Peder Antuan Ilgıt sj, Anadolu Havarisel Vekilliği Yardımcı Episkoposu olarak atandı

Papa Hazretleri Francesco, hali hazırda Anadolu Havarisel Vekilliğinde Episkopos Genel Vekili ve Şansölye olarak görev yapan, aynı zamanda Napoli’de mukim Papalık Güney İtalya İlahiyat Fakültesinde Ahlak Teolojisi ve Biyoetik alanında öğretim üyesi olan, Cizvit Cemaati mensubu Peder Antuan Ilgıt’ı “Tubernuca Episkoposu” ünvanı ile Anadolu Havarisel Vekilliği Yardımcı Episkoposu (Episcopus Auxiliaris) olarak atamıştır.

Özgeçmiş

Mons. Antuan Ilgıt 22 Haziran 1972 tarihinde Almanya’nın Hersbruck şehrinde dünyaya gelmiş, daha sonra ailesiyle birlikte Türkiye’ye kesin dönüş yapmıştır. 1994 yılında Ankara Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümünden mezun olmuş, müteakiben askerlik hizmetini Yedek Subay olarak Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulunda ifa etmiştir. Adanmışlık yaşantısına İtalya’nın Emilia-Romagna Bölgesi Kapüsen Rahipleri arasında ilk adımlarını atan Mons. Ilgıt, 1 Kasım 2005’te Cizvit Cemaati’ne dâhil olmuş, 2007 yılında yine aynı cemaatte İlk Yeminlerini etmiştir. Papalık Gregoryen Üniversitesinde Kutsal Teoloji alanında Bakalorya derecesini aldıktan sonra (2008), Papalık Lateran Üniversitesi Alphonsian Akademisi’nde biyoetik odaklı Ahlak Teolojisi alanında Kanonik Yüksek Lisans derecesi almıştır (2011). Daha sonra özel çalışmalar için Amerika Birleşik Devletleri’ne gönderilmiş, önce Saint Joseph Üniversitesi’nde Tıp Etiği alanında Yüksek Lisans yapmış (2013), ardından Boston College’de Ahlak Teolojisi alanında Kanonik Doktora derecesi almıştır (2017).

Mons. Ilgıt üstün başarılarından ötürü Cizvit Yüksek Öğrenim Kurumları Alpha Sigma Nu Honor Society, Saint Joseph Üniversitesi Alpha Epsilon Lambda National Honor Society – Omega Chapter ve FASPE (Fellowships at Auschwitz for the Study of Professional Ethics) onursal üyelikleri ile taltif edilmiş olup, İtalya merkezli Amici del Medio Oriente (AMO-FME) Derneği’nin de  kurucu üyesidir.

26 Haziran 2010 tarihinde Kardinal Giovanni Lajolo tarafından Roma’daki Gesù Kilisesi’nde rahip olarak takdis edilmiş olup, 2020 yılı eylül ayından 2021 yılı nisan ayına kadar İspanya’nın Salamanca şehrinde Cizvit eğitiminin son aşaması olan Tertia probationis’i tamamlamış, 19 Kasım 2022’te ise Ankara’da Son Yeminlerini etmiştir.

Rahip olarak takdis edilmesini müteakip şu görevlerde bulunmuştur: Ankara Azize Tereza Kilisesinde Rahip Yardımcılığı ve Ankara Cizvit Cemaati Saymanlığı (2010-2011); Napoli’deki Campania Papalık Bölgelerarası Semineri’nde Rektör Yardımcılığı, aynı Seminer’de Formasyon Ekibi Üyeliği ve Ruhani Rehberlik (2017-2020); Papalık Güney İtalya Teoloji Fakültesi Aziz Louis Kampüsünde Ahlak Teolojisi ve Biyoetik Ana Bilim Dalında Öğretim Üyeliği (2017’den günümüze kadar); Türkiye Katolik Ruhani Reisler Kurulu adına Gençlik Faaliyetleri ve Adanmışlık Çağrısı Ulusal Koordinatörlüğü (2022’den günümüze kadar); Anadolu Havarisel Vekilliğinde Episkopos Genel Vekilliği ve Şansölyelik (2022’den günümüze kadar).

