sevgisine eşlik edecek: mezarındaki keten bezleri kokulandıracak. Yıldızbilimciler de sevmeye hazırlıyorlar: gizlice, alçakgönüllülükle, haçı taşımaya hazır olarak ayrılmak onlara pahalıya mal olacak.
Tütsü, dağda ve tenha yerlerde geçirdiği dua ve uyanık gecelerine eşlik edecek. Onlar O’nu taklit edecek ve duaları Allah’ın huzurunda koku gibi yükselecek!
Altın, İsa’da insanlara yardım etme arzusunu ve isteğini canlı tutacak: Onsuz insanlar insanlıklarını tamamlayamaz, doluluk hissedemezler. İsa, kimse altını hizmet edecek bir efendiye dönüştürmesin diye insanlara altınlarla iyilik yapmayacaktır. Onlara sözleriyle, elleriyle ve bakışlarıyla iyilik yapacak, Yoksul sarayında saklı olan altın ise, insanların yoksulluğu sevmelerine yardımcı olacak. Onları O’nun sözlerini sevinçle dinlemeye hazırlar: “Ne mutlu ruhta yoksul olanlara! Çünkü Göklerin Hükmümranlığıonlarındır”. Geri döndükleri vatanlarına Yahudilerin Krallığı gelmez, ama Göklerin Krallığının Kralı her zaman, her yerde onlarla birlikte olacaktır: yıldızlara ve Kutsal Yazılara itaat ettikleri gibi Yıldızbilimcilere sadece O’na itaat edeceklerdir.
P. Vigilio Covi
Sorelle Fraternità Gesù Risorto – Konya
miriam@cinquepani.it