Olağan Devre XXI.Pazartesi

Catacomb of St. Callixtus - The Good Shepherd (3rd century)
Catacomb of St. Callixtus – The Good Shepherd (3rd century)

Thomas [Aquino’lu], Yuhanna Üstüne, (Prolog; Opera Omnia, 5, 201-202)

“Ben iyi çobanım” (Yu. 10, 11). Çoban olmak açık olarak Mesih’in yetkisidir. Çünkü nasıl ki sıradan sürü çoban tarafından yönetilip otlatılmaktadır; aynı şekilde inanç sahipleri tinsel bir gıda ile, bedeni ve kanı ile Mesih tarafından beslenirler.

Olağan XXI. Pazar

Matta 16, 13-20

Yunus oğlu Simun!” dedi. “Bu sırrı sana açan insan değil, göklerdeki Babam’dır. Ben de sana şunu söyleyeyim, sen Petrus’sun ve ben kilisemi bu kayanın üzerine kuracağım. Ölüler diyarının kapıları ona karşı direnemeyecek. Göklerin Egemenliği’nin anahtarlarını sana vereceğim. Yeryüzünde bağlayacağın her şey göklerde de bağlanmış olacak; yeryüzünde çözeceğin her şey göklerde de çözülmüş olacak.”

Olağan Devre XX. Cumartesi

Episkopos Aziz Ambrosius’un Mezmurlar Üstüne Yorumlarından İsa dünyayı Allah ile barıştırdığına göre, elbette ki kendisinin barışmaya ihtiyacı yoktur. Gerçekten de hiçbir günah işlemediğine göre, hangi günahın cezasını çekecekti? Günahların  kefaretini  kendi  hesabına ödemesi gerekmez. Çünkü kendisi günahın tutsağı değildi. Allah’ın Oğlu olarak her tür yanılgıdan azattı. Gerçekten de Oğul kurtarır, tutsak ise günahın boyunduruğu altındadır. Demek oluyor ki, tümüyle özgür olanın hayatının fidyesini ödemesi gerekmez ve kanı tüm evrenin günahlarının kefaretini ödemeye yeterli bir fidye idi. Kendi hesabına hiçbir borcu olmayanın, başkalarını kurtarması doğaldır.

Olağan devre – 21. Pazar Günü – A

Litürji

Kutsal Kitab’ın Okunması

27/08/2023 – OLAĞAN DEVRE – 21. Pazar Günü – A

1.Okuma Yeş. 22,19-23 Mezmur 137 2.Okuma Rom 11,33-36 İncil Mt 16,13-20

Aziz Pavlus, Allah’ın planları karşısında şaşkınlığını bize göstermekte. O, İbranilerin başkanları tarafından ölüme mahkum edilen İsa’nın kurbanının nasıl pagan milletler için kurtuluş ve kutsama olduğunu gördü ve hatta bu olayın İbranilerin üzerine ceza çekmemekle birlikte, onlar için de kurtuluş kaynağı olduğunu görmekte! Allah’ın bilgeliği ve bilgisi gerçekten derindir ve biz hiçbir şekilde O’na tavsiye verebileceğimizi zannedemeyiz.

O bir geçiş gerçekleştirdi: İbrani halkının kutsamasını, İsa’yı kabul eden paganlara geçirdi. Yeşaya’nın anlattığı olay bunun peygamberliğidir. Rab, sarayın görevlisini makamından alarak daha çok güvendiği bir kişiye yetkiyi verir. Bu yetkiyi vermesini şöyle anlatır: “Davut evinin anahtarlarını onun omuzlarına koyacağım. O açınca, kimse kapamayacak; O kapayınca, kimse açamayacak”.

İsa’nın, Petrus ile konuşması bu sözlere benzer: İsa, yakında öleceğinin bilincindeydi ve Baba’nın arzularını yerine getirmeye dikkatliydi, havarilerin başına kimi getireceğini seçmek için Baba’dan işaret bekliyordu. Şimdi, Baba’nın Petrus’a, kendisinin gerçek kimliğini açıkladığını anlıyor. Gerçekten de Petrus şu soruya cevap verdi: “Ya siz ben kimim dersiniz?”. Verdiği cevap zeka ürünü değil, Allah tarafından esinlendi. Bu sebepten İsa ona “göklerin hükümranlığının anahtarlarını” vereceğine söz veriyor, görevi kapılarını açıp, kapamak olacaktır. Bu görevi elbette kaprislerine göre değil, Baba’dan alacağı bilgelik ve sevgiyle yerine getirecektir.

Biz İsa’nın bu sözlerinin geçmeyen sözler olduklarını biliyoruz, yani zamanla değerlerini kaybetmiyorlar, bu sebepten öğrencilerin başına geçen Petrus’un vekiline de dikkat etmekteyiz. Elbette bizler de İsa’nın sorusuna cevap vermeye çalışıyoruz: Biz de Baba’yı aynen Petrus gibi dinleyerek ve O’nun bizim uğrumuza yüreğimizde yaptığına bakarak cevap veriyoruz. Petrus’la birlikte “Sen, var olan Allah’ın Oğlu Mesih’sin” diyoruz! Bunu sevgi ile ama aynı zamanda alçakgönüllülükle söylüyoruz, çünkü bu sözleri söyleyebilmenin bizim kendi başarımız olmadığını, bunları söyleyebilmenin Allah’ın armağanı olduğunu biliyoruz.

İsa daha önce havarilerine şu soruyu da sormuştu: “Halkın söylediğine göre, İnsanoğlu kimdir?”. Havariler Rab’lerinin önünde, diğer insanlardan başka bir mertebede bulunduklarını biliyorlar. Onların arasında kendilerinin tanık olmaları gerekecek! Bu sebepten de halkın İsa’yı nasıl gördüğünü bilmeleri önemli. Bu; insanları tanımanın, nasıl bir dünyada yaşadığımızın farkına varmanın ve kime güvenebileceğimizi de bilmenin tek yoludur.

Siyasi düşünceleri bilmek önemli değildir, sosyal veya sıhhi durumlar da önemli değil, hatta insanların en yatkın oldukları günahları da bilmek önemli değil. İsa’nın tanığı olan Hristiyan; herkese, dürüst veya dürüst olmayanlara, sözlerle veya sözsüz olarak, herkese İsa sayesinde bize ulaşan Baba’nın sevgisini bildirmek istiyor. Kim müjdeyi kabul ederse Kutsal Ruh’u alır ve Kutsal Ruh’la birlikte kardeşlerle yaşayabilmek için birlik ruhu alır. İsa insanların yüreğinde ve aile ilişkilerinde varken, cemaatte, ailede ve sosyal toplumda o zaman yaşamak güzel ve hoş olur!

“Ya siz ben kimim dersiniz?”. İsa, sen cehennemimizi cennete çevirebilecek tek kişisin; eşler arasında, evlatlar ve ebeveynler arasında, zenginlik yüzünden uyuşmazlıkta yaşayan kardeşler arasında birliği tekrar kurabilecek tek kişisin. İsa, Baba Allah’ın hepimizi evlatlarına dönüşmemiz için yolladığı tek kişi, Sensin!

Sorelle Fraternità Gesù Risorto – Konya
miriam@cinquepani.it

Olağan Devre XX. Cuma

Heinrich Hofmann (1824 - 1911), Christ and the Rich Young Ruler.
Heinrich Hofmann (1824 – 1911), Christ and the Rich Young Ruler.

Matta 22, 34-40

“Öğretmenim, Kutsal Yasa’da en önemli buyruk hangisidir?” İsa ona şu karşılığı verdi: “‘Allah’ın Rab’bi bütün yüreğinle, bütün canınla ve bütün aklınla seveceksin.’ İşte ilk ve en önemli buyruk budur. İlkine benzeyen ikinci buyruk da şudur: ‘Komşunu kendin gibi seveceksin.’ Kutsal Yasa’nın tümü ve peygamberlerin sözleri bu iki buyruğa dayanır.”